Start-Uplar için Kullanabileceğiniz En İyi 8 Pazarlama Aracı

Bir önceki yazımızda start-uplar için SEO taktiklerini paylaşmıştık. Bu yazımızda ise start-uplar için pazarlama bütçelerini sarsmadan kullanabilecekleri yenilikçi pazarlama araçlarını tanıtmayı amaçladık. Bu araçlar sayesinde hız, zaman, para ve daha bir çok şeyi pazarlamanıza kazandırabilirsiniz.

1-Insightly

Müşteri ilişkileri yönetimi ve ekip içi görev takibi bir start-upın öncelikli olarak önem vermesi gereken bir konu. Yoksa saatlerce yapılan toplantıların çıktıları ertesi gün unutuluyor. Insightly hem CRM olarak hem de ekip yönetiminde çözümler sağlıyor. Temelinde bir CRM yazılımı olan Insightly, CRM ile entegre olabilen Proje Yönetimi, Görev Yönetimi, Satış Yönetimi gibi özelliklerde sunuyor. Bir diğer önemli özelliği ise Evernote, DropBox, MailChimp, Outlook gibi uygulamalara kolayca entegre edebiliyor. 2 kullanıcıya kadar ücretsiz kullanımı olan Insightly’nin mobil uygulamalarının da oldukça esnek olduğunu belirtelim.

insight
Müşteri ilişkileri yönetimi, proje ve görev takipi her start-upın öncelik vermesi gereken bir konu

2-Getresponse

E-posta pazarlamasının doğru yapıldığında geri dönüş oranlarının yüksek olması ve satış odaklı bir mecra yaratabilmesi bir start-up için e-posta pazarlamasını eşsiz kılıyor. Bu nedenle e-posta pazarlama aracımızı doğru seçmek önemli. Getresponse iyi bir fiyat/performans sunmasının yanında maillerinizi hazırlamanız için ücretsiz oldukça çeşitli templateler sunuyor. Ayrıca 15 dolar farkla yaratıcı açılış sayfaları (landing page) oluşturma imkanı veriyor. Yine internet siteniz için web formları oluşturup Getresponse üzerinden mail toplayabilirsiniz. 250 kişiye kadar ücretsiz olarak Getresponse’ı kullanabilirsiniz. E-posta pazarlamasında bahsetmişken mail listelerinizi aktarmadan önce ölü mailleri temizlemeyi unutmayın. E-Mail Checker e-mail listenizi temizlemek için uygun bir araç. E-Mail Checker ayrıca iyi bir e-posta bulma aracı. Örneğin büyük bir projenin sorumlu kişisini biliyorsunuz fakat kurumsal mail adresine ulaşamadınız. İsim soy isim ile varyansları deneyerek doğru e-postayı bulabilirsiniz. Gönderdiğiniz mailin okunup okunmadığını veya ne zaman okunduğunun takibini ise SideKick ile yapabilirsiniz.

Gönderdiğiniz mailleri kim okumuş hangi linke tıklamış detaylı analizler Getresponse ile yapabilirsiniz.
Gönderdiğiniz e-mailingleri kim okumuş hangi linke tıklamış vb. detaylı analizleri Getresponse ile yapabilirsiniz.

3-Open Site Explorer

Open Site Explorer site dışı SEO çalışmalarınız ve backlink analizleri için çok ideal bir araç. Rakiplerinizin backlinklerinden, anahtar kelimelerdeki sıralamanızı site dışı SEO’ya dair istediğiniz analizleri yapabilirsiniz.  1 aylık ücretsiz deneme süresi var.  Site içi kapsamlı bir SEO analizi içinse  SEO Site Check-Up‘ı kullanabilirsiniz.

Open site explorer ile rakip siteleri anailiz ederek daha etkin bir SEO stratejisi belirleyebilirsiniz.
Open site explorer ile rakip siteleri anailiz ederek daha etkin bir SEO stratejisi belirleyebilirsiniz.

4-Wideo

Bu yıl mobilin yılı olacak söyleminden sonra bu yıl videonun yılı olacak söylemine alışın. Nitekim bütün rakamlar video pazarlamanın altın çağına girmek üzere olduğunu gösteriyor. Wideo‘da tam bu noktada işletmeler için profesyonel video hazırlama konusunda çözümler sunuyor. Yaratıcı templatelerden pazarlamanız için güzel işler çıkartabilirsiniz. Video düzenleme ve kayıt programı olaraksa CamTasia ile başarılı sonuçlar alabilirsiniz.

Wideo ile yaratıcı videolar hazırlamak hızlı ve maliyeti düşük
Wideo ile yaratıcı videolar hazırlamak hızlı ve maliyeti düşük

5-GotoMeeting

Gotomeeting hem ofis içi online toplantılar için (deneme sürümü 25 kişiye kadar) hem de webinar GotoWebinar (deneme sürümü 100 kişiye kadar) düzenlemek için kullanışlı bir araç. Hem iOS hem de Anroid için sürümleri de bulunuyor. Bir ay deneme süresi var.

En iyi promosyon yöntemlerinden biri şüphesiz eğitim. Webinarlar aynı zamanda iyi bir mail toplama aracı.
En iyi promosyon yöntemlerinden biri şüphesiz eğitim. Webinarlar aynı zamanda iyi bir mail toplama aracı.

6-FreePik

FreePik orta-ileri düzey illustrator kullanıcılarına hitap eden harika bir ücretsiz vektör stoğu. Sosyal medya paylaşımlarınızdan, katalog çalışmalarına görsel kullandığınız her yerde kullanabilirsiniz. Yine katalog çalışmalarınız için ücretsiz templateler bulabileceğiniz Indesign Secret güzel ücretsiz çözümler sunuyor. Stok görseller içinse Adobe Stock ilk 10 görseli ücretsiz vermekte. Fiyatları da diğer stok görsel sitelerinden daha iyi durumda.

7-HootSuite

Sosyal medya yönetimini daha kolay bir hale getirmek ve farklı analizler yapmak için kullanışlı bir araç. Anahtar kelimelerinizi, markanızı veya rakiplerinizi, internet ve sosyal ağlarda izlemek içinse Mention‘ı kullanabilirsiniz.

Detaylı sosyal medya raporlaması için Hoot Suite kullanışlı bir araç
Detaylı sosyal medya raporlaması için Hoot Suite kullanışlı bir araç

8-Dashlane

Facebook hesabının şifresi neydi, web sitesine hangi şifreyle giriyorduk gibi sorular soruyorsunuz kendinize şifre yönetim aracı Dashlane’ı kullanabilirsiniz. Mobil uygulamaları sayesinde şifrelere ne zaman ihtiyacınız olursa akıllı cihazınızda görüntüleyebilirsiniz. Kriptolama tekniği olaraksa AES-256 kullanılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İTÜ Elektrik Mühendisliği mezunuyum. B2B Pazarlama, Mühendislik ve Marka Yönetimi özel ilgi alanlarım. Şuan Mühendislik firmalarına Pazarlama danışmanlığı yapıyorum.

Bir Cevap Yazın

Dünyanın En Ünlü Markalarının İsimlerinin Nereden Geldiğini Biliyor Muydunuz?

1. Amazon

İlk ismi Cadabra idi. Ancak kısa sürede bu isim “Cadaver” (Kadavra) sözcüğünü çağrıştırdığı için değiştirildi. Kurucu Jeff Bezos yeni isim olarak, alfabetik sıralamada üst sıralarda yer alması için A harfiyle başlayan bir kelime düşünmeye başladı, dünyanın en büyük ırmağı Amazon’un isminde karar kıldı.

2. Ikea

Şirketin ismi, kurucusu Ingvar Kamprad’ın; onun doğduğu çiftlik Elmtaryd’in ve büyüdüğü köy Agunnaryd’in baş harflerinin yan yana gelmesinden oluşuyor.

3. P&G

Sabun üreticisi William Proctor ile mum imalatçısı James Gamble, 1837’de aynı aileden iki kız kardeşle evlenip bacanak olunca, güçlerini tek bir şirket çatısı altında birleştirmeyi düşünürler. Böylece günümüz P&G’si (Proctor&Gamble) doğar.

4. Starbucks

Kahve devinin ismi ilk önce, Herman Melville’in klasik romanı Moby Dick’teki geminin adı  “Pequod” olarak düşünülür. Ancak bu isim kurul tarafından reddedilince, yine romandan bir karakter olan “Starbuck” ismine yönelinir.

5. Vodafone

İngiliz menşeili telekomünikasyon devi ismini İngilizce’deki “Voice” (ses),  “Data” (veri) ve “Telephone” (telefon) kelimelerinden alıyor

6. Lego

Danimarka merkezli şirket Lego’nun ismi ,Türkçe’de “iyi oyna” anlamına gelen Legt Godt kelimelerinden geliyor.

7. Coca Cola

İçecek firması ismini koka bitkisi yaprakları ve kola fıstığından alıyor.

8. Nike

Dünyanın önde gelen spor ürünleri üreticisi Nike’nin ismi, Yunan mitolojisinden zafer tanrıçası Nikea’dan geliyor. İznik kentinin antik ismi de Nikea’dır.

9. Virgin Records

Söylentiye göre ünlü plak şirketinin kurucusu Richard Branson’a bu isim “Bu sektörü hiç bilmiyorsun, bakire (virgin) sayılırsın” diyen bir arkadaşı tarafından önerilir. Branson fikri beğenir ve uygulamaya koyar.

10. Adidas

1949 yılında kurulan günümüz spor devi, ismini kurucusu Adolf Dassler’in takma adı “Adi” ile soyadının ilk üç harfinin birleşiminden alıyor.

11. Nintendo

Şirketin Japonca adı Nintendou’daki ‘Nin’ güvenilir, tendou ise cennet anlamına geliyor.

12. Reebok

Spor ürünleri üreticisi Reebok’ın ismi, Afrikalıların bir tür antiloba Rhebok diye seslenmesinden esinlenerek konulmuş.

13. Volkswagen

Şirketin ismi Almanca halkın otomobili anlamına geliyor.

14. Nikon

Ünlü kamera ve lens üreticisi şirket ismini, Japon Optiği anlamına gelen Nippon Kogaku’nun kısaltılmış halinden alıyor.

15. Pepsi

Pepsi ismini bir tür sindirim enzimi olan Pepsin’den alıyor.

16. Intel

Integrated Electronics’in kısaltması.

17. Canon

 

Kurulduğunda ismi Budizm’de merhamet tanrıçasının ismi olan Kwanon’du. 1935’de marka dünyaya açılma kararı aldığında isim yerini Canon’a bıraktı.

18. Nissan

Japon Endüstrisi anlamına gelen Nippon Sangyo sözcüklerinin kısaltılmışıdır.

19. IBM

IBM Bilgisayar devi ‘IBM’in açılımı ‘International Bussiness Machines’ yani Uluslararası İş Makineleri.

20. Saab

Bir zamanların sağlamlığıyla ünlü otomobil firması Saab, ismini ‘İsveç Havacılık Şirketi’nden (Senska Aeroplan Aktiebolaget ) alıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Oreo, Sizi Bisküvi Avına Çağırıyor

Mobil oyunlaşmaya gösterilen ilgi arttıkça, ihtiyaç duyulan teknik altyapının edinilmesi kolaylaştıkça ve ortaya çıkan masraflar düştükçe, markalar kendi artırılmış gerçeklik (AR) deneyimlerini geliştirmeye günümüzde daha eğilimli oluyor. Gerek özgün lezzeti gerekse de uyguladığı ilginç içerik pazarlaması taktikleriyle dünya çapında nam salmış bisküvi markası Oreo da bunun son örneği oldu. Marka bugünlerde, bisküvi avıyla kullanıcıları kendine bağlamayı hedefleyen Büyük Oreo Kurabiyesi Avı (The Great Oreo Cookie Quest) adlı mobil oyun uygulaması üzerine çalışıyor.

Söz konusu mobil oyunda marka, kullanıcıların dünyanın dört bir yanına gizlediği Oreo bisküvilerini bulmaları için bazı ipuçları veriyor. Nesne tanıma teknolojisini kullanan oyun zekası, doğru nesneleri tespit edebiliyor ve böylece saklanmış Oreo’ları buluyorsunuz. Günlük olarak verilen ipuçları, çeşitli sorularla kullanıcılara iletiliyor. Örneğin uygulama “Bileğinde ne var?” dediğinde, sizin bu soruyu o an bileğinize taktığınız kol saatini uygulamaya taratıp saklı Oreo’lardan birini bulmaya yormanız gerekiyor. Taratma sonucunda, akıllı telefonunuzun ekranında bir Oreo çıkarsa bu, gizli bisküvilerden birini avladığınız anlamına geliyor.

Maliyet azaldıkça ve teknik altyapıya erişim kolaylaştıkça, markalar kendi AR deneyimlerini oluşturmaya daha da sıcak bakar oldu.

Bulduğunuz her sanal Oreo, size verilen ipucunun zorluğuna göre puanlanıyor ve oluşturulan sıralamaya bakan kullanıcılar, av performanslarını Facebook ve Twitter’daki arkadaşlarıyla veya dünyanın geri kalanındaki kullanıcılarla kıyaslayabiliyor. Oyunu oynayanlar arasında gerçek Oreo bisküvilerini uygulamaya tanıtanlar ise Google’ın California’daki merkezinden tutun da Afrika’ya kadar uzanan farklı yerlere gezi kazanma şansını yakalıyor.

Gezilerden birinin Google binası olmasının nedeni ise oldukça basit ve doğal. Zira marka, bu proje için geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Google ile iş birliği yapmış. Hâliyle bu durum oyunda verilen ödüllere de yansımış. Hatta öyle ki ödüllerin Google ile ilişkisi California’daki merkezle de sınırlı değil. Bulunan sanal Oreo’ların kullanıcılara getirdiği ödüller rastgele seçiliyor olsa da birçoğu Google ile ilgili durumda. Kazanılan Google Play puanları ve Pixel marka akıllı telefonlar, bu noktaya ilişkin açık birer örnek sunuyor. En çok da oyunun Avrupa ve Güney Amerika pazarlarında Android robotu imajı eşliğinde pazarlanması, bunu kanıtlıyor.

Oreo için hazırlanan oyunun mantığı, Pokemon Go’ya oldukça benziyor.

Oyun mantık olarak esasen Pokemon Go’ya benziyor. 2016’da ortaya çıkan bir artırılmış gerçeklik oyunu olan Pokemon Go, pek çok ülkede popüler olmuş ve insanlar kalabalıklar hâlinde, ellerinde akıllı telefonlarıyla sokaklarda pokemon arar olmuştu. Hatta çılgınlık hâline gelen bu durum, sayısız hayati riske davetiye çıkarmıştı. Anlaşılan o ki Oreo da bu potansiyeli görmüş ve bu yolda bir çalışmayla tüketicilerin karşısına çıkmak istemiş. Markanın Pokemon Go’ya özendiğini saklamadığını da söylemeliyiz. Çünkü oyunda yakalanan Oreo’ların saklandığı yere Cookiedex adını vermiş, yani tıpkı Pokemon’lara karşı tutulunca onların hakkında ayrıntılı bilgi veren Pokedex’ler gibi. Kaldı ki Oreo yetkilileri de oyunun Pokemon Go tecrübesinden ve insanların ona verdiği tepkiden çıktığını söylüyor.

Küresel ölçekli medya ajansı Carat ile sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine çalışan Gravity Jack gibi iki önemli kuruluşun desteğini alarak projeyi hayata geçiren The Martin Agency’nin çalışmaları tamamlaması 6 ay almış. Geçen ayın sonunda Birleşik Krallık’taki IOS ve Android tabanlı cihazların kullanımına açılan oyun, burada göstereceği performansa göre Güney Amerika, Avrupa, Rusya ve belki ABD’de kullanıcılara ulaşacak. Ajans, Oreo damgası taşıyan mobil oyunun tanıtımı amacıyla biri televizyon, üçü ise sosyal medya platformlarında yayınlanmak üzere toplam dört video hazırladı.

Büyük Oreo Kurabiyesi Avı marka için her ne kadar sosyal yanı da olan ilk artırılmış gerçeklik oyunu olsa da markanın, nesne tanıma teknolojisinden ilk kez yararlanmadığını da belirtmeliyiz. Zira Oreo, tam bir yıl önce yine Google ile birlikte çalışarak Oreo Bandırma Yarışı () isminde bir projeye imza atmıştı. Bu projede tüketiciler Oreo bisküvilerini uygulamaya taratmış ve süte bandırmadan önce Oreo’ları Google Earth yardımıyla sanal olarak stratosfere fırlatmıştı.

Konuya dair görüşlerini paylaşan Oreo Marka Pazarlama Direktörü Justin Parnell ise insanların diğer cihazlara göre mobil cihazlarda daha çok zaman geçirdiğini ve bu cihazları eğlence amacıyla giderek daha fazla kullandığını söyleyip projenin çıkış amacını açıkladı.

Oreo
Oreo, nesne tanıma teknolojisinden ilk kez Oreo Dunk Challenge adlı çalışmasında yararlanmıştı.

Sizi bilmem ama zaten Pokemon Go gibi bunun yapılmış bir örneği varken ve ilk olmanın avantajıyla bütün ilgiyi toplayıp pastanın çoğunu almışken, Oreo’nun böyle bir çalışmayla çıkagelmesini pek mantıklı bulmuyorum. Böyle olması, elbette bundan sonra artırılmış gerçeklik temelinde mobil oyun oluşturulamayacağı anlamına gelmiyor. Fakat madem marka ille de artırılmış gerçeklik odaklı bir proje yapacaktı, bu daha farklı bir şey olabilirdi ya da en azından Pokemon Go mantığına yeni ama göze çarpacak bir şeyler ekleyebilirdi.

Oreo, kültürel kodları kullanmaktaki ustalığı ve bunu yaratıcı içeriğe dönüştürmedeki becerisiyle biliniyor.

Sosyal ağlardaki özgün içerikleriyle, gerçek zamanlı pazarlamadaki başarılarıyla ve kültürel kodları müthiş bir şekilde kullanmasıyla gönlümüze giren markanın, böyle bir yola tenezzül etmesini açıkçası doğru bulmuyorum. Kaldı ki Pokemon Go rüzgârının da ilk dönemindeki gibi esmediği de bir gerçek. Markanın evdeki hesabının çarşıya ne kadar uyacağını ise şimdilik bilmiyoruz, bekleyip göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link