Dünyaca ünlü bir popstar olarak işiniz sadece sahnede şarkı söyleyip dans etmekten mi ibaret? Peki ya, dünyanın farklı ülkelerindeki şubelerinizde günde milyonlarca içecek sunan bir zincirin sahibiyseniz, tek amacınız bütün kârınızı kendinize ayırmak mı olmalı? Anlaşılan o ki, Lady Gaga ve Starbucks böyle düşünmüyor. Zira dev kahve zinciri Starbucks ile Lady Gaga güçlerini Channel Kindness birleştirdi.

Buna göre, Starbucks’ın sevilen lezzetleri Pink Drink ve Ombré Pink Drink’in yanına iki yeni lezzet, Matcha Lemonade ve Violet Drink eklenecek. Starbucks şubelerinde Cups of Kindness adı altında özel bir seri hâlinde satışa sunulacak bu içeceklerden 19 Haziran’a dek elde edilecek gelirin bir kısmı, Lady Gaga’nın kurduğu Born This Way Foundation vakfının Channel Kindness projesine bağışlanacak.

Her ne kadar Starbucks gibi dünyanın her köşesinde şubesi bulunan ve günde milyonlarca içecek satan bir marka, sosyal sorumluluk misyonuyla hareket etmiş olsa da bağış miktarı pek çok kişi için tatmin edici bulunmadı. Özellikle Lady Gaga’nın projeyi duyuran tweet’lerine verilen cevaplarda bu açıkça görülüyor. Pek çok kullanıcı, markanın, tanesi 5 dolardan satılan bu dört içeceğin her satışından 25 sentin projeye ayırmasını yeterli görmüyor.

Büyük markaların sosyal sorumluluk projelerine destek vermesi, işin sadece ticarî boyutunda olmayıp daha iyi bir dünya için çalıştıklarını göstermesi açısından oldukça önemli. Fakat bu noktada, bağış miktarının da fark oluşturacak bir tutarda olması, zaten belli bir süreyi kapsayan bir projede toplumdan gelecek geri bildirimlerin olumlu olması adına önem taşıyor.


Channel Kindness Projesi

Born This Way Foundation vakfının başlattığı Channel Kindness projesi, dünyayı iyilikle değiştirmek isteyenlerin öykülerini yazan muhabirleri kapsıyor. Proje kapsamında muhabirler, her gün dünyanın dört bir yanını araştırıyor, dünyayı ve toplumları iyilikle değiştirmeye çalışanların kahramansı öykülerini bu yeni platform aracılığıyla dijital ve geleneksel medya yoluyla paylaşıyor. Vakfın amacı, medyayı ve dijital platformları bu iyilik öykülerinin yaygınlaşmasını sağlamak ve bu konuda toplumsal farkındalık oluşturmak olarak öne çıkıyor.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın