Saklı Hikayeleriyle Markalar-1

Her insan bir hikayedir derler, iş dünyası için her marka da bir hikayedir. Her markanın bir hikayesi mutlaka vardır, geçmişinden gelen. İşte hepimizin yakından tanıdığı markaların hikayeleri:

Beymen:

Ünlü mağazalar zinciri Boyner’in bir alt markası olan Beymen’in isim hikayesi gerçekten ilgi çekici. Erkek giyimi üzerine gidilmesi kararı alındığında tüm toplantıdaki yöneticiler erkekmiş. Bu markanın globalitesini de hesaba katarak isim koyma faslına gelindiğinde erkek giyim üzerine gidilmesi üzerine “Bey” ve “Men” sözcüklerini birleştirilerek, bugün herkesin bildiği marka Beymen oluşturuluyor.

logo

Amazon:

Amazon.com tüm dünyada ucuz ürünleriyle bilinen, Jeff Bezos’un sanal alışveriş markasının isim hikayesi de başarılı bir yönetim denilebilecek türden. Jeff Bezos’un markasını alfabetik olarak başlarda görmek istemesi nedeniyle “A” harfiyle başlayan bir marka ismi bulma takıntısının sonucunda, ünlü nehir Amazon’dan alıyor marka ismini.

amazon-logo-buyuk

DYO:

Ünlü boya markası DYO hakkında birçok fikir atılıp tutulmuştur bugüne kadar. Ancak markaya ismini veren asıl sözcükler ise “Durmuş Yaşar ve Oğulları” olmuştur. Markanın uzun hali ise Durmuş Yaşar ve Oğulları Boya ve Vernik Fabrikaları A.Ş.’dir.

logo (1)

Adidas:

Spor malzemeleri satan Adidas ismini, markanın sahibi Adolf  Dassler‘den alıyor. Adolf’un takma adı “Adi” ile soyadının ilk üç harfi “Das”ın birleşiminden oluşan isim ile tüm dünyada tanınan markayı yaratmış oluyordu Adolf, Adidas’ı kurduğunda.

images

Canon:

Dünyaca ünlü makina üreticisi Canon’un isim hikayesi de ilk ürünlerine dayanıyor. Şirketin ürettiği ilk kamera olan “The Kwanon” ile tanınan markanın, 1935 yılında tüm dünyaca tanınmasının ardından daha rahat telaffuz edilmesi için bu halini aldığı söyleniyor.

canon_logo_amblem

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Zara Türkiye’deki Mağazalarını Kapatıyor Mu?

Fatih Altaylı Habertürk’teki “Bye bye Zara” başlıklı yazısında dünyaca ünlü marka Zara’nın Türkiye’deki mağazalarını kapatacağını öne sürdü.

Hürriyet’in haberine göre ise Inditex Grup yöneticileri “Bu konu hakkında yorum yapmak istemiyoruz” açıklamasında bulundu. Sektör temsilcileri, markanın yatırımlarına devam ettiğine dikkat çekiyor. Zara’nın bağlı olduğu Inditex Grup adına yapılan açıklamada ise, Türkiye’den çıkıyor yönündeki iddialar yalanlandı. Açıklamada “Mağaza kapatmıyoruz aksine yeni mağazalar açıyoruz” denildi.

Daha önce de Zara ile ilgili Türkiye’den çekileceği gibi yorumlarda bulunulmuştu. Bu seferki iddia Zara’nın Türkiye’deki tüm mağazalarını kira ve yüksek maliyetler nedeniyle kapatıp sadece online sitesi üzerinden satışlara devam edeceği yönünde. Zara’nın mağazalarını kapatacağını öne süren İspanyol Inditex’in olduğunu belirten gazeteci Fatih Altaylı, “Bana bu bilgiyi veren, Türkiye’nin en önemli tekstil üreticilerinden biri” diyerek giyim firmasının faaliyetini online satış olarak devam ettireceğini belirtti.

Daha önce de sizlerle Zara, Mango gibi markalara üretim yapan Bravo isimli fabrikanın iflasının ardından uğradıkları haksızlığa karşı eylem yapan fabrika işçilerinden bahsetmiştik. Bu iddialardan ve yaşananlardan sonra Zara Türkiye’de kalmaya devam edebilecek mi? Bu sorunun cevabını merakla bekliyoruz.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link