İyi İçerik Her Zaman Kazandırır mı?

Birçok alanda, insanların dikkatini herhangi bir yöne çekmek oldukça güçtür. Toplum açısından algı; her geçen gün daha iyi, daha güzel veya daha kaliteli gibi tanımlamaları eskisinden daha bilinçli bir yönelimle gerçekleştirme yolunda ilerliyor.

Hal böyle olunca sektörde her geçen gün içeriğe ve farklılığa erişebilme kavramı, öncesinden daha önemli bir konuma erişti. Gerek marka açısından, gerekse yazılı mecra bazında ‘iyi içerik’ kavramı ön plana çıktı.

İnsanlar artık sabit fikirlere dayalı yazıları okumaktan hoşnut değil. Gereksiz marjinallik de değil aradıkları. İçeriğin kalitesinin, birçok alanda okuyucuyu ya da marka bazında kullanıcıyı sarmak zorunda olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Peki ya ‘iyi fikir’ ya da ‘iyi içerik’ her zaman kesin bir dönüş getirir mi?

Bu sorunun cevabı aslında ne ‘evet’ ne de ‘hayır’

222190_10150170344199457_197177969456_6706827_324648_n

Eminim hepimizin geçmişten hatırladığı, an itibariyle sektördeki yerinde yeller esen, dönemin şahane ünlü markaları mevcuttur. Gelişimi bu kadar hızlı fakat olgunluk evresi bu kadar ters yönde etkilenen bir marka için, yukarıdaki soruya hangi cevabı verirdiniz?

Peki iyi içerik ne kadar süre bize dönüş getirir?

Sosyal medyada da işler aslında bu şekilde işliyor. Markanızın, çalışmanızın ya da herhangi bir yazınızın bir anda parlayıp getireceği başarının garantisi nedir? Elbette stratejilerle paralel, fakat belki de iyi içeriği yanlış zamanda sunmuşsunuzdur.

Araştırmalara göre atılan tweetlerin %80’i 30 gün içinde asla tekrardan atılmıyor. Peki ya sizin içeriğinizin de bu yüzdenin bir parçasını oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü? Elbette bu oranın bu kadar yüksek olmasındaki en büyük etken, hem tembellikten kaynaklı geriye dönük içerik taraması yapmamamız, hem de Twitter spami görüntüsünden bir hayli ürküyor olmamızdır.

Fakat tüm bu etkenlerin yanında, çoklu paylaşımların ya da aynı içeriği birden fazla kez paylaşıma sunmanın ilk yapılan paylaşım kadar etki getirebileceğini biliyor muydunuz?

multiple-social-sharing-600x105

Elbette bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek koşuluyla:

Otomasyon ve Takvimler

Aslında bu işin en büyük engeli rutin iş yükü arasında geriye dönememek. Diğer bir deyişle içerik karmaşası ve aradığını bulamama. Çünkü iyi içeriğin yalnızca kendisi belirlidir, zamanı değil… Ve eğer siz belirleme kısmında hatalı iseniz, zamanı asla yakalayamayacaksınız demektir. Bu nedenle içerik takviminizi oldukça iyi takip ediyor olmalısınız.

Markalarda da durum aynı şekilde gerçekleşir. Bugün Retro marketing kavramı da aslında tam olarak iyi içeriğin ya da iyi ürünün tekrar zamanını değiştirmek koşuluyla gerçekleştirmekten başlar. Birçoğumuzun bildiği eski model ya da unutulmuş ürünlerin, bugüne uyarlanmasından bahsediyorum aslında.

migros

 

Kısmen Değiştirin

İçeriğinizin tamamı mı işe yaramaz, yoksa bir bölümü mü? Mesela başlığı ilgi çekmemiş olabilir mi, ya da markanız için slogan veya logo. İlk izlenim tüketici veya okuyucuda 7 saniyede gerçekleşiyor. Yani 7 saniyelik bir başarısızlık toplam görüşü yerle bir etmeye yeterli. Ufak bir değişiklik ise, çoğu zaman tüm içeriği kurtarabilir. Hal böyle olunca, bu işin değer yargısını sizler de tahmin edersiniz…

Paylaşım Sıklığına Dikkat!

Hepimiz sosyal medyada art arda paylaşılan, artık hepimizi sıkılma noktasında isyana taşıyan birçok içerikle karşılaşmışızdır. Bu işin en kritik noktası da aslında zaten bu. İyi içerik çıkarmaya çalışırken, bir anda insanlar sizin başka içerik çıkarmadığınız kanısına varabilir. Bu nedenle paylaşım sıklığınız kitlenin nabzını tutarken, aynı oranda kendinizin de nabzını tutmalı.

Bir reklam arasında dört kez üst üste ya da kısa bir arayla tekrar verilen reklamlara olan sevginiz nedir? İşte bu noktada bir süre sonra, tüketici için ne içerik kalıyor ne de yaratıcılık . Bu da hem markalar, hem de içerik için en büyük tehditlerin başını çekiyor.

Gerek kendi ürettiklerimiz adına, gerekse var olan veya yaratılabilecekler açısından; ‘iyi’ olanı görmenin çok da kolay olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Bu açıdan herhalde herkes gibi benim de temennim, bu gibi tavsiyeler veya çalışmalar ışığında, ‘iyi’ olanı bulmanın biraz daha ‘kolay’ olduğu dönemler yaşamak olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

1 Comment

  1. Geri bildirim: İyi İçerik Her Zaman Kazandırır mı? - dijital.pro

Bir Cevap Yazın

Kişiselleştirilmiş Çay Paketleri ile Vietnam’dan Dünyaya: “I wish you”

  • Hediye edileceği ülkenin geleneklerine uygun tasarımlara ve detaylara sahip olan Teapin’sin en son koleksiyonu “I wish you” global bir hediye seçeneği olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
  • Özel üretilen çay paketleri ile çayı sadece çay olma sınırının dışına taşıması amaçlamış.
  • Benzeri yazılar için; Avrupa’da Y Kuşağının Yeni Gözdesi: Çay

Hepimizin bildiği üzere yeni nesil tüketicinin öncelikli tercihi kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlerden yana oluyor. “I wish you” isimli çay markası paketlerinde kişiselleştirmiş mesajları ile kalplerimizi çalmaya hazırlanıyor.

Kendisini tüm dünyada uluslararası bir hediye olarak konumlandıran “Teapins” her uluslararası pazara ve her etkinliğe ayrı paket tasarımı ile sınırlarını doğduğu ülke Vietnam’dan tüm dünyaya genişletmeyi hedefleyen bir çay markası ve şu anda “gurme hediye setleri” ile oldukça popüler durumda.

Aromalı çayları ile beraber ilgiyi ürününe çeken bir diğer detay ise özel tasarlanmış hediye paketleri. Hediye edileceği ülkenin geleneklerine uygun tasarımlara ve detaylara sahip olan Teapin’sin en son koleksiyonu “I wish you” ise global bir hediye seçeneği olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Bir hediye kiti şeklinde tasarlanan bu çay paketinin içinde çay yaprakları ile beraber, çay yapraklarının bulunduğu paketi hediye edeceğiniz kişiye göre özelleştirebileceğiniz 40 kelime bulunuyor. Böylece paketteki boş kısımlara o kişi ile ilgili özellikleri o 40 kelime arasından bularak entegre edebiliyorsunuz ki bu da “I wish you” nun akrabaya, arkadaşa ya da sevdiğiniz herhangi birine verebileceğiniz eğlenceli ve düşünceli bir hediye olduğunu düşündürüyor.

 

Markanın öne çıkmasını sağlayan tek detay özelleştirilmiş paket tasarımı değil. Farklı ülkelerden bir araya gelen insanların kurduğu Teapins’in gezi ve çay aşkını birleştirmeleri ile kurulan bir marka oluşu çay seçkisinin de global tatlar yakalamasına neden olmuş. Teapins’in çaylarında bu nedenle Hindistan, Çin, Japonya, Vietnam ve Güney Afrika’nın yerel çiftliklerinde üretilmiş çay tatları bulunabiliyor.

Ancak “I wish you” koleksiyonu, hem hediye edilecek kişinin özelliklerini yansıtabileceğiniz hem de doğum günü, yılbaşı ya da bayram coşkusuna özel üretilen çay paketleri ile çayı sadece “çay olma” sınırının dışına taşıması amaçlamış.

Şimdilerde Rus pazarına özel koleksiyonu ile “I wish you” paketlerinde aşk, uyum gibi Rus pazarındaki hedef kitlesine uygun noktaları öne çıkarıyor. Markanın şimdiki amacı ise market raflarında yer alabilecek daha kompakt bir ürün geliştirmek.

Ne dersiniz kulağa güzel bir hediye seçeneği gibi geliyor değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

6 Adımda Web Tasarım İşine Nasıl Başlanır?

  • Birçok işte olduğu gibi web tasarım işi de yeni başlayanlar için birçok soru işareti barındırıyor.
  • GoDaddy’nin bu konuda paylaştığı rehber niteliğindeki yazı web tasarım işine başlarken izlenecek adımları birer birer sıralıyor.
  • İlgili yazı; Web Sitenizi Tekrar Tasarlamadan Önce Sormanız Gereken İlk 5 Soru

Bir freelance internet sitesi tasarımcısı olma yolculuğu, yeni başlayanlar için oldukça zorlu bir süreçtir. Ancak işinizi doğru yaparsanız, bağımsız bir çalışan olarak başarılı bir kariyere sahip olabilirsiniz. Tek başınıza bir iş kurmanın en zor yanı, genelde nereden başlayacağınızı bilememektir. GoDaddy’nin bu konu hakkında paylaştığı yazı ise bir web tasarım işine nasıl başlanabileceğini adım adım anlatıyor.

1. Zemin Hazırla

Gerçek bir tasarım işine başlamadan önce işe uygun bir zemin hazırlamak için planlama yapmak gerekiyor.

Uzmanlığınızı Güçlendirin

Becerilerinizi mümkün olan en üst düzeye getirmek için bir plan yapın. Her şeyde uzman olamazsınız, ama en azından temel bilgilerde ustalık seviyesinde olduğunuzdan emin olun. Bunun için öncelikle katılmak istediğiniz dersleri, atölyeleri ve seminerleri belirleyebilirsiniz.

Freelance Zihniyetini Benimseyin

Diğer freelance web profesyonellerinin ilk elden deneyimleriyle ilgili tüm bilgileri okumak bunun için güzel bir başlangıç olabilir. Bu kişiler tarafından yazılan makalelere göz atmanın yanı sıra, serbest çalışma ile ilgili kitaplara göz atabilir ve bilgi edinme amaçlı görüşmeler için diğer freelance web tasarımcılarıyla iletişime geçebilirsiniz.

İş Planınızı Yazın

İş planınız hizmetlerinizi, finansal planlarınızı, hedef kitlenizi ve hizmetlerinizi sunma stratejilerinizi açık bir şekilde belirtmelidir. Şu adımları izleyerek düzgün bir iş planı hazırlayabilirsiniz:

  • İş vizyonunuzu ve kimliğinizi tanımlayın.
  • Finansal hedeflerinizi belirleyin.
  • Fiyatlandırma seçeneklerinizi belirleyin.
  • Yeni ürünler ya da hizmetler etrafında uzun vadeli iş hedefleri belirleyin.
  • Beklenen gider ve gelir konusunda bir tahmin yürütün.
  • İdeal müşterilerinizi tanımlayın.

2. Topluluğunuzu Meydana Getirin

Sizin gibi web tasarım işiyle uğraşan diğer freelance çalışanlarla irtibat halinde olun. Rakipler, iş birlikçiler ve potansiyel müşteriler de dahil olmak üzere diğer kişilerle sizi bağlayan network kurma fırsatlarını araştırın. Bununla birlikte yerel buluşmaları ve diğer freelance web tasarımcılardan oluşan grupları arayın.

İdeal Ekibinizi Oluşturun

Sizinle senkronize olarak çalışan, tamamlayıcı hizmetler sunan, bilinen ve güvenilir bir iş ortağı ağı oluşturun. Bununla birlikte teknik ya da yaratıcı becerilerinizi gerektirmeyen işleri (muhasebe vb.) dışarıdan halletmeyi düşünün. Ayrıca iş ortaklarınızla bizzat bağlantı kurun ve onları tanıyın.

3. Çalışma Ortamınızı Kurun

İşinizi kesintisiz olarak yapmanıza imkan tanıyan bir ev – ofis ortamı oluşturun. Çalışma alanınıza dokunulmamasını garanti altına alan kurallar da dahil olmak üzere sınırlar belirleyin ve bunları uygulayın. Çalışma saatleri ve kesintilerin nasıl idare edileceği ya da engelleneceği gibi belirli kurallar oluşturmak için birlikte yaşadığınız diğer ev sakinleriyle birlikte hareket edin.

Bunların yanı sıra yakınınızda bulunmasını isteyeceğiniz ofis malzemelerini belirleyin. Bir ofis tedarik istasyonu kurun, böylece işinizi yapmak için düzenli olarak bel bağladığınız yazıcı kağıdı, etiket, klasör ya da diğer sarf malzemelerinizin bitmesi durumuyla asla karşılaşmazsınız.

Acil Durum Planı Yapın

Elektrik ya da internet kesintileri, evden çalışan kişiler için büyük bir problemdir. Bu yüzden kablosuz ağını kullanarak birkaç saatliğine de olsa çalışabileceğiniz kahve dükkanları, kafeler, kütüphaneler vb. yerleri iyi öğrenin. Bir elektrik ya da internet kesintisi mahallenizden daha ötesine de sıçrayabileceği için değişik mesafelerde birkaç farklı acil durum mekanı belirleyin. Bu tarz durumlarda bu mekanlar sizin için hayat kurtarıcı olabilir.

4. Donanıma ve Yazılıma Yatırım Yapın

Bir web tasarımcısıysanız, sağlam ve yetenekli donanıma ve yazılıma yatırım yapmak hayati bir öneme sahiptir. Bu yüzden ilk iş olarak büyük bir monitör, yazıcı ve tarayıcı da dahil olmak üzere alabileceğiniz en iyi bilgisayar ve çevre birimlerini satın alın. Ayrıca müşterilerin internet sitelerinde kullanmak için fotoğraf çekiyorsanız, bir kamera satın almayı da düşünebilirsiniz. Bununla birlikte mevcut bilgisayarınızın çalışamaz hale gelmesi durumunu göz önüne alarak yedekte işlerinize devam edebileceğiniz bir dizüstü bilgisayar bulundurmanız iyi olabilir.

Donanım işini hallettikten sonra sıra geldi yazılıma. Öncelikle hangi yazılımlara ihtiyaç duyacağınızı belirleyin ve yazılım satın almanın mı, aylık ücret ödeyerek bir bulut servisinden faydalanmanın mı daha uygun maliyetli olduğunu değerlendirin. Ayrıca finansal takibi sağlayan, Zoom gibi video toplantılar yapmaya imkan tanıyan ve LogMeIn ya da GoToMyPC gibi uzaktan oturum açma yeteneğine sahip bulut tabanlı yazılımları edinmeyi de unutmayın. Son olarak Dropbox ya da başka bir sağlayıcı aracılığıyla bir dosya paylaşım hesabı kurmanız da faydalı olabilir.

Bunların yanı sıra bilgisayarlarınız için güvenilir güvenlik ve yedekleme stratejilerini de göz ardı etmeyin. Mesela Crashplan ya da Carbonite gibi bir çevrimdışı dosya yedekleme sistemi seçebilirsiniz. Bunun dışında harici bir sunucuya tam bir bilgisayar yedeği isteyip istemediğinize karar verin ve istiyorsanız, bunun başlangıçtaki donanım bütçenize ekleyin.

5. Finans ve Muhasebe Sistemlerini ve Süreçlerini Ayarlayın

İşinize başlamadan önce ayrı bir banka hesabı açın, hatta gerekli olduğunu düşünüyorsanız bir kredi kartı da edinin. GoDaddy Online Bookkeeping, Quickbooks Online ya da FreshBooks gibi bir muhasebe yazılımı seçin. Hatta hesap tablonuzu ve muhasebe yapınızı oluşturmak için bir mali uzmandan danışmanlık almayı düşünmeniz yararınıza olur. Bununla birlikte finansal soruları yanıtlamanın yanı sıra vergilerle de başa çıkabilen bir vergi uzmanı ile uzun vadeli bir ilişki kurmayı da düşünün.

Ödeme Alın

Sürekli değişen vergi yasalarıyla uğraşmamak ve mali formların düzgün bir şekilde doldurulmasını garantiye almak için bir bordro hizmeti kullanmayı düşünebilirsiniz. Bunun haricinde fiyatlandırma modeli oluşturma, faturalandırma ve online ödeme kabul etme de dahil olmak üzere parayı nasıl idare edeceğinizi belirleyin.

Faturalandırma süreçlerini ve politikalarını belirleyin:

  • Fatura Oluşturma
  • Faturanın Müşteriye Teslimatı
  • Fatura Tarihlerine Göre Ödeme Bitiş Tarihi
  • Mevduat Şartları
  • Geç Ödemeler İçin Cezalar
  • Ödenmemiş Faturaların Sonuçları

Ödemeleri nasıl kabul edeceğinizi aydınlığa kavuşturun:

  • Çek
  • Kredi Kartı
  • PayPal Benzeri Hizmet Sağlayıcılar Aracılığıyla Online Ödeme

6. Pazarlama ve Reklama Dalış Yapın

Potansiyel müşterilerinizin rakipleriniz yerine sizinle çalışmak istemelerini sağlayacak ilgi çekici bir hikaye anlattığınızdan emin olun. Bunun için öncelikle markanızı ve markanızın ayırt edici özelliklerini tanımlayın. Daha sonrasında ise şu sorulara cevap bulun:

  • Rakibiniz yerine neden sizinle çalışmalıyım?
  • Sizi diğerlerinden daha iyi yapan şey nedir?
  • Neden bir ajans yerine bir freelancer ile çalışmalıyım?

Online Varlığınızı Oluşturun

İşinizi sergileyen, sunduğunuz ürünü ya da hizmeti gösteren ve politikalarınızı kapsayan aracı meydana getirin ve sosyal medya hesaplarınızı açın. Daha sonrasında ise kendi internet sitenizi hazırlayın ve internet sitesinde mutlaka hikayeniz, iletişim bilgileriniz, sağladığınız hizmetler, portfolyonuz, referanslarınız gibi bilgilere yer verin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link