Marka Sadakatini Arttıracak 5 Tavsiye!

Hızlı ve teknoloji odaklı dünyamızda, şirketler artık marka sadakatinin var olup olmadığı hakkında ciddi endişe duyuyor. Bu durumu sorgulamakta bir yere kadar haklılar da. Günümüz tüketicileri, ebeveynleri gibi artık bir markaya sadık olmadıklarını söyleyebiliriz çünkü şimdi binlerce seçenekleri var. Kendimden bir örnek verecek olursam; daha iki gün önce iPad’im için bir kılıf almaya niyetlendim. İçine bir dizi kâğıt da koyabileceğim bir model aradım, çünkü bir yazar olarak yazabileceğim ortamlarda seçeneğim olmasını istiyorum. Öncelikle Apple’a baktım, ama aradığımı bulamadım. Birkaç farklı internet sitesine de göz gezdirdikten sonra buldum. Evet, aradığım ürünü satmadıklarını görene kadar ben sadık bir Apple müşterisiydim. Fakat bu tatbiki bir daha Apple’den alışveriş yapmayacağım da anlamına gelmez. Apple gibi büyük ve başarılı bir şirket bile olsanız yine de müşterilerinizin hayal ettiği her ürünü veya hizmeti onlara sunamayabilirsiniz, ama iyi bir içerik yapısı ile ürünlerinizin onların ihtiyaçlarını karşıladığına emin olmalarını sağlayabilirsiniz.

Sadık müşteri oluşturmanızda size yardımcı olabilecek 5 tavsiyede bulunacak olursam…

1) İlgili Olun

ilgiİşinizin dâhil olduğu endüstriyi veya trendlerini takip ediyor musunuz? Eğer sizin alanınızda bariz ya da öngörülen fırsatlar varsa, onlar için hazırlanın.

Örneğin, eğer bir dijital pazarlama şirketiniz varsa ve Google’ın Gmail pazarlama mesajlarını yönetme şeklini yenileceği duyumunu aldıysanız, buna paralel düzenlemeler yapabileceğinizden emin olun veya bu konuya meraklı bir müşteriniz size soru sorarsa en azından cevap verebiliyor olun.

2) Dürüst Olun

dürüstlük
Dürüstlük konseptini birçok açıdan değerlendirebilirsiniz ve her birini benimsemenizi tavsiye ederim. Eğer şirketiniz bir hata yaparsa veya bir şeyler ters giderse (web siteniz saldırıya uğrarsa, hosting’iniz çökerse veya uygulamanız çalışmazsa) bunu üstlenmekten sakın çekinmeyin.

Müşterilerinize neler olduğunu ve bunu düzeltmek için ne yapacağınızı anlatın. Eğer salağı oynarsanız müşterileriniz sizi kötü bir alışkanlığı bırakır gibi bırakır ve bir daha dönüşü çok zor olur. Müşterileriniz şirketinizde ters giden bir durumda dürüst olduğunu görürlerse, buna tolerans gösterip her zaman dürüst olacağınıza dair bir işaret olarak kabul edebilirler.

Dürüstlüğün başka bir boyutu da ürününüzü satma yönteminizdir. Ürününüzde olmayan özelliklerin bir listesini yapmanız gerekmez ama tutamayacağınız sözler vermemeye de dikkat etmelisiniz. Eğer doğru beklentiler oluşturursanız, müşterileriniz ürün veya hizmetinizden ne beklemeleri gerektiğini bilir ve eğer yanlış sözler vermezseniz onlar da hayal kırıklığına uğramazlar.

3) Çözüm Odaklı Olun

cozum_odakli_ol_-1024x427
Müşteri hizmeti, sadık bir müşteri tabanı oluşturma işleminin başarısında çok önemli bir yere sahiptir.

Örneğin, deniz suyundan deforme olan ayakkabılarım için bana bir para iadesi yapmayan Decathlon, şikâyetimin üzerine bana çözümler önermeye başladı. Birçok başka ürün ile değişim önerdiler ve mükemmel bir müşteri hizmeti sundular. Bu nedenle de outdoor giysileri için başka bir mağazaya gitmekte tereddüt ediyorum.

Benzer şekilde Türk Hava Yolları ile uçmayı her zaman tercih ediyorum, çünkü ihtiyaç duyduğumda hızlı ve yardımcı bir müşteri hizmeti sunduklarını biliyorum. Benim sabır seviyem -10 bile olsa onlarınki her zaman +10.

Müşteri hizmetleri ekibinizin hızlı ve arkadaş canlısı olduklarından, ayrıca müşterilere çözüm üretebilmek için gereken araç ve kaynaklara sahip olduklarından emin olun. Şikâyetçi olan müşterilerin çoğu dinlenilmek ve sorunlarının karşılığı olarak bir şey önerilmesini isterler. Eğer onlara bunu verebilirseniz markanıza sadık müşteri kazanma olasılığınız da çok yüksek olacaktır.

4) Ulaşılabilir Olun

ulasilabilirlikİnternet kullanıcılarının %70’i internet sitelerine mobil bir aygıttan ulaştıkları belirlenmiştir. Dolaysıyla dijital ortamda ulaşılabilir olmanız ve tüketicilerinize çözümler sunuyor olmanız günümüzde bir zorunluluk haline gelmiştir.

Sosyal medyada, direkt olarak web sitenize gidecek bir link paylaştığınızı düşünün. Akıllı telefon kullanan biri linke tıklıyor ve ana sayfanıza gidiyor. Ama ana sayfanız cevap vermiyor, birkaç tıklama ve aşağı-yukarı yapılan hareketten sonra potansiyel müşteriniz sitenizi ve sunacağınız deneyimi terk edecektir.

Müşterileriniz, neredeyse 7/24 online ve konum bazlı aramalar ile ihtiyaç duydukları hizmet ve ürünlere bu sayede ulaşabiliyorlar. Siz de dijital dünyanın size sunduğu avantajları doğru şekilde değerlendirebilirseniz, tüketicileriniz için ulaşılabilir olur ve markanıza pek çok avantaj sağlamış olursunuz.

Bunun haricinde internet veya sosyal mecralarda paylaşılan iletişim numaraları da erişebilir olmalı. Nasıl olsa bize internetten ulaşırlar veya bir daha ararlar diye düşünülmemeli. Benim gibi mesaj veya mail yazmaya üşenen insanların sayısı azımsanmayacak kadar çok olduğunu söyleyebilirim. Müşterileriniz en fazla iki aramadan sonra alternatif markalara yöneleceklerinden emin olabilirsiniz.

5) Kaliteli Olun

kalite
Siemens markasının hoşuma giden bir kalite parolası vardır, “Kalite, müşterilerimizin geri gelmesi, ürünlerimizin geri gelmemesidir.”

Eğer ürün ve hizmetleriniz zayıfsa; isterseniz en iyi müşteri hizmetlerine, en iyi cevap veren web sitesine ve en yakın iletişime sahip olun, fark etmez. Eğer kalite seviyeniz fiyat politikanız eşdeğerde değilse, tükenirsiniz.

Sadık müşteri kitlenizi yaratmak için bu 5 adımdan istediğinizi seçemezsiniz, 5’ine de ihtiyacınız var. Düşük kalite ile dürüstlüğü bir arada götüremezsiniz. İlgili olmazsanız çözüm odaklı olamazsınız. Ekibinizi bu prensipler etrafında oluşturun ve eğitin, işte bu başarınız için beş beşlik bir yol olduğunu fark edeceksiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link