McDonald’s Hakkında Muhtemelen Daha Önce Duymadığınız 10 Gerçek 0

Sürekli kullanıcısı veya tüketicisi olduğumuz markalar hakkında bilmediğimiz birçok gerçek olduğunun hepimiz az çok farkındayızdır.

Günde onlarca markayla iletişime geçiyor, hatta birçoğunun destekçisi veya sürekli kullanıcısı olarak hayatımıza devam ediyoruz. Sevdiğimiz veya hiç kullanmadığımız markaların yanında, sürekliliğini sağladığımız birçok markanın da olumsuz yönelerini görmezden gelmek durumunda kalıyoruz.

İşte o markalardan biri olarak McDonald’s ve dünyada binlerce tüketicisi olmasına rağmen muhtemelen bilmediğimiz veya bilip de görmek istemediğimiz 10 gerçek:

11- Şirket 2012’de, etin istenmeyen kısımları amonyum hidroksitle yıkanarak elde edilen, “pink slime” denilen et dolgusunu kullanmayı bıraktı.

 

22- McDonald’s ilk açıldığında hamburgerci değil hot dogçuydu. Şirket 1937 yılında 5000$ kredi ile hot dogçu olarak açıldı. Hamburger satmaya ise 1948 yılında başladı.

 33- Şirketin CEO’su Jim Skinner’in 1 yıllık maaşı olan 8.75 Milyon Doları kazanmak için bir McDonald’s işçisinin 1.2 Milyon saat çalışması gerekiyor.

 

44- ABD vatandaşları yılda 2 Milyon tondan fazla McDonald’s eti tüketiyor. Bu değer 5.5 Milyon adet büyükbaş hayvana denk geliyor.

 55- Şirket her gün dünya çapında 68 Milyon kişiye hizmet etmekte (dünya nüfusunun yaklaşık %1’i) ve saniyede 75 hamburger satmaktadır.

 66- McDonald’s “Drive Thru” denilen araçla sipariş sistemini ABD’de araçlarından inmesi yasak olan askeri personele hizmet için başlattı. Bu sistem Çin’de devreye sokulduğunda, kafası karışan Çinli müşteriler araçlarıyla siparişlerini aldıktan sonra restorana girerek siparişlerini yemeye başladı.

 77- Dünya üzerinde McDonald’s‘ın amblemini tanıyanların sayısı, Hristiyanlık sembolü olan haçı tanıyanlardan daha fazladır. Meşhur amblemi tanıyanların oranı %88 iken, haçı tanıyanların oranı %54’tür.

 88- Guantanamo Üssünde bulunan McDonald’s şubesi Küba’daki ilk ve tek McDonald’s şubesidir. İşbirliği yapan mahkumlara ödül olarak McDonald’s ürünleri verildiği bilinmektedir.

 99- 1960’larda meşhur amblem değiştirilmek istense de dizayn danışmanı Lois Cheskin itiraz etmiştir. Cheskin’in itirazının nedeni, amblemin müşterilerin bilinç altında “büyük kadın göğüsü” algısı yarattığını düşünmesidir.

 

1010- Araştırmalara göre her 8 Amerikalıdan 1’i McDonald’sta çalışmış oluyor.

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Genç Fotoğrafçının Işık Ekipmanı: Big Mac Kutuları 0

Güzel fotoğraflar için her zaman pahalı ekipmanlara sahip olmamız mı gerekiyor. Kesinlikle hayır! Bazen bir hamburger kutusu sınırlarının dışına çıkabilir ve harika görünen fotoğraflar için başarılı bir ekipman olabilir.

Fransız fotoğraf sanatçısı Philippe Echaroux insanlara ‘havalı’ fotoğraflar çekmek için pahalı ekipmanlara sahip olmaları gerekmediğini göstermek için yola çıkmış ve “The Big Mac Portrait Challenge” a imza atmış.

34 yaşındaki genç sanatçı en zor ekipmanları başarıyla kullanabilmesinin yanı sıra bazen iyi sonuçların tam da konfor alanının bittiği yerde başladığını düşünüyor. Bu nedenle en basit, belki de aklımıza ekipman olarak kullanmanın gelmeyeceği nesneleri kullanarak kendini denemek istemiş. Bu nedenle genç sanatçı hepimizin çok iyi bildiği Mc Donald’s ın Big Mac hamburgerlerinin kutusu ile portre fotoğraf çekmeye başlamış.

Echaroux, projesinin en zor kısmının aslında komik sayılabilecek sıra dışı ışık ekipmanlarını kullanırken insanlarının karşısında ‘salak’ hissetmemek için kendisini zorladığını ve bunu başarmanın bazen bir hayli güç olması. Düşünsenize zaten ciddi durmak zorunda olduğunuz portre fotoğrafınız bir Big Mac kutusu altında çekiliyor.

Sanatçıya göre projenin amacı kendi yeteneğini göstermek değil aslında insanlara eğer akıllarında bir şey yapmak varsa bunu yapmayı ertelemek için hiçbir bahaneleri olmadığını göstermek ve yapmak istediklerini gerçekleştirmek için onları aslında bir nevi cesaretlendirmek. Çünkü kendisi bu projesi ile aslında kötü bir çalışanın kendisini değil de ekipmanlarını -ya da başka bir şeyi- bahane ederek iyiye ulaşamayacağını, bahanelere sığınmanın başarıyı getirmeyeceğini rastgele malzemeler seçerek mükemmel sonuçlara ulaşarak gösteriyor. İnanılması güç ama ekipmanları sadece bir Mc Donald’s kutusu, pipet, el feneri ve telefonundan oluşuyor.

Tabii ki aramızda bu fotoğrafların ‘photoshop’ olduğunu düşünenler çıkacaktır. Evet Echaroux VSCO, Photoshop FIX, Lightroom Mobile uygulaması gibi kaynaklardan yararlanmış, fakat her şeyi telefonu ile yapmış. Ortamdaki ışığı düzenleyici düzgün ekipmanları olmadan fotoğrafçının elde ettiği sonuçlara ulaşmak her babayiğidin harcı değilmiş gibi duruyor. Ne dersiniz hayat gerçekten de konfor alanı dışında yaşanıyor değil mi?

 

 

Starbucks’ın ‘Pumpkin Spice Latte’ Üzerinden Verdiği Pazarlama Dersi 0

Eylül… Yaprakların sararmaya, çocukların okula başlamaya ve Starbucks’ın ikonik “Pumpkin Spice Latte”sinin geri dönüş zamanının başladığı sonbaharın habercisi. Herkes balkabağı aromalı kahvenin ne zaman döneceğini hesaplarken, Starbucks pazarlama departmanının bu ikonla ilgili farklı hesapları varmış gibi görünüyor.

Pumpkin Spice Latte yani kısa adıyla PSL, şirketin en popüler sezonluk içeceği olmakla beraber sadece Birleşik Devletler’de başlangıcından bu güne 350 milyon satarak rüştünü ispat etmiş bir lezzet. Günümüzde yaklaşık 50 ülkede servis edilen bu güzel içeceği bu kadar popüler hale getiren sizce nedir?  Özel balkabağı sosu, süt köpüğü, espresso ve sosyal medyada fazlaca bahsedilmesi olabilir mi?

Ürün yöneticilerinin bile bu kadar ünlü olabileceğini hesaplayamadığı Pumpkin Spice Latte şimdilerde ünlü bisküvi markası Oreo’nun da dahil olduğu ünlü birçok markanın menüsünde de yer almaya başladı bile.

Birkaç estetik fotoğraf ve hashtagin gizemli başarısı bu özel latte çeşidine bir “sosyal medya“ başarısı getirdi. Ee bu başarı da haliyle Starbucks tarafından PSL’ye özel sosyal medya hesapları ve özel hashtagler yaratılmasıyla desteklendi. Yine de dünyanın dört bir yanından sonbaharın güzelliğini selamlayan bu latteye insanların ilgisi bu içeceğin temel başarı nedenini oluşturmuş durumda.

Ancak her sene marka tarafından Pumpkin Spice Latte için çekilen reklam filmlerinin, özellikle içeceğe ait Instagram hesabının aktif bir şekilde kullanılmasının, lattenin geri döneceği haftanın Facebook canlı yayınıyla haber verilmesi gibi etkinliklerin de içeceğin ününün yayılmasına olan etkisini tartışamayız. Öyle ki sadece geçen sene Pumpkin Spice Latte ile ilgili 15.000 tweet atılması ve toplam sosyal medya etkileşiminin 37.000’i bulması bir ürüne, hatta mevsimsel bir ürüne yapılan doğru yatırımın ne boyutta başarılar getirebileceğinin canlı kanıtı.

Mevsimsel bir ürünü “ikon” haline getirip, her sene adından heyecanla bahsedilmesini sağlayan Starbucks ekibi bunu doğru pazarlama stratejileri ile beraber tabii ki ürünün mükemmel lezzetine borçlu gibi görünüyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link