Markanızı Tanıtırken Verdiğiniz Mesajlar Yeterince Açık mı?

Net olmak… Kulağa ne hoş geliyor, değil mi? İkili ilişkilerde, isteklerde, iş yaşantısında, iletişimin gerekli olduğu her alanda istenen şeydir net ve açık olmak. İnsanı yormaz, sinirlendirmez, mutlu mesut, dingin bir şekilde iletişimi sürdürmenizi sağlar. Pazarlamada da böyle aslında. Bir markanın kendini tüketicilere en iyi şekilde ifade etmesi net, açık ve basit olmaktan geçer. Eğer karmaşık bir şekilde tüketiciye çok fazla bilgi vermeye çalışırsanız asıl vermeye çalıştığınız mesaj uçar gider. Tıpkı insan ilişkilerindeki gibi… Unutmayın ki, markanızı anlatırken insana dokunuyorsunuz, yani iletişimin ta kendisini yapıyorsunuz.

Tanıtım kampanyalarınızda verdiğiniz mesajlar tüketicide ne kadar şüphe doğuruyor ve inançsızlığa yol açıyorsa kampanyanız o kadar başarısız olacaktır. Aynı zamanda kampanyaların çok fazla iddia içermesi de tüketicinin kafasının karışmasına ve ürünü almaktan vazgeçmesine neden olabilir. Bununla ilgili ekonomist Daniel McFadden‘in çok çarpıcı açıklamaları mevcut. Daniel McFadden, The Economist dergisindeki makalede tüketicilerin bir markada aynı anda verilen çok sayıda seçeneği “yanlış algılama, mevcut alternatifleri yanlış anlama, yanlış okuma” nedenleri ile rahatsız edici bulduklarını ve bu durumun tüketicide bilgi edinme stresine yol açtığını, sonuç olarak bunun tüketicilerin satın alma kararlarını zorlaştırarak ürünü hiçbir şekilde satın almamalarına neden olduğunu çok net bir şekilde açıklıyor. Kendi satın alma davranışınızı sorguladığınızda bu ifadenin çok yerinde olduğunu görebiliyorsunuz.

Mesajlarınızı 3 Nitelik İle Sınırlandırın

Tanıtım kampanyalarınızda verdiğiniz mesajların kaybolmamasını sağlamak için en güzel yol, ürününüz için 3 temel niteliği seçmektir. Ürün veya hizmetinizin en güçlü ya da  en dikkat çekici nitelikleri nelerdir? Bununla ilgili bir liste yapmak faydalı olacaktır. Listeyi, üç önemli veya en çekici olanlara ayırmanızı ve verdiğiniz mesajlarda bu nitelikleri merkeze koyarak kullanmanızı öneririm. Bu sayede mesajlarınız daha net ve yalın olacaktır. Bu çok da zor değil. Sadece hedef kitlenizin dikkatini çekmek için üç fikirden söz etmeniz gerekiyor. Yalnızca güçlü, anlaşılması kolay ve faydalı değil, aynı zamanda doğru bilgi olması önemli. Kampanyanın sonucunda aslında memnun müşterilerinizin arkadaşlarına veya meslektaşlarına “Bu gerçekten çalışıyor.” ya da “Gerçekten harika bir ürün.” demelerini bekliyoruz.

Bunların yanı sıra, mesajlarda verdiğiniz ters tepkiler işletmenize ciddi zarar verebilir ve bu gibi durumlar, bazen ne yazık ki kalıcı olabilir. Örneğin birçok uzman, Suzuki‘nin düşüşünü öngörüyordu ve gerçekten de Suzuki, ocak ayında ABD’de otomobil satışlarını durduracağını açıkladı. Bunun nedeni, sadece Suzuki’nin düşük maliyetli, yakıt tasarruflu araçlara sahip diğer araç üreticileri ile rekabet edemeyip pazar payını kaybetmesi değil; şirketin güvenilirlik mesajlarının, olumlu kullanıcı yorumları ile karşılaştırılmaması ve buna tanıtım mesajlarında yer verilmemesi nedeniyle Suzuki’nin araba satışında zorluk çekmesiydi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Unda Kurumsal Çözümler - Kurucu Ortak / Yönetim Danışmanı & Eğitmen

Bir Cevap Yazın

İzlanda Coca Cola Dünya Kupası Reklamını İzlanda Milli Takım Kalecisi Thór Halldórsson Yönetiyor!


Bayram’a karışan Dünya Kupası coşkusu tüm hızıyla devam ederken, karşılaştırmalar kadar heyecan verici detaylar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bu detaylardan bir tanesi de Coca Cola’nın İzlanda reklam filmi ile ortaya çıktı. Dünya Kupası’nda yarışan en küçük ülke olan İzlanda’nın futbol takımı oyuncularının birçoğu futbol kariyerlerinden önce birçok farklı alanda da yeteneklerini sergileme imkanı bulmuşlar. Öyle ki Coca Cola’nın Dünya Kupası’na özel İzlanda reklam filminin yönetmeni de İzlanda milli takımının kalecisi Thór Halldórsson olmuş.

İzlanda milli takımı kalecisi Hannes Thór Halldórsson 2018 Dünya Kupası döneminde kalesini korurken, öncesinde kendi ülkesinde yayına girecek olan Coca Cola reklamını yönetmiş. Futbolu profesyonel bir kariyer olarak görmeden önce Halldórsson film yönetmeni olarak çalışıyormuş. Hatta teknik direktör Halgrimsson’da milli takımı yönetmediği vakitlerde diş hekimliği yapıyor.

Filmde baskın tema Euro 2016’da efsaneleşerek bir milli takım geleneği haline gelen Viking alkışının baştan sona tüm İzlanda halkını günlük yaşamda nasıl sarıp, tek bir noktada bir araya getirdiği olurken, hangi takımı tutuyorsanız tutun, o efsanevi alkışın ritmi sizi reklam boyunca sizi de sarıyor.

Sanıyorum asıl güzel olan da birçok ülkenin milli takımında ülkesini temsil eden milyon dolarlık futbolculara karşın İzlanda gibi daha küçük yüzölçümlü ülkelerin oyuncularının futbolla beraber başka meslek dallarında da başarılı olması.

Öyle ki kale bekçisi Halldórsson bundan dört yıl kadar önce profesyonel bir yönetmenken ikinci iş olarak futbolla ilgileniyormuş. Şimdilerde kariyerini bir Danimarka takımı olan Randers FC’da sürdüren Halldórsson, İzlanda’da yayına girecek bu reklam filmi için bir istisna yaparak yönetmen koltuğuna geri dönmüş ve halkı Dünya Kupası coşkusu ile birleştirecek çok güzel bir işe imza atmış.

Sanırım en iyisi de güzelce kurgulanmış bu reklam filminde birleştirici unsurlarla beraber İzlanda’nın doğal güzelliklerini de seyretmek  oldu. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link