Markaların Spor Kulübü Sponsorluklarında ‘Bursaspor – Beşiktaş’ Karşılaşması

 

Marka olmak başka bir sorumluluğu beraberinde getirir. Tarafsız kalmanız oldukça zordur. Özellikle doğu toplumlarında bu, daha da zor bir süreçtir. Birilerini açık açık desteklemeyebilirsiniz ancak kökleriniz bir yere tutunmalı sizin de. Her marka bu seçimlerini mantıklı kararlar alarak yönetmelidir. Markalar için bu durum olmazsa olmaz bir zorunluluk halini almıştır.

John Grant kitabında köklere bağlı kalmanın ne derece önemli hale geldiğini anlatır. Doğu toplumlarında bu işin daha da katı kurallara bağlı kaldığını da ekler. Eğer köklerinizi devam ettirmiyor, bu anlamda bir geleneğe dayalı yolunuza devam etmiyorsanız, ayağınızın kayması ya da birkaç hatanın yapılması içten bile değildir. Artık dünya bunu gerektirir. Dünya altı doldurulmuş destekleri ister.

Çünkü asıl mesele şudur; güvenmek.

Artık markalar için bu durum çok tehlikeli bir hal aldı.

Güven konusu hassas, zor ve hatta bazen imkansız. Hal böyle olunca müşteri sadakati de imkansız hale gelmeye başladı gibi. Sonuçta markaların sadık müşteri kitlesi yavaş yavaş erirken, altını hikayeyle doldurduğunuz temsiller yollarına devam ediyorlar.

Çok yakın zamanda TOFAŞ’ın yaşamış olduğu bir mevzu da tam olarak bu çözümlemeye örnek olarak gösterilebilir. Çok yakın zamanda neşeyle, curcunayla açılan Beşiktaş’ın Vodafone Arena’sı da bu işin tam orta noktasında. Vodafone, bu işi çok güzel sahiplendi. Kendi de taraftarlardan biri oldu ama dayanak noktası Vodafone’un statlarına yatırımı idi.

vodafone

Ancak Bursaspor konusunda durum farklı oldu. Bursa halkını harekete geçiren de bu oldu. Bursaspor yönetimi çok yakın zamanda TOFAŞ yani Bursa temelli marka ile konuşma talebinde bulundu. Loca alım sürecinde bir katkı alabilmek adına  yaptıkları bu talebin karşılığını alamadıklarını söyleyen Bursa ekibi, görüşme bile yapamadığı markanın, daha sonra kendi logosunu Vodafone Arena’da Beşiktaş locasına yazdırınca olanlar oldu. Buna tepki olarak tüm Koç ürünlerine karşı tepki gösteren Bursa taraftarının sosyolojik açıklaması çok açık.

Kendini ait hissettikleri bir kültüre karşı duruşunu farklı yönde sergileyen marka, zaten güvenin zor elde edildiği pazarda çok acı bir kan kaybı yaşadı. Aslına bakarsanız görünürde belki oldukça az insan demek, ancak bugün sosyal medyanın gücü küçümsenemeyecek kadar açık. Bir markanın imajıyla ilgili bir eksi ifade, onu bu durumun içinden çıkamaz hale getirmekten geri kalmıyor.  Bu,  #koçürünleriboykot şeklinde başlatılan kampanyanın tüm Türkiye içinde ivme kazanması sadece 1 saatten az sürdü.

Koç Holding’in Beşiktaş ile uzun süredir yan yana duran imajının, onu zaten siyah beyaza ait kılıyor mu? Evet denilebilir. Ancak holdinglerin markalarının her birinin farklı kişilikler olduğunu ve farklı koşullar içinde bulunduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Holding olmanın sorumluluklarıyla, markalar olarak, bireysel sorumluluklar ve stratejiler tamamen farklı değerlendirilmeli mi? Bence evet. Bu yüzden marka çatımız var. Bu yüzden marka kimliğimiz, kişiliğimiz var. Bu yüzden her marka başka başka renkler ve sloganlar altında şekilleniyor. Bir ailenin üyelerinin her birini, aileye genellikler öne sürerek değerlendiremezsiniz sonuçta.

tofaş bursa

Üretim fabrikası Bursa’da yer alan TOFAŞ için ilk aksiyonu Bursaspor yönetim kurulu alarak, Tofaş’ın spor salonunu artık basketbol takımı için kullanmayacağını söyledi. Buradan baktığımızda Bursaspor markası için doğru bir hareketi, kriz yönetimi anlamında verildiğini söylemek yanlış olmaz. Ancak TOFAŞ için hem ezeli rakip olduğunu da düşünürsek Beşiktaş locası konusunda ne kadar doğru hareket ettiğini değerlendirmek de oldukça zor. Burada lokal düzene, geleneksel özelliklere ve sosyolojik bağlılığa dikkat etmek gerekiyor. Ne yazık ki zaman, bize göstere göstere gelen trendin köklere bağlılık olduğunu gösteriyor. Bu bilgi ve ön görüyle birlikte, durumun değerlendirmesini yapmaya da sizi davet ediyorum…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Listeli İçerikleri Daha Çok Sevmemizin 5 Nedeni

Son dönem trend içerikler sunan birçok sitenin çok sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri, oluşturdukları listeli içeriklerdi. Bu içerikler o kadar popüler hale geldi ki, haber sitelerinde, pazarlama bloglarında vb. birçok yerde bu tarz yazılarda patlama yaşandı.

Etkili başlık oluşturmanızı sağlayan 7S kuralından belki de en önemlisi olan sayıların, listeli içeriklerin başlıklarında mutlaka yer alması da bu içeriklerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırdı. Peki nedir bu sayıların sırrı? Neden bu tarz içeriklere daha fazla tıklanıyor?

 

1-) Düzeni Seviyoruz

aa

Blog yazıları için “Yazılarınızı paragraflara ayırın”, “Alt başlıklar kullanın” gibi bazı tüyolar vardır. Bu tüyoların altında yatan ana sebep, düzenli yazıların daha fazla okunabilir olmasıdır. Çünkü insanlar okuması kolay ve bölümleri arasında rahat geçişler yapabileceği yazıları daha çok seviyor. Yazı başlığında listeleme yönteminin işareti olan bir rakam (bu yazının başlığındaki gibi) gördüğümüzde, madde madde düzenlenmiş bir yazının çekiciliği bizi yakalıyor.

2-) Netlik İstiyoruz

150413113851_lists_624x351_bbc_nocredit

İnsan beyni her zaman belirsiz olan yerine net olanı tercih eder. Bu yüzden “Güne zinde başlamak için ipuçları” başlığına sahip bir yazı yerine başlığı “Güne zinde başlamak için 7 ipucu” olan bir yazı daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü nettir, yazıya tıkladığında karşınıza 7 tane madde çıkacağını bilirsiniz. Diğer başlık ise içerikle alakalı herhangi net bir şey vaat etmediği için insanlardaki tıklama dürtüsünü daha zor harekete geçirir.

3-) Merak Ediyoruz

merak

Karşımızda içinde sayı içeren bir başlık gördüğümüzde, ister istemez bilinçaltımızda “Neymiş o 4 ipucu?”, “Acaba 8 başarılı örnek hangisiymiş?” gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü sayılar, merak duygusunu tetikliyor. Bu merak duygusu yazıya tıklamayı beraberinde getiriyor. Hatta çoğu web sitesi bu merak duygusunu kullanarak, daha fazla sayfanın görüntülenmesi için listeli içeriklerini adım adım (galeri formatında) veriyor. Adeta “makas kesmiyor” diyerek bizden her seferinde 1 tıklama daha istiyor.

4-) Sınırlandırılmak İstiyoruz

sınır

Bu kötü olarak algılanmasın. Gün içerisinde hepimiz koşuşturma halindeyiz ve bu yüzden zamanımız çok değerli. Vakit bulup da internette dolaştığımız zaman da bir yazıyı okumak için çok fazla zaman ayıramıyoruz (istisnalar dışında). Başlıklarda yer alan sayılar ise o içeriğin kapsamı hakkında bize bilgi veriyor. Tabii ki her yazının bir sonu vardır ancak sınırların baştan çizilmiş olmasıçok uzun olmadığını, uzun olsa bile belirtilen sayı kadar başlık olduğunu

5-) Güven Duyuyoruz

Güven verin

Sayılara; gerek sunumlarda, gerek haberlerde, gerek bir şeyi ispatlamaya çalışırken çok fazla ihtiyaç duyarız. Sayılar ilgi çekicidir ve karşı tarafta güven duygusunu uyandırır. Bu yüzdendir ki “Sosyal mecraların kullanım sayıları” vb. yazılar, geçmişte yüzlerce defa yazılmış olsa bile hala ilgileri toplayabiliyor.

Sayıların yarattığı bu güven duygusu, listeli içeriklerdeki başlıklarda da işe yarıyor. “Gripten korunmanın etkili yolları” başlığı yerine “Gripten korunmanın 9 etkili yolu” başlığı daha çok ilgi çekiyor. Çünkü söz konusu maddelerin belli bir araştırma ve emek sonucunda ortaya çıkarıldığı, bazı ispatlara dayandırıldığı hissiyatı oluşuyor.

Sonuç

Listeli içeriklerin başlığını her gördüğümüzde yukarıdaki 5 psikolojik etkinin hepsinin birden devreye girdiğini iddia edemem. Ama her tıklamamızda bu 5 etkenden bir ve birkaçının bizi harekete geçirdiğini düşünüyorum. Yazımı, listeli içeriklerin ne kadar popüler duruma geldiğini gösteren, Serdar Kuzuloğlu’nun sunumundan bir kare ile sonlandırıyorum. =) (Parantezin içine dikkat)

liste içerik serdar k

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beşiktaş’tan Ne Olursan Ol “Come To Beşiktaş” Reklamı

Beşiktaş tüm dünyaya Beşiktaş’ı tanıtmak ve herkesi Beşiktaş’a çağırmak için yayınlanacak global bir kampanyaya imza attı. Mevlana’nın “Ne olursan ol gel” felsefesinden esinlenerek yarattıklarını söyledikleri kampanya sosyal medyada ülke çapında çok beğeni topladı. İşte Beşiktaş’ın “Come To Beşiktaş” isimli reklam filmi:

CNN Türk’ün haberine göre, dünya televizyonlarında ve sosyal medyada yayınlanması için bu projeyi finanse edeceklerini söyleyen Fikret Orman, bu amaçla bir reklam kampanyası başlattıklarını söyledi.

Orman, “Beşiktaş markasını herkese açtığımızı anlatmaya çalışan bir reklam hazırladık. Mevlana’nın sözlerinin buna ışık tutabileceğini düşünerek ‘Ne olursan ol yine gel’ temasını kullandık” diye konuştu.

Daha sonra reklam filminin gösterimi yapıldı. Filmde Beşiktaşlı oyuncuların da rol alması dikkat çekti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link