Markalar Reklamlarında ‘Duyguları’ Nasıl Kullanıyor ? – 2

Geçtiğimiz yazıda reklamlarda kullanılan dört temel duygunun tüketicilerde satın alma kararlarını nasıl etkilediğinden bahsetmiştik. Bu temel dört duyguyu mutluluk, üzüntü, öfke ve tiksinme korkma- şaşırma olarak sıralayabiliriz. Artık reklamcılığı özellikle 2000’lerin ilk yıllarından sonra marka deneyimi yanı sıra tüketicilerle pazarlama iletişimi bağlamında da duygusal bir bağ kurmasının gerekliliğinden dolayı sadece espri ve alay içeren reklamlardan ziyade duyguların öne çıktığı reklamlara daha fazla ilgi gösterdiğini anlatmıştık.

İlk yazıyı okumayanlar konuya başlangıç açısından buraya göz atabilirler. Öyle ki o yazı da mutluluk ve üzüntü ile ilgili bir kaç reklam örneği bulabileceklerdir. Bu yazıda ise biz öfke ve korku duyguları üzerinden devam edeceğiz.

Korkma-Şaşırma

Korku kişilerin doğal içgüdülerinden birisidir. Korku kişilerde dışarıdan gelecek tehditlere karşı anında tepki oluşturarak hayatta kalma şansını artırır.

İnsanlar korktukları zaman korkularını gidermek adına anında karşı tepki geliştirirler. Bizim için odaklanılması gereken nokta da bu zira kaç kişi kaza riskinden korkarak sigorta yaptırdı mesela. Bunun gibi örnekler çoğaltılabilir ama asıl odaklanılması gereken kötü bir şeylerin olacağına dair korku imajı yüklü bir reklama maruz kalmanız siz de o durumu yaşamamak adına birşeyler satın alma itecektir.

Mad Men ‘de ünlü karakter Don Draper şöyle demişti: “Reklam bir şeye odaklanır: Mutluluk Peki mutluluk nedir biliyo rmusunuz? Mutluluk yeni bir arabanın kokusudur. Korkudan arınma .Yol kenarında gördüğün, yaptığın şeyler için sana ‘iyi’ diyen bir billboard. Sen iyisin.”

Aslında size endişe ve korku hissettirecek bir çok reklama gün boyunca rastlıyorsunuz. Bunlar artık televizyonlarda sıklıkla yayınlanan sigara içmeniz durumunda size ve ailenizin yaşabileceği potansiyel olumsuzlukların yer aldığı bilimum kamu spotlarından başlıyor, yine size ve sevdiklerinize ve dünyaya yaptığınız şeylerin verebileceği zararlarla ilgili uyarı mesajı veren reklamlarla devam ediyor.

Ancak reklamlarda bu tip ögelerin kullanımı mutluluk kadar kolay değil, riskli. Reklamlarda kullanılan korku ögeleri izleyiciler tarafından tepki de alabilir.

Reklamda sürpriz kullanımı da izleyiciye yakalama noktalarından birisi olarak sıklıkla kullanılır. En başarılı örneklerinden birisi birçoğumuzun daha önceden gördüğü “Love has no labels”

Öfke- Tiksinme

Bir çok insan öfkeden kaçınmanın kendimiz için yapabileceğimiz en iyi şeylerden olduğundan bahseder. Olumsuz bir duygu olan öfke negatif çağrışımları beraberinde getirir. Ancak bazı durumlarda öfke duymak sizi harekete geçirecek bir güç olabilir. Eşitisizliğe, adaletsizliğe ve önyargılara karşı savaş açabilirsiniz. Sinirlemek sizi harekete geçirebilir.

Negatif duyguları yansıtan imajlar genelde mutluluk ögeleri gibi kişiler arasında hızlıca yayılmazlar ancak farkındalık sağlarlar.

Orkid’in başlattığı “Kız Gibi” kampanyası Emmy, Cannes Grand Prix ve Grand Clio kazanan bir kampanya olarak bu kategoriye en güzel örnek olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Welder Moody, Tüm Dünyayı Modunu Paylaşmaya Davet Ediyor!

İnsanların içinde olduğu modun, zamanı tanımlayan tek şey olduğuna inanan Welder Moody, #ShareYourMood etiketiyle dünyayı modunu paylaşmaya davet ediyor.

Yeni başlayan kampanyada, tüm dünyadan Instagram kullanıcıları, hangi modda olduklarını anlatan videolar çekmeye ve #ShareYourMood etiketi ile paylaşmaya davet ediliyor.

Kampanya için anlaşılan, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan influencer’ların da katılımı sayesinde #ShareYourMood şimdiden geniş bir kitleye yayılmaya başladı.

Paylaşılan videolar arasından her hafta kazanan bir Instagram kullanıcısına seçtiği bir adet Welder Moody saat hediye edilip, videosu haftanın kazananı olarak Welder Instagram hesabından tüm dünya ile paylaşılıyor.

Ancak asıl proje buradan sonra başlıyor!

Her haftanın kazanan videoları birleştirilerek Welder Watch’ın küresel reklam filmi oluşturulacak! Reklam filminin müziği ise Amerikalı bağımsız müzik grubu UTAH tarafından hazırlandı.

Aralık 2017’de başlayan ve 2018 yılı boyunca da devam edecek olan #ShareYourMood kampanyasında her hafta seçilen bir videonun sahibi kendi seçeceği bir Welder Moody saatin sahibi olmaya devam ederken, küresel reklam filmleri ise katılımcıların videolarıyla oluşturulmaya devam edilecek.

Welder Watch için 14 ülkede sürdürülen iletişim çalışmaları İstanbul merkezli olarak Promoqube tarafından yürütülüyor.

Welder Watch’ı sosyal medyada takip etmek için:

Proje Sahibi: Welder Watch

Yaratıcı Ajans: Promoqube

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mc Donald’s’da Kullanılan Ambalajlar 2025’e Kadar Geri Dönüştürülebilir Olacak

Bir fast food restoranında hayal edin kendinizi, kalabalık gürültülü bir ortam, sizden önce birçok kişinin yemek yediği tepsiler, onların üzerinde kağıt Amerikan servisler, hamburger ve patates kızartması kutuları derken aslında çöp olan ne kadar fazla geri dönüştürülebilir atık olduğunu düşününce şaşırıyorsunuz öyle değil mi? Peki çöpe gitmek zorundalar mı, artık değiller.

Dünya’nın en büyük fast food restoran zinciri Mc Donald’s 7 yıl içinde kullandığı tüm ambalajları yenilebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedeflediğini açıkladı. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan hayat tarzına olan destekleri her ne kadar devam ediyor olsa da yine de bu hamleyi yapıyor olması sektörü bu konuda ateşleyecek olması bakımından heyecan verici.

Müşterilerinin en önem verdiği bu detayı kendine amaç edinerek, çevre dostu paketleme sistemine tüm restoranlarda geçmeyi hedeflediğini belirten zincir, 2025’e kadar tüm ambalajlarını yenilebilir, geri dönüştürülebilir ve bu konuda sertifikalı kaynaklardan edineceğini ve çalışacakları şirketlerin, ormanların korunmasına katkı sağlayan Forest Stewardship Council sertifikalı olmasına dikkat edeceklerini duyurdu.

Her ne kadar Mc Donald’s ‘da kullanılan ambalajları yarısı hali hazırda yenilenebilir kaynaklardan ediniliyor olsa da bu miktarda ürünü kullanan restoran sayısının %10’u geçmediğini ancak 2025’e kadar tüm restoranlarda aynı standardın uygulanacağı duyurdu.

Ancak yine de bu konuda daha büyük bir farkındalık yaratılması ve standart oluşturulması için farklı endüstrilerde de elini taşın altına koyması gereken şirketler bulunuyor. Böylelikle yeni “geri dönüşüm programları” açılarak konu hakkında geniş bir bilinçlendirme faaliyeti yürütülebilir.

Ancak yine de neredeyse 30 sene önce atık miktarını azaltmaya başlayan Mc Donald’s ‘ın 7 sene içinde bu adımı tamamlıyor olması domino etkisi yaratacak gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link