Markalar için Fiziksel Gerçeklik

Harry Potter ile başlayan sihir dünyasının ziyarete açılan parklarını hiç duydunuz mu? Amerika’da ve Londra’da bunun için özel inşaatlar yapıldı.

Her sene milyonlarca insan, hayal ürünü olan bir sokağı, dükkânlar zincirini görmek için akın ediyor. Aslında var olamayan bir yeri ziyaret etmek için uçağa biniyor, ayaklanıyor, vizeyle uğraşıyor, otel parası verip, zamanını harcıyor.

Neden peki?

Çünkü fiziksel olarak orada bulunma ihtiyacı bağı kuvvetlendiriyor.

Bir marka için fiziksel varlığının sunumu iletişimdeki en önemli konudur.

Bunu inkâr etmek neredeyse imkânsız.

Olay şu, siz istediğiniz kadar muhteşem bir logo yaratın, kusursuz bir hikayeniz olsun, göz alıcı renkleriniz ve görselleriniz kaplasın her yeri; iletişim platformunda, yüz yüze geldiğinizde, bu süreci yönetemiyorsanız, marka olmanızın kimseye faydası yoktur. Marka olmanın asıl yolu, tüketiciyle yüz yüze gelindiğinde oluşturulan enerjidir.

Paşabahçe bu yüzden çok sevilir.

Kusursuz bir şekilde tasarlanmış ve tam bir müşteri dostu ortama sahiptir çünkü.

Her şey sizin içindir.

İçeriye girdiğinizde, dışarıda hava nasıl olursa olsun, ortalama bir sıcaklık, nefis bir havalandırma, ferah bir koku sizi karşılar. Arkanızdan kapı zarifçe kapandığında, onun dünyasındasınızdır artık. Kokuya burnunuz gitgide daha çok alışır ve ferahlık hissi sizin bıkmanıza izin vermeden, dükkânın her yerini dolaşmanızı sağlar.

Sonra ürünlerin sunum şekline farkında olmadan kapılırsınız. Aradığınızı bulmaktan vazgeçer, dikkatinizi dağıtan milyonlarca güzel eşyayı tek tek görmek istersiniz.

Bence işin en can alıcı noktalarından biri de neredeyse kadın hobisi olarak özdeşleşmiş bu dünyanın erkekleri de aynı şevkle içine çekebiliyor olması. Sadece kapıdan sokmakla kalmıyor, saatlerce orada kalmalarını da başarıyor. Bu, örnek alınması gereken, incelenmesi gereken bir konu. Zaten segmente etmenin karşısında duran yeni düzende bunu, fiziksel bir ortamla başarıyor olmak örnek bir davranıştır.

Yani her şey sanal gerçekliğe kayıyorsa da artık fiziksel gerçekliğin o kadar da önemli olmadığını düşünen markaların iki kere kendini sorgulaması gerekiyor.

Asıl konu kokunun pahalı bir yatırım olması olmamalı.

Kokunun ne kadar siz olduğu önemli olan başlık olmalı.

Bir marka kendine hep şunu sormalı ‘ müşterime ne kadar dokunabiliyorum? ‘

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Kiğılı’dan Sevgililer Günü İçin Sosyal Deney

Kiğılı bu Sevgililer Günü için yaptığı sosyal deney videosunu sosyal medyadan yayınladı. #SeniGordugumZaman isimli sosyal deneyde Kiğılı özel günlerde güzel ve şık giyinmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapıyor.

Hazırlanan videoda kadınlar ve erkeklere ilk tanıştıkları anlarla ilgili sorular soruluyor. İlk olarak erkeklere sorulan soruların aynıları sonradan kadınlara da soruluyor. “İlk buluşmada ne yediniz”, “nerede tanıştınız”, “evlilik teklifi nasıl geldi” gibi sorulara yanıt vermesi istenen çiftlere son olarak, “onu ilk gördüğünüz zaman ne giyiyordu” diye soruluyor. Kadınlar sorunun cevabını net bir şekilde verebilirken, erkekler bu soruyu o kadar rahat yanıtlayamıyorlar. Kiğılı bu sosyal deney videosunu, “Tüm özel anlarda olduğu gibi bu Sevgililer Günü’nde de ne giydiğiniz hatırlanacak” mesajıyla sonlandırıyor.

Marka, aynı konsept çatısı altında bir de sosyal medya da bir yarışma düzenliyor. instagtagram.com/kigiligiyim adresinde düzenlenen yarışmada, takipçilerin yarışma postunun altına sevgilisini etiketleyip, ilk tanıştıkları gün üzerinde ne olduğunu yorum olarak paylaşması bekleniyor. Hediye olarak ise 4 adet 500 TL’lik hediye çekinden birini kazanma şansı sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Diesel, Müşterilerini Korsan Mağazasıyla Kandırdı (!)

Diesel

Ünlü giyim markası Diesel, New York’un sahte ürün satan mağazalarıyla ünlü yeri Canal Street’te, korsan dükkânını açtı. Kelime oyunu yaparak Deisel etiketi altında, tamamen kendi üretimi olan ve sınırlı sayıda üründen oluşan koleksiyonunu burada satışa sunan markanın bu girişiminden ise dükkâna gelenlerin elbette haberi yoktu.

Diesel ürünü aldığını bilmeyen birçok müşterinin geldiği dükkân, aslında korsan ürün satan bir yer değildi. Fakat gerek satıcı rolü için seçilen kişilerin ziyaretçilere yaklaşımı, gerekse aksanlı konuşması ve tam anlamıyla sahte ürün satan bir tezgâhtar gibi davranması, fikrin sorunsuz bir şekilde hayata geçmesini sağladı.

Markanın bu yılki ilkbahar-yaz kreasyonunun tanıtımı için düzenlediği pazarlama çalışmalarının bir parçası olan olay, Diesel’in “Go with the Flaw” mottolu ve kimsenin mükemmel olmadığını, kusurlarımızla yüzleşmemiz gerektiği temalı kampanyasıyla da taban tabana uyuyor. Publicis New York ekibinin imzasını taşıyan bu eğlenceli projenin videosunun yapımcılığını Rival School Pictures, yönetmenliğini ise Andrew Lane üstlenmiş.

Yaklaşan New York Moda Haftası rüzgârını da arkasına alan marka, korsan ürünlerin New York’taki merkezi Kanal Caddesi’nde açtığı sahte mağazası ve burası için çektiği komik videoyla sosyal medyada da dikkat çekti. Dükkânı ziyaret eden müşterilerin tepkileri, eminiz ki sizin de yüzünüzü güldürecek.

Kim bilir? Belki bir gün Diesel ya da başka bir meşhur markayı, adını gizlice değiştirmiş şekilde, İstanbul’un Canal Street’i sayabileceğimiz Tahtakale’de bir tezgâhta görebiliriz, ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link