Marka Yaratma Sürecinde Kelime Stratejisi

Marka yaratma sürecinde dikkat etmemiz gereken bir sürü unsur vardır. Bunlardan en önemlisi, öncelikle tüketicilerin zihninde bir kelimeye sahip olmaya çalışmaktır. Bunu günümüzde başaran bir çok şirket mevcuttur. Bizler, yani tüketiciler o markaların ismini duyduğumuzda veya telaffuz ettiğimiz taktirde bilinç altımız o kelimeleri bizlere fark ettirmeden aklımıza getirir. Eminim şimdi o kelimeleri merak ediyorsunuzdur.

Volvo dediğim zaman aklınıza ne geliyor?

Hemen aklınızdan geçeni söyleyeyim. Güvenlik!

Bir kez bir marka bir kelimeye sahip oldu mu, rakip firmalar o kelimeyi kolay kolay o markadan bir daha söküp alamaz.

Volvo markası kuruluşundan itibaren insanlara güvenlik kelimesini markasıyla bütünleştirmeye yönelik çalışmalarda bulunmuştur. Reklamlar haricinde bunu müşteri bilinci oluşturarak sağlamıştır.

Günümüzde artık neredeyse her arabada global bir konumlama sistemi olan GPS sistemi mevcuttur. Volvo bu GPS sistemini ekleme konusunda direnç göstermiştir. Çünkü bu ekran, sürücülerin gözünü yoldan ayırmasına neden olduğu için tehlike oluşturuyordu. Fakat sonunda Volvo kullanımı en kolay ve güvenli olan ekranı geliştirerek, kendini güvenlik konusunda bir kez daha ispat etmiştir.

selpak5

Başka yerli marka örneği ile devam etmek istiyorum. Selpak Türkiye’nin ilk kağıt mendil markasıdır. İlk olması bu markaya çok önemli bir özellik kazandırmıştır. Bu özellik markanın bir kategori kelimesine sahip olmasını sağlamıştır.

Peki Selpak zihinlerde hangi kategori kelimesine sahiptir?

Tabi ki Selpak! Yani kağıt mendil!

Düşünün kaçınız şu soğuk kış günlerinde çantaların ve ceplerin vazgeçilmezi olan kağıt mendili bir marketten veya büfeden isterken bir Selpak alabilir miyim? diyor.

Bu kağıt mendil piyasasına ne kadar güçlü marka girerse girsen, bu kategori isimi her zaman Selpak kalacaktır.

Fed_Ex_5

Son olarak FedEx örneğini vermek istiyorum. FedEx yani kısaltılmamış isimi ile Federal Express, bu piyasada baş aktör olmadan önce en büyük rakibi olan Emery Air Freight şirketinin gölgesinde bulunmaktaydı.

Rakibinin bir hizmet alanında yoğunlaşması yerine, pek çok hizmet sunarak düştüğü hatayı fırsata çevirdi. Hedefini daraltıp sadece “overnight” diğer bir anlamı ile 24 saat içinde her yere teslimat hizmetine odaklandı.

Bu hizmet bilhassa iş dünyası yöneticilerinin vazgeçilmezi oldu. Yüksek fiyat ve gösterişli paketlemenin sonucu olarak, insanlar “bu paketler önemli olmalı, çünkü FedEx getirdi” düşünmeye başladılar.

Böylece FedEx overnight kelimesini tüketicilerin zihnine kazımış oldu hemde marka anlamında ciddi bir ivme kazandı. Bu strateji ile FedEx dünyanın en önemli şirketler arasına girmeyi başardı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Welder Moody, Tüm Dünyayı Modunu Paylaşmaya Davet Ediyor!

İnsanların içinde olduğu modun, zamanı tanımlayan tek şey olduğuna inanan Welder Moody, #ShareYourMood etiketiyle dünyayı modunu paylaşmaya davet ediyor.

Yeni başlayan kampanyada, tüm dünyadan Instagram kullanıcıları, hangi modda olduklarını anlatan videolar çekmeye ve #ShareYourMood etiketi ile paylaşmaya davet ediliyor.

Kampanya için anlaşılan, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan influencer’ların da katılımı sayesinde #ShareYourMood şimdiden geniş bir kitleye yayılmaya başladı.

Paylaşılan videolar arasından her hafta kazanan bir Instagram kullanıcısına seçtiği bir adet Welder Moody saat hediye edilip, videosu haftanın kazananı olarak Welder Instagram hesabından tüm dünya ile paylaşılıyor.

Ancak asıl proje buradan sonra başlıyor!

Her haftanın kazanan videoları birleştirilerek Welder Watch’ın küresel reklam filmi oluşturulacak! Reklam filminin müziği ise Amerikalı bağımsız müzik grubu UTAH tarafından hazırlandı.

Aralık 2017’de başlayan ve 2018 yılı boyunca da devam edecek olan #ShareYourMood kampanyasında her hafta seçilen bir videonun sahibi kendi seçeceği bir Welder Moody saatin sahibi olmaya devam ederken, küresel reklam filmleri ise katılımcıların videolarıyla oluşturulmaya devam edilecek.

Welder Watch için 14 ülkede sürdürülen iletişim çalışmaları İstanbul merkezli olarak Promoqube tarafından yürütülüyor.

Welder Watch’ı sosyal medyada takip etmek için:

Proje Sahibi: Welder Watch

Yaratıcı Ajans: Promoqube

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mc Donald’s’da Kullanılan Ambalajlar 2025’e Kadar Geri Dönüştürülebilir Olacak

Bir fast food restoranında hayal edin kendinizi, kalabalık gürültülü bir ortam, sizden önce birçok kişinin yemek yediği tepsiler, onların üzerinde kağıt Amerikan servisler, hamburger ve patates kızartması kutuları derken aslında çöp olan ne kadar fazla geri dönüştürülebilir atık olduğunu düşününce şaşırıyorsunuz öyle değil mi? Peki çöpe gitmek zorundalar mı, artık değiller.

Dünya’nın en büyük fast food restoran zinciri Mc Donald’s 7 yıl içinde kullandığı tüm ambalajları yenilebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedeflediğini açıkladı. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan hayat tarzına olan destekleri her ne kadar devam ediyor olsa da yine de bu hamleyi yapıyor olması sektörü bu konuda ateşleyecek olması bakımından heyecan verici.

Müşterilerinin en önem verdiği bu detayı kendine amaç edinerek, çevre dostu paketleme sistemine tüm restoranlarda geçmeyi hedeflediğini belirten zincir, 2025’e kadar tüm ambalajlarını yenilebilir, geri dönüştürülebilir ve bu konuda sertifikalı kaynaklardan edineceğini ve çalışacakları şirketlerin, ormanların korunmasına katkı sağlayan Forest Stewardship Council sertifikalı olmasına dikkat edeceklerini duyurdu.

Her ne kadar Mc Donald’s ‘da kullanılan ambalajları yarısı hali hazırda yenilenebilir kaynaklardan ediniliyor olsa da bu miktarda ürünü kullanan restoran sayısının %10’u geçmediğini ancak 2025’e kadar tüm restoranlarda aynı standardın uygulanacağı duyurdu.

Ancak yine de bu konuda daha büyük bir farkındalık yaratılması ve standart oluşturulması için farklı endüstrilerde de elini taşın altına koyması gereken şirketler bulunuyor. Böylelikle yeni “geri dönüşüm programları” açılarak konu hakkında geniş bir bilinçlendirme faaliyeti yürütülebilir.

Ancak yine de neredeyse 30 sene önce atık miktarını azaltmaya başlayan Mc Donald’s ‘ın 7 sene içinde bu adımı tamamlıyor olması domino etkisi yaratacak gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link