Marka Logolarının Alakasız Ürünlerin Üstünde Yer Aldığı Ambalaj Tasarımları

Nike’ın kola ürettiğini, Netflix’in bir ilaç şirketi olduğunu, Marlboro’nun fast food işine girdiğini, Starbucks’ın kahve yerine cam temizleyicisi sattığını, Adidas’ın bir diş macunu markası olduğunu, Pepsi’nin ise motor yağı ürettiğini düşünün. Sizce sattıkları ürünlerin ambalajları nasıl görünürdü?

İşte tasarımcı Mike Stefanini de tam olarak bu düşünceden yola çıkarak popüler markaların logolarını tamamen alakasız ürünlerin ambalajlarına yerleştirdi. Tasarımlar içinde en çok öne çıkanlardan biri, Coca Cola kutusunun üstüne yerleştirilen Nike logosu oldu. Bununla birlikte Shell’in logosunun bir süt kutusunun üstünde yer alması ve kutunun yanındaki bardağın içinde petrol/benzin olması da göze çarpıyor.

Ayrıca tasarımlarda, son günlerde tartışmalı haberlerle gündeme gelen McDonald’s  markasının logosuna bir Nutella Çokokrem kavanozunun üstünde yer verilmesi de dikkat çekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

2017’nin En Yaratıcı 10 Ambalaj Tasarımı

Ambalaj tasarımı, bir ürünün müşteri tarafından farkedilmesini sağlayan en önemli unsurdur. Bununla birlikte, ürünün ambalaj tasarımının dikkat çekici olması büyük önem taşımaktadır. Bir ürünün ambalaj tasarımı ne kadar yaratıcı ise ürün o kadar dikkat çeker. Şimdi hep birlikte 2017 yılının en yaratıcı ambalaj tasarımlarından bazılarına göz atıyoruz.

Helvetimart

Helvetimart, İsviçre’nin Lozan şehrinde yer alan bir süpermarket. Süpermarket, müşterilerine çok geniş yelpazede market ürünleri ve yüksek kaliteli, özel İsviçre ürünleri sunuyor. Bununla birlikte Helvetimart, müşterilerin bu özel İsviçre ürünlerinin geldiği küçük eyaletler ve onların ürünleri hakkında bilgi edinebildikleri günlük tadım testleri ve atölyeler düzenliyor. Meksikalı grafik tasarım stüdyosu Anagrama da Helvetimart için bu özel İsviçre ürünlerinin geldiği eyaletlerin bölgesel bayrakları ve antik mimarisine uygun olarak bir marka kimliği oluşturdu.

Delysoy

Çoğu geleneksel ambalaj tasarımı, kullanıcının ürünü paketi açmadan görmesine izin vermez. Modern tasarımcılar ise paketin içeriğini kısmen de olsa görmeye imkan tanıyan yeni ambalaj tasarımlarını deniyorlar. Bu fikir, yaratıcı tasarımlarla birleştiğinde de ortaya eğlenceli ambalaj tasarımları çıkabiliyor. Makarna markası Delysoy’un ürünlerinin ambalaj tasarımları ise bu fikrin en iyi örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Talor&Jorgen

Norveç merkezli Talor&Jorgen, dünyanın çeşitli bölgelerinden getirttiği kahve çekirdeklerini taze ve kavrulmuş bir şekilde, küçük kutularda müşterilerine ulaştırdığı bir kahve aboneliği hizmeti sunuyor. Oslo merkezli Bielke & Yang isimli stüdyo tarafından yapılan Talor&Jorgen’in kahve kutularının renkli ambalaj tasarımları, markanın erişilebilir konumu ve kahvesinin tazeliğini ifade ediyor.

Trafiq

Belirgin ve karışık olmayan tasarımlar her zaman iyi karşılanır. Bu yıl tasarımcılar, her zamankinden daha fazla minimalistik tasarımın, harika renklerin ve kısa mesajların gücünün üzerinde durmuş gibi görünüyor. Catering hizmeti de veren Trafiq isimli kafe ve pastanenin ürünlerinin ambalaj tasarımları da bunlardan yola çıkılarak yapılmış.

Monstea

Ambalaj tasarımlarının yaratıcı olmasının yanı sıra, çok fonksiyonlu ve eğlenceli olması da önemlidir. Özellikle çocuklara yönelik ürünlerde bu unsurların olması büyük önem taşıyor. Bir poşet çay markası olan Monstea’nin ürünlerinin ambalaj tasarımları bütün bu unsurları bünyesinde barındırıyor.

Icelandic Glacial

Ürünün belirgin özelliklerinden birini ya da birkaçını birden temsil eden ambalaj tasarımları, here zaman ürünü en iyi yansıtan ambalaj tasarımları olarak dikkat çeker. Tabii, böyle bir ambalaj tasarımı yaparken de tasarımcının yine bunu yaratıcı bir şekilde ifade etmesi gerekir. Bu tarz ambalaj tasarımlarına en iyi örneklerden biri ise Icelandic Glacial (İzlanda Buzulu) isimli buzul suyunun şişe tasarımı olarak öne çıkıyor.

Puree

Bazı markalar, müşterilerine daha özgün ve nostaljik bir deneyim yaşatmak için ürünlerini bir posta şeklinde ambalajlıyorlar. Ve bu otantik ambalaj tasarımları kesinlikle ürünün farkedilebilirliğini artırıyor. Bir organik tıbbi sebze üreticisi olan Puree markası ise ürünlerinde bu tarz bir ambalaj tasarımını en iyi şekilde kullanan markaların başında geliyor.

Milkö

Milkö, aslında Brezilyalı bir öğrencinin tipografi dersi için ortaya çıkarttığı bir tasarım projesi. Bu projeyi geliştiren Giovani Flores isimli Brezilyalı öğrenci, Milkö ismini verdiği bu süt şişelerinin tasarımlarını baştan sona kendi yaparken logoyu da el yapımı bir yazı tipi kullanarak tasarlamış.

Firefly

Firefly; kırmızı frenk üzümü, greyfurt gibi meyveler ve yeşil kahve, melekotu gibi bitkiler kullanılarak hazırlanan bir meyve suyu markası. Meyve suyunun ambalajında, içeriğine uygun olarak çeşitli çiçeklerin ve bitkilerin yer aldığı renkli bir tasarım tercih edilmiş. Firefly’ın bu kendine özgü ambalaj tasarımı Londra merkezli B&B Studio tarafından yapılmış.

Resonance

Renklerin duyguları harekete geçirerek satın alma kararını etkileyebilme gibi bir özelliği vardır. Ve bu yüzden renkler, bir ambalaj tasarımında her zaman en önemli unsurlardan biri olmuştur. Ambalaj tasarımında renkler ne kadar iyi kullanılırsa ürünün, müşterinin dikkatini çekme ihtimali de o kadar artar. İçecek markası Resonance, sahip olduğu meşrubat kutusu tasarımıyla bunu en iyi şekilde başaran markalardan biri.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Starbucks’ta Neden Sıra Bekliyoruz?

“Müşteri deneyimi tasarlamak”, “müşteri deneyimi sunmak” bunlar son zamanlarda en çok duyduğumuz cümleler arasında. Markalar başarının insanlarda marka algısı oluşturmaktan geldiğini ve sadece reklamlarla bu algıları yönetmenin neredeyse imkansız olduğunu anladığından beri müşteri deneyimi sunmanın peşine düştüler. Hele ki önümüzde Apple, Starbucks gibi başarılı temsilciler olunca müşteri deneyiminin önemini inkar etmeye kimse cesaret edemiyor.

2.dalga kahve anlayışı da denilen, kahvenin bir ürün olmaktan çıkıp bir deneyime dönüşmesini sağlayan şey Starbucks’ın doğuşu ve global arenaya çıkışıdır. Daha önce “Üçüncü Dalga Kahve Anlayışının Yansımaları” yazımızda bundan bahsetmiştik. Starbucks ürün değil deneyim satan bir marka. Starbucks aslında kahve satmıyor; sütünüzü, şurubunuzu, bardak boyunuzu seçtiğiniz, kahvenizin yapılışını izlediğiniz ve eliniz yanmasın diye geliştirilen kartonları isminizin yazılı olduğu özel tasarım karton kahve bardaklarına geçirdiğiniz bir deneyim sunuyor size.

Starbucks ile ilgili ortaya atılan iddialardan birisi kahvelerine bağımlılık yapan bir madde koyduklarıydı ancak aslında gerçek markanın sunduğu deneyimin bağımlılık yapması. Starbucks’a gidip “Soya sütlü misto, ekstra vanilya şurubu lütfen…” demek için sabırsızlanıyoruz.

Starbucks’ın pazarlama stratejilerinden başka bir tanesi daha bir dönem çok konuşulmuştu. Starbucks çalışanları karton bardaklara isimlerimizi bilerek mi yanlış yazıyorlardı? Amaçları insanların sürekli starbucks bardaklarını sosyal medyada paylaşmaları mıydı?

Öyle ki Starbucks şirkette çalışan baristaların yavaşlamasını istediğini duyurmuştu. Tüm çalışanlarına “yavaşla” direktifi vermişti. Plan şöyleydi; baristalar kahveden hemen sonra, kahveleri yeniden öğütecek ve süt sürahilerini yıkayıp, temizleyeceklerdi. Bu yeni hız tümseği operasyonu arkasında yatan neden gayet basit; Starbucks, bize kahve satmıyor… Şirket, müşterilerine kahve deneyimi satıyor.

Bir fast food şirketi olmadığını vurgulamak amacıyla Starbucks çalışanları arka arkaya 15-20 kahve yapabileceği sürede uzun uzun oyalanarak 3-4 kahve yapıyor ki müşteriler kahve deneyimini sonuna kadar yaşayabilsin. Çünkü, “Starbucks için kahve deneyiminiz kahvenizden ilk yudumu aldığınız an başlamaz, Starbucks’a girdiğiniz an başlar.”

Bu yeni kuraldan önce, Starbucks müşterileri, kafede yaşadıkları deneyimi “sıradan” ve “ortalama” olarak nitelendiriyordu. Baristalara verdikleri “yavaşla” emriyle geri kredibilitelerini ve markanın güvenirliliğini yeniden kazanmaya çalıştılar.

Starbucks’ın kurnazca pazarlama stratejileri konusunda siz neler düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link