Kesinlikle Kaçınmanız Gereken Markalama Hataları

Sosyal mecraların ve yeni dijital kanalların hayatımıza girdiği günden beri markaların işlerini birkaç tık zorlaştırdığını söylesek yalan olmaz.

Markaların iş yapış şekillerini, tüketici ile iletişimlerini, arama motorlarında üst sıranın önemini, daha bir kaç sene geriye gittiğimizde var olmayan yeni metrikleri hayatımıza soktu dijitalin yükselişi. Hal böyle olunca markalarda hızlı bir uyum süreci için kolları sıvadı ve bazı ortak hatalarda tam burada başladı.

Gelin hep beraber markanın dijitale adaptasyonunda yaptığı kritik hataları gözden geçirelim.

1. Demografik Değişkenlerin İhmal Edilmesi

Markalar demografik değişkenlere göre kişileri izole ediyorlar ama aslında her şey bir yana bir çok insan ürün ve hizmetleri benzer düşüncelere sahip oldukları için tercih ediyor. Yani markaların konumlandırma stratejilerinde sadece psikografik değil, aynı zamanda demografik değişkenleri de ciddiyetle hesaba katması gerekiyor.

2. Mirasın Haddinden Fazla Kullanılması

Markayı ve iletişim çalışmalarını sadece ‘miras’ a dayandırmak işin birazcık kolaya kaçıldığını gösteriyor sanki. Markanın mirasından yararlanırken aynı zamanda markayı özgün kılan, yaratıcı ve orijinal fikirlerinde ortaya çıkarılması gerekiyor.

WhoOwnsBrandsMed

3. Küresele Aşırı Odaklanıp Yereli Unutmak

Operasyonunu yurt dışında da bir çok ülkeye açmış olmanız yerel hassasiyetinizi kaybedeceğiniz anlamına gelmiyor, aksine yerel operasyonlarınız konusunda oldukça dikkatli davranmalısınız. Marka iletişiminizi her ülkede, o ülkenin kültürel kodlarına uygun olarak sürdürmelisiniz.

4. Kişiliği Olmayan Markalar

Marka 101’in en önemli kurallarından birisi marka kişiliği. Şu anda piyasada bir çok marka var ama size dokunan kaç marka var? Markanızın hedef kitlenize ilham vermesi ve mutlaka bir kişiliği olmasına dikkat edin. Hatta zamanınız varsa J. Kapfarer’in geliştirdiği “marka kimliği prizması” modeline bir göz atın derim.

5. Markanız Hakkında Konuşulanlar

Ağızdan ağıza iletişim iyidir, güzeldir. Kişiler markanız hakkında konuşurlar ancak süreçler tam olarak sizin istediğiniz gibi mi gerçekleşiyor asıl dikkat etmeniz gereken nokta tam olarak bu. Marka kişiliğiniz ve hedef kitleniz ile iletişiminizin birbiriyle uyumlu olması ise hakkınızda istediğiniz gibi konuşulması ihtimalini artıracaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

EasyJet’ten Takipçilerine Büyük Jest


EasyJet’ten bahsetmek gerekirse; Şirket İngiltere’nin en büyük ve Avrupa’nın ikinci en büyük tarifeli havayolu şirketidir. 1995 yılında Sahibi olan Stelios Haji-loannou adlı İngiliz bir iş adamı tarafından İngiltere merkezli olarak kuruldu.

Havayolu şirketi easyJet’in Fransa’nın Bordeaux kentindeki Borsa Meydanı’nda yer verdiği bu açık hava ilanına ilk defa baktığınızda, yanıldığınızı düşünebilirsiniz. Fakat ilana ikinci defa dikkatinizi vererek bakarsanız içeriğini daha iyi anlayabilirsiniz.

Fransız reklam ajansı Buzzman imzası taşıyan bu ilan, her iki taraf açısından da ters hazırlanmış ve taşıdığı mesajı verebilmek için bu yanıltıcı yönteme ihtiyaç duyuyor. İlanın Garonne Nehri üzerindeki yansımasına bakıldığında, ‘Bordeaux sakinleri, gökyüzü ayaklarınıza serili’ ve devamında ‘Bordeaux’dan 30 noktaya uçuş’ cümleleri görülüyor.

EasyJet aynı zamanda ilanla birlikte fotoğraf çektiren ve bunu #UpsideTown etiketiyle birlikte sosyal medyada paylaşanlara, diledikleri bir kişiyle birlikte diledikleri bir noktaya seyahat kazanma şansı sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Şık Olanın Pahalı Olan Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Genelde “şık”, “klas” gibi kelimeleri lüks ortamlar veya markalar için kullanırız ve bu da hemen bize “pahalı” kavramını çağrıştırır. Ancak IKEA yeni yayınladığı 2 reklam filmiyle bu algıyı yıkmaya çalışmış.

IKEA İspanya’nın, İspanya McCann ile yaptığı yeni reklam filmlerindeki lüksü çağrıştıran ortamlar, eşyalar ve kıyafetlerin arasından filmlerin en sonunda IKEA ürünleri gösteriliyor. İspanyolca konuşmalar ve sanatsal figürlerle dolu ortamdaki IKEA ürünleri gerçekten hiçbir şekilde sırıtmıyor ve reklam filmlerinin ana karakterleri de reklamların sonunda bu duruma oldukça şaşırıyorlar.

Bizim ülkemizde IKEA çok da ucuz olmasa da (özellikle de kur artışlarından sonra) yurt dışında IKEA ev alışverişi için gidilebilecek en uygun fiyatlı yerlerden birisi. Ancak IKEA bunun şık ve kaliteli ürünler üretmedikleri anlamına gelmediğini göstermek istemiş olacak ki reklam stratejisini bu yönde geliştirmiş.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?