Kellogg’s İlk “Mısır Gevreği” Cafe’sini Açtı!

Kahvaltıda mısır gevreği geleneğinin yaygınlaşmasını da sağlayan, en önemli isimlerinden Kellogg’s New York Times Square’de bir cafe açıyor.

Geçtiğimiz yaz Times Meydanı’nda açtığı pop-up cafesinin başarısını, 7 Aralık’ta açacağı kalıcı cafe ile taçlandıran marka, ziyaretçilerine kendi mısır gevreği lezzetlerini yaratma imkanı da verecek. Böylelikle müşteriler tarafından yaratılan özgün lezzetlerin de yeni ürün gelişimine ilham vereceğine inanılıyor.

Sadece sabahları zevkle yenen bir lezzet olmaktan öteye geçip, kahvaltının sınırlarını aşmak isteyen Kellogg, müşterilerine de geniş bir yelpazede mısır gevreği seçeneği sunarken, bununla beraber  Union Meydanı Pazarı’ndan gelen taze ürünlerden yapılan milkshakeler, dondurmalar ve bir Amerikan efsanesi olan Pop-Tarts’lardan da sunacak.

İnsanların yemek yedikten sonra kalktıkları fast-food cafelerden ayrışmayı amaçlayan Kellogg’s yemeğe meraklı müşterilerine yeni lezzetler yaratma, kaliteli zaman geçirme ve yaratıcı güçlerini mısır gevreği tabaklarında yansıtma imkanı da vererek kahvaltı, öğle yemeği ve atıştırmalık saatlerinin yegane mekanı olmayı planlıyor.

Günümüz Instagram’a fotoğraf koyabilme potansiyelli cafe koşullarını da sağlayan Kellogg’s Cafe, her köşesinde farklı bir tasarımla mükemmel mısır gevreği selfieleri çekme konusunda ziyaretçilerini üzmeyecek.

Markalar tarafından ürün özelinde kurulan konsept cafeler yeni bir trend haline dönüşürken ülkemizde de Dardanel tarafından kurulan Dardenia gibi örnekleri görmek mümkün.

h/t: Kellogg’s

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Gelecekte İş Değil, İşveren Arayacağız

  • İşveren markalaşması son zamanlarda iş dünyasında en önemli alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
  • Bugün işveren markasına sahip olan işletmeler, çalışanların motivasyon ve yeteneklerinin artması sonucu nitelikli işgücü elde ediyor ve bunun sonucunda şirketler bir çok yönden avantaj elde ediyor.
  • İlgili Yazı: People Make the Brand Konferansının Ardından

İşveren Markalaşması Nedir?

İşveren Markalaşması istihdam çerçevesi içinde çalışanların yetenekli işgücünün çekilmesi ve bağlılığının sağlanması yönelik yeni yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kurumun çalışmak için cazip bir yer olduğunu, potansiyel çalışanların ve paydaşların farkındalığını arttıran uzun dönemli bir stratejidir. İşveren markalaşmasına giden yol aslında bir işletmenin önce markasını daha sonra kurumsal markasını oluşturarak adım adım işveren markasını yaratmasıdır. İşveren markalaşması tüm bu adımların bir sonucu olarak karşımıza çıkar. İşveren markalaşması örgütün kimliğinin ve kültürünün bir yansımasıdır.

Kaynak: Backhous ve Tikoo:2004

İşveren markası yaratmanın önceliklerine bakacak olursak ; basitleştirme ve bunlara odaklanma, verimliliği artırma ve işe alım, çalışanları elde tutma ve onların bağlılığını geliştirme konusunda tutarlı olmaktır.

İşveren Markalaşması Neden Önemli

Bir  Brezilya atasözüne göre “Tek başına kurulan hayal, yalnızca bir hayaldir. Birlikte kurulan bir hayal ise artık bir hayal değil, gerçeğin başlangıcıdır.” Eğer buradan yola çıkacak olursak, işverenler çalışanlarına güvenerek hep birlikte gerçek bir takım çalışması sağlayabilmesi, çalışanların işletmeye bağlanmasını ve bunun sonucunda işletmenin bir inovasyon yaratma yoluna kadar giden bir deneyim yaşamaları mümkün olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Enerjisini Kahveden Alan Minik Dunkin’ Donuts Evi

  • Dunkin’ Donuts, kahvenin gücüne dikkat çekmek için Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hazırladığı kampanya kapsamında, tüm enerjisini büyük kısmı kahveden oluşan bir biyoyakıttan elde eden bir ev tasarladı.
  • Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirilen ve eve enerji sağlamak için kullanılan bu biyoyakıt, %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor.
  • İlgili Yazı: Kahve Dükkanı Zincilerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne Göre Dağılımı

Belki bilenleriniz vardır, çöpe attığımız kahve telvelerinde çok fazla enerji bulunuyor. Kullanılmış kahve çekirdeklerindeki doğal yağ ustalıkla çıkarıldığında, oldukça güçlü bir biyoyakıtta ana bileşen olarak kullanılabiliyor. Bu biyoyakıt o kadar güçlü ki, içinde jakuzi yer alan şık ve modern tasarımlı küçük bir evin enerji ihtiyacını karşılayabiliyor. Adweek’in paylaştığı habere göre, Dunkin’ Donuts’ın Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hayata geçirdiği “Dunkin’ ile Çalışan Ev” isimli kampanya kapsamında, tabir-i caizse gücünü kahveden alan küçük bir ev inşa edildi.

Dunkin’ Donuts’ın bu küçük evi için kullanılan yakıt, Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirildi ve %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor. Bu biyoyakıt sadece verimli bir şekilde yanmakla kalmıyor; aynı zamanda tamamen işlevsel bir mutfak, bir banyo, bir AC ünitesi ve daha fazlasına güç sağlamak için yeterli enerji sağlıyor. Bu küçük ev, ABD’nin Boston şehrinin Nahant isimli bölgesinde yer alıyor ve sınırlı bir süre için Airbnb aracılığıyla gecelik 10 dolar gibi son derece uygun bir fiyata kiralanabiliyor.

Şık bir tasarıma sahip olan bu ufak evde, yukarıda yer alan son derece büyük bir yatak ile alandan mükemmel bir şekilde yararlanılıyor ve böylece konuklar, rahat mobilyalar ve portatif yemek alanı içeren alt seviyede rahat bir şekilde gezinebiliyorlar. Evin samimi dekorasyonu için şirket, House dizisinden tanıdığımız aktris Olivia Wilde ile iş birliği yaptı. Olivia Wilde bu projeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Dunkin’ ile Çalışan Ev’in açılışının bir parçası olmam için bana fırsat veren Evdeki Dunkin’ Donuts Kahvesi ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyorum.” dedi.

Bütün bu güzel taraflarına rağmen, bu minik evin olumsuz bir tarafı da mevcut. Ev, tekerlekli sandalye erişimine uygun değil. Bu açıdan engelli insanların seslerini ve deneyimlerini koruma ve yeşil girişimlerle ilgili tartışmalara dahil etmeye daha fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.Ancak yine de Dunkin’ Donuts’ın bu şık ve minik evi, kahvenin gerçek gücünü harika bir şekilde gözler önüne seriyor.

Dünya’nın En Büyük Kahve Zincirleri

Dunkin’ Donuts, Dunkin’ ile Çalışan Ev kampanyasını kısa bir süre önce başlatmıştı. Şirket bu kampanya kapsamında, bu ayın başında New York’ta bulunan kahve düşkünleri için bu tarzda bir evi ziyarete açmıştı. Bu evi merak edenler, buraya tıklayarak ilgili sayfaya ulaşabilir ve evi 360 derece olarak gezebilirler. Bu arada Dunkin’ Donuts’un bu evlerinde ziyaretçiler için kahve demliği ve sınırsız Dunkin’ Donuts kahvesi bulunduğunu da belirtelim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?