Kahve Dünyası – Risk Arttıkça karlılık artar

‘Türkiye’nin ilk yerli Starbucks’ ı” olarak ünlenen Kahve Dünyası, son yıllarda yaratılan en iyi markalardan biri haline geldi. Alışveriş merkezlerinde 2012 yılında tüketicinin en beğendiği ve tercih ettiği markalar arasında kafe olarak bir numara seçildi. Üstelik bu ödülü ilk kez almıyordu. Peki Kahve Dünyası bu noktaya nasıl geldi?

Dünyanın en büyük 2. endüstriyel çikolata üreticisi olan Altınmarka grubunun ürünü olması elbet en büyük etkenlerden biri. Fakat daha da önemlisi bu girişimin başlangıcı.

Kahve dünyası 2004’te bu pazara girdiğinde pazarın %3′ünü kahve sever kısım oluşturuyordu. Bu oran ise orta yaş ve üstüne aitti. Bu algıyı değiştirmek için yola koyulan Kahve Dünyası sayesinde kendini  kahve sever olarak tanımlayan kısım %7‘lere kadar çıktı ve yeni bir sektör oluştu.

Bu oranın artışında tek başına bir etken değildi Kahve Dünyası ama hedef kitlesini uygun fiyat, mağaza konsepti, ikram edilen el yapımı çikolataları ve ürün çeşitliliği ile geniş bir kitleye ulaştırdı ve pazarın büyümesindeki ana unsur oldu.

Aşağıda Kahve Dünyası ile ilgili birkaç not var:

  • Kahve Dünyası’nın girişimcisi Alev kılıç 2009′ da, Milliyet Gazetesi ile Ernst&Young’un ortaklaşa düzenlediği “Yılın Girişimcisi” yarışmasında 5 finalist arasına girdi.
  • Kahve Dünyası 2010’da ,Dünya çapında ilk ve tek olarak her türlü ambalaj tasarımı için düzenlenen Pentawards yarışmasında Bronze ödülü aldı.
  • Uluslararası alanda da Türk kahvesini tanıtmayı hedefleyen Kahve Dünyası, Türk logolu tabelasıyla birlikte “5 kahvesine bekleriz” diyerek, 2011 yılında Londra’nın en büyük kitabevi Waterstone’s’un kapı komşusu oldu. Piccadilly Circus’taki bu mağaza, İngiliz Kraliyet Ailesine ait.
  • 2012 yılında Doğuş Holding, Altınmarka Grubu’na ait Kahve Dünyası’nda eşit ortaklık üzerine ön mutabakata vardı.Böylelikle uluslarası alanda Kahve Dünyası’nın önü bir adım daha açıldı.Yabancı ortaklığa da sıcak bakmayan bu mağazalar zincirinin önü daha da parlayacak gibi.

Bu güzel başarılara imzasını atan Kahve dünyası neden ilk yurtdışı mağazasını Londra‘nın merkezine ya da neden ilk kampüs mağazasını Anadolu Üniversitesi‘ne açtı?

Anadolu Üniversitesi’ni örneklem olarak ele alırsak farklı kültürlerin kesiştiği bu yapının oldukça doğru bir pazar alanı oluşturduğunu görürüz. Kahve dünyası bu farklı kültürleri fethetmeyi başarırsa ileride bu fethedilen gönüllerin gittiği her adımda onları karşılayacak. Sakaryalı, İzmirli, Ankaralı birilerini fethettiğinde bu kişiler memleketlerine döndüklerinde de yine Kahve Dünyası’na gitmek isteyecek. Ya da Londra gibi büyük bir çeşitliliği memnun ederse, diğer bölgelerdeki alana yöneldiğinde pazarlamasını daha rahat yapacak.

Kahve dünyası için “Risk arttıkça karlılık artar.” sözünün hakkını verenlerden diyebiliriz. Burada risk faktörü öncü olması ile ilişkili. % 3 lük bir dilimi seçmesi, yurdışında Türk kahvesini Türk logosuyla tanıtması buna örnektir.

Ancak şunu unutmamak gerekir; yabancı markalı kahvenin girmediği tek bir alan söz konusu: “Kız isteme Merasimleri“miz.

Kahveniz nasıl olsun?” sorusuna cevaben bir tepsinin içinde içi sıcak su dolu bardaklar, kenarda süslü sepette farklı çeşitte hazır kahveler şu an sıcak bakılan bir durum değil. Şu an diyorum ; Çünkü bu alanı da hedef pazar içerisinde tutmak gerek. Bakalım Kahve Dünyası bu başarılarına ilerleyen yıllarda “Kız isteme merasiminde Kahve Dünyası’nın kahveleri içilir” gibi bir algıyı ekleyebilecek mi ? ve uluslararası düzeyde attığı bu emin adımlarla kendine bir “Dünya Markası”olarak yer bulabilecek mi ?

Paylaş
Esasen gönlünü pazarlamaya vermiş bu genç düz yazıya da bir o kadar meraklıdır, yazmayı sever,etrafındaki her olay, her nesnede pazarlamayı arar, bulur, yorumlar.

CEVAPLA