İlk Çeyrekte %13 Büyüyen Turkcell 2013’te 1,7 Milyar TL Yatırım Yapmayı Planlıyor

Turkcell 2013 birinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Turkcell Grup gelirleri, bir önceki yıla göre %13 oranında büyüyerek 2,7 milyar TL oldu. Bu büyümede Türkiye’de %9 oranında  artan ses gelirleri, akıllı cihaz penetrasyonunun gelişimiyle %39 oranında artan mobil internet gelirleri ve %23 oranında büyüyen grup şirketlerinin katkısı etkili oldu. Grup AVFÖK, bir önceki yıla göre %15 artışla 808 milyon TL, net kâr ise 566 milyon TL olarak gerçekleşti. Turkcell Grup, 2013 yılının tamamında yaklaşık 1,7 Milyar TL yatırım yapmayı planladığını da açıkladı.

 

Grup Abone sayısı 70 milyona yaklaştı 

Turkcell Türkiye, 2013’ün ilk çeyreğinde 285 bin faturalı abone kazanırken, yurtdışı iştiraklerinin de eklenmesiyle Turkcell Grup toplam abone sayısı 70 milyona yaklaştı. Abone Başı Aylık Ortalama Gelir (ARPU) faturalı abone oranının artması ile ses ve mobil genişbant gelirlerindeki artış sayesinde yıllık %9 artarak 21 TL olurken, Abone Başı Aylık Ortalama Kullanım ise artan paket kullanımlarıyla %8 büyüyerek aylık 239 dakikaya ulaştı.

 

Abonelerinin %22’si akıllı cihaz kullanıyor

Turkcell mobil internet ve mobil servislerin kullanımı ve fiyatlarıyla ilgili karşılaştırmaları da kamuoyuyla paylaştı. Turkcell’in mobil internet gelirleri yıllık bazda %39 oranında artarak ilk çeyrekte 319 milyon TL oldu. Mobil servisler ve mobil internet gelirlerinin toplamı %16 artışla 616 milyon TL’ye ulaştı. Mobil internet ve servis gelirlerinin artmasındaki en büyük neden %22 seviyesine ulaşan akıllı cihaz penetrasyonu oldu.

 

Grup şirketlerinin katkısı artıyor

Turkcell’in yurtiçindeki ve yurtdışındaki iştirakleri başarılı performansa önemli katkılar sağladı. Yaptığı stratejik yatırımlarla Türkiye’deki minimum fiber internet hızını 25 Mbps’e taşıyanTurkcell Superonline, geçen yıla göre %40 büyürken, AVFÖK marjını %27’ye yükseltti. Ukrayna operasyonu ise başarılı bölgesel büyüme stratejisi ile gelirlerini ABD Doları bazında %9 artırarak 99 milyon Dolara taşırken %28 AVFÖK marjı kaydetti.

 

Ciliv: Gebze’den New York’a ses getiren yeniliklere imza atıyoruz

Turkcell’in 2013 birinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv; “2012’yi Avrupa’nın en hızlı büyüyen Telekom gruplarından biri olarak kapatmıştık. Bu ivmeyi yılın ilk çeyreğinde de devam ettiriyor olmaktan mutluyuz. 2013’te de müşterilerimiz için fark yaratacak Turkcell servis ve çözümleri sunma stratejimizin, rakiplerimizin fiyat odaklı rekabet anlayışı karşısında çok daha fazla değer yarattığına inanıyoruz. Bu doğrultuda, inovasyon ve operasyonel mükemmeliyet odağımız ile müşterilerimize eşsiz bir müşteri deneyimi sunmaya ve onlar için birinci tercih olmaya devam ediyoruz.

Şubat ayında hem Turkcell markalı ilk tableti lanse ettik, hem de kod adı Gebze olan, ülkemizin ilk yerli cep telefonunun üretimine başlayacağımızı duyurduk. Peşpeşe 6 yıldır Türkiye’nin en beğenilen şirketi seçiliyoruz, ödülümüzü geçen ay gururla aldık. Bu üç ayda Şanlıurfa ve Trabzon’da iki çağrı merkezi açarak Anadolu’yu teknoloji ve inovasyonla kucaklamaya, bu bölgelerdeki pırıl pırıl gençlere istihdam sağlamaya devam ettik. Nisan başında ise New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Van İçin Türkiye Kumbarası projemizin hem sosyal yönünü hem de deprem sonrası şebekeyi nasıl ayakta tutarak hayat kurtardığımızı anlatarak dünyaya örnek olduk, alkışlandık.

Turkcell takımının bu başarılarında büyük payı olan müşterilerimize, çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve hissedarlarımıza teşekkür ederim” dedi.

 

 

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Yılmaz Vural’ın hayali ‘UpCall’ ile gerçek oldu

Türk futbolunun en renkli kişiliklerinden Yılmaz Vural, hangi takımın teknik direktörü olursa olsun, herkes tarafından sevilen bir insan olmayı başarıyor. İlginç gol sevinçleri ve sinirlendiği zaman verdiği tepkiler, sosyal medyada bir fenomen haline gelmiş durumda. Güleryüzlülüğü, samimi konuşmaları ve belki de yaptığı gaflarla gönüllerde taht kuran Yılmaz Vural, şimdilerde Turkcell’in yeni uygulaması UpCall reklamlarında karşımıza çıkıyor.

UpCall reklam filmi, izleyenleri Yılmaz Vural’ın dünyasında ufak bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllardır akıllarda olan bir soru UpCall lansman filmi ile cevap buluyor!

Nasıl oldu da Yılmaz Vural bazı takımları hiç çalıştırmadı?

Yılmaz Vural, bütün büyük spor kulüpleriyle ismi geçmesine rağmen bazılarında bir türlü teknik direktörlük yapamadı. Yılmaz Vural, bazı takımların boşalan teknik direktörlük koltuğuna talip oldu. Nedense her defasında bu çağrıları sonuçsuz kaldı. Sosyal medya da bu durumu başkanların Yılmaz Vural’ın aramasını açmamasına bağladı. Turkcell reklam filminde Yılmaz Vural’ın kariyer hayalini gerçeğe dönüştürdü. Yılmaz Vural, arama deneyiminde yeni bir dönemi başlatan UpCall ile, daha önce tanımadığı numara olduğu için açmadığı telefonun aslında beklediği başkandan geldiğini görüyor. Çünkü UpCall, telefon rehberinde kayıtlı olmasa bile arayanın kim olduğunu gösteriyor. Ve Yılmaz Vural beklediği kupalara hayal ettiği takımların Teknik Direktörü olarak kavuşuyor.

Arama deneyimini dijitalleştiren Turkcell’in ücretsiz uygulaması UpCall tanımadığımız numaraların kime ait olduğunu görebilmemizi, numarasını bilmediğimiz kişileri arayabilmemizi ve aramalarımıza resim ve konu ekleyebilmemizi sağlıyor. Bu fonksiyonlara sahip bir ürün olan UpCall için en uygun isimse yıllardır bazı kulüplerin başkanlarından telefon bekleyen Yılmaz Vural oluyor. Filmde, belki de çalışmayı çok istediği kulübün başkanı tarafından arandığı ama Yılmaz Vural’ın o numarayı tanımadığı için açmamış olabileceği anlatılıyor. Ardından “Peki ya UpCall’u olsaydı?” sorusu sorularak Yılmaz Vural’ın alternatif geleceği işleniyor.

Geçmişten Feyz Alarak Gelecekteki Müşteri Deneyimini Tasarlamak

“İleriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz; bunu sadece geriye bakarak yapabilirsiniz. Bu yüzden noktaların gelecekte bir şekilde birleşeceğine güvenmelisiniz. İster kader deyin, ister karma – Bir şeye güvenmelisiniz. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman yarı yolda bırakmadı. Hayatımın değişmesi buna bağlıydı.” Steve Jobs

Steve Jobs’un da dediği gibi, doğru ve kalıcı bir müşteri deneyimi yaratmak istiyorsanız çoğu zaman geçmişe bakmak zorundasınız. İnsanoğlu varolmaya başladığı günden beri, kendini en konforlu, faydalı, korunaklı ve iyi hissettirecek alanlar yaratmak ve keşifler yapmak zorunda kaldı. Aksi durumda evrenin bu uçsuz bucaksız devasa keşmekeşi içinde, insan kadar zayıf (bedenen) bir canlının hayatta kalabilmesi mümkün olabilir miydi? Yaşamı keşfederken bertaraf etmeye çalıştığımız sorunlarımız bir yana, aslında aldığımız farklı hazlar bizi hep bir sonraki keşfe zorladı. Bugün geldiğimiz noktada ise tüketiciler eğer bir şeylere erişmek ve onu elde etmek istiyorsa, mesafelerin, paranın, bazen de tüm koşullarının ne kadar zor olduğunun pek de önemi kalmıyor. Çünkü insandaki o bitmek bilmeyen merak duygusu, o deneyimi mutlaka bir gün en azından bir defa yaşaması gerektiğini tetikliyor.

Şimdi biraz geçmişe dönelim ve tüketici deneyimlerinin nereden nereye geldiğine bakalım. Çevirmeli kocaman telefonların evlerimize ilk girdiği ve evin en nadide köşesinde beyaz dantelalı örtüsü ile yer aldığı yılları hatırlayanlar, evde anne-baba yokken gereksiz telefon kullanımının önüne geçmek için çevirmeli tuşlara takılan metalden kilitleri de hatırlarlar. Kesin çözüm olduğuna inanılan o yıllardaki bu keşif, bugün mobil telefonlarda “tuş kilidi” olarak kullanılmaya başlandı. Araç telefonları ile başlayan erişilebilirlik  merakı had safhaya gelince kocaman Motorola telefonlar cep telefonu diye satışa sunuldu. Ancak bu çok büyük ve ağır telefonların tüketici açısından kullanımı oldukça rahatsız ve konforsunuz olduğundan kısa zaman içinde kibrit kutusundan neredeyse biraz büyük telefonlar tasarlandı. Müzik o zaman da, şimdi de ruhun gıdası. Kaset-çalarla başlayan akım Walkman ile devam etti. O yıllarda özellikle gençler tarafından tercih edilen, keyifli ve lüx bir akım olan walkman, tüketicinin konforu düşünüldüğünde ağır ve kaba idi. CD teknolojisi başlayınca CD çalarlar (Discman) walkman’lerin yerine geçti ve kısa zamanda da ipod’larla dünyanın müziği ceplerimize girdi. Video kaset çalar devri kocaman kaset betamax’larla başladı. Küçük VHS lerle devam etti. Hatta öyle ki sadece bu kasetleri almak yetmiyordu, yanında da kaseti saran aletler vardı herkesin evinde. CD teknolojisi bu dünyaya da el attı ve DVD – VCD player’lar hala bazılarımızın evlerinde varolmaya devam ediyor.

Tüketici, televizyonlardaki tek kanal devrini bitireli yıllar oldu. Artık evlerimizde yüzlerce kanal var ve aslına bakarsanız sadece 10 veya 20 tanesi yoğun kullanılıyor. Ama olsun, evimizde bulunsun belki bir gün lazım olur diyoruz.

Tüplü televizyonlar yerini plazmalara ve daha sonra LED ve Smart televizyonlara bıraktı. Hatta o zamanın tüplü televizyonları ani elektrik akımından zarar görmesin diye regülatörler vardı. Çatı antenleri yerini çanak antenlere ve hatta internet altyapılı vericilere bıraktı. Artık televizyonlar sadece kendilerinden beklenen hizmeti vermiyor, aynı zamanda bir bilgisayarda ne yapıyorsanız onu da yapmanızı sağlıyor. Cep telefonlarımıza sadece telefon demek sanırım haksızlık olur.

Tüm bu saydıklarım cok değil 15-20 yılda oldu. Her şeyi ne kadar hızlı tüketiyoruz. Aslında ürün değildi istediğimiz, farklı deneyimlerdi. Sadece ürün olsaydı walkman müzik dinleme işini yapıyordu. Ipod’a ne gerek vardı. Veya tüplü tv’de de toplamda 10 – 15 kanal zaten izlerdik. Ama insanın özündeki o konformist yapı merakı tetikliyor, o da farklı deneyimlere kapı açıyor. Neden aynı uçağın business koltuğunda oturmak için can atıyoruz? En azından bir kere bile olsa denemek istiyoruz. Oysa diğer koltuklara göre çoğu zaman 2 veya 3 katı pahalı. Ama burada o deneyimi yaşamak paranın değerinden daha önemli. Walkman’den CD çalardan kat kat pahalı olan Ipod piyasaya sürülürken Steve Jobs asla fiyata takılmadı. Satılsın diye ucuz bir değer biçmedi. Çünkü o, ürünün (Ipod) değil, deneyimin satılacağına inanıyordu. İnsanlara bir ürün veya hizmet satmak istiyorsanız fayda ve deneyimi ön plana çıkarmak zorundasınız. Müşterileriniz bu deneyimi yaşamak için can atmalılar. Teknolojinin bu kadar hızla hayatımıza girdiği bu yüzyılda şu an belki de hayal bile edemediğimiz deneyimler tasarlanıyordur bizim için. Şu anda bu yazıyı okurken de hayal ettiğiniz bir deneyim mutlaka bir gün gerçek olacaktır.

Çünkü unutmayın Pablo Picasso’nun da dediği gibi “Hayal Edebildiğin Her Şey Gerçektir”

Sevgiyle kalın.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday