H&M Milenyum Kuşağı İçin Lüks Marka Çıkarıyor

İsveç’in tüm dünyada oldukça ilgi gören markası H&M, milenyum kuşağı için lüks bir marka çıkarıyor. Markanın ismi Nyden, İsveççe’de “yeni” ve “o” kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmiş. 2018’in başlarından itibaren markanın ürünlerinin satışa sunulması bekleniyor. 2013’ten beri H&M’de çalışmakta olan Oscar Olsson, Nyden’ın başkanlığını yapacak.

Marka influencer’ların yardımı ile Los Angeles’ta dizayn edildi. Modanın gelecekteki  farklı “kabilelere” nasıl hitap edeceği, İsveç grubunun yeni felsefesinin bir parçası. Kimse ünlülere veya tüketicilere ne giymeleri gerektiğini söylemeyecek. Nyden diğer milenyum kuşağı markalarından farklı olarak trendlerin takibini yapmayacak ve geleneksel moda takviminin dışına çıkacak olmasıyla dikkatleri üzerine toplayacak gibi görünüyor.

İnfluencer’lar, markanın seçkin bir kumaş ve materyal yelpazesine erişebilecekleri Los Angeles tasarım merkezine davet edilecek. Koleksiyonlar dört haftalık bir sürede oluşturulabilir ve çevrimiçi veya fiziksel etkinliklerde satılabilir. “Uygun fiyatlı lüks” anlayışıyla olsa da fiyatlar ürünlere göre değişkenlik gösterecek. Olsson, Nyden’in geleneksel hızlı moda markası olmayacağını, ancak biraz yüksek bir seviyede fiyatlandırılmış sınırlı koleksiyonlardan oluşacağını vurguladı.

Olsson markanın başında gözükmesine rağmen artist Noomi Rapace ve dövme sanatçısı Doktor Woo da yaratıcılığın arka planında olacak. 

Markanın hitap edeceği kişiler, “Netokrat” olarak adlandırdıkları hedef kitle. Olson, New York Magazine’e “Netokrat güvenilirlik, gerçeklik ve kişilik özelliklerine her zamankinden daha hassastır. Ayrıca, kendilerini ya da başkalarını sömürmeye karşı da daha hassastırlar” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Burger King, Suudi Arabistan’daki Kadın Şoförlere Ücretsiz Hamburger Veriyor

  • Suudi Arabistan’da geçtiğimiz seneye kadar kadınlar araba kullanamıyordu ve Burger King bu yasağın kalkmasını kutlamak için bir kampanya başlattı.
  • Burger King 24 Temmuz’a kadar Suudi Arabistan’daki kadın şoförlere bedava hamburgerleriyle destek verecek.
  • İlgili yazı; Coca-Cola’dan Suudi Arabistan’nın Kadın Şoförlerine Destek

Hatırlarsanız geçtiğimiz senenin Eylül ayında Suudi Arabistan’daki kadınların araba kullanma yasağı kalkmıştı. Bazı markalar buna yönelik bazı çalışmalar yapmışlardı. Bu kez kadın şoförlere destek Burger King’den geldi.

Burger King kadınların araba kullanmalarını kutlamak için restoranlarına araba sürerek gelen tüm kadınlara bedava hamburger veriyor.

Kampanya 24 Haziranda başlamıştı ve 24 Temmuz’da bitecek.

Burger King aynı zamanda Whopper Burger’ın ismini WhoppHer olarak değiştirdi ve hem Arapça hem İngilizce olarak “Kadınlarımızın araba sürmesini kutluyoruz” mesajını ekledi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marka Kimliği ve Narsisizm İlişkisi

Elimizde iki soru var:

Marka kimliği narsist olur mu?

Marka , bireylerin kimlik oluşumuna narsist dürtüler kazandırır mı?

Evet, marka kimliği narsist olabilir. Olmalı mı olmamalı mı ayrı bir tartışma konusu tabii ki.

Nasıl olur?

Tarihsel ve kültürel öğretiler altında nesneleşen tavrımıza tutunarak üretir kimliğini marka. Kimlik temsiliyetinin bireysel üretimler yerine, tüketim metaları üzerinden kendini gerçeklemesine dayanır tüm hikaye. Markaların da, birey olma hikayesi. Öznenin kavramsallaştırılmasındaki yozlaşma, ‘marka’ gibi insan üretimi olguları özne statüsüne çıkarmıştır veya insanın kendisini, ‘marka’ gibi insan üretimi nesnelerin statüsüne indirmiştir. Karl Marx’ın “meta fetişizmi”ine (commodity fetishism) buradan da bakabiliriz galiba. Ancak ana konumuz bu değil, ana konumuz; narsist marka kimliği.

Narsisizm sosyalleşme süreçlerinde antipatik bir davranış olarak değerlendirilse de; hırs, altı doldurulamayan duygu ve duygu geçişleri, hükmetme ve ele geçirme dürtüsü, sonuç odaklılığın yüzeyselliği günümüz toplumunda ‘başarı’ prensipleri olarak karşımıza çıkıyor. Sistemin mevcut yapısı, narsismi güce giden yol olarak gösteriyor. Burada kişilik bozukluğu seviyesinde bir narsisizmden bahsetmiyorum, çok ileri düzeyde olmayan bulgularından bahsediyorum. Tüm bunları doğru kabul edersek eğer; marka kimliği bir parçasında narsist bulgular taşıyacaktır elbet. Ki; imrenilsin, hayran olunsun ve takdir edilsin. Ve, kendi kimlik temsiliyetini marka üzerinden gerçekleştiren tüketici topluluğu, bu özdeşleşme ile kendini daha iyi hissetsin.

İkinci soru üzerine düşünecek olursak; sizin cevabınız ne olurdu?

Burada üzerinden düşünmenizi istediğim soru şu; tüketiciler ürün alırken ürünün kalitesine ve ürünün prestijine (markasına) verdiği önemi nasıl değerlendiriyor, ölçümlüyor ve sınıflıyor?

Fiyat- performans değerlendirmesi yaparken, duygularını mı yoksa mantığını mı kullanıyor veya kaç yüzdeyle hangisini kullanıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link