Eyer Torbalarından İkon Çantalara Hermès’in İki Asırlık Tarihi

Marka yaratmak zordur, lüks bir marka yaratmak çok daha zor… Bugün kadınlar tarafından ‘arzu nesnesi’ haline getirilmiş, sipariş verebilmek için bile aylar süren bir bekleyiş listesinde olmayı göze almayı sağlayan ikon bir çanta markasının doğuş hikayesinden bahsedeceğiz sizlere. Karşınızda Hermès!

Bugün kolunda bir Hermès ile gezmenin ‘prestij’ olarak algılandığı çantaların hikayesi 1837 yılında Normadinya’da doğan ve eyer yapımı ile ilgili aldığı eğitim sonrası Paris’te binicilik üzerine kendi şirketini kuran Thierry Hermès ile başladı. Atlar için yem torbası ve kaliteli eyerler üreterek öne çıkan Hermès’in ürettiği çantaların bugüne kadar sürekli yükselme trendini koruyarak ‘zamansız bir parça’ olmasının en önemli nedenleri arasında zamanın gerekliliklerine uyum sağlaması zorunluluğu var.

 

180 yıllık tarihinde bir çok global ekonomik kriz görmesine rağmen değişime ayak uydurarak hayatta kalmayı, hatta değerini kat be kat artırmayı başaran markanın ürünleri aslında bir yatırım amaçlı da değerlendirilebiliyor. Öyle ki şirket son 35 yılda değerini %500 artırırken, Hermes’in Birkin modeli son 35 yılda Amerikan piyasası ve altın fiyatından daha iyi bir performans göstererek doğru bir yatırım aracı olduğunu kanıtladı.

Peki ‘dünyanın en pahalı çantası’ rekorunu kıran ‘Birkin Bag’e sahip bu çanta markasının sırrı tam olarak ne sizce?

Tren ve arabaların ulaşım aracı olarak kullanılmaya başlaması, o dönemde şirkete ürün gamını genişletmezse yok olacağını belirten ciddi bir uyarıydı ve bu nedenle aile, sandık, bavul, cüzdan gibi ürünlerin üretimine yoğunlaşmaya başladı.

Babasından yönetimi devralan Charles-Emile Hermès, daha özel modellerin dikimi ile beraber markanın uluslararası perakende satışının geliştirilmesi üzerine de yoğunlaştı. Daha sonra oğulları Adolphe ve Emile-Maurice’in yardımıyla at binicilerinin eyerleri yanlarında taşımasına olanak sağlayan  ‘Haut à Courroies’  modelini tasarlayarak şirketin devamlılığını sağlamlaştıran baba emekli olduğunda şirket Adolphe ve Emile-Maurice kardeşlere geçerek yeni bir boyuta hazırlanmaya başladı.

Özel deri dikim tekniği ile dikkatleri üzerine çekmeye başlayan marka tüketim kültürünün gelişmesiyle alışverişte daha fazla zaman geçiren kadınların ihtiyacını fark etti: Daha büyük çantalar!

Nadir bulunan derileri işleyerek şık ve kullanışlı çantalara dönüştüren marka, Emile-Maurice’in Amerika seyahatlerinde karşılaştığı fermuarların Avrupa’da kullanılmak üzere patentini alarak çantalarda kullanan ilk marka olmasıyla moda sektöründe de bir devrim yarattı. Öyle ki Hermès o dönemlerde Galler Prensi Edward’a fermuarlı bir deri ceket giydirirken bir yandan da hazır giyimde gideceği yolları keşfediyordu.

Kelly

Hermes çantaların ikonlaşmasının arkasında yine ‘ikon’ kadınlar olması gerçeğini yadsıyamayız. 1935’te piyasaya sürdükleri çantanın kaderini ise Monako Prensesi Grace Kelly’nin elinde tuttuğu bu model bir çanta ile Times dergisinin kapağına çıkması değiştirdi. Fransa’nın Pantin kasabasında hala el işçiliği ile üretilen ve yapımı 4 saat süren çanta, bu olaydan sonra prensesin ismini alarak ‘Kelly’ olarak anılmaya başlandı.

Günümüzde marka her sezon için sadece 60 tane Kelly üretiyor.

 Birkin

Marka Kelly ile yakaladığı şöhreti 50 yıl sonra yeni ikon parçası ile perçinlemeyi başardı. 1985’te Londra’ya giden bir uçakta şirketin başındaki isim Jean-Louis Dumas’nın ünlü aktris Jane Birkin’in yanına oturmasıyla başlamış. Uçakta taktığı çantaya eşyaları sığmayarak etrafa saçılan Birkin’e “Cepleri olan bir çanta edinsen iyi edersin” diyen Dumas’ya  “Hermès cepli bir çanta yaptığı gün bu olacak!”  şeklinde cevap veren Birkin’e kendini tanıtan ve soyadının Hermès olduğu söyleyen Jean-Louis Dumas nasıl bir çanta istediğini sormuş ve Birkin aklından geçenleri bir kağıda karalamış…

İkilinin yaşadığı bu hoş tesadüf moda dünyasına yeni bir ikonu, geçtiğimiz aylarda ‘dünyanın en pahalı çantası’ rekorunu bir açık arttırmada 379,261 $ ‘a satılarak alan ve bir kadının ihtiyacı olan çok cepli bir çantanın gelebileceği yeri bize gösteren Hermès Birkin’i armağan etti.

16 farklı çeşit ile günümüze kadar gelen Hermès çantalarının her biri kendine has bir dikim tekniğine sahip ve hala el işçiliği ile üretiliyor. Markanın her bir çantasının bu kadar kıymetli olmasının nedeni el sanatlarına duydukları saygı ve mükemmeliyetçiliklerinin birleşiminden kaynaklanıyor. Her biri Hermès ustaları tarafından bin bir emekle üretilen bu çantaları satın almak için uzun bir bekleme listesine girmeyi göze almanız gerekiyor. Size özel üretilmiş, mükemmel bir dikim ve deriye sahip bir çantaya sahip olmak için bu kadar beklemeniz size ‘ayrıcalıklı’ olma hissi yaşatırken şirketin gelenekten geleceğe sahip çıktıkları bu miras ile ne kadar doğru temeller üzerine kurulmuş olduğunu kanıtlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

iPhone Xs, iPhone Xs Max ve iPhone Xr Tanıtımı ve Satış Fiyatları

Apple merakla beklenen yeni ürünleri iPhone Xs, iPhone Xs Plus, iPhone Xr ve Apple Watch Series 4‘ü Getting Round etkinliğinde tanıttı. Apple’ın ürün tanıtım etkinliği California’daki Steve Jobs Theatre’da düzenlendi. Yeni Apple ürünleri 21 Eylül’de ABD’de satışa çıkacak. Türkiye için tarih henüz açıklanmadı. iPhone Xs’in bayi karı hariç fiyatı yaklaşık 10 bin 800 TL olacak. iPhone Xs’in başlangıç modelinin yaklaşık 4.140 TL’si vergi olacak. iPhone Xr ise 749 dolardan başlayan fiyatlarla satılacak.

Apple’ın CEO’su Tim Cook ilk açıklamasında, daha etkileyici bir dünya yaratmak istediklerini söyledi.  Apple Watch Series 4’ün ardından yeni iPhone modellerini tanıtan Apple, iPhone XS ve büyük ekranlı modelin iPhone XS Max modeliyle karşımıza çıktı.

Apple’ın tanıttığı yeni iPhone modellerinin en üst versiyonu iPhone Xs Max oldu. 6.5 inçlik OLED ekranı ile Apple’ın en büyük akıllı telefonu olan iPhone Xs Max, A12 Bionic işlemci barındırıyor. iPhone XS Max’te de 64 GB, 256 GB ve 512 GB depolama kapasitesine sahip seçenekler sunuluyor.

Apple’ın yeni saati Series 4, Saat EKG çekebilmesiyle dikkat çekiyor. Aynı zamanda kişi düştüğü zaman ambulansı arayabiliyor. Series 4 bir insanın düştüğünü tespit edebilecek. Böylece düşüşün nasıl olduğuna ilişkin veriler toplayacak. Acil servise otomatik çağrı gönderebilecek.

Dünyada 21 Eylül’de satışa çıkacak olan cihazın Türkiye’de ne zaman satışa çıkacağı bilinmiyor.

Türkiye Satış Fiyatları Ne Olacak?

Türkiye’de ne zaman satışa sunulacağı henüz açıklanmamasına karşın, dolar kurunun bugünkü seviyesi ve vergiler ile  perakende satış kanalındaki marjlar dikkate alındığında, yeni iPhone Türkiye’de de fiyat rekoru kıracak. Apple’ın birkaç saat önce Türkiye’deki iPhone 8 ve iPhone 7 modellerine yaptığı zam da dikkate alındığında iPhone Xs Max’in en düşük kapasiteli modelinin Türkiye’deki  satış fiyatının 10 bin TL’yi aşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Üstelik bu fiyat 64 GB’lik iPhone Xs Max için söz konusu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Google’ın İlk Günleri Hakkında 5 İlginç Gerçek

  • Bu yazımızda, kuruluşunun üzerinden tam 20 sene geçen Google’ın kurulduğu ilk günlerle ilgili bazı ilginç gerçekleri sizlerle paylaştık.
  • Google’ın ilk sunucusu, Lego parçalarından yapılmış bir kasa içerisinde yer alıyordu.
  • Google’ın tarihteki önemli olayları ya da kişileri anmak için hazırladığı doodle’ların ilki, Burning Man festivalini temsil eden bir sopa figürüydü. Bu, şirketin ziyaretçilerine, tüm çalışanlarının festivalde olduğunu ifade etme şekliydi.
  • İlgili Yazı: Google, Alibaba’nın Rakibine 550 Milyon Dolarlık Yatırım Yaptı

Şu anda dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Google, bundan tam 20 sene önce üniversite yurt odalarında çalışan iki doktora öğrencisinin bir arama motoru geliştirme fikriyle ortaya çıktı. Bir Silikon Vadisi yatırımcısından 100.000 dolarlık bir yatırım alan Google, 4 Eylül 1998’de faaliyetlerine başladı ve sadece birkaç yıl içinde birçok kişinin bildiği bir şirket haline geldi. Şu anda ise Google, 50 ülkede yaklaşık olarak 60.000 çalışanı bulunan dev bir şirket. World Economic Forum geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir yazıda, ABD’li teknoloji şirketinin ilk günleri hakkında bilmiyor olabileceğiniz bazı ilginç gerçekleri paylaştı.

1. Google’ın Kurucuları, Brin, Page’e Okulu Gezdirirken Tanıştılar

Dünyanın en başarılı şirketlerinden biri olan Google’ın arkasındaki iki adam, ilk kez 1995 yılında Stanford Üniversitesi’nde birbirleriyle karşılaştılar. İkinci yıl bilgisayar bilimi öğrencisi olan Sergey Brin, kampüsü potansiyel öğrenci adaylarına göstermek için gönüllü oldu. Bu sırada Larry Page de kampüsü gezenlerden biriydi ve ona kampüsü gezdiren kişi de Brin idi. Brin, Wired dergisine Page ile olan ilk zamanlarını anlatırken “İkimiz de birbirimizi iğrenç bulduk.” gibi ilginç bir itirafta bulundu. Ancak ikili, buna rağmen tanışmalarından kısa bir süre sonra bu kalıcı ortaklığın ilk adımlarını attılar.

2. Google’ın İlk Sunucusu, Lego’dan Yapılmış Bir Kasadaydı

1996 yılında, doktora öğrencileri Page ve Brin, Stanford Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nün Dijital Kütüphane Projesi kapsamında Pagerank algoritmalarını geliştirdiler. İkili, algoritmalarını test etmek için o anda mevcut olan 4 GB maksimum disk kapasitesinden daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyuyordu. Her zaman alışılmadık iş uygulamalarıyla tanınan ikili, 10 adet 4 GB diski, Lego parçalarından yapılmış düşük maliyetli, parlak renkli bir kasaya sığdırdı ve böylece dünyanın ilk arama motoru ortaya çıktı.

3. Google’ın Orjinal İsmi Backrub (Sırt Masajı) İdi

Google arama motorunun ilk adı Backrub (sırt masajı) idi. Ancak neyse ki, bu isim kalıcı olmadı. Arama motorunun şimdiki ismi olan Google, aynı zamanda bir fiil görevi görüyor. “Google’lamak” fiili özellikle yurt dışında yıllardır yaygın bir şekilde kullanılıyor. Ancak arama motorunun orijinal ismi kalmış olsaydı, onu fiil olarak kullanmamız biraz garip olabilirdi.

4. Google İsmi, Çok Büyük Bir Sayı Olan “Googol” İfadesinden Türetildi

Backrub isminden vazgeçerek yeniden adlandırılan arama motoru yeni ismini bir kelime oyunundan aldı. Daha da spesifik olmak gerekirse, Google ismi, 1 sayısının yanına 100 adet sıfır eklendiğinde ortaya çıkan sayısı ifade etmek için kullanılan matematiksel bir terim olan “googol” kelimesinden türetilmiştir. Zira googol’un büyük ölçeği, şirketin bilgi dünyasını organize etme, işleme ve buna erişme hedefini yansıtıyor gibi görünüyordu.

5. Google’ın İlk Doodle’ı, Burning Man Festivalini Temsil Eden Bir Sopa Figürüydü

Google’ın, tarihi figürlerin başarılarını kutlamak ya da dünya tarihindeki önemli olayları anmak için zaman zaman ana sayfasında yer verdiği doodle’ları mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Ancak doodle’ın ilk kullanım amacı aslında bu değildi. Google’ın ilk doodle’ı, 1998 yılında Burning Man festivalinin temsili kuklasını tasvir eden bir sopa figürü olarak kendini gösterdi. Bu doodle, Google’ın site ziyaretçilerine, tüm personelin Nevada çölündeki etkinliğe katılmak için görevlerini terk ettiğini söyleme şekliydi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?