En Büyük 3 Marka Rekabeti ve Aralarındaki Farklar

Belli sektörlerde, belli markalar uzun senelerdir liderlik için mücadele ediyorlar. Senelere dayanan marka rekabetlerini şöyle bir düşünecek olursak; ilk olarak akla gelenler Coca-Cola ve PepsiBurger King ve McDonald’s, Nike ve Adidas… Bunlar, hakikaten senelerdir süren, köklü rekabetler. Bright Side da senelerdir rekabet eden bu markalardan bazılarını sıralamış ve aralarındaki farklara değinmiş. Şimdi bunlara bir göz atalım.

Coca-Cola vs. Pepsi

Hiç şüphesiz Coca-Cola ve Pepsi arasındaki rekabet, tarihteki en çetin marka rekabetlerinin başında geliyor. Yapılan deneyler ise bu iki markanın tatları arasında ciddi bir fark olduğunu gözler önüne seriyor. Coca-Cola, kuru üzüm – vanilya tadına sahipken Pepsi ise daha tatlı ve turunçgil ağırlıklı bir tada sahip. Genellikle tadım testlerinde Pepsi’nin galip gelmesinin sebebinin, işte bu tatlı ve turunçgil ağırlıklı tat olduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte, iki kolanın da içerikleri benzer. Ancak Coca-Cola’nın içeriğindeki maddeler, kutusunun üzerinde açık bir şekilde belirtilirken Pepsi, kolasında bulunan katkı maddelerini E ile başlayan kod isimleriyle belirtiyor. Ayrıca Coca-Cola’nın tam formülü, yıllardır bir sır olarak saklanırken Pepsi ise formülünü saklamıyor.

Lipton vs. Nestea

Coca-Cola ve Pepsi arasındaki kadar ön planda olmasa da bu iki soğuk çay markası arasında da uzun yıllardır ciddi bir rekabet mevcut. İki marka da tat ve içerik açısından neredeyse aynılar. Şöyle ki, ikisi de konsantre çay, su, şeker ve tatlandırıcı içeriyor. Bununla birlikte iki içeceğin etiketinde yer alan “içindekiler” kısmına bakıldığında ise Lipton’un doğala-özdeş tatlandırıcılar kullandığı, Nestea’nin ise doğal tatlandırıcıları tercih ettiği görülüyor.

Bu iki soğuk çay markası arasındaki çetin rekabet, kısa bir süre içerisinde sona erecek gibi görünüyor. Zira Nestea, 2018 yılında birçok ülkedeki üretimini sona erdirecek. Bu durum, 2012 yılında Coca-Cola’nın Nestle ile arasındaki anlaşmanın sona ermesiyle birlikte, Nestea’yi üretmemesi ve tamamen kendi markası olan Fuse Tea’nin üretimi ve satışına odaklanması, Nestea markasına oldukça güç kaybettirdiğinin bir kanıtı.

Lay’s vs. Pringles

Hem Lay’s hem de Pringles’ın birçok çeşidi bulunsa da Lay’s Classic ve Pringles Original bu iki markanın en çok tercih edilen ürünleri ve bu patates cipsleri arasında uzun süreli bir rekabet bulunuyor. İkisinin de tatları neredeyse aynı olsa da iki markanın sevdalıları da kolay kolay bir diğer markayı gidip satın almaz. Tatları neredeyse aynı olmasına rağmen, aslında içerik olarak birbirlerinden farklılar. Lay’s, gerçek patates kızartması dilimlerinden oluşurken Pringles’ın sadece %42’si patates ve üretiminde mayalı hamur kullanılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

5 Comments

  1. Lipton zaten Nestle’nin :) nasıl rakip olabilirler ki ? Erikli de Nestle’nin yani Pazarlama yapacaksınız pazar kimin elinde onu bi öğrenin önce.

  2. Bu sitede gayet kalitesi yüksek yazılar okudum fakat bu yazı biraz yetersiz olmuş mesela gerilla pazarlama strajilerinden falan bahsedebilirdi.Biz zaten bu firmaların rakip olduklarını biliyoruz.

  3. Oğuzhan Bey merhabalar. Zaten bu yazıdaki amaç, rakip firmaların ürünleri arasındaki farklara vurgu yapmaktı. Buna rağmen, yorumunuzu dikkate alacağız, teşekkürler :)

Bir Cevap Yazın

İsveç’teki Bir Enerji Santrali, Yakıt Olarak H&M Kıyafetlerini Kullanıyor

İsveç’in başkenti Stockholm’un kuzeybatısında yer alan bir ısı ve enerji santrali, yakıt olarak petrol ve kömür kullanıyordu ve yakıldığında çevre kirliliğine yol açan bu fosil yakıtlardan kurtulmak istiyordu. Ve enerji santrali, bu amaçla bir süre önce yakıt olarak geri dönüştürülmüş ahşap ve çöp kullanmaya başladı. Bloomberg’in yaptığı habere göre ise bu geri dönüştürülmüş malzemelerin arasında H&M’in merkez deposundan sağlanan 15 ton kıyafet de yer alıyor.

2010 yılında The New York Times’ın yaptığı bir haberde, New York şehrinin en bilinen bölgesi olan Manhattan’da yer alan bir H&M mağazasının çöpleri arasında daha önce hiç kullanılmamış, yeni kıyafetlerin bulunduğunu iddia etmişti. Buna karşılık olaraksa H&M, Bloomberg’e yaptığı açıklamada kullanım açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyen kıyafetleri hiçbir şekilde imha etmediğini ifade etmişti. Bununla birlikte H&M, yine de kıyafetlerin küf içerip içermediklerinden ya da şirketin katı kurallarına uyup uymadıklarından emin olmanın, kendilerinin yasal yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.

2010 yılında yaşanan ortaya atılan bu iddiayla bir alakası var mıdır bilinmez, şirket bir şekilde satışı ve kullanımı mümkün olmayan kıyafetleri güzel bir şekilde değerlendirmeye karar vermiş gibi görünüyor. Dünyanın fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjilere geçiş yapmaya çalıştığı şu dönemde, kullanılmayan kıyafetlerin de bir enerji kaynağı olarak kullanılması ve H&M’in de bir şekilde bu girişime katkıda bulunması takdire şayan bir olay.

Edinilen bilgilere göre bu enerji santrali, 2017 yılı içerisinde bu zamana kadar yaklaşık olarak 400.000 ton çöp yaktı ve bu çöplerin bir kısmı, Birleşik Krallık’tan ithal edildi. Yakılan bu yüksek miktardaki çöpün karşılığında yaklaşık olarak 150.000 haneye enerji sağlandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

MediaMarkt’dan Dijital Pazarlama Yatırımlarına Çok Kanallı Dönüşünü Ölçen Proje: Online’dan Mağazaya !

Avrupa’nın 1 numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt, geçtiğimiz yıl online reklamların mağaza satışlarına etkisini ölçmek için  Google ve Performans Pazarlama ajansı SEMTR ile Online to Store/Online’dan Mağazaya” projesini hayata geçirdi.

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında başlayarak mağaza ziyareti metriğini ölçümlemeye ve dijital yatırımlarını çok kanallı dönüşüne göre yönetmeye başlayan MediaMarkt Türkiye, Temmuz sonu itibarıyla, yapılan dijital performans reklamlarından kaynaklı toplamda 2.5 milyon mağaza ziyareti elde ettiğini ve %5.5 mağaza ziyareti oranı gerçekleştirdiğini açıkladı.   

MediaMarkt Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Çağanur Atay Uçtu;  “Günümüzde mağaza satın alma yapan tüketicilerimizin yarısından fazlasının yolculuğa online’da araştırma yaparak başladığını biliyoruz. Biz de buradan hareketle Google’da yaptığımız reklamların mağaza satışları üzerindeki etkisini ölçmek istedik. Bu metriğin gelmesi ile hem bunu ölçümlemeye başladık, hem search’te aramayı yapan kullanıcıların herhangi bir mağazamıza olan yakınlığına göre reklam metni özelleştirme ve mağaza adresi gösterme gibi direkt mağaza trafiğini arttırıcı aksiyonlar aldık. Çok kanallı ve müşteri odaklı pazarlama stratejimiz kapsamında bu tür dijital odaklı mağazacılık projelere yatırım yapmaya devam edeceğiz dedi.  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link