Dünyanın En Değerli 100 Markasının Yer Aldığı “Best Global Brands” Listesi Açıklandı 1

Marka danışmanlığı yapan ve bu alanda dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olan Interbrand tarafından hazırlanan ve dünyanın en değerli 100 markasının yer aldığı Best Global Brands listesi yayınlandı. Marka değerleri baz alınarak hazırlanan ve her sene yayınlanan listenin 2016 versiyonunda, bir önceki yıl olduğu gibi yine Apple 178,119 milyar dolarlık marka değeriyle zirvede. İkinci sırada yer alan şirketse, 133,252 milyar dolarlık marka değeriyle Google.

İlk 10’daki şirketlerin yarısının teknoloji şirketi olması dikkat çekiyor. Ayrıca ilk 10’da iki otomotiv şirketi (Toyota ve Mercedes-Benz) ve bir e-ticaret şirketi (Amazon) yer alıyor. Listede dikkat çeken şirketlerden biri de Facebook. Listenin 15. sırasında bulunan ve marka değeri 32,593 milyar dolar olan Facebook, %48 ile marka değeri bir önceki yıla göre en çok artış gösteren şirket oldu. Facebook haricinde marka değeri en çok artış gösteren markalar %33 ile Amazon, %25 ile Lego, %22 ile Nissan ve %21 ile Adobe oldu.

Listede yer alan markaların ülkelere göre dağılımına baktığımızdaysa, bu 100 markanın 15 farklı ülkeye dağıldığını görüyoruz. 51 markayla listede en fazla markası olan ülke ABD olurken onu 10 markayla Almanya izledi.

2016 yılının en değerli markalarının yer aldığı Best Global Brands listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Sıra MARKA GEÇEN YILA GÖRE ARTIŞ MARKA DEĞERİ (Milyar $)
1   Apple 5% 178,119
2   Google 11% 133,252
3   Coca-Cola -7% 73,102
4   Microsoft 8% 72,795
5   Toyota 9% 53,580
6   IBM -19% 52,500
7   Samsung 14% 51,808
8   Amazon 33% 50,338
9   Mercedes-Benz 18% 43,490
10   GE 2% 43,130
11   BMW 12% 41,535
12   McDonald’s -1% 39,381
13   Disney 6% 38,790
14   Intel 4% 36,952
15   Facebook 48% 32,593
16   Cisco 4% 30,948
17   Oracle -3% 26,552
18   Nike 9% 25,034
19   Louis Vuitton 8% 23,998
20   H&M 2% 22,681
21   Honda -4% 22,106
22   SAP 13% 21,293
23   Pepsi 3% 20,265
24   Gillette -10% 19,950
25   American Express -3% 18,358
26   IKEA 8% 17,834
27   Zara 19% 16,766
28   Pampers 6% 16,134
29   UPS 4% 15,333
30   Budweiser 8% 15,099
31   J.P. Morgan 3% 14,227
32   eBay -6% 13,136
33   Ford 12% 12,962
34   Hermès 17% 12,833
35   Hyundai 11% 12,547
36   NESCAFÉ 2% 12,517
37   Accenture 11% 12,033
38   Audi 14% 11,799
39   Kellogg’s -7% 11,711
40   Volkswagen -9% 11,436
41   Philips 4% 11,336
42   Canon -2% 11,081
43   Nissan 22% 11,066
44   Hewlett Packard Enterprise YENİ 11,027
45   L’Oréal 1% 10,930
46   AXA 14% 10,579
47   HSBC -10% 10,458
48   HP NEW 10,386
49   Citi 5% 10,276
50   Porsche 18% 9,537
51   Allianz 12% 9,528
52   Siemens 10% 9,415
53   Gucci 6% 9,385
54   Goldman Sachs -2% 9,378
55   Danone 7% 9,197
56   Nestlé 1% 8,708
57   Colgate -1% 8,413
58   Sony 8% 8,315
59   3M 13% 8,199
60   adidas 16% 7,885
61   Visa 13% 7,747
62   Cartier -2% 7,738
63   Adobe 21% 7,586
64   Starbucks 20% 7,490
65   Morgan Stanley 2% 7,200
66   Thomson Reuters 4% 6,830
67   LEGO 25% 6,691
68   Panasonic -1% 6,365
69   Kia 12% 6,326
70   Santander 2% 6,223
71   Discovery -9% 5,944
72   Huawei 18% 5,835
73   Johnson & Johnson 5% 5,790
74   Tiffany & Co. -9% 5,761
75   KFC 2% 5,742
76   Mastercard 3% 5,736
77   DHL 6% 5,708
78   Land Rover 11% 5,696
79   FedEx 9% 5,579
80   Harley-Davidson 1% 5,527
81   Prada -12% 5,504
82   Caterpillar -9% 5,425
83   Burberry -9% 5,362
84   Xerox -12% 5,290
85   Jack Daniel’s 1% 5,193
86   Sprite -4% 5,148
87   Heineken 6% 5,123
88   MINI 18% 4,986
89   Dior YENİ 4,909
90   PayPal 14% 4,839
91   John Deere -8% 4,815
92   Shell -17% 4,599
93   Corona 1% 4,509
94   MTV -9% 4,320
95   Johnnie Walker -5% 4,317
96  Smirnoff -4% 4,252
97   Moët & Chandon 0% 4,118
98   Ralph Lauren -12% 4,092
99   Lenovo -2% 4,045
100   Tesla NEW 4,011
Pazarlamasyon İçerik Editörü

1 Comment

Bir Cevap Yazın

İçecek Sektöründen Şampiyonlar Ligi Yatırımı: RB Leipzig 0

Herkese merhaba,

Geçtiğimiz salı günü Beşiktaş, UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubunda karşılaştığı RB Leipzig’i 2-0 mağlup etti. Buraya kadar her şey bir futbol haberini yansıtıyor gibi. Fakat bundan 5 sene önce Almanya 5. liginde yer alan Leipzig’in yükselişi, marka yatırımı ve bir şehirde yaşattıklarıyla farklı bir hikayeyi içinde barındırıyor.

Avusturya’nın bayrak taşıyıcı enerji içeceği markası Red Bull, bir süredir çeşitli coğrafyalarda futbola yatırım yapıyor. Brezilya, ABD, Almanya ve Avusturya’da şu ana kadar dört takıma yatırım yapıldı. Leipzig’in serüveni ise diğer yatırımlardan oldukça farklı. Bu yatırımın temelinde Red Bull kurucusu Dietrich Mateschitz’in Şampiyonlar Ligi’nde yer almak istemesi yatıyor. Markayı dünyanın en çok takip edilen futbol organizasyonunda var etmek amacındalar. Peki bu süreç nasıl başladı? Kısaca şöyle:

Yapılan yatırım ve hedefe ulaşma anlamında Almanya, İspanya ve İngiltere gibi diğer büyük liglere kıyasla en üst lige yükselebilmek ve bu ligi ilk 3 sırada bitirip Şampiyonlar Ligi katılım hakkı elde etme konusunda daha avantajlı görünüyor. Red Bull, Leipzig bölgesi takımlarından SSV Markranstädt’a yatırım yaparak projeyi gerçekleştirmeye başlıyor. Şehrin ve bölgenin yatırıma olan ihtiyacı bölgeyi Red Bull için çekici kılıyor. Yeni kulüp binası, yenilenen stadyum, genç futbolculara yapılan yatırım ve vizyonu uygun bir teknik direktörle RB Leipzig yükselişe geçiyor. Burada ufak bir parantez açmak istiyorum; takımın adı Red Bull Leipzig gibi görünse de aslında ismi RasenBallsport Leipzig. Türkçe karşılığı çim topu sporu. Alman Kanunları gereği bir marka, takım isminin önüne veya arkasına ismini veremediği için böyle bir yöntem kullanılmış. Ayrıca yine kanunlar gereği hisseler 50+1 prensibine takılıyor yani takıma üye olan taraftarın lehine olan bir kural sayesinde şirketlerin kulüpte söz sahibi olma düzeyi sınırlandırılıyor. Sonuçta RB Leipzig hızlı bir yükselişle önce Bundesliga’ya çıkıyor ve geçen yıl ligi ilk 3 sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etme hakkı elde ediyor.

Red Bull, yatırımıyla Leipzig şehrinde orta vadede 1.500 kişiye istihdam sağladı, şehrin ekonomisini “kanatlandırdı” ve futbol konusunda kaderini değiştirdi. Fakat ekonomik yatırım ile futbolun doğruları arasındaki zıtlıklar yatırımın sorgulanmasına neden oluyor. Almanya’da öncelikle sportif başarı ardından ekonomik getirinin doğruluğuna inanılıyor. Öncelikle ekonomik yatırım ardından sportif başarı düşüncesi Almanya’da kabul görmemiş olacak ki bazı kaynaklar RB Leipzig’i Almanya’nın en çok nefret edilen kulüpleri arasında göstermiş durumda. Yine de yatırımın genç ve gelecek vaat eden futbolculara yapılıyor olması, Bundesliga’da ilk dört sırada yer alan takımlarla karşılaştırıldığında makul görülebilecek toplam maliyet – vergi giderleri oranı ve nihayetinde istenen hedefe ulaşılması Red Bull yönetimini memnun ediyor olmalı.

Sonuç olarak marka, küresel anlamda adını dünyada duyurmaya devam ediyor. Yine de futbola olan yaklaşımlarıyla oluşacak marka antipatisi ileride Red Bull’un uğraşmak durumunda kalacağı bir alan olabilir. Pazarlama anlamında Red Bull, iki boğanın çarpışması ile oluşan güneş figürünü ve gri-mavi çizgilerin kesişimiyle oluşan kutu tasarımının görüldüğü yerde kendi hatırlatmak ve markayı hissettirmek konusunda çalışmalarına devam ediyor.

Kaynaklar:

https://www.ft.com/content/2567291c-2f89-11e7-9555-23ef563ecf9a?mhq5j=e5
https://www.theguardian.com/football/englische-woche/2017/feb/11/rb-leipzig-red-bull-city-football-history

Perakendecilik Kişiye Özel Ürünlere Yöneliyor 0

90’lı yılların başında tanıştığımız küreselleşme kavramı, internetin ve mobil teknolojinin doğuşuyla durdurulamaz bir hızla hayatımıza girdi ve hatta ele geçirdi. Ticaretten sanayiye, bankacılıktan turizme dek hemen her sektör, bu değişimden etkilendi. Fakat günümüzdeki en çarpıcı gelişmeler, perakendecilik alanında yaşanıyor. Giderek bireyselleşen yaşam tarzlarında kişiye özel çözümler sunmak, şimdi her zamankinden daha da önemli. Kişiye özel fırsatlar, birey odaklı pazarlama taktikleri, anlık promosyonlar derken iş, Coca-Cola ve Nutella ile kişiye özel markalaşmaya kadar geldi.

Hatta ürünle beraber sunulan deneyimin de yerelleşmeye başladığı bu değişimde, artık tüketiciler kendi ürünlerini de tasarlayabiliyor. Nike’ın bu ay New York’ta başlattığı ve yalnızca davetlilerin katılabildiği The Nike Maker’s Experience, bunun en önemli örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu özel programda katılımcılar, farklı tasarımlar arasından istediklerini seçerek kendi Nike ürünlerini, bir saatten daha kısa bir sürede, dijital olarak oluşturuyorlar.

Nike’ın projesinden etkileyici bir görünüm.

Nike Özel İnovasyon Projelerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mark Smith bu proje sayesinde katılımcıların belli bir mekânda marka ekibiyle iş birliği hâlinde çalışıp kısa bir sürede yeni bir ürün tasarlayabilmesine olanak tanıdığının altını çiziyor. Benzer şekilde, ayakkabı üreticisi Vans da kişisel tasarımı önemsediğini, tüketicilerin tasarladığı yazıların 15 dakikada ayakkabıların üzerinde yer almasını sağlayan makinesiyle göstermişti.

Teknolojinin her geçen gün daha hızlı ilerlemesi, markaların mağaza içinde sunduğu vaatleri de geliştirdi. Klasik giyim markası Ministry of Supply’ın Boston’daki amiral mağazasına, geçtiğimiz Mart ayında yerleştirdiği boyutlu örgü makinesini kullanan ziyaretçiler, kendi spor ceketlerini tasarlama şansı buldu. 90 dakika süren ve 345 dolaramal olan deneyim, geleceğin sürdürülebilir ve daha güçlü üretim anlayışı için önemli bir adımdı. Örgüden bahsetmişken, Adidas’ı da buraya eklememiz gerekiyor. Markanın, 2016 yılının Aralık ayında Berlin’de açtığı üç aylık Knit for You pop-up mağazaya gelen müşteriler, kendi süveterlerini tasarlamıştı.

Adidas’ın Berlin’deki Knit for You mağazasında bir müşteri süveterini tasarlarken.

Elbette lüks tüketim ve güzellik endüstrisi de bu kişiselleşmede yer aldı. The St. Ives Mixing Bar, New York’taki yazlık mağazasında, müşterilerinin kendi cilt bakımı ürünlerini yaratmalarını sağladı. Daha önce bir yazımızda da bahsettiğimiz Function of Beauty kapsamında kişisel şampuanlar ve saç tipine göre çeşitlenen saç kremleri set olarak 36 dolar fiyatındaydı. Deri giyim markası Coach’un New York 5.Cadde’deki amiral mağazasında ise müşteriler, deri ustalarına sipariş vererek akıllarındaki giysiyi, kendileri için diktirme ayrıcalığını yaşadılar.

Coach mağazasındaki deri terzileri, müşterilerin verdikleri özel siparişler üzerinde çalışırlarken.

Tüketiciler Daha Fazla Beklemeye Hazır

Tüketimde bireyselleşmenin artması, doğal olarak markaları özelleşmiş tasarım üretimine itiyor ve bu da ısmarlama ürünler pazarını hareketlendiriyor. Deloitte’in hazırladığı rapora göre, müşterilerin yüzde 34’ü kişiselleştirilmiş-özelleşmiş ürünlere ilgi gösteriyor, yüzde 48’i ise bu tür ürünler için belli bir süre beklemeyi göze alıyor. Tüketiciler; yaratıcı marka deneyimleri, sipariş üzerine üretim, üretimde şeffaflık ve mağaza içi kişiselleştirmeyle giderek daha fazla ilgileniyor.

Hazır giyim ve çeşitliliği artan kozmetik çözümler, özellikle 90’lı yılların başından bu yana, en parlak perakendecilik başarılarından biriydi. Zaman ve maliyet açısından tüketicilerin hayatını kolaylaştırmış, e-ticaret ve büyük indirimlerle markalı ürünleri alabildiğimiz özel alışveriş siteleriyle satışları daha da artmış, hem kendilerini hem de müşterilerini memnun eden bir kazan-kazan durumu ortaya çıkmıştı. Bu işleyiş hâlâ devam ediyor.

The St. Ives Mixing Bar’da Jess adlı bir müşterinin ellerinden çıkan güzellik iksiri.

Fakat perakendecilik alanında, durumun yavaş yavaş değiştiğini de kabullenmeliyiz. Artık günümüzün tüketicileri, özellikle 30 yaş altı bireyler kendilerini daha iyi ifade eden, mümkünse kimsede olmayan, sıradanlaşmamış, kendilerinden bir şey kattıkları, dokunuşlarıyla az ya da çok değiştirebildikleri, özgün tasarımlara sahip ürünleri tercih ediyor. Belki de Beyoğlu’nda kaybolmaya yüz tutan, kişiye özel dikim yapan gömlek terzileri ya da yıllardır güzellik karışımları satan ama kozmetik dünyasının rekabet gücüne direnemeyen aktarlar, farklı ve daha gelişmiş bir anlayışla ama benzer mantıkla, yeni nesil girişimciler ya da zamanın ruhunu yakalamayı başaran markalar tarafından yakın gelecekte temsil edilecek, kim bilir?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link