Dünya Tarihini Değiştiren Markalar

Hayatımızda bazı markalar var ki onlardan yalnızca birer marka olarak bahsetmek artık yetersiz kalıyor. Çünkü bu markalar sundukları ürünlerin ya da hizmetlerin ötesinde tüm toplumu derinden etkileyebiliyor. Bu markalar bazen bir ülkenin ekonomisini bazen bir siyasi rejimin kaderini hatta bazen de dünyamızın geleceğini değiştiriyor. İşte o markalar ve yaşamımızdaki yerlerine dair bazı bilgiler:

Mc Donald’s

McDonald's_Main

Mc Donald’s şüphesiz küreselleşen dünyanın en büyük ikonlarından biri. Dünya genelinde günde ortalama 58 milyon müşteriye hizmet veren marka, 118’den fazla ülkede 34.000’den fazla restorana sahiptir. Dünya üzerinde Mc Donald’s restoranlarında çalışanların sayısı 1.6 milyonu geçmektedir. Markayla ilgili en ilginç istatistiklerden biri ise ABD’de nüfusun %98’inin yılda en az bir kez Mc Donald’s’ta yemek yiyor oluşu. Yurt dışına çıktığınızda ilk yemek yediğiniz yerin Mc Donald’s olması da markanın dünya üzerinde ne derece etkili olduğunu kanıtlıyor.

Markanın tarihindeki en ilginç olaylardan biri ise Rusya’nın başkenti Moskova’da açılan ilk şubesinin hikayesi. 1980’lerde Amerika ve Rusya arasında soğuk savaş sürerken Mc Donald’s yöneticileri Rusya’da şube açabilmek için uğraş verirler. 1977 yılında Rus devlet adamlarıyla başlayan bu temaslar tam 14 yıl sürer ve 31 Ocak 1991’de Moskova’da ilk Mc Donald’s şubesi açılır. O zamanlar komünizmle yönetilen Rusya’da, Mc Donald’s’ın açılışı gayri resmi olarak sosyalizmin çöküşü kabul edilir. Zaten bundan birkaç yıl sonra da Sovyetler Birliği dağılır. Bunun dünya tarihi açısından önemini anlayabilmeniz için aşağıdaki videoyu izlemenizi öneririm. Video o ilk Mc Donald’s şubesinin açıldığı gün insanların restorana girebilmek için bekledikleri sırayı gösteriyor. O gün Mc Donald’s’ı 10.000’den fazla insan ziyaret etmiş. Gördüğümüz gibi bazı markalar siyasal rejimlere bile etki edebiliyor.

Google

Google-logo

Şüphesiz ki hayatımızın tam ortasında duran markalardan biri Google. Özellikle 1990 sonrası kuşağın internet kelimesinden sonra ilk öğrendiği kelimelerden biridir. Evlerimizdeki raflardan ara sıra indirdiğimiz cilt cilt ansiklopedilerin tavan arasına taşınmasına sebep olmuştur. Diğer yandan yalnızca Google’da değil internette arama yapmak anlamıyla “googling” olarak İngilizce sözlüklere girmiştir. Rakamsal olarak baktığımızda da Google’ın büyüklüğünü ve önemini çok net görebiliriz. Yaklaşık 2 ay kadar önce açıklanan ‘En İyi Küresel Markalar’ araştırmasında Google, Coca Cola’yı da geride bırakarak 2. sıraya oturdu. 1. sırada bulanan Apple ile de arasında çok az bir fark bulunuyor. Özellikle son yıllarda yaptığı ataklarla ve sunduğu hizmetlerle yakın zamanda zirveye oturacağını söylemek hiç de zor değil. Ayrıca Google’ın hayatınızdaki yerini anlayabilmeniz için sadece onun olmadığını hayal etmeniz yeterli. Google hakkında ilginç bilgilere de buradan ulaşabilirsiniz.

Apple

apple

Böyle bir listede olmazsa olmaz markalardan birisi tabi ki Apple’dır. İş dünyasının en efsane isimlerinden biri olan Steve Jobs’ın markası şu an kullandığımız birçok teknolojinin kaynağı oldu. Tüketici elektroniği alanında birçok ilki gerçekleştiren Apple, iPod’la müzik dünyasının, iPad’le de tablet bilgisayarların kaderini değiştirdi. iPhone ise insanlara mobil dünyanın kapılarını açtı. Neredeyse tüm iletişim sistemimiz başka bir yola doğru evrildi.

Apple’ın efsane marka olmasını sağlayan bir diğer şey de reklamcılık tarihine kazınmış olan reklamı 1984’tür. İlk Macintosh’un tanıtımı için yapılan reklam sadece bir kez 1984 yılında Super Bowl’da oynatılmış. George Orwell’in 1984 adlı kitabına dayanan reklam, o dönemde oldukça ses getirmiş.

Coca Cola

coca-cola-funky-logo

İnsanların mutluluğunu kendine dert edinen Coca Cola da, büyüklüğüyle ve dünyadaki etkisiyle tabi ki bu listenin bir diğer olmazsa olmazı. Sudan sonra en çok tüketilen içeceklerden olan kolanın mucidi marka, Amerika’nın dünyadaki amiral gemilerinden biri olarak görülüyor. Hatta 50. Yıldönümünde ABD’nin ulusal ikonu statüsünü kazanmış.

1985 yılında formülünü değiştirmiş. Fakat yeni formül beğenilmemiş ve marka tüketiciler tarafından 400000 adet telefon ve mektup almış. Ayrıca tedarikçilerin bu yeni formülü protesto ederek satmama kararı almaları üzerine de eski formüle dönülmüş. Coca Cola Klasik ürünü de bu olaydan sonra ortaya çıkmış bir ürün.

Diğer yandan Coca Cola’nın mutluluk konumlaması da dünyadaki en başarılı marka konumlandırmalarından biri. Geçtiğimiz yıl genel olarak dünyadaki krizler ve savaşlar nedeniyle insanların gergin olduğunun tespiti üzerine “mutlu olmak için bir milyon neden var” kampanyasını oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştiren marka bu konumlamayı sonuna kadar hak ettiğini de göstermiş oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

1 Comment

  1. Paylaşımınız için teşekkürler. Bu markaların hepsi dünya tarihini olumlu olarak değiştirmiştir, diyebilir miyiz?

Bir Cevap Yazın

Bankaların Yarattığı Başarılı Reklam Karakterleri

Markalar, tüketicinin zihninde doğru yere konumlanabilmek ve bu konumu devamlı olarak muhafaza edebilmek için belli araçlar kullanırlar. Bu noktada en önemli araçları ise genellikle logo, slogan veya marka maskotları oluyor. Günümüz pazarlama dünyasına göz atmak gerekirse bu araçların içinden sıyrılan marka maskotu markaya kazandırdığı kimlik ve tüketicide yarattığı etki ile çok daha önemli bir konuma gelmiştir.

Başarılı bir marka maskotu yaratmanın anahtarı ise elbette ki markanın stratejileri ve hedefleri ile özdeşleşebilecek, tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek sevilen bir maskot kimliği yaratmaktır. Tüketici, markanın kimliğini maskotun karakteri ile kolayca eşleştirilebilmelidir. Markanın değerleri, bulunduğu konum ve vermek istediği imaj ile çelişmemelidir. Doğru maskot çalışmasının getirdiği faydayı ilk maskot­lardan olan ve Planters Peanut firmasının 1917’de yarattığı Mr.Peanut (Bay Fıstık) maskotunu kullanması beş yıl içeri­sinde 1 milyon dolardan 7 milyon dolara çıkardığı cirosuyla yakından görebiliriz.

Türkiye’de ise incelediğimizde başarılı marka maskotları olarak; Turkcell’in Emocanlar’ını, Arçelik’in Çelik ve Çeliknaz’ını örnek verebiliriz. Globalde düşündüğümüzde ise Milka’nın Mor İneği’ni, Mc Donalds’ın Palyaço McDonald’sı, Michelin’in Bibendum’u örnek olarak gösterebiliriz.

Ve çocukluğumuzun maskotu “Vadaa”… Yapı Kredi World’ün marka maskotu olarak tam 16 yıldır hayatımızda. Bu da Vadaa’yı Türkiye’nin en iyi tanınan maskotu haline getirdi. Sanıyoruz ki Vadaa’nın başarısını gören diğer bankalar geç de olsa güzel bir başarı gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.

Türkiye İş Bankası ve Cem Yılmaz

 

 

 

 

 

 

İş Bankası ve bir animasyon karakteri olarak Cem Yılmaz… Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam filminde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda çıkıyor.

Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam film serisinde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda, bir animasyon karakteri olarak çıkıyor. İş Bankası‘nın yeni reklam kampanyasında Cem Yılmaz’ı bir animasyon karakteri olarak akıllı telefonlar üzerine esprileriyle stand-up yaparken izliyoruz. Örneğin bir reklam filminde konu Siri’ye geliyor; Cem Yılmaz da sahnede Siri yardımı ile havale işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Seyirciler ile diyalogların da renk kattığı reklam filmlerinde karakteri Cem Yılmaz kendisi bizzat seslendiriyor.

Reklam filmleriyle fark ediyoruz ki Cem Yılmaz, bankanın mobil bankacılık uygulaması olan İşCep’i temsil ediyor. Sahnede İşCep’in hayatı kolaylaştıran taraflarını seyirciye güldüren kişiliğiyle anlatıyor. Hayatımızın dijitalleşmesi ile birlikte yaşadığımız komik olaylara da değinen Cem Yılmaz’ın bu animasyon hali İş bankası için başarılı bir marka maskotu kıvamında şimdilik bizlerde yerini almış gözüküyor.

Yapı Kredi Bankası ve Robot Gary ile Metin

Robot Gary, Silikon Vadisi’nden zekâ yüklemesi tamamlanmadan kaçan yapay zekâlı robot. Bir de Yapı Kredi teknolojisini hayatının her alanında kullanan Metin. İşte Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in hayat verdiği bu karakterler, Yapı Kredi’nin “Hizmette Sınır Yoktur” anlayışını dijital çağa taşıyan yeni iletişim konseptinin yüzleri.

Güldüren diyalogları ile karşımıza çıkan ikili, ilk reklamında tanıttıkları Yapı Kredi’nin “Göz-ID” uygulaması ile hayatımızda yavaş yavaş yer edinmeye başladı diyebiliriz. Robot Gary’nin maceraları ile eğlenceli diyalogları, günlük olarak bizlerin de dijitalle yaşadığımız zorluklara bulduğu çözümler ile hayatımızın bir parçası haline geldi.

EnPara.com ve Kıllanan Adam

Finansbank tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen ve temel bankacılık hizmetlerini, fiziksel şubeleri kullanmaksızın sadece dijital kanallar üzerinden sunan dijital bankacılık hizmeti Enpara.com’un kuruluşunun ikinci yılıyla birlikte görmeye başladığımız “Kıllanan Adam” karakteri Enpara.com’da hesap işletim, EFT ve havale ücretlerinin alınmaması, Çözüm Merkezi’nde müşteri temsilcisine 30 saniye içinde bağlanılması, her miktar paraya her zaman yüksek faiz verilmesi eğlenceli bir dille anlatılıyor.

Garanti Bankası ve Ugi 

Garanti Bankası, yeni iletişim platformunu hayata geçirmesi ile birlikte hayatlarımızda yer edinmeye başlayan Garanti’nin DNA’sında olan teknolojiyi yansıtan Ugi, hayatın içine karışarak insanlara kulak kabartıyor, finansal konularda kendini yalnız hissedenlere Garanti’nin çözümlerini hatırlatıyor, önerileriyle hayatlarını kolaylaştırıyor.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link