Coca Cola’dan Yeni Marka Stratejisi: “Tadını Çıkar! “

Geçtiğimiz günlerde Coca-Cola, global marka stratejisini yenileyerek tarihinde yeni bir olaya daha imza atmış oldu. Dört ülkeden dört farklı ajans ile çalıştığı yeni stratejisinin duyurusunu bir reklam filmiyle duyurdu.

Coca-Cola Taste the Feeling Reklam Filmi

Reklam filminden de göreceğiniz üzere, markanın 7 yılı aşkın süredir kullandığı “Open Happiness” sloganının yerini artık “Taste The Feeling” sloganı aldı. Slogan Türkiye’de ise “Anın Tadını Çıkar” olarak çevrildi.

Yeni stratejisinin medya lansmanında Coca-Cola global CMO’su Marcos de Quinto, Coca-Cola, Coca-Cola Light, Coca-Cola Zero ve Coca-Cola Life markalarının tümü için “one brand” yani “tek marka” yaklaşımı uyguladıklarını ve bu stratejinin de tüketicilere tek bir marka altında, tüketicilerin damak tadına, hayat tarzına ve beslenme türlerine uygun bir Coca-Cola ürünü sunacağının altını çizdi.

Coca-Cola’nın global kreatiften sorumlu başkan yardımcısı Rodolfo Echeverria ise “Mutluluğa Kapak Aç’tan Coca-Cola’nın mutlulukta oynadığı rolü göstermeye doğru bir geçiş yapıyoruz. Biz basit, günlük anları daha özel hale getiriyoruz” diye konuştu.

Reklamı başından sonuna kadar dikkatle izlersek, reklamın her sahnesinde aslında 5 duyumuza hitap eden öğelerin, duygu durumlarımız ve günlük hayatta yaşadığımız özel anlar ile çok güzel bir şekilde sentezlendiğini görebiliriz. Conrad Sewell tarafından seslendirilen reklam müziği ve sözleri de aynı şekilde bu sahnelerde verdiği mesajı destekler nitelikte.

Ancak sloganın Türkçe’ye çevrilmiş halinin “Taste The Feeling”in verdiği etkiyi yeterince vermediğini düşünüyorum. Anlamsal olarak da ince bir fark var. Orjinal sloganı duyusal bir etki bırakırken, aynı etki “tadını çıkar” sloganında hissedilmiyor. Buna rağmen reklam, son zamanların en güzel duyusal marka örneklerinden biri. Görme, işitme, dokunma, koku ve tada ilişkin birçok öğe bu reklamda yer almakta. Tek bir duyudan ziyade, 5 duyunun da birden kullanılmasının reklamın etkisini arttırmada önemli bir yeri olduğu söylenebilir. Çünkü bir reklam ne kadar çok duyuya hitap ediyorsa o kadar çok etki yaratır. Ayrıca, bu öğeler reklamda mutluluk, çılgınlık, aşk, eğlence, arkadaşlık gibi hepimiz tarafından evrensel olan duygu anlarıyla pekiştirilmiş. Böylece reklam, izleyicilerin reklamı izlerken aynı duygu durumlarını hissetmelerini de sağlamakta. Nöropazarlama açısından buna ayna nöronlarımızın neden olduğunu biliyoruz. Ayna nöronlarımız bizim en empatik yanımız. Başkasında gördüğümüz bir şeye sahip olma isteğimiz ayna nöronlarımızın aktivasyonu ile gerçekleşiyor. Dolayısıyla reklamda mutlu yüzler, heyecanlı anlar bizi de anlık olarak aynı duygu durumunu hissetmemize neden olabiliyor.

Bu reklamın dışında, TV’de görmediğimiz bu reklamı destekleyici birkaç reklamı daha var aslında. Bu reklamlarda da hepimizin yaşadığı olaylar “marka anları” çerçevesinde yorumlanarak sunulmuş. Aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz:

Brotherly Love

Break Up

Under Pressure

Coca-Cola böylesine büyük bir değişikliği tabi ki sadece TV reklamlarıyla duyurmadı. Bir çok kreatif görsel hazırlandı, outdoor reklam ve sosyal medya iletişimi de bütünleşik bir şekilde gitti. Aşağıdaki görsel örneklere bakılırsa, görsel kimlik öğesi olarak yüzlerin kullanıldığını görebilirsiniz. Yüz ifadeleriyle birçok evrensel duygu anlatılmaya çalışılmış. Böylesine global bir değişim de, anca evrensel bir dille anlatılabilirdi zaten. Bizim en evrensel dilimiz yüz-beden dilimiz olduğuna göre, Coca-Cola’nın reklam-pazarlama kampanyalarına bunu yansıtmış olması oldukça mantıklı bir yaklaşım olmuş.

coca cola

Dünyaca ünlü pazarlama gurusu Al Ries’a göre, yeni slogan Coca-Cola’yı kurtaramayacak. Çünkü Coca-Cola son 111 yılda 58 farklı reklam sloganı kullandı. Bu, her iki yılda yeni bir slogan demek. Al Ries’a göre bir sloganın ömrü birkaç yılla değil, on yıllarla sınırlı olmalı.

Sürekli slogan değiştirmek evet birkaç zaman öncesine kadar çok iyi bir fikir olmayabilirdi. Ancak günümüz tüketicisinin büyük bir hızla değişen beklentileri, davranışları göz önünde bulundurulursa, bu slogan değişikliğinin çok da kötü bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Bir önceki sloganı Coca-Cola 7 yıl boyunca kullanmıştı zaten. Artık yeni tüketiciye, özellikle yeni gelen Z kuşağına da hitap edebilmesi için söylemlerinde birtakım değişiklikler yapması gerekecekti. Bunu da gayet, o kuşağın yaşam tarzını ve beklentilerini göz önünde bulundurarak yaptıklarını düşünüyorum. En azından şimdilik reklamların yansıttığının bu yönde olduğunu söyleyebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

YTÜ İstatistik ve İstanbul Bilgi Ünversitesi pazarlama iletişimi yüksek lisans bölümünden mezun olan Seda Genç, geçmişte IBM, Garanti, Tmob gibi şirketlerde marka-pazarlama yöneticisi olarak çalıştı. Sonrasında kendi şirketi Neuro-mar Danışmanlık’ı kurdu. Şu anda şirketlere/bireylere pazarlama psikolojisi ve nöropazarlama temelli pazarlama iletişimi danışmanlığı yapıp eğitimler, seminerler vermektedir. Aynı zamanda NLP master practitioner ünvanına sahiptir.

Bir Cevap Yazın

Coca-Cola Zero’nun Twitter Hesabıyla İlgili Paylaşılan Sahte Görüntü Viral Oldu

Nedeni bilinmeyen bir şekilde, şu sıralarda Coca-Cola Zero’nun resmi Twitter hesabı korumalı hale getirilmiş durumda ve dün akşam saatlerinde Twitter’da bu durumla alakalı ilginç bir olay yaşandı. MashAllPotatoes isimli bir Twitter kullanıcısı, Coca-Cola Zero ya da diğer ismiyle Coke Zero’nun resmi Twitter hesabından alınmış iki adet ekran görüntüsü ile birlikte “@CokeZero iyi mi?” şeklinde bir tweet attı.

İlk ekran görüntüsünde, Coke Zero’nun önce Bana Coke Zero ve Diet Coke arasında hiçbir fark olmadığını söyleyen bütün trollerden bıktım usandım. Coke Zero’yu anlamak için çok hassas bir damak zevkine sahip olmanız gerekir. şeklinde bir tweet attığı, bir sonraki tweet’te ise Biliyor musunuz? Bütün bunları s*ktir edin, ben artık yokum. dediği görülüyordu. İkinci ekran görüntüsünde ise Coke Zero hesabının korumalı hale getirildiği görünüyordu.

MashAllPotatoes isimli kullanıcının yaptığı bu paylaşım, çok kısa bir süre içerisinde viral haline geldi. Ayrıca birçok Twitter kullanıcısı da bu ekran görüntülerini kendi hesaplarından paylaştı. Birçok kişi, gerçekten Coke Zero’nun resmi Twitter hesabından bu tweet’lerin atıldığını ve ardından da hesabın korumalı hale getirildiğini düşünüyordu. Tabii, atılan bu tweet’ler ve ardından hesabın korumalı hale getirilmesi, hesabın hack’lenmiş olabileceği ihtimalini akıllara getirdi.

MashAllPotatoes’in yaptığı bu paylaşımdan yaklaşık 5 saat sonra, Coca-Cola resmi Twitter hesabından bu paylaşıma şu şekilde cevap verdi:

Bu değiştirilmiş görüntüyü biz hazırlamadık. Lütfen #CokeZeroSugar hakkındaki resmi güncellemeler için @CocaCola’yı takip edin.

Coca-Cola’nın attığı bu tweet’in hemen ardından ise MashAllPotatoes, Coca-Cola’nın tweet’ine “Eğer mimim sosyal medya ekibiniz için herhangi bir baş ağrısına neden olduysa, özür dilerim. Hiçkimsenin bunun gerçek olduğunu düşünmesini beklemiyordum. Özellikle de oraya eklediğim Rick and Morty şakasıyla birlikte…” şeklinde karşılık verdi.

MashAllPotatoes’in ekran görüntüsünün sahte olduğuna dair yaptığı bu itirafın ardından, aslında Coke Zero’nun bu tweet’leri atmadığı anlaşıldı. Ancak hala hesabın neden korumalı halde olduğu bilinmiyor. Coca-Cola da konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Fiziksel Mağazalarda Hizmeti Hızlandırmak İçin Mobilden Faydalanan 4 Şirket

Günümüzde markaların, müşterlerine daha kaliteli bir hizmet sunarak rekabette öne çıkabilmek için teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanmaları gerekiyor. Bu teknolojik nimetlerin en başında da mobil geliyor. İnsanların her an her yerde yanlarında taşıdıkları mobil cihazlar, markalar için tüketicilere ulaşma konusunda birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. PSFK de hazırladığı “Perakendenin Geleceği 2018” isimli raporunda, bazı perakende markalarının müşterileri için meydana getirdiği geleceğe yönelik yeni mobil deneyimlere yer verdi. Bunun en iyi 4 örneğine hep birlikte göz atalım.

Alibaba

Çinli e-ticaret devi Alibaba’nın bir alt şirketi olan Taobao, geçtiğimiz sene yüz ve ses tanıma sistemleri kullanan Tao Cafe isimli kasiyersiz perakende mağazasını hizmete açmıştı. Müşteriler, mağazanın girişinde akıllı telefonlarından bir QR kod taratıyorlar ve alışveriş yaparken yüz tanıma özellikli kameralar tarafından takip ediliyorlar. Müşteriler mağazadan çıkacakları zaman ise kolay bir şekilde telefonları aracılığıyla ödeme yapabiliyorlar. Tao Cafe, müşterilerin alışverişlerini bitirir bitirmez mağazadan ayrılmalarına izin vererek mağazalardaki yoğunluğun neden olduğu stresi ve gecikmeleri azaltıyor.

Simon Property Group’un Facebook Messenger Chatbot’u

Simon Property Group

Alışveriş merkezi operatörü olan Simon Property Group, Kuzey Amerika’da yer alan 200’den fazla lokasyonda tüketicilere kişiselleştirilmiş yardım sunmak için mobil chatbot’lardan yararlanıyor. Şirketin Facebook Messenger chatbot’u, tüketicilere haritalar, perakende mağazalarının adresleri ve çalışmaları saatleri de dahil olmak üzere bulundukları lokasyonla ile alakalı gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Tüketicilerin hizmetine sunulan bu chatbot, Simon Property Group’un, tüketicilerin arayışını kolaylaştırmak amacıyla dijital deneyimleri geleneksel mağazacılık ortamına getirmek için uyguladığı kapsamlı stratejinin bir parçası olma özelliği taşıyor.

Coca-Cola

Dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Coca-Cola, belirli içerik mesajlaşmalarını oluşturmak için tüketicilerin akıllı telefonlarına yaklaşan verileri kullanan mağaza içi dijital tabelalar geliştirdi. Bu sistem, bir Google Chrome işletim sistemine sahip bir cihaza ya da Google Chrome Kiosk uygulamasına bağlı tüm ekranlarda özel bir içerik gösterilmesini sağlıyor. Şirketin hedefli mesajlaşması, tüketicilerin lokasyonuna ve mobil verisine bağlı olarak marka kampanyalarından promosyon tekliflerine ve uygulama rehberli alışveriş listelerine kadar uzanıyor. Bu uygulama, tüketicilere daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunulmasına yardımcı oluyor ve bu da satışların artmasını sağlıyor.

Walmart

ABD’li perakende şirketi Walmart; mağaza içi self servis kioskları, teslimat kuleleri ve uygulama tabanlı bir mobil hızlı iade hizmeti sunarak online satın almalar için daha basit bir teslimat ve iade süreci sağlıyor. Ürünü teslim alma sürecinde teslimat kulelerini kullanmak için müşteriler öncelikle alışveriş fişlerinin üzerinde bulunan barkodu taratıyorlar. 45 saniye içerisinde makine üzerindeki kapı açılıyor ve ürün taşıma bandının üzerinde görünüyor. İade sürecinde ise müşteriler, Walmart uygulaması aracılığıyla iade etmek istedikleri ürünü belirleyebiliyorlar. Daha sonra Walmart mağazasına gidiyorlar, kart okuyucu üzerindeki QR kodu taratıyorlar ve iade etmek istedikleri ürünü teslim ediyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link