Bütün Büyük Gıda Markalarını Kontrol Eden 10 Şirket

Neredeyse dünyadaki bütün büyük yiyecek ve içecek markalarını sadece 10 şirketin yönettiğini biliyor muydunuz? Başka bir deyişle, yediğimiz ve içtiğimiz, doğal olmayan neredeyse her şeyi bu 10 şirket üretiyor.

Global yoksulluğu azaltmaya odaklanan yardım kuruluşlarının uluslar arası bir konfederasyonu olan Oxfam da bu 10 şirketin ve yönettikleri markaların yer aldığı bir infografik (yukarıda) hazırladı. İşte sürekli hayatımızda olan o markaların sahibi olan 10 şirket:

Associated British Foods

İngiliz şirketi, perakendeci Primark’ın yanı sıra, Dorset Cereals ve Twinings çayları gibi markalara sahiptir.

Coca-Cola

İçecek sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Coca-Cola; Fanta, Sprite ve Burn gibi birçok markanın sahibidir.

Danone

Ülkemizde süt ve süt ürünleriyle tanınan Danone; Activa, Yocrunch ve Oikos gibi yoğurt markalarının sahibi olmakla birlikte, tıbbi beslenme ürünleri ve su satar.

General Mills

Daha çok Cheerios ve Chex gibi kahvaltılık gevrekleriyle bilinen General Mills; Yoplait, Hamburger Helper, Haagen-Dazs ve Betty Crocker gibi markaların da sahibi konumunda bulunuyor.

Kellogg’s

Kahvaltılık gevrekleriyle bildiğimiz Kellogg’s; Pringles, Eggo ve Cheez-It gibi kahvaltılık gevrek harici markaların da sahibidir.

Mars

Mars; M&M’s, Mars, Snickers, Twix gibi çikolata markalarının yanı sıra pirinç markası Uncle Ben’s, sakız markası Orbit ve Starburst gibi birçok markanın da sahibidir.

Mondelez International

Daha çok atıştırmalık ürünler üreten Mondelez, ülkemizde Milka, Toblerone, Oreo ve Jacobs markalarıyla bilinmektedir.

Nestle

Nestea, Nesquick ve Maggi gibi markaların sahibi olan Nestle, ülkemizde daha çok Nescafe markasıyla ön plana çıkmaktadır.

PepsiCo

PepsiCo; Pepsi, 7 Up, Tropicana ve Gatorade gibi birçok içecek markasının yanı sıra Doritos, Cheetos, Ruffles ve Lays gibi önemli markaların ve bunlardan başka birçok markanın sahibidir.

Unilever

Unilever, ülkemizde Lipton, Algida, Calve ve Knorr gibi markalarıyla faaliyet göstermektedir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca-Cola’dan Otobüs Bekleyen İnsanların İçini Isıtan Reklam Kampanyası

Sizlerle sık sık çeşitli markaların yaptığı yaratıcı reklam kampanyalarını paylaşıyoruz. Ve yaratıcı reklam kampanyası denilince akla ilk olarak gelen markalardan biri de dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Coca-Cola. Şirketin Kazakistan’da gerçeleştirdiği son reklam kampanyasının da son derece yaratıcı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Coca-Cola’nın söz konusu açık hava reklam kampanyası, global reklam ajansı McCann‘in Kazakistan’ın en büyük şehri olan Almatı’daki şubesi olan McCann Almatı tarafından hazırlanmış.

Tahmin edebileceğiniz üzere, Rusya’ya komşu olan Kazakistan’da kışlar oldukça sert geçiyor ve soğuk bir kış gününde otobüs durağında otobüsün gelmesini beklemenin ne kadar büyük bir sıkıntı olduğunu bilirsiniz. McCann Almatı da bu yüzden durakta otobüs bekleyen insanların içini ısıtan bir reklam kampanyasının oldukça güzel olacağını düşünmüş ve bu kapsamda Almatı şehrinde yaratıcı bir reklam kampanyası hazırlamış.

Minnettarlık Seni Isıtır” isimli reklam kampanyası kapsamında, Almatı şehrinde bulunan bir otobüs durağı düzenlenerek bir Coca-Cola durağı haline getirilmiş ve durağa bir de ısıtma sistemi eklenmiş. Bu ısıtma sistemi, otobüs durağının iki ayrı tarafında bulunan “Teşekkür Ederim” düğmelerine aynı anda basıldığında devreye giriyor. Ancak iki düğmenin birbirine olan uzaklığından ötürü, tek bir insanın iki düğmeye birden basabilmesi pek mümkün değil. Bu nedenle insanlar, ısıtma sistemini devreye geçirebilmek için tanımadıkları kişilerden yardım istiyorlar. İşte reklam kampanyasının ismi de buradan geliyor.

Eğer Coca-Cola’nın diğer yaratıcı reklam kampanyalarını merak ediyorsanız, markanın Sırbistan’da yaptığı el yapımı kanaviçe reklam panoları ve İsveç’te yaptığı telaffuzu ödeme olarak kabul eden dünyanın ilk içecek otomatı ile ilgili haberlerimize göz atabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link