BiTaksi’nin Kriz Yönetimi Gerçekten Doğru muydu?

Özür dilerim…
Bu sözcük ilişki yönetiminin en kritik iki kelimesidir.
Kriz yönetiminin de en önemli cümlelerinden biridir ancak nedense şirketler buna yanaşmamak için elinden geleni yapar?
Özür dileme, hatanı kabul etme! Bizdeki kriz yönetimi açılımı da budur aslında. Bazen hiçbir şey yapmamak daha iyidir denir.

Ne yaparsan yap, ama hatanı kabul etme demektir.

Ancak dünyada da örneklerini tarih boyunca bolca gördük ki tüketici markaların kendinden büyük olduğunu düşünmek istemesinin yanında, zaman zaman da önünde diz çökebildiğini bilmek ister.
Bu anlamda onlardan biri olduğunuzu, içten olduğunuzu, hata yapabileceğinizi ve bunu da düzeltmek için hatanızı kabul edip, yola devam ettiğinizi göstermek, inandırıcılığın neredeyse hiçe dönüştüğü markalar dünyasında önemli bir harekettir.
Ancak ne var ki, eğer birebir müşterinin onayı ile yürüdüğünüz bir yolsa yaptığınız iş, o zaman hata yapma hakkınız da o derece azdır. Keza güven zor kazanılan ancak ne yazık ki çok kolay kaybedilen bir kalkandır. Markaların yeryüzüne yeni çıktığı bir çağda değiliz, müşteri kavramının, ilişki yönetiminin de örneklerini yeni yeni görmüyoruz. Bu demek ki; ders almak gerek. Ne der İlber Ortaylı; ‘eğer iyi bir gelecek istiyorsanız, tarihinizi çok iyi bilmeniz gereklidir, efendim.’
Ancak durum ortada ki, birileri tarihten sıkılıp, kitabı rafa kaldırmış.

Yakın zamanda bunu kanıtlayanlardan biri de BiTaksi oldu. Ben eminim ki, bir çok kişi ‘aa aaa yapma be BiTaksi’ tepkisini vermiştir. Yavaş yavaş önce kadınların, sonra tüm herkesin en yakın arkadaşlarından biri olmayı başarmış olan BiTaksi vahim bir durum yaşadı. Kayıtlı şoförlerinden birinin müşterilerini darp etmesinin ardından, sosyal medya çalkalandı. Elbette ki süreç tek zamanlı değildi, bu işin öncesi, sonuca neden olan bir takip süreci de vardı. Şoförün istediği gibi insanları takip edebilmesi teknolojik bir boşluk olarak nitelendirildi. Öyle her istediğimizi bulabildiğimiz teknolojiler ortalıkta gezmemeliydi.

İlgili olaya buradan erişebilirsiniz.
 

Bu arada elbette taksici dünyasından çok çekmiş, özellikle İstanbul yolcusu için BiTaksi’nin bu gerçekten de içten yaralayan olayı için marka özür dileyerek, durumu iyileştireceğini, bundan sonraki herhangi küçük olaylarda dahi hızlı davranmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Bir nevi; ‘Özür dileriz’ dediler. Kriz yönetimi için doğru bir hareket miydi? Muhtemelen.


Ortamın getirisi gerginlik, paranoya olmuş Türkiye insanı için çok yara kapatıcı mı? Tabii ki değil, ancak zaman her şeyin ilacıdır.

Yeter ki arada nefret olmasın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

1 Comment

  1. Birşey kaybedeceklerini zannetmiyorum.Müşteriler bu tip olayların sokakta el atıp bindiği bir takside daha fazla risk taşıdığını bildiği için iyi müşteri tarafından muhakeme edilebileceğini düşünüyorum.Ayrıca markanın verdiği ürünün faydası yaşanılan krize göre baskın kalacaktır.

Bir Cevap Yazın

Beko FC Barcelona’nın Global Ana Sponsoru Oldu

Beko 2014 yılından bu yana sürdürdüğü FC Barcelona sponsorluğunu, 2018-2019 sezonundan itibaren üç sezon daha uzattığını duyurdu. Kapsamı genişleyen yeni anlaşmayla Beko, FC Barcelona’nın global üç ana sponsorundan biri oldu. FCB’nin yıldız oyuncusu Gerard Piqué ise Beko’nun küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ projesinin kampanya elçisi olacak.

Avrupa solo beyaz eşya pazarının lideri Beko, FC Barcelona (FCB) ile 2014 yılından bu yana süren sponsorluk anlaşmasını yeniledi. Beko, 2018-2019 sezonundan itibaren üç sezon sürecek sözleşmeyle FCB’nin global üç ana ortağından biri oluyor.

Yenilenen anlaşma kapsamında, Beko logosu FC Barcelona formasının sol omzunda yer almaya devam ederken, Beko dünya çapında 300 milyonu aşkın taraftarı bulunan FCB’nin Resmi Ev Aletleri ve Resmi Antrenman Ortağı da oldu.

Beko, FCB sponsorluğuna başladığı 2014-2015 sezonundan itibaren İspanya pazarında istikrarlı bir büyüme çizgisi yakaladı ve pazardaki ilk üç oyuncu arasında girdi. Sponsorluk, Avrupa solo beyaz eşya pazarında zirvede yer alan Beko’nun global marka bilinirliğine özellikle Asya-Pasifik, Ortadoğu, Afrika ve Doğu Avrupa ülkelerinde olumlu katkı sağladı.

Camp Nou’da düzenlenen imza töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, “Geride bıraktığımız dört yılda son derece verimli bir iş birliğine imza attık. FC Barcelona sportif başarısını istikrarlı bir şekilde artırırken, Beko da global marka pozisyonunu dünya çapında güçlendirdi. Her iki marka da sporun birleştirici ve iyileştirici gücüne yürekten inanarak, sporun temsil ettiği değerleri attıkları her adıma taşıyor. Yeni dönemdeki ortaklığımızın, küresel başarılarımızı ve sağladığımız toplumsal katma değeri artıracağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

FC Barcelona Başkanı Josep Maria Bartomeu ise; “Bugün lider küresel bir marka olan Beko ile stratejik bir ortaklığa imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2014’ten bu yana samimiyet ve güven üzerine kurulu bir iş birliği geliştirdik. Kulübümüzün bu dönemde kaydettiği sportif başarılar ve küresel etkileşimde Beko’nun da önemli rolü var. Sonuç olarak Beko, Nike ve Rakuten ile birlikte ana sponsorluğumuzu üstlendi. Bu süreç büyük gayrimenkul projemiz Espai Barça ile birlikte pozisyonumuzu dünya genelinde daha da güçlendirecek diğer stratejik projeler için de önemli bir adım” dedi.

Gerard Piqué Kampanya Sözcüsü

Beko ve FCB’nin kısa süre önce duyurduğu küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ (Eat Like a Pro) projesi de yeni sponsorluk döneminin temel odaklardan biri olacak. ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ girişimi, çocukların hayran oldukları sporcuları örnek alarak sağlıklı beslenmelerini ve sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

Barselona’daki basın toplantısında, dünyada hızla artan çocukluk dönemi obezitesine karşı farkındalık yaratmayı hedefleyen girişimin global kampanya yüzünün FCB’nin yıldız oyuncusu Gerard Piqué olacağı duyuruldu.

Basın toplantısında söz alan Gerard Piqué; “Sağlıklı beslenme ve doğru egzersiz hem profesyonel bir sporcu hem de iki çocuk babası olarak hayatımda çok önemli bir yere sahip. Küresel bir sorun haline gelen çocukluk dönemi obezitesi endişe verici boyutlara ulaştı. Mevcut eğilim devam ederse, bu sorun katlanarak büyüyecek. Beko ve kulübümün küresel çapta başlattığı bu kritik mücadelenin parçası olmaktan onur duyuyorum” dedi.

Camp Nou’daki imza töreninde Koç Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, FC Barcelona Başkanı Josep Maria Bartomeu ve Gerdard Piqué’nin yanı sıra, Koç Holding A.Ş. Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Arçelik A.Ş. CEO’su Hakan Bulgurlu, Arçelik A.Ş. Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Zeynep Yalım Uzun ve Arçelik A.Ş. Kurumsal İletişim Direktörü Zeynep Özbil hazır bulundu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kiğılı’dan Sevgililer Günü İçin Sosyal Deney

Kiğılı bu Sevgililer Günü için yaptığı sosyal deney videosunu sosyal medyadan yayınladı. #SeniGordugumZaman isimli sosyal deneyde Kiğılı özel günlerde güzel ve şık giyinmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapıyor.

Hazırlanan videoda kadınlar ve erkeklere ilk tanıştıkları anlarla ilgili sorular soruluyor. İlk olarak erkeklere sorulan soruların aynıları sonradan kadınlara da soruluyor. “İlk buluşmada ne yediniz”, “nerede tanıştınız”, “evlilik teklifi nasıl geldi” gibi sorulara yanıt vermesi istenen çiftlere son olarak, “onu ilk gördüğünüz zaman ne giyiyordu” diye soruluyor. Kadınlar sorunun cevabını net bir şekilde verebilirken, erkekler bu soruyu o kadar rahat yanıtlayamıyorlar. Kiğılı bu sosyal deney videosunu, “Tüm özel anlarda olduğu gibi bu Sevgililer Günü’nde de ne giydiğiniz hatırlanacak” mesajıyla sonlandırıyor.

Marka, aynı konsept çatısı altında bir de sosyal medya da bir yarışma düzenliyor. instagtagram.com/kigiligiyim adresinde düzenlenen yarışmada, takipçilerin yarışma postunun altına sevgilisini etiketleyip, ilk tanıştıkları gün üzerinde ne olduğunu yorum olarak paylaşması bekleniyor. Hediye olarak ise 4 adet 500 TL’lik hediye çekinden birini kazanma şansı sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link