Bir Marka Efsanesi: Apple!

Apple Nedir?

Elma.

En basit cevap bu aslında.

Hayatımızdaki elmaya; Apple denir.

Ama asıl soru şu şekilde sorulmalı; Elma nedir?

Klişe anlamda ilk gözümüzün önüne gelen şey kırmızı, yuvarlak bir meyvedir. Ancak elma aslında sembol ağırlığı güçlü, bambaşka birçok manaya gelir. Aslında hayatımızdaki elmanın yerini de en iyi bu manaları anlatır.

Din kökenli mitolojik hikayeler bize, insanın Steve Jobs gibilere bağımlı kalmasının nedenin bir elma olduğunu söyler. Yasaklanmış olan elmayı çalan insanın cennetten kovulduğu hikayesini herkes bilir. Eh, bu düşüncesiz ve tezcanlı tavır ne yazık ki bizleri bu içinde boğuşarak şikayet üzerine şikayet yağdırdığımız sistemin içine hapsetmiştir. Bu hikayeler doğruysa, hiçbir şey bizi elmayla barıştıramamalı aslında. Ama öyle değil. Burada bahsettiğimiz sembol; gelmiş geçmiş en sevilen sembol. Hem öldürücü hem de bu kadar kabul gören başka bir şey var mı? Benim aklıma gelmiyor.

apple-branding-problems

Tabii dinin hikayelerinin etkisi yaratıcılıkta da yerini bulmuş. Pamuk prenses hikayesi bu kısmın en ünlü temsilcilerinden. Elma dinleyene, anlatana ve hikayenin asıl sahibine olarak 3 elmadan bahseder zaman zaman. Ama temel olan bir şey vardır; o da aslında hayatını etkileyecek sonuçları olan bir ödül oluşudur. Pamuk prensesin cadı tarafından önce elma ile ödüllendirildiğini biliyoruz. Tabii sonrasını da biliyoruz…

Yunan mitolojisi de tıpkı dinlerdeki hikayenin bir temsilcisidir. Ağacın hediye edilişi, altın elmalar verişi ve 3 başlı bir ejderha tarafından sürekli elma çalan perilere karşı korunması gibi bolca fantastik öğe ile bezelidir. Tabii ki sonra bu altın elmaları çalan biri çıkar karşımıza; Herakles. Bu, onun görevlerinden biridir. Uzun çarpışmalardan sonra olsa da başarır. Elbette bunun da bir bedeli olacaktır.

Tüm bunlara bakarak söylemek mümkün ki, bir sürü bedel ödemek pahasına da olsa günümüzün yasak elmasını uzaktan izlemeye kim dayanabilir ki? Steve Jobs günümüzün Lucifer’ı olarak değerlendirilebilir bu durumda. Bir çok sonucu olan ama asla cazibesine dayanamadığımız Apple ürünler artık asla uzak kalamayacağımız bir gerçek.

Logonun Apple için temsil noktasında çok önemli bir yeri var. Şehir efsanesi olan Steve Jobs’ın kız arkadaşından olan çocuğunun bir elmadan bulaşan bakteri ile öldüğü ya da fakirlik zamanlarında sadece elma yiyor oluşudur. Ancak uzun süren araştırmalar ve Apple dünyasının kaçamak da olsa ifadeleri bize asıl sebebin bambaşka bir dehaya şapka çıkartmaktan ileri geldiğini gösteriyor.

apple

Alan Turing.

Turing, II. Dünya Savaşı sırasında Alman güçlerinin birbiriyle haberleştiği, çok özel kodlarla, sürekli olarak kendini yenileyen Enigma adındaki makineyi çözen beynin ta kendisidir. Üstelik bu yaptığı sayesinde dünya savaşının gidişatını önemli ölçüde değiştirmiş. İngilizler için kendini savunma ve doğru hatlarda saldırı yapabilme imkânını getirmiştir. Eğer Turing olmasaydı, bugün II. Dünya Savaşı’nın bambaşka sonuçlarında yaşıyor olabilirdik. Ancak bunun ötesinde Turing çok daha fantastik bir şeyi başarmıştır. Bugün bilinen anlamda bilgisayarın babası olarak kabul gören bir sistem oluşturmuştur. Ancak bu kadar büyük bir kahramanın ölümü acıklıdır. İngiltere’de eşcinselliğin yasak olduğu dönemde yaşamanın getirdiği şanssızlıkla, eşcinsel olduğu için cezalandırmak için yargılanan Turing kendine sunulan hiçbir cezayı kabul etmez ve bir elmaya zehir enjekte ederek intihar eder. Turing çalışma odasında bulunduğunda, yanında bu ısırılmış elma da bulunmuştur.

Steve Jobs bu logoyu seçerken, bilgisayarın babasına adeta bir gönderme yapmıştır. Üstelik bilinir ki, Apple ilk çıktığında renkleri de gökkuşağı olarak kullanılmıştır.

Buradaki elma sembolüne yüklediğimiz anlam her ne kadar yüksek olasılıkla gerçek olsa da yine de net değildir ancak ne anlamda olursa olsun, insanlığın en büyük günahı olduğu gerçektir.

Bir iphone ne kadar masum olabilir ki?

Paylaş
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

CEVAPLA