Bir Efsanenin Çöküşü: Apple

İnsanların kapısında yattığı, her lansmanı dünya çapında olay olan, insanlığın hayretle baktığı bir markaydı Apple. Kendini diğer teknoloji markaları gibi konumlandırmayı seçmemiş, insanların gözünde efsane olmuştu. Bu efsane oluşun arkasında özenli konumlandırmanın tüm etmenleri vardı; Müşteri ilişkileri yönetiminden tutun  lansmanlara kadar herşey özenle yapılıyordu. Apple’ın Apple olmasını sağlayan neden de şimdiye kadar yürüttüğü felsefeydi; Müşteri Odağında kurulmuş, yaratıcılık ve yenilikle süslenmiş bir felsefe, Think different sloganını insanlığa kazandıran bir felsefe, ‘İnsanlar, biz onlara göstere kadar neye ihtiyacı olduklarını bilmez‘ diyebilecek kadar iddialı bir felsefe, gerektiği zaman ticari kaygıyı 2. plana atabilen bir felsefe … Sahi ‘Wife said no but Apple said yes hikayesini bilmeyen var mı?

Son 1 yıldır  farkediyoruzki Apple’ın şimdiye kadar uyguladığı felsefe aslında Apple’ın stratejisi değil, Steve Jobs’ın yönetim anlayışının Apple’a yansıması. Jobs öldükten sonra yapılan hamleler bu durumu çok iyi özetler nitelikte. Örneğin iPad Mini… iPad Mini’nin lansmanı stratejinin müşteri odaklı olmaktan çıkıp, pazar hakimiyeti eksenine kaydığının en güncel kanıtı. Steve Jobs’ın ısrarla karşı çıktığı iPad Mini sırf 7 inç’lik tablet pazarını domine edebilmek için lanse edildi.

Apple’ın geçmişte uyguladığı felsefeyi daha iyi anlamak adına 1 örnek vereceğim;

Simon Sinek’in TED adına verdiği bir konferans var ve Simon, Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler başlığı altında aslında neden Apple’ın bu kadar popüler olduğunu ve genel anlamda Apple’ın piyasaya sürdüğü ürünlerde bu kadar eleştiri almasına rağmen nasıl bu denli büyük pazar payları elde ettiğini kendi geliştirdiği Altın Çember Teoremi ile anlatıyor. (Videoyu en aşağıda bulabilirsiniz)

iPad piyasaya ilk çıktığında herkes tarafından eleştiri almıştı. Bunda usb portu yok, bunda flash yok, bunda kamera bile yok şeklinde hatırlarsınız. iPad ne ilk ne de son tablet denemesiydi piyasa için. Buna rağmen rakiplerinin çoğu Apple’da olmayan bu bileşenlere sahip birçok model çıkarmıştı piyasaya. Peki neden Apple bu denli eleştri ve “eksikliklere” rağmen iPad’le bu denli büyük pazar payları elde etti ? Neden insanlar yeni iPad’i alabilmek için Apple Store’ların önünde yattı, saatler öncesinden sıraya girdi ? Simon’un da konuşma sırasında sorduğu gibi insanlar neden bir bilgisayar üreticisinden Mp3 çalar alsınlar ki ?

Altın Çember Teoremi

Teorem temel anlamda şunu anlatıyor : İnsanlar senin ne yaptığını değil onu ne için yaptığını gördükleri için o ürünü satın alırlar ! ( People don’t buy what you do; they buy why you do it. )

Simon’un konferansta dediği örnekle devam ediyorum, Apple bize yeni çıkardığı iPhone’u, iPod’u yada iPad’i  satmaya çalışırken diğer bilgisayar firmalarının yaptığı gibi şunu söylemedi : “Biz mükemmel bilgisayar yaparız. Onlar güzel olarak tasarlanmış, kullanışı basit ve kullanıcı dostudur. Bir tane satın almak ister misin?”

Apple bize şunu söyledi : “Bizim tüm yaptıklarımız, bizim inanışımız süre gelen olgulara meydan okumaktır. Biz farklı düşünmeye inanırız ( Think Different ) Bizim süre gelen olgulara meydan okumamız ürettiğimiz ürünleri güzel dizaynlı, kullanışı basit ve kullanıcı dostu olarak tasarlamamızdır. Biz sadece mükemmel bigisayarlar üretiriz. Bir tane almak ister misin?”

Temel fark burda! Diğer tüm firmalar ne yaptığını, nasıl yaptığını tüketiciye aktarmaya çalışıyordu. Apple ise neden yaptığını ! Temel anlamda Apple’ın başarısının altında yatan felsefe bu, Steve Jobs’ın Apple’a kazandırmaya çalıştığı ancak bugünün Apple’ında olmayan felsefe…

Bundan sonra ürün gamının genişlemesiyle birlikte Apple’ın gelirleri daha da artacaktır.Tabii ki daha çok satacak; pazardaki liderliğini perçinleyecektir.   Ama gerçek şu ki insanlar artık Apple Store’ların önünde sabahlamayacaklar. Ürün lansmanlarındaki beklentiler düşecek, lansmanlar sıradanlaşacak, insanların gözündeki efsane yavaş yavaş yok olacak.

Not 1: ( Simon Sinek : Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler )

httpv://www.youtube.com/watch?v=qp0HIF3SfI4

 

Ayrıca Simon Sirek’in konuşmasına Türkçe altyazılı olarak buradan ulaşabilirsiniz :  Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler.

Not 2: Yazıya katkıda bulunan @ahmetsenkaya ‘ya teşekkürler.


En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Burger King International House of Pancakes’i Sosyal Medyada Trolledi

Rakiplerine özellikle de Mc Donald’s’a sataşmakta ustalaşmış olan Burger King bu sefer olabilecek en iyi şekilde International House of Pancakes (IHOP)‘u trolledi.

International House of Pancakes, pankekleriyle ünlü bir kahvaltı zinciri. Yakın bir zamanda pankeklerin yanında burger da satmaya başladı. Burger satmaya başladıktan sonra yeni bir pazarlama stratejisi olarak ismini IHOB yani International House of Bancakes şeklinde değiştirdi. Bu elbette diğer fast food markalarını kızdıracak bir hamle oldu.

Bu hamlenin ardından sosyal medya karıştı. Burger’ların bir süre muhtemelen yenilemez olacağı ile ilgili söylentiler vardı, Burger King sosyal medyadaki sessizliğini bir süre korudu ta ki Facebook’ta logosunu “Pancake King” olarak değiştirene kadar.

Burger King logosundaki ismini değiştirdikten sonra zaten daha öncesinde kahvaltıda sunuyor olduğu pankeklerinin fotoğrafını kapak fotoğrafı olarak değiştirdi.  Değişiklikle ilgili açıklama yapmayan Burger King Twitter üzerinden “Hey Burger King ihob için ödünç verebileceğin bir ızgaran var mı?” diye soran bir kullanıcısına şu cevabı verdi; “Üzgünüm, eski Burger King şu an telefona gelemiyor…”

Reklam kampanyalarını ve sosyal medya hesaplarını en iyi yöneten markalardan birisi olan Burger King’in bu hamlesini siz nasıl buldunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Alibaba ile THY Anlaştı, Teslimat Süresi 4 Güne İnecek

  • THY’nin Alibaba ile yaptığı iş birliği kapsamında Alibaba’dan Türkiye’ye ürün teslimatı 40 günden 4 güne düşecek.
  • THY, Çin menşeili kargo şirketi ZTO ve PAL Air ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle 2 milyar gelir sağlamayı hedefliyor.
  • İlgili yazı; Türkiye’nin En Değerli Markaları Belli Oldu

Türk Hava Yolları (THY) dünyanın en büyük kargo şirketlerinden Çinli ZTO ve Hong Konglu havayolu şirketi PAL Air ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Hong Kong merkezli ortak bir global ekspres şirketi kurulacak. Bu iş birliği ile THY, dünyanın en büyük entegratörleri arasında yer alacak. Yeni kurulacak şirketin hizmetleri arasında, kapıdan kapıya lojistik faaliyetleri, toplama, taşıma, adresten alma, dağıtım, navlun taşıma, çapraz sevkiyat ve son noktaya kadar taşıma yer alacak. Şirket aynı zamanda gerektiği durumlarda depo yönetimi, sipariş ve tedarik zinciri yönetimi hizmetleri de sunacak.

2 milyar dolarlık gelir

Şu anda filosundaki 18 kargo uçağı ile alanında dünyanın en büyük 8’inci şirketi olan Turkish Cargo, Uzak Doğu pazarındaki yeni operasyonları ile yakın zamanda ilk 5’e daha sonra da ilk 3’e girmeyi planlıyor. Şirket bu anlaşmadan 5 yıl içerisinde 2 milyar dolar gelir bekliyor.

Alibaba teslimatları 4 güne inecek

İstanbul Yeni Havalimanı’nın açılışı öncesi küresel anlamda ses getirecek ortaklığın imzaları, THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker  Aycı, ZTO Express Başkanı Mei Song Lai ve PAL Air Ltd Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vivian Lau’nun katıldığı basın toplantısında atıldı. e-ticarette ve ekspres kargoda son yıllarda bir arayış içinde olduklarını belirten İlker Aycı, “Alibaba’dan aldığımız ürünler Türkiye’ye 40-45 günde geliyordu. Bu iş birliği ile uluslararası kargolar hızlanacak. Ekspres kargo ile zamanlamada büyük avantajlar oluşacak. 40 günde gelen ürünler artık Türkiye’ye 4 günde ulaşacak” dedi.

Uluslararası e-ticaret firmalarının önde gelenlerinden Alibaba Group, kısa süre önce 1.38 milyar dolar yatırımla ZTO Express firmasının yüzde 10’luk payını satın alarak ortağı olacağını ve bu işlemin bu ay tamamlanacağını duyurdu.

10 kat  hızlanacak

e-ticarette ve ekspres kargoda son yıllarda bir arayış içinde olduklarını belirten İlker Aycı, “Alibaba’dan aldığımız ürünler Türkiye’ye 40-45 günde geliyordu. Bu iş birliği ile uluslararası kargolar hızlanacak. Ekspres kargo ile zamanlamada büyük avantajlar oluşacak. 40 günde gelen ürünler artık Türkiye’ye 4 günde ulaşacak” dedi.
Uluslararası e-ticaret firmalarının önde gelenlerinden Alibaba Group, kısa süre önce 1.38 milyar dolar yatırımla ZTO Express firmasının yüzde 10’luk payını satın alarak ortağı olacağını ve bu işlemin bu ay tamamlanacağını duyurdu.

Kaynak: Gazete Vatan

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link