Apple’ın Trilyon Dolarlık Sırrı: Gizli Talep

Apple kurulduğu süreçten bu yana inovasyon kelimesiyle özdeşleşmiş en önemli şirketlerden biri. İnovasyon, Steve Jobs felsefesinin de en önemli parçası olduğundan dolayı, şirketin en ücra hücresine kadar işlemiş durumda. Steve Jobs en sevdiği sözlerden birinin Henry Ford’a ait olan “Müşteriye ne istediğini sorsam, daha hızlı bir at talep ederlerdi.” olduğunu söylemiş ve kendisi de tarihe altın harflerle kazınan “Müşteriler biz onlara göstermeden ne istediklerini tam anlamıyla bilmez.” cümlesiyle bu fikri desteklemiştir. “Müşterinin ne istediğine odaklanın, onlara ne istediklerini sormayın.” felsefesi de milyarlarca, trilyonlarca dolarlık Apple imparatorluğunun önemli yapı taşlarından  biri olmuştur.

Apple’ın geliştirdiği hemen hemen tüm ürünlerde müşterinin aslında talep ettiği ve ücret ödemeye istekli olduğu, “gizli talep” lere yönelik olarak ortaya çıkıyor. Müşterilerin ve piyasanın söylediklerinden çok Apple, yazıları olmayan bir kitaptan sezgi ve içgüdüleriyle harmanladıkları veriler ile bu gizli talebi karşılamak için çözümler ortaya koyuyor. İlk Mac’lerden, iPhone’a, iPad’e ve iTunes’a kadar ortaya çıkarılan her ürün bu gizli talebin sesine kulak veren ürünler olarak göze çarpıyor. Ve tüm bu ürünler aslında birer kategori, iPhone dokunmatik akıllı telefonların kategorisini baştan yarattı, iPad olmayan bir tablet kategorisini teknoloji dünyasına sundu. İlk Mac’ler kişisel bilgisayar kategorisi yarattı tüm dünyada ve insanları kod yazmaktan kurtarıp, arayüze sahip bilgisayarlarla tanıştırdı. Özellikle iTunes ile can çekişen müzik sektöründe yepyeni bir kategori yaratarak aslında  direkt olarak içerisinde olmadıkları bir sektörün yeniden dizayn edilmesini sağladılar.

0909_itunes_store_622

iTunes örneğine yakından bakacak olursak, müzik piyasası yükselen P2P, forumlar ve illegal müzik paylaşım siteleriyle mücadeleyi kaybetmiş ve albüm satışları müthiş bir gerilemeye maruz kalmıştı. Herkes artık fiziksel albümün devrinin sona erdiğine hem fikir olsa da, internet ortamında çalışan, gelir üreten bir model henüz oluşturulmamıştı.

Napster sonrası insanlar artık müziği ücretsiz dinleme fırsatını elde ettiklerinden, herkes artık şarkıların karşılığında dinleyicinin para ödemeyeceğini düşünüyordu. Fakat bu böyle süremezdi. Telif hakkı sahipleri bu illegal durumdan oldukça rahatsızlardı ve çözümün yasaklamalarla olacağına inanıyorlardı, inanmak zorundalardı çünkü ellerinde çözüm olarak her hangi bir karşı proje bulunmuyordu. Kapatılan siteler, engellenen P2P trafikleri, hapisle tehdit edilen kullanıcılar, süren davalar derken Steve Jobs, iTunes ile herkesin içini rahatlatan bu yeni kategoriyi dünyaya sundu. İnsanların aslında müziğe, müzisyene, telif hakkı sahibine ücret ödemeye istekli olduğunu kanıtladı ve Apple şu anda yarattığı bu yeni kategori üzerinden yılda 2 milyar dolara yaklaşan bir gelir elde ediyor. Keza bu ilk adım üzerine inşa edilen, Deezer, Spotify gibi daha pek çok uygulama da pazarı büyütmeye ve yeni gelir modelleri yaratmaya devam ediyor.

84749310_1358849257

Gizli talebe bir diğer örnek ise “iPad”. iPad pazarlar arasındaki boşluğu net biçimde dolduran bir ürün olarak piyasaya sürüldü ve yarattığı kategori ile yine Apple’a milyarlarca dolarlık getiriler sağladı. Yaratılan yeni kategori sonrasında, diğer teknoloji şirketleri de bu pazar için ürünler geliştirdi ve milyarlarca dolarlık, oldukça sıkı rekabetin yaşandığı bir tablet pazarı ortaya çıktı. iPad, akıllı telefon ekranları ile tatmin olmayan, aynı zamanda da masaüstü bilgisayar veya dizüstü bilgisayarındaki işlemlerin pek çoğunu mobil olarak gerçekleştirebilmek isteyen tüketicileri yakaladı.

Aslında iPad bir nevi, akıllı telefonların geliştirilimiş, bilgisayarların ise mobilleştirilmiş fakat aynı zamanda biraz da özelliklerinden kısılmış bir cihaz. iPad kullanıcıları cihazlarını bir iPhone gibi kullanabiliyorlar. Skype görüşmeleri yapıp, FaceTime kullanabiliyorlar. Mobil olarak cihazlarıyla istedikleri yerden internete ulaşıp işlemlerini gerçekleştirebiliyorlar. Aynı zamanda da bilgisayarlarında gerçekleştirmek zorunda oldukları pek çok işlemi tabletlerinde halledebiliyorlar. Hatta klavye bağlayarak dizüstü bir bilgisayar haline bile getirebiliyorlar.

Bu özellikleri ile iPad pazarlar arasındaki boşlukları bulmanın önemine ve gizli talebin sesine önemli bir örnek olarak karşımızda duruyor. Apple bu gizli taleplere cevap niteliğinde yarattığı ürünler ve iş modelleri sayesinde ortaya çıkarttıkları yeni kategoriler ile dünyanın en değerli markası ve en kârlı şirketlerinden biri haline geldi. Aynı zamanda, bugün tüm teknoloji firmalarını peşinden sürükleyen ve ulaşılmaya çalışılan bir şirket olarak Apple, inovasyon çalışmalarının da sadece yeni ve genç şirketlere özgü olmadığını da kanıtlayarak tüm iş dünyasına önemli bir ders verdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

EasyJet’ten Takipçilerine Büyük Jest


EasyJet’ten bahsetmek gerekirse; Şirket İngiltere’nin en büyük ve Avrupa’nın ikinci en büyük tarifeli havayolu şirketidir. 1995 yılında Sahibi olan Stelios Haji-loannou adlı İngiliz bir iş adamı tarafından İngiltere merkezli olarak kuruldu.

Havayolu şirketi easyJet’in Fransa’nın Bordeaux kentindeki Borsa Meydanı’nda yer verdiği bu açık hava ilanına ilk defa baktığınızda, yanıldığınızı düşünebilirsiniz. Fakat ilana ikinci defa dikkatinizi vererek bakarsanız içeriğini daha iyi anlayabilirsiniz.

Fransız reklam ajansı Buzzman imzası taşıyan bu ilan, her iki taraf açısından da ters hazırlanmış ve taşıdığı mesajı verebilmek için bu yanıltıcı yönteme ihtiyaç duyuyor. İlanın Garonne Nehri üzerindeki yansımasına bakıldığında, ‘Bordeaux sakinleri, gökyüzü ayaklarınıza serili’ ve devamında ‘Bordeaux’dan 30 noktaya uçuş’ cümleleri görülüyor.

EasyJet aynı zamanda ilanla birlikte fotoğraf çektiren ve bunu #UpsideTown etiketiyle birlikte sosyal medyada paylaşanlara, diledikleri bir kişiyle birlikte diledikleri bir noktaya seyahat kazanma şansı sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Şık Olanın Pahalı Olan Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Genelde “şık”, “klas” gibi kelimeleri lüks ortamlar veya markalar için kullanırız ve bu da hemen bize “pahalı” kavramını çağrıştırır. Ancak IKEA yeni yayınladığı 2 reklam filmiyle bu algıyı yıkmaya çalışmış.

IKEA İspanya’nın, İspanya McCann ile yaptığı yeni reklam filmlerindeki lüksü çağrıştıran ortamlar, eşyalar ve kıyafetlerin arasından filmlerin en sonunda IKEA ürünleri gösteriliyor. İspanyolca konuşmalar ve sanatsal figürlerle dolu ortamdaki IKEA ürünleri gerçekten hiçbir şekilde sırıtmıyor ve reklam filmlerinin ana karakterleri de reklamların sonunda bu duruma oldukça şaşırıyorlar.

Bizim ülkemizde IKEA çok da ucuz olmasa da (özellikle de kur artışlarından sonra) yurt dışında IKEA ev alışverişi için gidilebilecek en uygun fiyatlı yerlerden birisi. Ancak IKEA bunun şık ve kaliteli ürünler üretmedikleri anlamına gelmediğini göstermek istemiş olacak ki reklam stratejisini bu yönde geliştirmiş.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?