Akıllı Telefon Pazarının Apple ve Samsung Hariç 3. Bir Oyuncusu Yok

Gartner’ın cep telefonu ve akıllı telefon pazarına yönelik yayınladığı rapor ve 2012’nin 4. çeyreğine ait veriler ilginç bilgiler içeriyor.

Raporda yer alan en önemli gelişme Samsung ve Apple’ın akıllı telefon pazarındaki payını %52’ye çıkartmış olması. Bu da yılar yılı artan çift başlı kutuplaşmanın kendisini iyice gösterdiğinin kanıtı. İlginç olan bir diğer nokta ise bu ikiliyi takip edebilecek başarıyı gösterebilen 3. bir markanın olmaması.

2012’nin toplam cep telefonu satışı açısından iyi bir yıl olmadığını söylemek gerek. 2012 yılı boyunca toplam 1.75 milyar cep telefon satılırken bu rakam 2011 yılının yüzde 1.7 altında. Genel anlamda cep telefonu piyasasında tablo böyleyken, biraz daha detaya inip akıllı telefon piyasasına baktığımızda ise işlerin iyi gittiğini söyleyebiliriz. 2012’nin 4. çeyreğinde toplam 207.7 milyon akıllı telefon satılırken, bu rakam 2011 yılının aynı çeyreğinin yüzde 38.3 üstünde.

table1

Raporda öne çıkan asıl önemli nokta ise Apple ve Samsung’un akıllı telefon pazarında oluşturduğu çift başlı yapı. 2012’nin 3. çeyreğinde bu ikiliye ait pazar payı %46.4 iken bu rakam 4. çeyrekte %52’ye çıkmış durumda.Bu firmaların karşısında üçüncü firma olma iddasında olan bir firma yok ” yorumunu yapan Gartner, bu firmaların başarısını ise şöyle açıklıyor: Apple ve Samsung’un başarısı ürünlerinin olduğu kadar markalarının gücüyle de alakalı. Apple ve Samsung’a rakip olan ve benzer marka imajına sahip olmaya çalışan firmalara baktığımızda ise karşımıza ucuz ürün ve ucuz marka imajı çıktığını söyleyebiliriz.

table 2

2007 öncesinde büyük bir pazar payına sahip olan Nokia’nın şu an için Apple ve Samsung’la baş edebilecek bir yapıya ve ürün gamına sahip olduğunu söyleyemeyiz ancak özellikle Windows Phone atağından sonra Nokia’nın piyasaya sürdüğü Lumia serisiyle bir ivme yakaladığını ve önümüzdeki yıllarda üçüncülük koltuğuna oturacak markalar arasında potansiyeli en yüksek marka olduğunu söyleyebiliriz. Sony’nin de Ericsson ayrılığından sonra Xperia Z gibi, üst düzey telefonlarla yarışabilecek ve büyük beğeni toplayan bir telefonu piyasaya sürecek olması, akıllı telefon pazarının 2013’te, hiç olmadığı kadar hareketli günler yaşayacağının sinyallerini veriyor.

xperia-z-message-camera-1240x734-77e76c464fc56e75d6faba3533ebcb56-620x367

Gartner’ın raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Beşiktaş’tan Ne Olursan Ol “Come To Beşiktaş” Reklamı

Beşiktaş tüm dünyaya Beşiktaş’ı tanıtmak ve herkesi Beşiktaş’a çağırmak için yayınlanacak global bir kampanyaya imza attı. Mevlana’nın “Ne olursan ol gel” felsefesinden esinlenerek yarattıklarını söyledikleri kampanya sosyal medyada ülke çapında çok beğeni topladı. İşte Beşiktaş’ın “Come To Beşiktaş” isimli reklam filmi:

CNN Türk’ün haberine göre, dünya televizyonlarında ve sosyal medyada yayınlanması için bu projeyi finanse edeceklerini söyleyen Fikret Orman, bu amaçla bir reklam kampanyası başlattıklarını söyledi.

Orman, “Beşiktaş markasını herkese açtığımızı anlatmaya çalışan bir reklam hazırladık. Mevlana’nın sözlerinin buna ışık tutabileceğini düşünerek ‘Ne olursan ol yine gel’ temasını kullandık” diye konuştu.

Daha sonra reklam filminin gösterimi yapıldı. Filmde Beşiktaşlı oyuncuların da rol alması dikkat çekti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link