Popüler Otomobil Markalarının İlk Modelleri – 1

İnsan hayatını düşündüğümüzde, sizce de her şey bir ilkle başlamaz mı? Gözümüzü dünyaya açtığımız ilk an, kendi başımıza atabildiğimiz ilk adım, ağızdan çıkan ilk sözcük, okulun ilk günü, iş hayatındaki ilk mesai ve dahası… Örnekleri elbette dilediğimizce çoğaltabiliriz. Sonradan rutin hâle gelen şeyleri hafızamıza kaydedemeyiz ama ilk yaptığımız ânı çoğu zaman unutmayız ya da çevremizdekiler daima hatırlar. Yaşamın geri kalanında da bu böyledir. Archimedes’İn “Evreka!” diye bağırıp sokağa çırılçıplak fırladığını asırlar sonra hâlâ biliyorsak, bu onu suyun kaldırma kuvvetini ilk bulan kişi olmasının getirdiği heyecanındandır. Emin olun ki markalar için de durum böyle, hele dünyanın dört bir yanında yolları aşındıran otomobilleri üreten markalar için başarıya giden bu ilk basamak tarihi bir önem taşır. Öyleyse gelin, bazı otomobil markalarının ürettiği ilk modellere kısaca bakalım.

Mercedes-Benz

Daimler Motoren Gesellschaft ile birleşip de Mercedes-Benz ortaya çıkmadan önce, Benz&Cie adlı şirketinde çalışmalarını sürdüren Karl Benz, tarihe geçeceğini tahmin ediyor muydu bilemeyiz. Fakat 1885’te son vidayı da sıktığında artık dünyanın ilk benzinle çalışan otomobilinin mucidi unvanını aldı. Benz, ertesi yıl, yani 1886’da ise otomobilin patentini alarak tarih yazdığını tescilledi.

otomobil

Audi

Artık Volkswagen Ailesi’nin bir parçası olsa da o her şeyden önce bir Bavyeralı. Kökü 1899 yılına, August Horsche’a dek uzanan markanın macerası, aslında tıpkı Steve Jobs’un ilk Apple macerasında olduğu gibi Horsche’un ortaklarıyla anlaşmazlığa düşmesi sonucu ortağı olduğu şirketten kovulmasıyla başladı. Birçok farklı şirketle yapılan ortaklıklar ve bunun sonucunda farklı isimler altında üretilen prototip ve modellerden sonra Audi markası altında piyasaya çıkan ilk model Audi 72 oldu.

BMW

Bir Bavyeralı daha! “The Ultimate Driving Machine” (En Gelişmiş Sürüş Makinası) mottosuyla, teknolojik gelişime ne denli önem verdiğini gösteren BMW, 1913 yılında doğdu. Karl Friedrich Rapp’ın Münih’te kurduğu şirketin markasıyla çıkan ilk model, 1929 yılı doğumlu BMW 3/15 oldu.

Chevrolet

Amerikan rüyası” kavramının bayraktarlarından olan Chevrolet, nâmı diğer “Chevy”, 1911 yılında Louis Chevrolet tarafından kuruldu. 1918‘de %54.6 oranındaki hissesini General Motors’un aldığı Chevrolet’nin ilk modeli C Classic Six adını taşıyordu.

Citroen

Yaratıcılığı ve teknik bilgiyi birleştirdiğini o meşhur Fransız gırtlak telaffuzuyla “Créative technologie” ifadesiyle gösteren Citroen, 1919 yılında André Citroën tarafından dünyaya getirildi. Mösyö Citroen, dişli takımı üretmek amacıyla kurduğu şirketin bir gün dünyanın dört bir yanındaki yolları aşan otomobilleri üreten bir marka olacağını tahmin etmemişti. Markanın dünyaya “Merhaba” dediği ilk model ise 1919’da çıkan Type A oldu.

Ferrari

Zenginliğin timsali, paranın gücü, ayrıcalığın göstergesi… Nasıl tanımlarsanız tanımlayın ama şurası bir gerçek ki Ferrari, sahip olunsun ya da olunmasın bir yaşam biçimi ve bir hayat görüşü. Hız tutkunu Enzo Ferrari’nin fırtınalı yaşamının en büyük sonucu olan markanın ilk modeline 125 S adı verilmişti.

Fiat

Orta direk Türk toplumunu düşündüğümüzde, performanstan çok fiyatı daha fazla önemseyen ülkemizde en popüler otomobil markalarından biri olan Fiat, kurduğu ortaklıklar ve yan şirketleriyle birlikte ele alındığında günümüzde İtalya’nın en büyük, dünyanın ise sayılı araba üreticilerinden biri durumunda. Torino merkezli firmadan Fiat markası altında çıkan ilk model, 1899 yılında yollara düşen Fiat 4 HP olmuştu.

Ford

Yaratıcı Türk sürücü profilinin “Alırsın Ford, olursun lord.” diyerek bir başka sempati duyduğu Ford markasını unutmak olmaz. Henry Ford’un Michigan’da, 12 ortağıyla birlikte sadece 28 bin dolarlık sermayeyle 1903 yılında kurduğu şirket, özellikle üretim kapasitesiyle hızla büyüdü ve günümüze kadar geldi. Ford’un küresel bir marka olma başarısına varan merdivendeki ilk basamak ise Model A oldu. Henry Ford, 1928 yılında ürettiği bu arabayla, Karl Benz’in ürettiği ilk benzinli otomobilden sonra, orta sınıfın alım gücüne uygun yeni bir otomobil elde etmeyi amaçlamıştı.

Honda

Söylendiği gibi gerçekten de “Hayat onda” mı bilinmez ama Honda marka otomobiller, Japon mühendisliğinin dünya vitrini sayılıyor. İki atom bombasıyla yerle bir olmuş ülkesinde savaş sonrasındaki ekonomik bunalım dönemine rağmen, girişimcilik ruhuna güvenerek 1948’de Honda’yı kuran Soichiro Honda’nın şirketi, motosikletten sonra 1964’te seri otomobil üretimine de başladı. İlk model olma şerefine nail olan ise T500 adlı modeldi.

Hyundai

Uzakdoğu’dan bahsetmişken Güney Kore’yi ve onun Samsung ile birlikte en büyük küresel şirketlerinden biri olan Hyundai’yi de atlamayalım. Bugün otomobilin yanı sıra lojistik, iklimlendirme, motosiklet vb. pek çok farklı alanda faaliyet gösteren şirket, 1967 yılında Güney Kore’nin Ulsan kentinde kuruldu. Otomobil üretimine Hyundai Motors (HMC) adıyla başlayan şirketin yolculuğu, İngiltere’den getirdiği Ford Cortina model araçların montajıyla başladı. Tasarımda İtalyan, kullanılan teknolojide Japon şirketlerinden destek alınsa da Hyundai markalı ilk model 1975’te ortaya çıkan Pony oldu.

Volkswagen

Nazi Almanyası korku imparatorluğunun başındaki ırkçı diktatör Adolf Hitler’in, her Alman ailenin otomobil alabilmesi hayalini gerçekleştirmek için orta ve alt sınıf Alman halkına hitap edecek bir üretici gerekiyordu. Sonunda Porsche firması (evet şu bildiğimiz Porsche) bu görevi, hem kullanışlı hem de ekonomik bir otomobil üretme amacıyla üstlendi. 1938 yılında son hâline kavuşan “beetle” (böcek) modeli, bizde ise “kaplumbağa” lakabıyla oldukça popüler oldu. Volkswagen bugün, bünyesindeki Audi, Bentley, Bugatti, Lamborghini, Seat, Skoda ve daha pek çok farklı segmente yönelik araç üreten markalar sayesinde dünyanın en büyük otomotiv gruplarından biri olsa da popülerliğini hâlâ koruyan bu modelin tutkunlarının kurduğu kulüpler bile var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

BMW, Abonelik Sistemiyle Araç Sahibi Olmayı Sağlayan Hizmetini Duyurdu

Yavaş yavaş her sektörde, kullanıcıların doğrudan bir ürünü satın almak yerine aylık ya da yıllık sabit bir ücret ödeyerek o ürünü kullanabilmesine olanak tanıyan “hizmet olarak ürün” konsepti benimsenmeye başlamışken bununla ilgili otomotiv sektöründeki ilk ciddi adımı Volvo atmıştı. İsveçli otomotiv şirketi, geçtiğimiz yılın sonunda insanların aylık sabit bir ücret ödeyerek bir Volvo sahibi olmalarına imkan tanıyan “Care by Volvo” isimli hizmetini duyurmuştu. Volvo, bu tarz bir hizmet sunan ilk otomobil üreticisi değildi. Ancak bu hizmet, şimdiye kadar bu alanda sunulmuş en avantajlı hizmet olmasıyla dikkat çekiyordu.

Şimdi bu kervana Alman otomobil üreticisi BMW de katıldı. Alman şirket, belirli bir ücret karşılığında müşterilerine BMW filosuna erişim imkanı sağlayan yeni bir aylık abonelik hizmeti duyurdu. Bloomberg’in yaptığı habere göre, “Access” ismi verilen uygulama tabanlı bu hizmet, ilk olarak ABD’nin Nashville şehrinde kullanıma sunuldu ve BMW, pilot bölge olarak seçtiği şehirde bu hizmeti test ettikten sonra, diğer pazarlarda sunup sunmamaya karar verecek.

Access hizmeti kapsamında aylık 2.000 dolar ödeyen kullanıcılar; X5 SUV, 4 serisi, 5 serisi ve diğer bütün hibrit araçlardan birini seçebiliyorlar. Daha üst model BMW kullanmak isteyen kullanıcılar ise aylık 3.700 dolar karşılığında, üstü açılabilir M4, M5, M6 modellerinden ya da SUV segmentinden X5M veya X6M modelleri arasından bir seçim yapabiliyorlar. Bununla birlikte bu aylık ücret, BMW’nin belirttiğine göre sigorta, bakım ve yol yardımı hizmetlerini kapsıyor.

BMW’nin Kuzey Amerika’daki finansal hizmetlerinin başındaki isim olan Ian Smith, şirketin yeni abonelik hizmeti ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“Abonelik tabanlı hizmetler, müşterilerimiz açısından yeni ortaya çıkan bir ilgi alanı ve onların kişisel ve değişen ihtiyaçlarını karşılamak için bir mobilite hizmeti sunmaktan dolayı heyecanlıyız.”

Birçok otomotiv markasının birbiri ardına abonelik sistemine geçiş yaptığını göz önüne alırsak, bu sahiplik modelinin yakın gelecekte çok daha revaçta olacağını söyleyebiliriz. Zira bu tarz bir abonelik sistemine dahil olan araç sahiplerinin, sahip oldukları araçları kolay bir şekilde yeni bir modelle değiştirebilmesi gibi imkanlar, bu sistemi kullanıcılar için son derece cazip bir hale getiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link