Yorgun Olduğunuz Zamanlarda Kendinizi Motive Etmenin Yolları-1 0

Üretkenliğin hayat enerjiniz ile doğru orantılı olduğunu biliyor muydunuz? Gece iyi uyuyamadınız ya da üzerinde günlerce çalıştığınız proje sunumu iyi gitmedi. Çok yorgunsunuz. Dert etmeyin herkese olur. Çok yorgun olduğunuz zamanlarda herşeyi bırakmak yerine kendinizi motive etmek için aşağıdaki önerilere bir göz atın, fikriniz değişebilir.

Bir başlasanız gerisi gelecek..

Herkes yapması gereken şeyi bir kaç gün önceden ya da son gece yaptığı zaman inanılmaz motivedir. Bu motivasyonu harekete geçiren en önemli etken yetiştiremeyeceğiniz korkusudur elbet. Hepimiz finallere son gün çalışmadık mı sanki?

Psikoloji araştırmaları ile tanınan Dr. John Bargh tarafından yapılan bir araştırma büyük bir projeye başlamadan önce küçük önemsiz işlerinizi halletmenin aslında beynin o dönem sizi daha büyük bir şey için harekete geçmeye odakladığı anda küçük işleri halletmenizden dolayı erteleme döneminin başladığını belirtiyor.

kronik-yorgunluk-sendromu

Büyük bir şeye başlamanın verdiği o endişe sürekli ertelememize ve daha endişeli hissetmemize neden oluyor.

Başlamak bitirmenin yarısıdır derler ya aşırı haklılar aslında tam da o arada kendinizi nasıl olsa başladım bitireceğim fikrine odakladığınız için öğrenme psikolojisinde de sıklıkla kullanılan başlanan şeyi bitirme eğilimi olarak tanımlanan Zeigarnik Etkisini yaşarken buluyorsunuz.

Yani artık bizi motive etmesi için birşeyler aramak yerine sadece işe başlayarak bitirmeye odaklanabilirsiniz.

Yapacaklarınızı Planlayın (To-Do List)

Sizinde bir anda yapmanız gereken şeyler biriktiğinde ciddi bir akıl tutulması yaşadığınız oluyor mu? Benim oluyor. Aslında tam bu vakitlerde yapmanız gereken şey yapacaklarınızın listesini çıkarmaktır.

Bu konuda yapılan çalışmalar eğer amaçlarımızı bir yere yazarsak onu başarma konusunda daha istekli olmamızı sağlıyor.

New York Times’dan Charles Duhigg zorlu görevleri sona bıraktığımızda stres seviyemizle beraber negatif düşünme eğilimimizin arttığınız belirtiyor ve etkili bir to-do list yapmak için şunları öneriyor:

  • Bir gün için yapabileceğiniz şeyleri düşünün
  • Çalıştığınız kağıdın en üstüne o gün yapacağınız şeyleri not alın.
  • Amaçlarınızı ölçülebilir, yönetilebilir ve harekete geçmenizi sağlayacak şekilde yapmayı planlayın.

Yapacaklarınızdan Diğerlerini Haberdar Edin:

Kimse başkalarının önünde kötü görünmek istemez, bu yüzden ölçülebilirlik işe yarar. Bu nedenle bir çok insan sosyal medya hesaplarından 30 günlük diyet ya da fitness programını diğerleri ile paylaşıyor. Yapacaklarınızı sizden başka birilerinin de bildiğinizi hissettiğiniz zaman o işi bitirmeye daha fazla motive oluyorsunuz. Bunu sosyal medya hesaplarınızdan yapmak yerine aile ve arkadaşlarınızla da paylaşarak aynı hissiyata kavuşabilirsiniz. Ölçülebilir hedefler koyduğunuz zaman hem kendinizi çok zorlamamış hem de bitirdiğiniz için rahatlamış olduğunuzu hissedersiniz.

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Pazarlama Oyunları: Markalar İçin Game of Thrones’ten İlham Verici Pazarlama Dersleri 0

Kılıçlar çekildi, bayraklar asıldı ve uzun zamandır beklenen kış sonunda geldi. Günümüz pazarlama dünyası da en az, taht oyunlarının menşei Westeros kadar rekabet içeriyor ve bu yarışta da herkesin gözü biraz daha fazlasında.

Rekabet, her alanda korkutucudur. Bu süreçte her zaman birilerinin daha hızlı ve iyi davranarak, tüm gücü ele geçirmesi riski vardır. Ancak rekabet yarışında yalnız olan Targaryen ya da imtiyazlı bir Lannister olmak fark etmeksizin, doğru teknoloji ve performansa dayalı pazarlama stratejiler ile her işletme başarılı bir imparatorluğa dönüşme şansı yakalayabilir. Bu noktada pazarlamacıların oyunu kurallarına göre oynayabilmek için, Game of Thrones’ten çıkaracağı birtakım dersler var. Uyaralım, Game of Thrones ve pazarlama dünyasına ilişkin bu analojiler bir miktar spoiler içerebilir!

Kış geliyor – Sürekli stratejiler ile rekabete her zaman hazır ol

Bir imparatorluk kurmanın birincil kuralı; evini terk etmektir. Günümüz iş dünyasında; hedeflenilen alanı iyi tanımak, yenilikçi teknolojilere hükmetmek ve dijital dünyaya uyum sağlayan stratejiler belirlemek gerekiyor. İşletmeler de Stark hanesinin “Kış geliyor” mottosuna dayandırdıkları devamlı stratejileri gibi, uzun vadeli ve sürdürülebilir rekabet sağlayacak üstünlükler yaratmalılar. Bunun için pazarlamacıların, sürdürülebilir rekabet avantajı yaratacak kadar değerli bilgiler elde etmeleri gerekiyor.

Başarılı olabilmek için uyum sağla

Albert Camus’un “Yabancı” adlı kitabında belirttiği gibi; “Nihayetinde, insanın alışamayacağı bir düşünce yoktur”. Adaptasyon, doğal seleksiyonda başarılı olmuş her organizmayı evrimsel olarak daha uyumlu hale getiren yetenektir. Bu doğrultuda markaların, “leydi” olarak başladığı yarışa suikastçı olarak devam eden Arya Stark’ın adaptasyon yeteneklerinden öğrenecekleri pek çok şey var diyebiliriz. Sonuçta, tüm işletmelerin pazarlama serüveni de küçük bir hedef kitle ile başlar ve ardından son trendleri takip ederek tüketicinin nabzı tutuldukça hedef kitle, faaliyet alanları ve buna bağlı veritabanları genişler.

Amacını belirle ve ona sadık kal

Kuzeyin Kralı Jon Snow, hiçbir şey bilmiyor olabilir! Ancak amaçlarını ve buna bağlı değerlerini çok iyi biliyor. İşletmeler de pazarlama amaçlarını iyi belirlemeli ve ne olursa olsun tüm stratejilerini bu amaçların yarattığı değerler etrafında toplamalı.

Nicelik değil niteliğe önem ver

Tıpkı Dorne Prensi Oberyn’nin dediği gibi; “Büyüklük önemli değildir. Önemli olan, zamanı geldiğinde ruhunuzu ne kadar ortaya koyduğunuzdur”. Günümüz dünyasında pazarlamacılar, yarattığı içeriklerden çok, sayılarla ilgilenme handikapına kapılıyorlar. Bugünün pazarlama dünyasında, konvansiyonel medya araçlarında reklam verecek kadar büyük bütçelere sahip olmanıza ya da dünyaca ünlü PR ajansları ile çalışmanıza gerek yok. Markaların asıl odaklanması gereken; bilgi yığının oluşturduğu kakafoniden sıyrılacak bir içerik yaratmak.

Müşterilerin sadakatini kazan

Tüm pazarlamacıların hayali; tıpkı ejderhaların annesi Daenerys için gözünü kırpmadan Westeros’a hareket eden “Lekesizler” ordusu gibi sadık bir müşteri kitlesi oluşturmaktır. Markalar başlarda küçük bir hedef kitleye hitap etse de Daenerys gibi yılmadan mücadele ederek, sadık müşterilerini ödüllendirmeli, bağlılıklarını artırmalı ve yavaş ancak emin adımlarla kendi “Lekesizler” ordusunu yaratmalı.

Bilgi her şeydir, ona sahip ol

Köle olarak başladığı hayatına hırsız olarak devam eden ancak bilgi hırsızlığının en değerli marifet olduğunu fark ederek krallığın konseyinde bile kendine yer edinen Lord Varys, bilginin önemi noktasında markalara ilham verecek en güçlü karakter. Markaların müşterilerini çok iyi tanıyarak, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için bilgiyi çok iyi kullanmaları gerekiyor. Günümüzde bilgi en büyük güç ve onu nasıl kullandığınız çok önemli. Öyle ya, sonu konseyde de bitebilir zindanda da!

Risk almaktan korkma

Mücadeleyi kazanmak için Mad King’i sırtından bıçaklayan ya da Dorne’yi fetheden Jamie Lannister gibi, yeri geldiğinde güvenli suları terk ederek elini taşın altına koymak gerekiyor. İşletmeler de benzer şekilde davranarak, bazı zamanlarda basmakalıp stratejilerini terk ederek, farklı stratejiler için risk almalı.

Müttefikleri seçerken hedef odaklı davran

Rekabet ortadan kalktığında, motivasyonu yok edecek bir tembelliğe bürünmek en büyük handikaptır. Tıpkı Game of Thrones’te olduğu gibi, gerçek dünyada da başarılı olabilmek için güçlü müttefiklere ihtiyaç var. İşletmeler de satıcıları, teknoloji sağlayıcıları, danışmanları veya diğer paydaşlarını seçerken stratejik hareket etmeli. Tüm bu nedenlerle modern işletmeler, birçok teknoloji sağlayıcı ile çok stratejili ortaklıklar kuruyorlar. Birden fazla anlaşma yapmak ve bir çok alternatif yaratmak her zaman daha iyi sonuçlar getirir.

Kusurlarını kabul et

Yalnızca Jon Snow, hayatta ikinci bir şans kazanır. Potansiyel müşteriler, hedef kitleden düştüğünde veya dijital kampanyalar iyi optimize edilmediğinde, her zaman daha hızlı ve akıllıca davranan rakipler olacaktır. Bu doğrultuda markalar; birden fazla strateji belirleyerek, zayıf noktalarını sübvanse edip yarışta sağ kalmaya çalışmalı.

Günümüzde, rekabet üstünlüğü sağlayacak stratejileri belirlemek en az demir tahta oturmak kadar zor. Tüm bunların sonucunda işletmelerin başarılı olabilmek için; her duruma uygun stratejilerle her an savaş alanındaymışçasına sabırla mücadele etmesi ve en önemlisi de hata yapmaktan korkmaması gerekiyor. George R. R. Martin’in de dediği gibi; ne de olsa her uçuş alçalmakla başlar!

Cannes Lions 2017’den Zaferle Dönen Reklamlar 1

Reklamcılık alanında dünyanın en saygın ödüllerinin verildiği, her yıl merakla beklenen Cannes Lions festivali, bu yıl da bizi harika çalışmalarla karşıladı. Gelin, birbiri ardına ilgi çekici ve yaratıcı birçok çalışmaya tanık olduğumuz festivalde ödüle uzanan çalışmalara daha yakından bakalım.

Van Gogh’un Yatak Odası

Van Gogh’u tanıyanlar, hele Amsterdam’daki Museumplein’da yer alan Van Gogh Museum’a gidenler, bu dünyaca ünlü ressamın izlenimci tablolarından en dikkat çekenlerden birinin de yatak odasını resmettiği çalışması olduğunu bilirler. Leo Burnett Chicago imzası taşıyan projede, Airbnb ve Chicago Sanat Enstitüsü güçlerini birleştirdi, Van Gogh’un yatak odası tablosunu yeniden yaratarak misafirlerin konaklamasına açtı. Böylece, bu yılki Cannes Lion yaratıcı etki ödülünün sahibi de belli oldu.

Meet Graham

Ulaşım Kazaları Komisyonu (Transport Accident Commision – TAC Victoria) için Clemenger BBDO Melbourne tarafından hazırlanan Meet Graham kampanyası da festivalde ödül kazanan çalışmalardan biri oldu. Meet Graham kampanyası,  “İnsan vücudu trafik kazalarına karşı dayanıklı olsaydı nasıl görünürdü?” sorusundan yola çıkarak hazırlanmış. Kampanya, trafikte güvenliğin önemine dikkat çekerek toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Çalışma, Cannes Lions siber ve sağlık dallarında toplam iki ödüle değer görüldü.

Mailchimp

Müşterilerine pazarlama çözümleri sunan Mailchimp ise ödüle, kendiyle dalga geçerek ulaştı. Şirket, adıyla benzeşen diğer sektörlerdeki markaları konu alan çalışmasıyla dikkat çekti ve bu cesareti siber dalında Grand Prix ödülüne layık görüldü.

Baltık Denizi Projesi

“E-ekstre gönderimi dışında bir bankanın çevre duyarlılığı ne kadar olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz. Fakat, kazın ayağı öyle değil. Festivalde, siber dalında ödüllendirilen çalışmalardan biri de Aland Index-Baltık Denizi projesi oldu. RBK’nın Aland Bank için hazırladığı kampanya, toplumsal farkındalığı veriyi anlamlandırma yoluyla işleyen kurgusuyla ödüle uzandı.

Sıra Dışı Futbol Sahası

Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerlerinden olan Bangkok’un Khlong Toei bölgesinde, ne yazık ki çocukların ve gençlerin içlerindeki futbol tutkusunu yansıtabilecekleri bir alan yok. Fakat emlak şirketi AP Thai bu durumu bir engel olarak görmemiş ve sıra dışı bir yöntem seçmiş. Sınırlı alanının taşıyamayacağı kadar bir nüfusa sahip bölgede, standart futbol sahasının dikdörtgenliğiyle sınırlı kalmayıp mevcut alanları futbol sahasına çevirmiş. Böylece takım olma ruhu ve birlikte başarma hissiyle sokaktaki genç kitleyi yakalamış. Cannes Lions tasarım dalında Grand Prix kazanan bu dikkat çekici projeyi videoya taşıyan ise CJ Worx olmuş.

Not Get

İzlandalı müzisyen Björk’ün, Not Get şarkısı için çektiği sanal gerçeklik (VR) videosu, dijital sanat dalında Golden Lion ödülünün sahibi oldu. Warren du Preez ve Nick Thornton Jones ikilisinin yönettiği bu harika video, sanatçının bugüne kadar yansıttığı farklı kimliğiyle örtüşüyor ve görsel efektleriyle izleyeni bambaşka bir dünyaya götürüyor.

Google Home of the Whopper

İşte, birçok açıdan tartışma yaratan o ünlü Burger King viraline geldik. Özel alan ihlâli ve Wikipedia’nın suistimal edilmesinden izinsiz cihaz kullanımına varana dek pek çok açıdan eleştirilen Google Home of the Whooper reklamı, doğrudan pazarlama dalında Grand Prix’nin galibi oldu. David Miami’nin bu sansasyonel çalışmasıyla ilgili ayrıntıları, bir süre önce yayınladığımız bu yazımızda bulabilirsiniz.

We’re The Superhumans

Bu yılki Cannes Lions’ın favorilerinden olan We’re The Superhumans’ın ödüle kavuşması herhalde kimseyi şaşırtmamıştır. Geçen yıl Rio’da düzenlenen Paralimpik Oyunları için 4Creative tarafından hazırlanan ve festivalde film dalında Grand Prix ödülünü kazanan çalışma, engellilerin insanüstü çabalarıyla ulaştıkları başarıları gösteriyor ve aslında kararlılığın önünde hiçbir şeyin duramayacağını kanıtlıyor.

The Blaze – Territory

The Blaze’in “Territory” parçası için çektiği klip, gerek fiziksel performans gerekse etkileyici müziği ile iç ve dış mekânların yer aldığı dikkat çeken fon görüntüleriyle Film Craft Grand Prix dalında ödüle lâyık görüldü. Müzisyenin kendisinin yönettiği klibin yapımcı şirketi ise Iconoclast.

Fearless Girl

Adı gibi korkusuz, cesur bir çalışma olan Fearless Girl (Korkusuz Kız) sadece Wall Street’i sallamakla kalmadı, aynı zamanda ataerkil iş dünyasına kadınlar tarafından verilmiş güçlü bir varoluşçu ultimatom olarak Cannes’da taç giydi. Küresel ölçekli yaratıcı ajans McCann’in girişimiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için yapılan heykel; glass, açık hava ve halkla ilişkiler dallarında olmak üzere toplam üç Grand Prix birden kazandı. Wall Street’in Korkusuz Kız’ının bu başarısını bu yazımızda sizinle paylaşmıştık.

Boost Your Voice

Geçen yılın kasım ayında gerçekleşen ABD Başkanlık Seçimi’nde, özellikle azınlıkların yaşadığı, sınırlı olanaklar ve yetersiz altyapı nedeniyle oy kullanma erişiminin kısıtlı olduğu yerlerde kurulan anket noktalarıyla, herkesin temel hakkı olan oy kullanma hakkına eşit şekilde erişmesi gerektiğine dikkat çeken “Sesini Yükselt” (Boost Your Voice) kampanyası, festivalin Integrated Grand Prix, Titanium Grand Prix ile Promo & Activation Grand Prix kategorilerinde ipi önde göğüsledi. Çalışma, 180LA Santa Monica imzalı.

Beyond Money

Fearless Girl ile birlikte değerlendirdiğimizde, bu yıl Cannes’da yıldızı en çok parlayan ajans kuşkusuz ki McCann’di. MRM/McCann İspanya’nın çektiği kısa film “Beyond Money”, parayla olan ilişkimizi, Black Mirror esintileri taşıyan bir üslup eşliğinde ve çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Film, Entertainment Lions dalında Grand Prix zaferi elde etti.

Original Is Never Finished

Büyük marka olmak, uzun bir zaman alan süreç olsa da özellikle bir giyim markasıysanız hem yeni koleksiyonlarınız eskilerini kolayca unutturabilir hem de hızlı bir şekilde taklit edilebilirsiniz. Adidas’ın Original Is Never Finished adlı reklamı tam da bu noktadan hareketle hazırlanmış. Adidas’ın, eski logosunu hâlâ taşıyan Original serisi ürünlerine bağlılığı olan bir kitlesi olduğunu biliyoruz. Marka, bu kemik kitlesine bir saygı duruşu niteliğindeki işini, Frank Sinatra’nın ünlü My Way şarkısıyla birleştirmiş. Bunu yaparken de videodaki kişiler üzerinden sembolist bir söylem geliştirmiş. Beyond Money reklamıyla aynı dalda ödülü paylaşan ve orijinalliğin asla ölmeyeceğini söyleyen çalışma, Johannes Leonardo – New York’un bir âlamet-i fârikası niteliğinde.

CareCounts

Kısa bir süre önce yayınladığımız yazımızda, Whirlpool’un dâhiyane bir şekilde başlattığı CareCounts projesinin Cannes’da ödülle onurlandırıldığından bahsetmiştik. Whirlpool, günlük temiz giysiye erişimi kısıtlı olan ve bu yüzden okul devamsızlığı yapan öğrencilerin okula dönüşünü sağlayan projesiyle dikkatleri üzerine çekti. Çalışmanın DigitasLBi Chicago tarafından hayata geçtiğini de hatırlatalım.

Humanium Metal Initiative

Silah imha programı olan The Humanium Metal girişimi, yasa dışı ateşli silahları geri dönüşüm yoluyla ticari üretime geri kazandırıyor. Videosu verdiği istatistikler açısından oldukça şaşırtsa da görüntü etkisi açısından çok şey vadetmeyen tanıtım filmi, inovatif tarafıyla beğenileri topladı ve Cannes Lions inovasyon dalında ödüle ulaştı. İsveç’ten Åkestam Holst Stockholm ve Great Works ajanslarının ortaklaşa çalışmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Innovating Saving

E-ticaret sitesi jet.com’un tasarruf kavramını mizahi bir açıdan ele aldığı Innovating Saving adlı çalışma, aslında internet sitesinin kullanıcılara sunduğu bir fiyat karşılaştırma uygulamasını anlatmak için hazırlanmış. Fakat reklamda Super Bowl başta olmak üzere fazlaca şişirilen ticari balonlarla ve ünlülerin yer aldığı reklamlarla dalga geçişi, işi basit bir tanıtım olmaktan çıkarıp izleyicileri güldüren ama iddiasını yansıtan bir reklam ortaya çıkarmış. Uluslararası yaratıcı ajans R/GA’nın New York ekibini hem bu yılki Cannes Lions medya dalındaki şampiyonluğu hem de bu yaklaşımından ötürü özel olarak kutlamak gerekiyor.

The Family Way

“Hayat müşterek”, bir insana hayat vermek de öyle! The Family Way, ataerkil toplum yapısının tabulaştırmasıyla, çoğu zaman kadının sorumluluğunda görülen çocuk sahibi olma yetisinin, aslında çiftin ortaklaşa üstlendiği bir süreç olduğunu gösteriyor. Seem firmasının çıkardığı, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin akıllı telefonlarını kullanarak sperm sayılarının yeterli olup olmadığını gösteren bir cihazın tanıtımı için çekilen reklam, doğumda erkeklerin rolüyle ilgili olarak Japonya’da elde edilen bulgular ve istatistikler yardımıyla, aslında bu konudaki kimlik bastırılmışlığını ve bunun beraberinde getirdiği ön yargıları da un ufak ediyor. Dentsu Y&R Tokyo’nun hazırladığı ve festivalin mobil dalında ödüllendirilen video, işte bu açıdan bir “put kırıcı” olarak karşımıza çıkıyor.

Twitter Billboardları

Twiter gibi dijital dönüşümün en büyük etkisi olan sosyal ağların önde gelen bir platformunun, neden basılı bir açık hava reklamına yatırım yaptığını düşünmeniz anormal değil. Fakat Twitter öyle düşünmedi ve yakın geçmişte hayatını kaybeden şarkıcı Prince başta olmak üzere, dünyada görsel açıdan dikkat çeken birçok görüntüyü sadece bir hashtag işareti eşliğinde billboard’lara taşıdı. İlginçtir ki bir teknoloji firmasının geleneksel yöntemi denemesi de olumlu sonuç verdi ve kampanya, Cannes Lions açık hava kategorisinde Golden Lion ödülü aldı.

Twitter’ın geleneksel medya yöntemi kullanımı, pek çok kişiye ilk aşamada garip gelse de başarılı oldu.

Flame Grilled Since 1954

Ateş seni çağırıyor!” mottosuyla akıllarda yer edinen dev fast food zinciri Burger King’in kendi alevine bile dayanamayacak kadar ateşli olabileceği aklımıza gelir miydi? Hamburgerlerini 1954’ten beri alevde ızgara yöntemiyle pişirdiğini hafızalara kazımak isteyen marka, festivalde ödül kazanan diğer çalışması Google Home of The Whooper’ın fikir babası David Miami’nin bu çalışmasında agresif bir yaklaşımla, Pensylvannia’daki restoranının bile “ızgara alevine dayanamadığını” gösterdi. Billboard mesajını veren ise “Alevde ızgara, 1954’ten beri” damgası oldu. Burger King’in bu reklam çalışmasıyla ilgili olarak hazırladığımız habere buradan ulaşabilirsiniz.

Alevde ızgaranın cezbedici etkisine kapılan Burger King restoranı

Tigo-Une Ankesörlü Bankacılık

Son derece ayrıntılı ve oldukça sistematik şekilde düşünülmüş bir Latin Amerika yaratıcılığıyla karşı karşıyayız. Kolombiya’daki dar gelirli bireylerin para biriktirmesinin imkânsız olmadığını müjdeleyen Tigo-Une Payphone Bank, yoksul oldukları için büyük çaplı bankaların önemsemediği, hizmet vermeye değer görmedikleri insanlara yepyeni bir pencere açıp umut ışığı oluyor. Dünyaca ünlü yaratıcı ajans Grey’in Kolombiya ekibinin müthiş bir içgörü ve uygulamayla hazırladığı kurgu, Cannes Lions ürün tasarımı kategorisindeki ödülünü sonuna kadar hak ettiğini kanıtlıyor.

The Sad Man Meal

Bakmayın siz KFC’ye, bu kurgu bildiğimiz “Umut Sarıkaya tipi mutsuzluk” kurgusu yahu! Şaka bir yana, işin aslına baktığımızda gerçekten bu yönde bir benzerlik seziyorsunuz. Tavuk fast food’unun dünyadaki lideri KFC’nin, indirimli menülerini duyurmak ve tavukseverleri harekete geçirmek için Ogilvy&Mather ajansının Johannesburg ekibine hazırlattığı reklam, tam aşağıya çekecekken elinizde bölük pörçük hâle gelen tuvalet kağıdından Tetris oynarken hiç gelmeyen uzun çubuğu beklemenin “hüznüne” varan bir serüveni, KFC’nin menülerini kaçırma üzüntüsüyle derinleştiriyor. Ne dersiniz? Cannes Lions radyo dalındaki yarışı bu reklamla kazanan Ogilvy&Mather’ın, Umut Sarıkaya’ya en azından bir “kova menü” borçlu olması gerekmiyor mu?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link