Thomas Edison’un İlham Verici 30 Sözü

  • ABD’li mucit Thomas Edison’un yaptığı çok sayıda icat, 20. yüzyılın dünyasına yön verdi.
  • Bu yazımızda sizlerle Thomas Edison’un dikkat çekici sözlerinden bazılarını paylaştık.
  • İlgili Yazı: Başarılı Olana Kadar Kaç Kez Denemelisiniz?

ABD’li ünlü mucit Thomas Edison, elektrik lambasının yanı sıra kamera ve x-ray cihazı gibi pek çok icat yaptı ve onun icatları, 20. yüzyıl hayatına yön verdi. Daha da önemlisi, Edison, modern kurumsal araştırma ve geliştirmenin babasıdır. İyi bir mucit olmasının yanı sıra, aynı zamanda başarılı bir iş adamı ve bir pazarlama dehası olan Edison, birçok şirket kurdu ve bugünün parasıyla 200 milyon dolara yakın bir kişisel servetin sahibiydi.

Edison İnovasyon Vakfı‘na göre, başarılı mucit, annesi tarafından kendisine öğretilen dört basit prensibi temel aldı:

  1. Başarısız olursan, asla hayal kırıklığına uğrama. Ondan öğren. Denemeye devam et.
  2. Başınla ve ellerinle öğren.
  3. Hayattaki her şeyin gerçek anlamı, kitaplarda değildir. Dünyayı tecrübe et.
  4. Öğrenmeyi asla bırakma. Tüm edebiyat panoramasını oku.

Inc. isimli internet sitesi, Thomas Edison’un en dikkat çeken sözlerini bir araya getirdi. İşte o sözlerden bazıları:

“En büyük zayıflığımız, pes etmektir. Başarılı olmanın en kesin yolu, her zaman bir kez daha denemektir.”
“Çok çalışmanın yerini tutan başka bir şey yoktur.”
“Başarısız olmadım. İşe yaramayacak 10.000 yöntem buldum.”
“Yapabileceğimiz her şeyi yapsaydık, kelimenin tam anlamıyla kendimize hayret ederdik.”
“Neye arzu duyduğunuzu, yaptıklarınızla gösterirsiniz.”

“Fırsat, çoğu insan tarafından kaçırılır. Çünkü o, iş önlüğü giyer ve iş gibi görünür.”
“Değerli bir şey elde etmek için üç şey gerekir: sıkı çalışma, istikrar, sağduyu.”
“Olgunluk, genellikle gençlikten daha saçmadır ve çoğu zaman gençlere daha adaletsizdir.”
“Deha, %1 ilham ve %99 terden meydana gelir.”
“Hayatımda hiçbir gün çalışmadım. Hepsi eğlenceydi.”
“Meşgul olmak, her zaman gerçek iş anlamına gelmez. Tüm işlerin amacı, üretim ya da başarıdır ve bu sonuçlardan herhangi biri için terin yanı sıra, öngörü, sistem, planlama, zeka ve dürüst amaç olmalıdır. Görünüşte yapmak, iş değildir.”

“Kaza ile hiçbir şey yapmadım, ne de icatlarımdan herhangi biri kazara ortaya çıktı. Onlar, çalışma sonucu ortaya çıktılar.”
“Bir fikir geliştiren neredeyse her insan, imkansız göründüğü noktaya kadar onun üzerinde çalışır ve daha sonra hayal kırıklığına uğrar. Bu, hayal kırıklığına uğranacak yer değil.”
“İcat etmek için iyi bir hayal gücüne ve bir yığın ıvır zıvıra ihtiyacınız var.”
“Burada kural yok. Bir şey başarmaya çalışıyoruz.”
“İsraf, kayıptan daha kötüdür. Yetenek üzerinde hak iddia eden her kişinin, sürekli olarak ondan önce yapılan israfı sorgulayacağı zaman geliyor. Tasarrufun kapsamı sınırsızdır.”
“Huzursuzluk, hoşnutsuzluktur ve hoşnutsuzluk, ilerlemenin ilk gerekliliğidir.

“Bana iyice tatmin olmuş bir adam gösterin ve ben de size bir başarısızlık göstereceğim.”
“Cesur olun! Şirketlerde çok sayıda kriz gördüm. Amerika, her zaman bunlardan daha güçlü ve daha zengin olarak çıktı. Sizden önceki babalarınız gibi cesur olun! İnançlı olun! Gelişme gösterin!”
“Vücudun temel işlevi beyni etrafta taşımaktır.”
“Hayatın başarısızlıklarının çoğu, pes ettiklerinde başarıya ne kadar yakın olduklarının farkında olmayan insanlardır.”
“Bunu daha iyi yapmanın bir yolu var. Onu bul.”
“Sizin değeriniz sahip olduğunuz şeye değil, olduğunuz kişiye dayanır.”

“En iyi düşünce yalnızlıkta yapıldı. En kötüsü kargaşa içinde yapıldı.”
“Harika bir fikre sahip olmak için onlardan birçoğuna sahip ol.”
“Bir fikrin değeri, onun kullanımında yatmaktadır.”
“Biri, bir icadın parasal değerinin, işinin seven bir insanın ödülünü oluşturduğunu düşünebilir. Fakat… Ben en büyük hazzımı bulmaya devam ediyorum ve bu yüzden benim ödülüm, dünyanın başarı dediği şeyden önce gelen işte.”
“Var olan yetenekten çok daha fazla fırsat var.”
“Satmayacak bir şey icat etmek istemiyorum. Onun satışı, yararlılığının kanıtıdır ve yararlılık başarıdır.”
“Ulaşmaya değer bir sonuca tamamen karar verdiğimde, bu sonucun ötesine gidiyorum ve sonuca ulaşana kadar deneme üstüne deneme yapıyorum.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Amazon’dan Öğrenebileceğiniz Müşteri Odaklı 3 Ders

  • Bildiğiniz üzere Amazon artık Türkiye’de. 
  • Açılış tarihinin sürekli ertelendiği Amazon, 19 Eylül itibari ile açılmış oldu. Bu noktada Amazon’dan Öğrenebileceğiniz Müşteri Odaklı 3 Ders yazısını sizlerle paylaşmak istedik. 
  • İlgili Yazı: Jeff Bezos’un İşe Alım Sürecinde Dikkat Ettiği 3 Şey

E-ticaret devi Amazon, müşteri memnuniyetine en çok önem veren şirketlerin başında geliyor ve müşteri memnuniyeti, şirketin başarısının temelini oluşturan en önemli unsurlardan biri. Şirket böyle bir anlayışı benimsemesinin en büyük sebebi ise tabii ki şirketin kurucusu Jeff Bezos. Bezos’a göre, bir şirketin başarısının sırrı, müşterilerini gerçekten dinliyor ve sürekli olarak aradıkları şeyi onlara sağlamak için sınırları zorluyor olmasında saklı.

Amazon, müşteri hizmetleri modelini meydana getirmek, test etmek ve mükemmelleştirmek için uzun yıllar harcadı ve sonuç olarak da bunun ödülünü aldı. MyFeelBack isimli şirketin belirttiğine göre, Amazon, 2015 yılında müşteri memnuniyeti konusunda en iyi online perakende şirketi seçildi ve aynı zamanda ABD’deki en iyi şirket olarak gösterildi. Amazon’un müşteri odaklı iş modeli, her şirketin yararlanabileceği ve kendisine bazı dersler çıkarabileceği bir ilham kaynağı olma özelliği taşıyor. MyFeelBack şirketinin paylaştığı Amazon’dan öğrenilebilecek 3 müşteri hizmetleri dersişunlar:

Müşteri Odağı

2013 yılında Bezos, Charlie Rose’a müşterinin iş inovasyonundan önce geldiğini söyledi. Gerçekten de şirket, müşteri deneyimini geliştirmek için yeni ve daha iyi yöntemler bulma konusunda oldukça başarılı bir iş çıkarmıştır. Bu yöntemlerin bazıları şu şekildedir:

  • Hızlı ve sorunsuz bir sipariş ve teslimat olanağı
  • Kişiselleştirme için verilerden yararlanmak ve tarama ve satın alma geçmişine dayalı ürün seçimleriyle gerçek zamanlı olarak alışveriş yapanlara yardımcı olmak
  • Müşterilerin en iyi teklifi elde etmelerine yardımcı olmak için zahmete girmek

Ne yazık ki şirketler, ürün ve hizmet sağladıkları müşterilere yeterince ilgi göstermeme eğilimindedir. Şirketteki diğer işlerle o kadar çok uğraşırlar ki, bir işin en önemli yönünü gözden kaçırırlar: mutlu müşteriler.

Müşterilerin Güçlendirilmesi

Jeff Bezos, Amazon ilk kurulduğu zamanlarda, Amazon’un sadece bir şeyler satmayacağını, aynı zamanda “müşterilerin satın alma kararları almalarına yardımcı olacağını” açıklamıştı. Bu tutum, müşterilerin kitap değerlendirmeleri yayınlamalarına ve en sonunda da internet sitesinde sunulan bütün ürün yelpazesiyle ilgili değerlendirmelerin yer almasına imkan tanıyan önemli bir farklılaştırıcının ortaya çıkmasına neden oldu.

Müşteri değerlendirmeleri günümüzde her e-ticaret sitesinde yer alsa da, Amazon internet sitesinde bunlara yer veren ilk e-ticaret şirketiydi ve bu da tüketici için iki önemli avantajı olan daha şeffaf bir online perakende alanı yarattı:

  • Müşteri değerlendirmeleri öncesinde, internetten alışveriş yapan kişiler esas olarak karanlıkta alışveriş yapıyordu. Ancak Amazon sayesinde müşteriler, satın alma kararlarını vermelerine yardımcı olabilecek işe yarar bilgilere sahip oldular.
  • Üreticiler, artık müşterilerin birbirleriyle her şeyi paylaştıklarını bilerek ürünlerinin kalitesi için daha fazla sorumlu tutuldular.

İnsanlar bir karara itilmediklerini bilmekten hoşlanırlar. Daha doğrusu kendilerine tüm bilgiler sağlandığı zaman mutlu olurlar, çünkü böylece kendi kararlarını verebilirler. Ve Amazon’un yaptığı gibi bu şekilde onlara yardımcı olmak da şirketlerin işi.

Yaptıkları değerlendirmelerle ürününüzün ya da hizmetinizin imajını bozan müşterilerin var olduğu düşüncesi, ilk bakışta pek hoş karşılanmayabilir. Ama aynı zamanda bu, şeffaflık ve düşünceye yol vererek müşterilerinizi güçlendirdiğiniz ve onların size olan güvenlerini artırdığınız anlamına gelir. Onları tatmin ederseniz, sizin reklamınızı yapacaklarını da göz ardı etmeyin.

Müşteri Sadakati

Amazon, müşteri hizmetleri kalitesinin basit bir ölçüsüne odaklanır: yararlılık. Müşterilerle, kesintisiz ve kullanımı kolay olan memnuniyet anketleri aracılığıyla düzenli olarak etkileşime girer. Anketler, satış yapmak ve müşterileri sadık hayranlara dönüştürmek için etkili bir araçtır. Analiz, müşteri deneyimini anlamak için kritik bir araç işlevi gören anketlerle birlikte şirketin başarısının temelinde yer alır.

Örneğin anketlerdeki çeşitli sorular aracılığıyla müşteri alışkanlıklarını tespit etmek, son derece mantıklı bir hamledir. Mesela bu amaçla müşterilere “Akıllı telefonunuzda bir online mağazaya ne kadar sıklıkla göz atıyorsunuz?” şeklinde bir soru yöneltilebilir. Bu tarz sorular, iki önemli iş yapar:

  • Tek boyutlu bir metrik sağlar.
  • Sorunun sadeliği, Amazon’a gerekli ayarlamaları yapmak için kullanabileceği geri bildirim sağlayarak yüksek bir yanıt oranını garanti altına alır.

Amazon’daki müşteri hizmetleri, yalnızca şikayetleri ele almak ve soruları cevaplandırmak için tasarlanmamıştır, aynı zamanda şirketin müşterileriyle olan ilişkisini geliştirmesi için bir fırsat niteliğindedir. Anketleri kullanmak, müşterilerin neden mevcut yollarla etkileşime girdiklerini bilmenizi ve bilhassa anlayabilmenizi sağlayacaktır.

Toplamak istediğiniz bilgi türüne bağlı olarak bir anket oluşturmanın birçok yolu vardır. Dahası bu anketler, internet sitesinde müşterilerin ziyaret ettiği stratejik bir anda tetiklenebilirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İş Görüşmesinde Duygusal Zekanızı Göstermenin 7 Yolu

  • 2.600’den fazla işe alım yöneticisi ve insan kaynakları uzmanının katılımıyla yapılan bir ankette, katılımcıların %71’i, bir çalışanın IQ’sundan çok duygusal zekasına değer verdiklerini belirttiler.
  • World Economic Forum’un hazırladığı “İşlerin Geleceği” isimli raporda, duygusal zeka, 2020 yılı itibarıyla en iyi 10 iş becerisi arasında gösterildi.
  • Bu yazımızda, sizlerle bir iş görüşmesinde duygusal zekayı sergilemenin 7 yolundan bahsettik.
  • İlgili Yazı: İş Görüşmesinde Siz de İK Uzmanına Sorular Sorun

2.600’den fazla işe alım yöneticisi ve insan kaynakları uzmanının katılımıyla yapılan bir ankette, katılımcıların %71’i, bir çalışanın IQ’sundan çok duygusal zekasına değer verdiklerini belirttiler. Ankete katılanların %75’i ise duygusal olarak son derece zeki bir çalışanı terfi ettirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu ifade ettiler. Katılımcların % 59’u da yüksek IQ’lu, ancak düşük duygusal zekaya sahip olan bir adayı pas geçtiklerini iddia ettiler.

Sonuç olarak duygusal zeka, her geçen gün iş dünyasında daha önemli bir hale geliyor. World Economic Forum’un hazırladığı “İşlerin Geleceği” isimli raporda, duygusal zeka, 2020 yılı itibarıyla en iyi 10 iş becerisi arasında gösterildi. Pek çok şirket, yüksek duygusal zekaya sahip kişileri işe almaya önem verdiği için bir iş görüşmesinde bu yönünüzü göstermeniz size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Fast Company, geçtiğimiz ay yayımladığı bir yazıda, bir iş görüşmesinde duygusal zekayı sergilemenin 7 yolunu paylaştı.

1. Aktif Olarak Dinleyin

Sorulan bir sorunun cevabına odaklanmak yerine, tüm dikkatinizi soruya verin. Soruyu hemen cevaplamanız gerektiğine dair dürtüye teslim olmayın. Mülakatı gerçekleştiren insan kaynakları uzmanları, onlara prova yaptığınız bir cevabı verdiğizi gösteren çabuk bir cevap yerine, düşünülmüş bir cevap ararlar. İstenildiği şekilde anladığınızdan emin olmak için soruyu kendi kelimelerinizle tekrarlayın. Soruyu cevaplayıp cevaplamadığınızdan emin değilseniz, bunu size soruyu yönelten kişiye sorun.

2. Duygularınızı Gösterin

Bir iş görüşmesine katılan birçok kişi, tedirginlik nedeniyle ruhsuz gibi görünebilir ve istemsizce sıkı bir şekilde kontrol altına alınmıştır. İş görüşmesinde bazı duyguları göstermek doğru değildir, ancak doğru duyguları göstermek mülakatı yapan kişi ile sizin aranızda bir bağlantı oluşturacaktır. Gülümsemek, zoraki ve sahte görünmediği sürece her zaman iyidir. Heves ve biraz heyecan göstermek de eğer gerçekse iyidir. Mülakatı gerçekleştiren kişi ya da kişiler, eğer olduğunuzdan başka biri gibi göründüğünüzü sezerlerse, bu, onların sizden şüphe etmelerine neden olacak ve dolayısıyla işi alma şansınızı azaltacaktır.

3. Başarılarınız İçin Övgüyü Paylaşın

Profesyonel sporcuların, bir galibiyet ya da başarıdan sonra verdikleri röportajlardan ilham alın. Onlar, övgüyü kişisel olarak almak yerine, bu övgüyü takım arkadaşlarıyla paylaşırlar. Gurur duyduğunuz veya başarılı olduğunu düşündüğünüz bir proje sorulduğunda, övgüyü ekiple ve projede yer alan diğer kişilerle paylaştığınızdan emin olun. Başarıya dahil olan bir grubun üyesi olmaktan gurur duyduğunuzu açıkça belirtin. Bu, bir takım oyuncusu olduğunuz konusunda size daha fazla güvenilirlik sağlar.

4. Kendinizi Nasıl Geliştirmeye Çalıştığınızı Paylaşın

Zayıf yönünüzle ilgili bir soruya cevap vermenin tipik tavsiyesi, onu aslında bir güç olan bir şey olarak çerçevelemektir. Örneğin mükemmeliyetçi ya da işinize çok fazla dahil olduğunuzu iddia etmek, bir işveren açısından olumlu bir özellik olarak görülebilir. Mülakatı yapan kişiler, daha önemli bir şey aradıkları için bu cevaplar size bir dezavantaj sağlamaz.

Bir zayıflığı açıklarken üzerinde çalışmak için aktif olarak ne yaptığınızdan ve ilerleme sağladığınıza dair örnekler verdiğinizden emin olun. Mülakatı gerçekleştiren insan kaynakları uzmanları, hepimizin zayıf yanlarının olduğunu bilirler ve iş görüşmesinde bunları gizlemeye çalışacağımızdan şüphelenirler. Zayıf yönleriniz sizi aşırı derecede dezavantajlı bir duruma sokacak kadar kötü olmadığı sürece, dürüst, açık ve gerçek olmak onların güvenini ve saygısını kazanmaya yardımcı olacaktır.

5. Anlaşmazlık Hakkında Konuşmaktan Çekinmeyin

Güçlü yönlerinizle ilgili sorular için sadece yeterliliklerinize ya da teknik yeteneklerinize odaklanmak yerine, ekip çalışması ortamında başkalarıyla iyi çalışma yeteneğinizden bahsedin. İş arkadaşlarınızla uyumlu bir şekilde çalışma, değişiklik ve gerilemelere uyum sağlama yeteneğiniz, mutlaka bahsetmeniz gereken özelliklerdir. Bu şeylerden basitçe bahsetmek yerine, bu becerileri ne zaman kullanmanız gerektiğine dair örnekler verin. Muhtemelen ekip içerisinde anlaşmazlığın olduğu ya da sinirli bir müşteriyle uğraşmanız gereken bir durumdu. Bu gibi sıkıntılı durumların etkili bir şekilde üstesinden gelmek için yumuşak becerilerinizi nasıl kullandığınızdan söz edin.

6. Hatalarınızdan Ders Çıkardığınızı Gösterin

Mülakatı gerçekleştiren kişi, işlerin raydan çıktığı bir durumu sorduğunda, yapabileceğiniz en kötü şey bu durum için başkalarını suçlamaktır. Ne olduğundan bahsedin, ama suçlamada bulunmaktan kaçının. Bu soruyu yanıtlamadan önce, ifadeleriniz ve beden diliniz aracılığıyla bazı duyguları karşı tarafa bildirmekte fayda vardır. Bunu yapmak, mülakatı gerçekleştiren kişiye bu olayın uydurma değil, gerçek olduğu mesajını iletecektir. Bunun zor bir zaman olduğu ve mücadele ettiğiniz bilinmelidir.

Mükalatı yapan kişinin bu noktada bilmek istediği şey, duruma nasıl tepki verdiğiniz ve durumu iyileştirmek için bir şey yapıp yapmadığınızdır. Olayın sizin içinde bulunduğunuz kısmı sorulduysa, sorumluluğunuzu kabul etmeye hazırlıklı olun, ancak olaya farklı bir şekilde bakarak “neler yapabilirdiniz” sorusu üzerinden konuşun. Mülakatı gerçekleştiren kişiler, insanların hata yapmasını beklerler, ancak hatalardan bir şeyler öğrenen ve ders alan biri olup olmadıklarını bilmek isterler.

7. Şirketin Kültürü ve Değerleri Hakkında Sorular Sorun

Genel olarak bir iş görüşmesinin sonunda, herhangi bir sorunuz olup olmadığı sorulur. Bu, duygusal zekanızı göstermek için harika bir fırsattır. Bu noktada şirketin kültürü ve değerleri hakkında ve şirkette başarılı olmak için nelerin göz önünde bulundurulması gerektiğine dair sorular sorun. Bu, sadece iş ile ilgilenmediğinizi, şirkete nasıl uyum sağlayacağınızı da görmek istediğinizi gösterir. Aynı zamanda bu, kendinizi ve şirketin ihtiyaçlarıyla kendi ihtiyaçlarınızı eşleştirmenin öneminin farkında olduğunuza işaret eder. İnsan kaynakları uzmanları, bunu da değerlendirmeye çalışıyorlar ve farkındalığınız, karar vermelerinde onlara yardımcı olacaktır. Eğer işe uygun biriyseniz, bu kural, sizin lehinize işleyecektir. İşe uygun biri değilseniz de bu noktada bunu bilmeniz ve zamanınızı ve enerjinizi başka bir iş arayarak geçirmeniz daha iyidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link