Popüler Markaların İsimleri, Nasıl Ortaya Çıktı?

Google, Pepsi, McDonald’s ve Adidas gibi popüler markaların isimlerinin herkeste yaptığı çağrışımlar bellidir. Peki, bu isimlerin her birinin nasıl ortaya çıktığını biliyor musunuz? Hayır mı? Öyleyse sizi bazı bilindik markaların isimlerinin nasıl ortaya çıktıklarına dair ufak bir yolculuğa çıkaralım ve Business Insider’ın bununla ilgili hazırladığı listeye birlikte göz atalım.

Pepsi

Pepsi’nin mucidi Caleb Davis Bradham; şeker, su, karamel, limon yağı ve hindistan cevizi karışımından yaptığı içeceği ilk başta “Brad’s Drink” (Brad’in İçeceği)  olarak isimlendirmişti. Bundan üç yıl sonra Bradham, hazmı kolaylaştırdığına inandığı içeceğine hazımsızlık anlamına gelen “dispepsi” kelimesinden yola çıkarak Pepsi-Cola ismini verdi.

Google

Google’ın ismi, Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir beyin fırtınası sırasında ortaya çıktı. Bu beyin fırtınasındaki önerilerden biri, “en büyük tanımlanabilir sayılardan biri” olan “googolplex” idi. Öğrencilerden birinin bu kelimeyi yanlış kodlaması sonucu Google ismi ortaya çıktı. Daha sonra Larry Page, şirketi bu isimle tescil ettirdi.

McDonald’s

McDonald’s’ın kurucusu Raymond Kroc, McDonald’s’ı kurmadan önce milkshake makineleri satıyordu. Daha sonra California eyaletinin San Bernardino bölgesinde bir hamburger restoranı işleten Dick ve Mac McDonald kardeşlerle tanıştı ve onlara Kroc’s Multimixers adlı makinelerinden sattı. McDonald kardeşlerin hamburger restoranından  çok etkilenen Raymond Kroc, onların temsilcisi oldu ve ABD’nin çeşitli bölgelerinde birçok franchise açtı. Bundan yıllar sonra ise McDonald’s isminin haklarını satın aldı.

Adidas

Adidas’ın “All Day I Dream About Soccer” (Bütün Gün Futbolu Hayal Ederim) cümlesinin kısaltılmış hali olduğuna dair bir inanış vardır, ancak bu doğru değil. Adidas ismi, Birinci Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra spor ayakkabılar üretmeye başlayan şirketin kurucusu Adolf Dassler’in lakabı olan Adi ve soyadının ilk üç harfinin birleşiminden oluşur.

Zara

Zara’nın kurucusu Amancio Ortega, 1964 yapımı “Zorba the Greek” filminden esinlenerek şirketin ismini ilk başta Zorba olarak belirledi. 1975 yılında İspanya’nın La Coruna şehrinde açılan ilk mağaza, Zorba adındaki bir barın iki blok aşağısında yer alıyordu. Bar sahibi, ona iki dükkanın da aynı isme sahip olmasının kafa karıştırıcı olduğunu söyledi; ancak Ortega, tabelasının harfleri için kalıbı zaten yapmıştı. Bunun üzerine Ortega, Zorba’ya yakın bir kelime olan Zara’yı oluşturacak şekilde harfleri yeniden düzenledi.

IKEA

IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad, markanın ismini kendi adının ve soyadının ve Güney İsveç’te yer alan, büyüdüğü çiftlik Elmtaryd ve köyü Agunnaryd’in baş harflerinin birleşiminden oluşturdu.

Starbucks

Starbucks’ın kurucu ortağı Gordon Bowker, Seattle Times ile gerçekleştirdiği bir röportajda şirketin isminin nasıl ortaya çıktığını anlattı. Ekip, ilk olarak “st” ile başlayan kelimelerle dolu bir listeyi inceleyerek işe başlamış; çünkü “st” ile başlayan kelimelerin etkili olduklarını düşünüyorlarmış. Bir gün birisi, eski bir maden haritasıyla çıkagelmiş ve bu haritada Starbo adında bir maden kasabası varmış. Gordon Bowker, Starbo ismini görür görmez, aklına Moby-Dick’teki Melville’s ilk arkadaşı Starbuck gelmiş.

Amazon

Brad Stone’un Amazon hakkındaki kitabında belirttiğine göre, şirketin kurucusu Jeff Bezos, şirkete “Cadabra” ismini vermek istiyordu. Ancak şirketin ilk avukatı Todd Tarbert, bu ismin kadavra anlamına gelen “Cadaver” kelimesine çok benzediği konusunda Bezos’u ikna etti. Bununla birlikte Bezos’un şirket için düşündüğü isimlerden birinin acımasız anlamındaki “Relentless” olduğu da söyleniyor. Hatta şu anda bile relentless.com’u ziyaret ettiğinizde, Amazon’un internet sitesine yönlendiriliyorsunuz. Bezos, son olarak dünyanın en büyük nehri olan Amazon isminde karar kıldı. Bununla birlikte şirketin ilk logosunda da nehrin resmi yer alıyordu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Bugüne Dek Yapılmış En İlginç 5 İş Mülakatı

Genel olarak iş mülakatlarının hepsi birbirine benzer ve iş mülakatı, iş başvurusu yapan adaylar için sıkıcı ve stresli bir süreçtir. İş için başvurulan şirket ne kadar büyük ve pozisyon ne kadar yüksek olursa mülakat süreci o kadar sıkıntılı ve stresli bir hal alır. Ancak bazı şirketler, bu alışılmış kalıpların dışına çıkarak çok daha yenilikçi ve yaratıcı bir mülakat süreci meydana getirebiliyorlar. Böylelikle sıradan, sıkıcı ve stresli iş mülakatlarından sıyrılarak hem şirket hem de çalışan adayları açısından çok daha verimli bir işe alım süreci gerçekleştirilebiliyor. Şimdi bu yenilikçi ve sıra dışı iş mülakatlarından beş tanesine birlikte göz atalım.

Mercedes-Benz

Alman otomotiv markası Mercedes-Benz, geçtiğimiz kasım ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen Web Zirvesi isimli etkinlik boyunca 100’den fazla web geliştiricisiyle görüşme yaptı ve bu görüşmelerin tamamı, Mercedes-Benz’in C63 AMG model aracında gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Portekiz’in gerçekleştirdiği viral bir kampanya kapsamında yapılan bu iş görüşmeleri, iş başvurusu yapan adayların mülakat sırasında yaşadığı stresi bambaşka bir noktaya taşıyor. Profesyonel bir sürücünün zorlu bir parkurda tam gaz sürdüğü Mercedes marka aracın ön koltuğunda bulunan adaylar, zorlu şartlar altında Mercedes-Benz CEO’sunun sorulara cevap vermeye çalışıyorlar.

Heineken

Hollanda merkezli bira üreticisi Heineken, 2013 yılında bir etkinlik ve sponsorluk stajyeri işe almak için 1734 adayın yer aldığı sıra dışı işe alım kampanyası gerçekleştirdi. İş görüşmesi için şirkete gelen stajyer adayları, görüşme sırasında birtakım stres dolu olaylara maruz bırakıldı ve adayların tepki gizli kameralar aracılığıyla kaydedildi. Bu olaylardan biri iş görüşmesini gerçekleştiren şirket çalışanının kalp krizi geçirir gibi yere yığılmasıydı. Bir diğer kurgusal olayda ise adaylar, kendilerini bir binanın çatısından atlamayı planlayan bir adam için yapılan kurtarma çalışmasının ortasında buluyorlardı. Bu sıra dışı mülakat sırasında soğukkanlığını koruyarak yardımcı olmak için elinden geleni yapanlardan biri olan Guy Luchting isimli aday işe alındı.

Popeyes

Aslında bu iş görüşmesi, bu listedeki kurgusal olmayan ve tamamen gerçek bir olaya dayanan tek iş görüşmesi ve sıra dışı olduğu için listede yer verdik. 2016 yılında fast food restoran zinciri Popeyes’ın, ABD’nin New Orleans şehrinde bulunan bir şubesinde gerçekleştirilen iş görüşmesi sırasında Pablo Ciscart isimli bir şahıs restorana girerek kasada bulunan 300-400 dolar tutarında bir parayı zorla aldı. Mağazanın müdür yardımcısı Dominique Griffin, Ciscart’ı kaçmadan yakalamaya çalıştı, ancak başarılı olamadı ve bunun üzerine mağaza müdürü Danyanna Metoyer, restoranın kapısını kapadı. Bu sırada iş görüşmesi için mağazada bulunan 18 yaşındaki Devin Washington isimli genç, hırsızı arkadan yakaladı ve polis gelene kadar bırakmadı. Yaptığı bu cesur hareket onun işe alınmasına yardımcı oldu. Mağaza müdürü Danyanna Metoyer, yaptığı açıklamada soygundan önce Washington’ı işe almaya karar verdiğini, ancak kendisinin soygunu önlenmesinin işi bitirdiğini ifade etti.

Google

2009 yılından beri ABD merkezli kitlesel medya şirketi AOL’in CEO’su olan Tim Armstrong, Business Insider ile gerçekleştirdiği bir podcast sohbeti sırasında, zamanında Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ile yaptığı sıra dışı iş görüşmesinden bahsetti. Armstrong’un bahsettiğine göre bu iş görüşmesi sırasında Page ve Brin, daha görüşmenin başında “Sana ne soracağımızdan emin değiliz. Soruları kendi kendine sor. Eğer biz olsaydın, kendine hangi soruları sorardın?” demişler. Armstrong daha sonradan bu durumun, ikilinin hazırlıksız bir şekilde görüşmeye gelmesinden kaynaklanmadığını öğrenmiş. Bu, Page ve Brin’in, bir adayın karakterini anlamaya yardımcı olması için sıklıkla kullandıkları bir taktikmiş.

Grant’s

Bir İskoç viskisi üreticisi olan Grant’s, 2018 yılı için bir marka elçisi arıyor ve doğru kişiyi işe almak için oldukça sıra dışı ve adayların seve seve katılacağı bir mülakat süreci belirlemiş. Şirket, marka elçisi adaylarını tüm masrafları karşılanmış 10 günlük bir dünya turuna gönderiyor. Şirketin marka elçisi olmak için başvuruda bulunan adayların sayısı, birtakım elemeler sonrasında üçe indirilecek ve sona kalan üç aday, Grant’s marka viski ile dolu bir valiz ile birlikte Kolombiya’dan Polonya’ya ve Hindistan’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan çeşitli ülkelerden üç tanesine seyahat edecek. Bu süreç sonucunda da Grant’s viskilerini dünyaya tanıtmak için görevlendirilecek kişi belirlenecek.

Bonus: İsmail Abi’nin Işık Hızında İş Görüşmesi 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Adidas’ın Berlin Metrosu İlhamlı Sneakerlarını Giyene Ulaşım Ücretsiz!

Bazen doğru ayakkabıya sahip olmak tüm kapıları açabilir. Buna metro kapıları da dahil.

Adidas’ın ikon serilerinin yer aldığı Adidas Originals  EQT Support 93/17 modelinin ilhamını Berlin2in U-Bahn hattında çalışan metrosunun canlı renkler kullanılan koltuk kumaşlarından aldı. Parlak renklerde kamuflaj deseni gibi görünen metro koltuğu kumaşlarından ilham alan EQT Support 93/17 Berlin modelinin lansmanı  Berlin ulaşım yönetimi BVG  tarafından 16 Ocak’tan itibaren geçerli olacak şekilde yapılacak.

Dünya’da türünün ilk ve tek örneği olmayı başaran bu spor ayakkabı çalışması sadece satın alan Berlinlilerin yüzünde gülümseme bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda ayakkabının dil kısmında mükemmel bir sürpriz barındırıyor. Küçük ölçülerde bir tren bileti!

Sadece 500 adet üretilen metro temalı bu ayakkabıya sahip olanlar aynı zamanda 16 Ocak’tan başlayarak bu yılın sonuna kadar Berlin’de ki tüm toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanabilecekler. Yıllık akbil hayalinin ulaşılabilir fiyatlara ( ayakkabının fiyatı sadece €180) üstüne ayağınızda gerçekten havalı bir spor ayakkabıyla gerçek olduğunu düşününce sevgili Berlin vatandaşlarının oldukça şanslı olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

Marka işbirliklerine aşina olsak bile ulaşım yönetimi ile spor markasının işbirliği oldukça yaratıcı. Köklerini Almanya’dan alan Adidas’ın ülkesine küçük bir sürprizi olan bu sneaker ayrıca bizlere ünlü kreatif direktör John Hegarty’nin yaratıcılık “Fikriler her yerdedir, sadece görmeniz gerekir” sözünün adeta vücut bulmuş hali gibi geldi. Siz ne dersiniz oldukça başarılı değil mi?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link