Daha Güvenli Kullanım İçin Cihazınızda Önceden Almanız Gereken 3 Önlem 0

Cep telefonu ve bilgisayarlarımız artık her şeyimiz oldular. Her türlü kişisel ve şirket bilgilerini muhafaza eden bu cihazların başına gelebilecek en kötü üç senaryoyu ve yapabileceklerinizi sizler için listeledik;

1.Cihazınızı Bir Yerde Unutabilirsiniz

Uçak yolculukları için gerçekleştirilen araştırmalar gösteriyor ki yolcuların %67’si bugüne kadar uçakta muhakkak bir eşyasını unutmuş. Bu eşyaların sadece %8’i cep telefonları olurken %5’i ise diz üstü bilgisayarlar olmuş. Özellikle uçuş stresi, aktarmaya yetişme koşturmacası unutmaya sebep olan başlıca faktörlerden. En çok telefon unutulan bir diğer yer ise taksiler. Özellikle koltukta otururken cepten düşen ve koltuğun arasına sıkışıp taksiyle beraber giden cep telefonları sıkça karşılaşılan bir diğer vaka. Genellikle taksiciler taksimetreyi açarak telefonunuzu size vermek için dönebiliyorlar tabi eğer şanslıysanız. Diğer yandan ESET’in araştırmasına göre sadece İngiltere’de barlarda yılda 138 bin cep telefonu ve diz üstü bilgisayar unutuluyor. Özellikle alkolün de etkisiyle barlarda cihazları unutma oranı çok daha yüksek.

Yine ESET’in araştırmasına göre unutulan bu cihazların %64’ünde herhangi bir güvenlik koruması bulunmuyor. Cihazınız size geri dönene kadar kimlerin eline geçmiş, hangi verileriniz çalınmış olabilir bilemiyorsunuz. Yönetmekte olduğunuz bir Facebook sayfası ele geçirilebilir, özel fotoğraflarınız başka cihazlara aktarılabilir, şirket içi mailleşmeleriniz ve şirketin gizli bilgileri başkalarının eline geçebilir. 2010 yılında iPhone’un yeni prototipi daha görücüye çıkmadan bir barda unutulmuş, bir teknoloji inceleme sitesinin eline geçmiş ve şirketin başına bela olmuştu. Apple cihazı uzaktan kilitlemiş prototipin ayrıntılarının ortaya çıkmasını engellemişti. Cihazınızı bir yerde unuttuğunuzda kendinizi böyle hissetmeniz gayet doğal olacaktır.

Woman Texting

 

2. Cihazlarınız Çalınabilir

laptop-hirsizligiMaalesef ülkemizde hırsızlık olayları halen yaşanmaya devam ediyor. Cihazı IMEI aracılığıyla kilitleme özelliği geldiğinden bu yana hırsızlıklarda düşüş olsa da telefonun parçalarını ayrı ayrı satarak halen hırsızlar işbaşı yapmaya devam ediyor. Özellikle güvenli bir tuş kilidinin olması hırsızın -eğer bilgisizse- telefonunuzu kurcalamasına az da olsa engel olabilir. Özellikle şirket içinde kalması gereken gizli bilgilerin mailleşmelerde yazılı olarak sıkça geçmesini fırsat bilen rakip şirketler cihazları çalarak içindeki verileri kullanabiliyorlar. Hele hele diz üstü bilgisayarlar daha da açık hedef halindeler. Yürütmekte olduğunuz bir projenizin yedeklerini almadıysanız da vay halinize. Bu sebeple daima bir yedek buluta, bir yedek harici diske daima almakta fayda var.

3. Kötü Niyetli Kişiler Bilgisayarınızı Kurcalayabilir

Hayır, eve gelen misafir çocuğu zararsızdır. En fazla bilgisayarınızı bozar :) Ancak yaşanmış bir hikayeden bahsedeyim. Türkiye’deki iki büyük ajansın iki çalışanı Starbucks’ta kahve içiyorlar. Normal iki arkadaşlar aslında. Fakat arkadaşlardan birinin derdi pek arkadaşlık değilmiş. Arkadaşı lavaboya gittiği sırada ajansa ait tüm şifrelerin bulunduğu dosyayı kendisine gönderiyor, ertesi gün tüm hesapların hacklendiğini farkediyorlar. Konu üzerindeki dava sürüyor bu nedenle ayrıntısına giremeyeceğim fakat iki noktanın üzerinde kesinlikle durmak lazım. Asla içinde şifrelerinizin yazdığı bir dosyanız olmasın. Asla bilgisayarınızı umuma açık bir yerde açık bırakıp (ya da şifresiz) bir dakikalığına dahi olsa gitmeyin.

eset-anti-theft-screen-1

Cihazlarınızın çalınması ya da unutmanız durumunda çok dert etmemenizi sağlayacak bir çözüm var. ESET’in Anti-Theft uygulamasıyla cihazınızın konumunu an be an görüntüleyebiliyorsunuz. Böylelikle herhangi bir kötü durumda cihazınızı gidip bulunduğu yerden alabiliyorsunuz. Ürün kurulumu sadece birkaç dakika sürüyor. Yani aslında oldukça basit yöntemlerle kendinizi biraz daha güvene alabilmeniz oldukça kolay.

 

[button color=”” size=”” type=”3d” target=”http://www.eset.com/tr/?utm_source=pazarlamasyon&utm_medium=native&utm_campaign=unutma” link=”http://www.eset.com/tr/?utm_source=pazarlamasyon&utm_medium=native&utm_campaign=unutma”]ESET’in Güvenlik Çözümlerine Göz At[/button]

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Kâr Olarak İlk Kez Apple’ı Geçen Samsung’un Dönüşü Muhteşem Oldu 1

Samsung, geçen yıldan itibaren başladığı tırmanışla müthiş bir geri dönüşe imza attı. Marka, kâr olarak bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla ilk kez Apple’ı geçti ve dünyanın en kârlı akıllı telefon üreticisi unvanını elde etti.

Şirketin 2017 İkinci Çeyreği Mali Raporu’na göre Samsung, 2016 yılının ikinci çeyreğinde 50,94 trilyon Güney Kore Wonu satış gerçekleştirirken bu rakam, bu yılın ilk çeyreğinde 50,55 trilyon Güney Kore Wonu olarak gerçekleşmiş. Fakat dikkat çekici olan nokta, henüz bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın ikinci çeyreğindeki satış miktarının hemen hemen yakalanmış olması; ki ikinci çeyrek bittiğinde aradaki fark, doğal olarak bu yılın lehine dönmüş olacak. Firmanın kârı ise henüz ilk çeyrek bitiminde geçen yılın ikinci çeyreğini geçerek 8.14 trilyon wondan 9,90 trilyon wona yükselmiş. Yani bir anlamda Samsung, hem satışı hem kârını artırarak geçen yıla oranla hemen hemen 3-4 ay daha hızlı koşmuş.

Samsung’un, ağustos sonunda bitecek ikinci çeyreğin sonuna dair kâr beklentisi ise 14 trilyon won olarak açıklandı. Yani Güney Kore Wonu – Amerikan Doları paritesinden hareketle 1 wonun 0,000868 ABD Doları olduğunu düşündüğümüzde, bu rakam 12,1 milyar ABD doları ediyor. Aynı dönem için Apple’ın ise 10,5 milyar dolar kâr elde etmesi bekleniyor. Veriler, Samsung’un kârını 7 milyar dolar artırdığını ve 2016 yılının ikinci çeyreğine kıyasla, bu yılın daha ilk çeyreğinde %72‘lik bir sıçramaya da işaret ediyor; ki asıl bu fark, Apple’ı nasıl geride bıraktığını açıklıyor.

Bu noktaları birkaç şekilde açıklayabiliriz. Birincisi, Samsung Galaxy S8’in sınırları kaldıran tasarımının ses getirmesi bunda etkili oldu. İkincisi, Samsung sadece bir akıllı telefon üreticisi değil, aynı zamanda diğer markalara da çip üretip satan, yani teknoloji üretip bunu ihraç edebilen bir marka. Öyle ki, bu alanda dev çip üreticisi Intel ile sıkı bir rekabet hâlinde. Hatta Samsung, bu rekabeti oldukça önemsiyor olmalı ki, önümüzdeki birkaç yılda çip üretimine 18 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.

 

Samsung’un kârındaki bu müthiş artışın diğer nedeni ise Organik Işık Yayan Diyotlar olarak tanımlayabileceğimiz yarı iletken ışık kaynakları olan OLED pazarındaki hakimiyeti. Bu yıl, birçok akıllı telefon üreticisinin kullanması beklenen bu ekran teknolojisinde piyasanın neredeyse %95’i Samsung’un kontrolünde işliyor. OLED’in giderek tercih edilen bir teknoloji olması ve gelecek vadetmesi, şirketin en büyük avantajlarından biri olarak görülüyor. Hatta bu durum, Apple ile olan rekabetinde firmaya büyük yarar sağlayacak. Zira Apple bile görüntü ve NAND çip noktalarında OLED ekranlara bağımlı durumda. Bu nedenle düşününce akla pek ironik gelse de iPhone 8’in olası başarısı bile Samsung’a gelir ve kâr olarak geri dönecek. Bu da yukarıda belirttiğimiz üzere, teknoloji ihracatı yapan bir şirket olmanın getirdiği büyük artılardan biri.

Note 7 faciasından sonra pek çok kişinin “toparlanamaz” dediği Samsung’un işleri yoluna koymakla kalmayıp kârda Apple’ı geçmesi, elbette tahminlerin de üzerinde bir gelişme olarak yorumlanmalı. Apple, bir süredir beklentileri karşılayamaması ve çip konusunda Samsung’a bağımlı olması sorunlarından nasıl kurtulacak bakalım. Apple, yeniden en kârlı akıllı telefon üreticisi olabilir mi? İzleyip göreceğiz.

Cannes Lions 2017’den Zaferle Dönen Reklamlar 1

Reklamcılık alanında dünyanın en saygın ödüllerinin verildiği, her yıl merakla beklenen Cannes Lions festivali, bu yıl da bizi harika çalışmalarla karşıladı. Gelin, birbiri ardına ilgi çekici ve yaratıcı birçok çalışmaya tanık olduğumuz festivalde ödüle uzanan çalışmalara daha yakından bakalım.

Van Gogh’un Yatak Odası

Van Gogh’u tanıyanlar, hele Amsterdam’daki Museumplein’da yer alan Van Gogh Museum’a gidenler, bu dünyaca ünlü ressamın izlenimci tablolarından en dikkat çekenlerden birinin de yatak odasını resmettiği çalışması olduğunu bilirler. Leo Burnett Chicago imzası taşıyan projede, Airbnb ve Chicago Sanat Enstitüsü güçlerini birleştirdi, Van Gogh’un yatak odası tablosunu yeniden yaratarak misafirlerin konaklamasına açtı. Böylece, bu yılki Cannes Lion yaratıcı etki ödülünün sahibi de belli oldu.

Meet Graham

Ulaşım Kazaları Komisyonu (Transport Accident Commision – TAC Victoria) için Clemenger BBDO Melbourne tarafından hazırlanan Meet Graham kampanyası da festivalde ödül kazanan çalışmalardan biri oldu. Meet Graham kampanyası,  “İnsan vücudu trafik kazalarına karşı dayanıklı olsaydı nasıl görünürdü?” sorusundan yola çıkarak hazırlanmış. Kampanya, trafikte güvenliğin önemine dikkat çekerek toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Çalışma, Cannes Lions siber ve sağlık dallarında toplam iki ödüle değer görüldü.

Mailchimp

Müşterilerine pazarlama çözümleri sunan Mailchimp ise ödüle, kendiyle dalga geçerek ulaştı. Şirket, adıyla benzeşen diğer sektörlerdeki markaları konu alan çalışmasıyla dikkat çekti ve bu cesareti siber dalında Grand Prix ödülüne layık görüldü.

Baltık Denizi Projesi

“E-ekstre gönderimi dışında bir bankanın çevre duyarlılığı ne kadar olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz. Fakat, kazın ayağı öyle değil. Festivalde, siber dalında ödüllendirilen çalışmalardan biri de Aland Index-Baltık Denizi projesi oldu. RBK’nın Aland Bank için hazırladığı kampanya, toplumsal farkındalığı veriyi anlamlandırma yoluyla işleyen kurgusuyla ödüle uzandı.

Sıra Dışı Futbol Sahası

Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerlerinden olan Bangkok’un Khlong Toei bölgesinde, ne yazık ki çocukların ve gençlerin içlerindeki futbol tutkusunu yansıtabilecekleri bir alan yok. Fakat emlak şirketi AP Thai bu durumu bir engel olarak görmemiş ve sıra dışı bir yöntem seçmiş. Sınırlı alanının taşıyamayacağı kadar bir nüfusa sahip bölgede, standart futbol sahasının dikdörtgenliğiyle sınırlı kalmayıp mevcut alanları futbol sahasına çevirmiş. Böylece takım olma ruhu ve birlikte başarma hissiyle sokaktaki genç kitleyi yakalamış. Cannes Lions tasarım dalında Grand Prix kazanan bu dikkat çekici projeyi videoya taşıyan ise CJ Worx olmuş.

Not Get

İzlandalı müzisyen Björk’ün, Not Get şarkısı için çektiği sanal gerçeklik (VR) videosu, dijital sanat dalında Golden Lion ödülünün sahibi oldu. Warren du Preez ve Nick Thornton Jones ikilisinin yönettiği bu harika video, sanatçının bugüne kadar yansıttığı farklı kimliğiyle örtüşüyor ve görsel efektleriyle izleyeni bambaşka bir dünyaya götürüyor.

Google Home of the Whopper

İşte, birçok açıdan tartışma yaratan o ünlü Burger King viraline geldik. Özel alan ihlâli ve Wikipedia’nın suistimal edilmesinden izinsiz cihaz kullanımına varana dek pek çok açıdan eleştirilen Google Home of the Whooper reklamı, doğrudan pazarlama dalında Grand Prix’nin galibi oldu. David Miami’nin bu sansasyonel çalışmasıyla ilgili ayrıntıları, bir süre önce yayınladığımız bu yazımızda bulabilirsiniz.

We’re The Superhumans

Bu yılki Cannes Lions’ın favorilerinden olan We’re The Superhumans’ın ödüle kavuşması herhalde kimseyi şaşırtmamıştır. Geçen yıl Rio’da düzenlenen Paralimpik Oyunları için 4Creative tarafından hazırlanan ve festivalde film dalında Grand Prix ödülünü kazanan çalışma, engellilerin insanüstü çabalarıyla ulaştıkları başarıları gösteriyor ve aslında kararlılığın önünde hiçbir şeyin duramayacağını kanıtlıyor.

The Blaze – Territory

The Blaze’in “Territory” parçası için çektiği klip, gerek fiziksel performans gerekse etkileyici müziği ile iç ve dış mekânların yer aldığı dikkat çeken fon görüntüleriyle Film Craft Grand Prix dalında ödüle lâyık görüldü. Müzisyenin kendisinin yönettiği klibin yapımcı şirketi ise Iconoclast.

Fearless Girl

Adı gibi korkusuz, cesur bir çalışma olan Fearless Girl (Korkusuz Kız) sadece Wall Street’i sallamakla kalmadı, aynı zamanda ataerkil iş dünyasına kadınlar tarafından verilmiş güçlü bir varoluşçu ultimatom olarak Cannes’da taç giydi. Küresel ölçekli yaratıcı ajans McCann’in girişimiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için yapılan heykel; glass, açık hava ve halkla ilişkiler dallarında olmak üzere toplam üç Grand Prix birden kazandı. Wall Street’in Korkusuz Kız’ının bu başarısını bu yazımızda sizinle paylaşmıştık.

Boost Your Voice

Geçen yılın kasım ayında gerçekleşen ABD Başkanlık Seçimi’nde, özellikle azınlıkların yaşadığı, sınırlı olanaklar ve yetersiz altyapı nedeniyle oy kullanma erişiminin kısıtlı olduğu yerlerde kurulan anket noktalarıyla, herkesin temel hakkı olan oy kullanma hakkına eşit şekilde erişmesi gerektiğine dikkat çeken “Sesini Yükselt” (Boost Your Voice) kampanyası, festivalin Integrated Grand Prix, Titanium Grand Prix ile Promo & Activation Grand Prix kategorilerinde ipi önde göğüsledi. Çalışma, 180LA Santa Monica imzalı.

Beyond Money

Fearless Girl ile birlikte değerlendirdiğimizde, bu yıl Cannes’da yıldızı en çok parlayan ajans kuşkusuz ki McCann’di. MRM/McCann İspanya’nın çektiği kısa film “Beyond Money”, parayla olan ilişkimizi, Black Mirror esintileri taşıyan bir üslup eşliğinde ve çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Film, Entertainment Lions dalında Grand Prix zaferi elde etti.

Original Is Never Finished

Büyük marka olmak, uzun bir zaman alan süreç olsa da özellikle bir giyim markasıysanız hem yeni koleksiyonlarınız eskilerini kolayca unutturabilir hem de hızlı bir şekilde taklit edilebilirsiniz. Adidas’ın Original Is Never Finished adlı reklamı tam da bu noktadan hareketle hazırlanmış. Adidas’ın, eski logosunu hâlâ taşıyan Original serisi ürünlerine bağlılığı olan bir kitlesi olduğunu biliyoruz. Marka, bu kemik kitlesine bir saygı duruşu niteliğindeki işini, Frank Sinatra’nın ünlü My Way şarkısıyla birleştirmiş. Bunu yaparken de videodaki kişiler üzerinden sembolist bir söylem geliştirmiş. Beyond Money reklamıyla aynı dalda ödülü paylaşan ve orijinalliğin asla ölmeyeceğini söyleyen çalışma, Johannes Leonardo – New York’un bir âlamet-i fârikası niteliğinde.

CareCounts

Kısa bir süre önce yayınladığımız yazımızda, Whirlpool’un dâhiyane bir şekilde başlattığı CareCounts projesinin Cannes’da ödülle onurlandırıldığından bahsetmiştik. Whirlpool, günlük temiz giysiye erişimi kısıtlı olan ve bu yüzden okul devamsızlığı yapan öğrencilerin okula dönüşünü sağlayan projesiyle dikkatleri üzerine çekti. Çalışmanın DigitasLBi Chicago tarafından hayata geçtiğini de hatırlatalım.

Humanium Metal Initiative

Silah imha programı olan The Humanium Metal girişimi, yasa dışı ateşli silahları geri dönüşüm yoluyla ticari üretime geri kazandırıyor. Videosu verdiği istatistikler açısından oldukça şaşırtsa da görüntü etkisi açısından çok şey vadetmeyen tanıtım filmi, inovatif tarafıyla beğenileri topladı ve Cannes Lions inovasyon dalında ödüle ulaştı. İsveç’ten Åkestam Holst Stockholm ve Great Works ajanslarının ortaklaşa çalışmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Innovating Saving

E-ticaret sitesi jet.com’un tasarruf kavramını mizahi bir açıdan ele aldığı Innovating Saving adlı çalışma, aslında internet sitesinin kullanıcılara sunduğu bir fiyat karşılaştırma uygulamasını anlatmak için hazırlanmış. Fakat reklamda Super Bowl başta olmak üzere fazlaca şişirilen ticari balonlarla ve ünlülerin yer aldığı reklamlarla dalga geçişi, işi basit bir tanıtım olmaktan çıkarıp izleyicileri güldüren ama iddiasını yansıtan bir reklam ortaya çıkarmış. Uluslararası yaratıcı ajans R/GA’nın New York ekibini hem bu yılki Cannes Lions medya dalındaki şampiyonluğu hem de bu yaklaşımından ötürü özel olarak kutlamak gerekiyor.

The Family Way

“Hayat müşterek”, bir insana hayat vermek de öyle! The Family Way, ataerkil toplum yapısının tabulaştırmasıyla, çoğu zaman kadının sorumluluğunda görülen çocuk sahibi olma yetisinin, aslında çiftin ortaklaşa üstlendiği bir süreç olduğunu gösteriyor. Seem firmasının çıkardığı, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin akıllı telefonlarını kullanarak sperm sayılarının yeterli olup olmadığını gösteren bir cihazın tanıtımı için çekilen reklam, doğumda erkeklerin rolüyle ilgili olarak Japonya’da elde edilen bulgular ve istatistikler yardımıyla, aslında bu konudaki kimlik bastırılmışlığını ve bunun beraberinde getirdiği ön yargıları da un ufak ediyor. Dentsu Y&R Tokyo’nun hazırladığı ve festivalin mobil dalında ödüllendirilen video, işte bu açıdan bir “put kırıcı” olarak karşımıza çıkıyor.

Twitter Billboardları

Twiter gibi dijital dönüşümün en büyük etkisi olan sosyal ağların önde gelen bir platformunun, neden basılı bir açık hava reklamına yatırım yaptığını düşünmeniz anormal değil. Fakat Twitter öyle düşünmedi ve yakın geçmişte hayatını kaybeden şarkıcı Prince başta olmak üzere, dünyada görsel açıdan dikkat çeken birçok görüntüyü sadece bir hashtag işareti eşliğinde billboard’lara taşıdı. İlginçtir ki bir teknoloji firmasının geleneksel yöntemi denemesi de olumlu sonuç verdi ve kampanya, Cannes Lions açık hava kategorisinde Golden Lion ödülü aldı.

Twitter’ın geleneksel medya yöntemi kullanımı, pek çok kişiye ilk aşamada garip gelse de başarılı oldu.

Flame Grilled Since 1954

Ateş seni çağırıyor!” mottosuyla akıllarda yer edinen dev fast food zinciri Burger King’in kendi alevine bile dayanamayacak kadar ateşli olabileceği aklımıza gelir miydi? Hamburgerlerini 1954’ten beri alevde ızgara yöntemiyle pişirdiğini hafızalara kazımak isteyen marka, festivalde ödül kazanan diğer çalışması Google Home of The Whooper’ın fikir babası David Miami’nin bu çalışmasında agresif bir yaklaşımla, Pensylvannia’daki restoranının bile “ızgara alevine dayanamadığını” gösterdi. Billboard mesajını veren ise “Alevde ızgara, 1954’ten beri” damgası oldu. Burger King’in bu reklam çalışmasıyla ilgili olarak hazırladığımız habere buradan ulaşabilirsiniz.

Alevde ızgaranın cezbedici etkisine kapılan Burger King restoranı

Tigo-Une Ankesörlü Bankacılık

Son derece ayrıntılı ve oldukça sistematik şekilde düşünülmüş bir Latin Amerika yaratıcılığıyla karşı karşıyayız. Kolombiya’daki dar gelirli bireylerin para biriktirmesinin imkânsız olmadığını müjdeleyen Tigo-Une Payphone Bank, yoksul oldukları için büyük çaplı bankaların önemsemediği, hizmet vermeye değer görmedikleri insanlara yepyeni bir pencere açıp umut ışığı oluyor. Dünyaca ünlü yaratıcı ajans Grey’in Kolombiya ekibinin müthiş bir içgörü ve uygulamayla hazırladığı kurgu, Cannes Lions ürün tasarımı kategorisindeki ödülünü sonuna kadar hak ettiğini kanıtlıyor.

The Sad Man Meal

Bakmayın siz KFC’ye, bu kurgu bildiğimiz “Umut Sarıkaya tipi mutsuzluk” kurgusu yahu! Şaka bir yana, işin aslına baktığımızda gerçekten bu yönde bir benzerlik seziyorsunuz. Tavuk fast food’unun dünyadaki lideri KFC’nin, indirimli menülerini duyurmak ve tavukseverleri harekete geçirmek için Ogilvy&Mather ajansının Johannesburg ekibine hazırlattığı reklam, tam aşağıya çekecekken elinizde bölük pörçük hâle gelen tuvalet kağıdından Tetris oynarken hiç gelmeyen uzun çubuğu beklemenin “hüznüne” varan bir serüveni, KFC’nin menülerini kaçırma üzüntüsüyle derinleştiriyor. Ne dersiniz? Cannes Lions radyo dalındaki yarışı bu reklamla kazanan Ogilvy&Mather’ın, Umut Sarıkaya’ya en azından bir “kova menü” borçlu olması gerekmiyor mu?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link