A’ Design Ödülünü Kazanan Çalışmalardan Derlediğimiz 5 Yaratıcı Ambalaj Tasarımı

Yaratıcı ambalaj tasarımları hem ürünün raf ömrünü uzatıyor hem de dikkat çekmesini sağlıyor. Çeşitli yaratıcı alanlarda farklı ülke ve disiplinlerden gelen sadece en iyi tasarımcıları öne çıkarmak için düzenlen ve en iyi tasarımları, tasarım konseptlerini, en yaratıcı ambalaj ürünlerini ödüllendiren, dünyanın en büyük tasarım yarışması olan A’ Design‘ın 2017 sonuçlarını değerlendirdik.

1200’ü aşkın projesinin içerisinden seçilen ambalajlar, yaratıcılığın sınırlarını zorluyor. Biz de Pazarlamasyon olarak kazanan ambalajları derledik.

Ketçap Bölmeli Patates Kızartması

Biliyoruz, siz de patates kızartmasını yerken ketçap’ı nereye dökeceğiniz konusunda kararsız kalıyorsunuz. Bu tasarım sayesinde artık bu kararsızlıklar sona eriyor.


Piano Kek Tasarımı

“Yaratıcılık, sadece nesneleri birbirine bağlamaktır. Yaratıcı yeteneklere sahip insanlara bir şeyi nasıl yaptıklarını sorduğunuzda, bu konuda biraz suçlu hissediyorlar, çünkü aslında onlar bir şey yapmadılar, sadece bir şeyler gördüler.” diyor Steve Jobs. Bizce bu ambalajda da tam olarak gerçekleşen şey bu.


Bal Kovanı

Bal kovanları şimdiye dek birçok kez yaratıcı bir şekilde tasvir edildi. Ancak bu denli zekice ve fonksiyonel bir çalışmaya daha önce rastlamamıştık.


Meow – Başıboş Kediler için Düşünülmüş Mama Kabı

Bu tasarım Türkiye’den. Bahar Bostancı ve Emrim Uvacın Işık’ın tasarladığı Meow, Sokak kedilerinin mama ve su ihtiyacını gidermeye yönelik kedi besleme ünitesi ambalajı. Su ve mama bölmeleri ‘doldur kapat’ yöntemine uygun olarak tasarlanan kap, çanta ya da araba bagajında rahatça taşınabilme özelliğine sahip.


Makarna Saç

Bizce geçtiğimiz yılın açık ara en yaratıcı ürün tasarımı. Zira rafa konulduğunda tüketicinin ilgisini diğer tüm ürünlerden alıp üzerine çekiyor. Fikir de oldukça basit, sade ve maliyetsiz.

Şimdi sıra sizde. Sizce hangi tasarım daha yaratıcı? Bu arada mutlaka görülmesi gereken 10 ambalaj tasarımı derlememize göz attınız mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Singapur’daki Bu Gökdelenin İçinde Bir Yağmur Ormanı Saklı!

Yeşil, huzurun ve sakinliğin rengi bilinir. Belki de bu nedenlerle mimarlar tasarladıkları yapılara mutlaka ‘yeşil bir şeyler’ iliştirirler ya da reklamlarda ‘yeşile’ vurgu yapılır. İçinde gerçek anlamda yeşil bir şeyler bulunduran bu bina ise Singapur’dan.

280 metre uzunluğundaki bu gökdelen Singapur’un en yüksek binalarından olmakla beraber, onu diğerlerinden farklı kılan şey binanın dört bir yanının yeşil bir bitki örtüsü ile kaplanacak şekilde tasarlanması.

Carlo Ratti Associati ve Bjarke Ingels Group tarafından ortak tasarlanan bu bina tropikal hayatı olabildiğince şehir yaşamına getirmeyi amaçlamış.

Görsellerinden de anlaşılacağı üzere binanın hem zemin hem orta hem de çatı kısmına ekilen tüm yeşiller büyümeye başladığında gökdelenin dört bir yanını kaplayarak tabiri caizse çöldeki vahalar gibi oksijen alanları oluşturacak.

Sadece dışında değil aynı zamanda içinde de minik bir orman oluşturulması hedeflenen gökdelen, herhangi bir amaçla orayı ziyaret edenler için ağaçlarla kaplı hoş bir sokakta yürüyormuş izlenimi verecek. İç mekanların ise gösteriler, sanat ya da fitness etkinlikleri için kullanılması planlanıyor.

Yeşil yapıların olumlu etkileri sadece içinde bir şekilde vakit geçiren ya da ziyaret edenlerin aklında hoş bir anı bırakmanın yanı sıra ısı artışını ve kirliliği de düşürüyor. Yüksek sesin de azaltılmasını sağlıyor. Singapur’da ki bu örneğin yanı sıra yeşil yapılara İtalya’nın Milan kentinde yer alan “Dikey Orman” olarak bilinen Bosco Verticale de verilebilir.

Singapur’un içinde kendi ormanını barındıran bu güzel yapısı 2021 yılında faaliyete başlayacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Gerçek Bir Reklamcı Olmak İçin Yapmanız Ve Sahip Olmanız Gerekenler

“Her mesleğin kendine has bazı zorlukları vardır” klişesini ne kadar çok duysak da kesinlikle her mesleğin kendine özel zorlukları olduğu doğrudur. Fakat her mesleğin zorluğu olduğu kadar güzelliği ve farklılıkları da vardır elbet. Her geçen gün yeni bir meslek dalı çıksa ve eski meslekler saniyede bir kendini yenilese de bazı mesleklerin olmazsa olmazları her zaman vardır. Biz de bugün sizlere gerçek bir reklamcı olabilmek için sahip olmanız veya yapmanız gerekenlerden biraz bahsedeceğiz.

1) Nike – Air Force veya Adidas Stan Smith Sahibi Olmak

Eğer gerçek bir reklamcıysanız bu ayakkabılardan en az birine mutlaka sahip olmanız gerekir. Beyaz ayakkabı reklamcının imzasıdır. Ama ayakkabınızın beyaz olmasının yeterli olduğunu sakın düşünmeyin. Eğer Nike seviyorsanız Air Force eğer Adidas seviyorsanız Stan Smith modellerine özellikle sahip olmanız gerekir.

Ayakkabı kısmını reklamcılığa geçiş aşaması olarak düşünebilirsiniz. Reklamcı olmak gibi bir hedefiniz varsa ne yapıp edip daha işe başlamadan bu ayakkabılardan birini mutlaka edinin.

2) Renkli Çoraplar Giymek

Eğer meslek olarak kendinize reklamcılığı seçtiyseniz muhtemelen renkli bir kişiliksinizdir. Zira reklamcılık çok yorucu olduğu kadar eğlenceli ve yaratıcı bir meslek koludur. Bu canlılığınızı, renkli kişiliğinizi ve yaratıcılığınızı tabi ki kıyafetlerinize de yansıtmak zorundasınız ama öyle herkes gibi değil…

Çoraplar! Çoraplar önemli detaylardır. Son zamanlardaki tüm moda akımları da  paçaları kıvırıp renkli çorapları göstermek için çıktı adeta. Tek yapmanız gereken renkli, desenli çoraplar satın alıp onları gösterebileceğiniz şekilde giyinmek.

3) Mad Men İzlemek

Reklamcılıkla ilgili hiçbir hayaliniz yoksa bile Mad Men dizisini izledikten sonra olacaktır. Dönemin en iyi ve güzel reklamlarının stratejilerini ve o dönemde bile reklamcıların toplumdan bağımsız çok farklı düşünen insanlar olduğunu görünce reklamcılığa imrenmemek pek mümkün değil.

Her ne kadar şu anki reklamcılıkla o dönemdeki reklamcılığın arasında dağlar kadar fark olsa da reklamcı her zaman topluma yön verir. Reklam sektörünün neresinde olursanız olun bu gücü içinizde bir yerlerde hissedersiniz.

4) Yurt Dışı Müzik Festivallerine İlgi Duymak ve Mümkünse Katılmak

Reklamcıların çoğunluğu yeni neslin deyişiyle “kafası açık” insanlardan oluşur. Yani din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın herkesi kucaklar ve toplumun belirlediği keskin kuralların dışına çıkmayı severler. Kimseye zararları yoktur isyan çıkarmazlar ama bu hayatın eğlenilmesi gereken bir yer olduğunu bilirler.

Eğlence denince de akla ilk ne gelir? Tabi ki müzik. Özellikle yurt dışı ama eğer olmuyorsa yurt içi müzik festivallerine katılmak reklamcılar için önemlidir. Sürekli düşünen, sürekli üreten yaratıcı ruhun gıdası tabi ki sevdikleri müzikleri dinlemek olacaktı.

5) Happy Hour

“Happy Hour” küçük veya büyük bütün reklam ajanslarının vazgeçilmezidir. İstediğiniz kadar farklı reklamlar yapın, istediğiniz kadar müşteriniz olsun o Happy Hour mutlaka yapılır. Genellikle cuma günleri yapılan bu etkinlik reklamcıların moral deposu, eğlence kaynağıdır. Happy Hour tabi ki sadece reklam ajanslarına özel bir kavram değildir ancak bütün reklam ajanslarının süregelen geleneğidir. Reklam dünyasında her şey değişebilir ama “Happy Hour” kültürü asla değişmez. Eğer reklamcıysanız cuma günü cevap veremediğiniz bir telefona “Canım Happy Hour vardı da duymadım” şeklinde geri dönebilirsiniz. Karşı taraf bazen Happy hour’u bilmiyordur ve soramıyordur. İşte böyle durumlarda bazen insanların aklına “Eyes Wide Shut” gelebilir…

6) Kaş’a Gitmek ve Mümkünse Bir Dönem Orada Yaşamak

Kaş reklamcıların en sevdiği tatil beldelerinden birisidir. Genelde tüm reklamcılar Kaş’a hayatlarında en az bir kere giderler ve gittikten sonra da mutlaka bir yolunu bulup tekrar giderler. Bazen “sektörden” çok sıkıldıklarında, reklamcılardan bunaldıklarında Kaş’a gidip başka işlerle uğraşıp orada yeni  bir hayat kurabilirler. Ama çoğunlukla bir sonraki yaz olsa da tekrar Kaş’a gitsem diye beklerler.

7) Kamp Tatili

Kamp tatilleri genelde stajyer veya Junior reklamcılar için müthiş bir fırsattır ancak hali vakti yerinde reklamcılar da sırf zevk için kamp tatili yapabilirler. Kamp tatili genelde Kaş’ın bir önceki adımıdır. Veya Kaş’ta da kamp tatili yapılabilir. Kamp tatili için Türkiye’deki en uygun yerlerden birisi de Kabak Koyu’dur.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link