5 Coca-Cola Sloganı ile Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

İnsan davranışlarını harekete geçiren temel güdülerin ne olduğu, pek çok sosyal bilim tarafından incelenen bir konudur. Dolayısıyla pazarlama ve reklamcılığı da yakından ilgilendiren bu konu; ilk defa 1943 yılında insan psikolojisi akımının öncülerinden kabul edilen Abraham H. Maslow tarafından kategorize edilmiştir.

Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi olarak bilinen piramide göre insan ihtiyaçları; aralarında hiyerarşi bulunan 5 basamaktan oluşur. Bunlar fizyolojik, güvenlik, sevgi/ait olma, değer ve kendini gerçekleştirme şeklindedir. Kurama göre kişi bu basamakları bir merdiven gibi aşağıdan yukarıya doğru sırayla tırmanır ve bulunduğu ihtiyaç düzeyinde tatmin olmadan diğerlerinin eksikliğini yaşamaz. Böylelikle kişi, zirve kabul edilen kendini gerçekleştirme noktasına ulaştığında doğallık, hakikatin kabulu, tatmin, başarı gibi duygular içerisindedir.

Peki 1892 yılında kurulan ve bugün dünyanın en büyük içecek şirketlerinden biri haline gelen Coca-Cola, marka konumlandırma ve reklam stratejilerinde bu teoriden faydalanmış olabilir mi? Gelin bunu kampanya sloganlarından örneklerle birlikte inceleyelim.

1- Fizyolojik İhtiyaçlar

coca-cola slogan1

Marka ilk sloganını ”Drink Coca-Cola” diyerek 1886 yılında oluşturdu ve günümüze kadar bunu yaratıcı ve insanların kolaylıkla benimseyebileceği pek çok kampanya izledi. 1904 yılında yayınlanan Delicious and Refreshing sloganı, içeceğin lezzetli ve ferahlatıcı olma özelliklerine dikkat çekerek tüketicinin fiziksel ihtiyaçlarına hitap ediyordu. Bu şekilde belki de tıpkı Maslow’un ilk basamağı gibi marka konumlandırmanın da ilk basamağı atılmış oldu.

2- Güvenlik İhtiyacı

coca-cola slogan2

1927 yılında lanse edilen Pure as Sunlight sloganlı kampanya, hem içeceğin her yerde bulunabileceğine hem de susuzluğu tamamen gidereceğine dair adeta taahhütte bulunuyordu. Ancak bunların yanında dikkat çekmek istediği en önemli nokta; daha önce benzerine rastlanmamış bu formülün güvenilir olduğuydu. Bunu ‘güneş ışığı gibi saf’ benzetmesiyle yaparak piramidin 2. basamağında bulunan, insanların güven duyma güdüsünü tatmin etme yoluna gitti.

3- Ait Olma ve Sevgi İhtiyacı

coca-cola slogan3

İhtiyaçlar teorisinin 3. basamağı olan ait olma ve sevgi ihtiyacı; başkalarıyla ilişki kurma, kabul edilme ve bir yere ait olma gibi duyguları içinde barındırır. 1937 yılında gündeme gelen America’s Favorite Moment slogan ve afişi bize tüm bu hisleri verir gibi. Ülke adının geçmesi ve Coca-Cola’nın ülkenin tercihi olduğuna dair vurgu, hedef kitlenin bu topluluğa ait olma ihtiyacına yöneliktir. Resimle ise sevgi ve paylaşım güdüleri desteklenmiş gözüküyor.

4- Değer İhtiyaçları

coca-cola slogan4

Coca-Cola’nın sloganları saymakla bitecek gibi değil ancak günümüze biraz daha yaklaşırsak 2006 yılında Türkiye’de ”Coca Cola Tadında Hayat” sloganı ve ”Mutluluk Fabrikası” reklam filmiyle başlayan The Coke Side of Life kampanyasını ele alalım. 4. basamağa yükseldiğimizde, insanların değer verme-görme ve saygı güdüsü ile karşılaşıyoruz. Afişleriyle insanların değer verdiği kavram ve aktivitelere değinirken, animasyon reklam filmi ile ise, tek bir kolayı bir kişiye ulaştırabilmek için her zorluğu göze alabileceğini, yani müşterilerine ne kadar değer verdiğini vurguluyor. Bu çalışma aynı zamanda 21. yüzyılın ilk dünya çapındaki reklam kampanyası olma özelliğine sahip. Dolayısıyla Coca-Cola kendine, tüm dünyadaki insanların değer güdüsünü karşılama amacı edinmiş olabilir.

5- Kendini Gerçekleştirme

Taste the Feeling 7

Görünüşe göre Coca-Cola güdülerimizi, ürünü ve markasıyla bağdaştırarak 4 ihtiyacımızı da başarılı bir şekilde karşıladı ve bizi zirve olan kendini gerçekleştirme evresine taşıdı. 2009-2015 yılları arasında sürdürdüğü, tüketiciyi mutlu etme mottosuyla değer basamağını pekiştiren kampanyası Open Happiness (Mutluluğa Kapak Aç) bir sonraki basamağa da geçiş niteliğindeydi. Bu son aşamaya hakim olan duygular kişisel tatmin, kişisel başarı, kişinin potansiyelini ortaya çıkarması şeklindedir. 2016’daki son kampanyası Taste the Feeling (Tadını Çıkar) reklamları ile, hedef kitlesinin hayat tarzını yansıtmasını ve hayatın tadını kendi isteği doğrultusunda çıkarmasını destekliyor. Yani kendisini gerçekleştirmesini…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

9 Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Gizem Sarkan; iş hayatına pazar araştırma firmasında Süreç Geliştirme Asistanı olarak başlayıp, endüstriyel bir firmada İş Geliştirme ve Pazarlama Uzmanı olarak devam etmiştir. Bilge Adam Akademi'den Dijital Medya Uzmanlığı sertifikası alan Gizem, şuan Yalı Spor'da Dijital Pazarlama Uzmanı olarak görev almaktadır. Pazarlamasyon TV'de meslek edindiği pazarlama konuları üzerine yazarken, İzleyiciler.com'da ise izlediği filmleri anlatır.

1 Comment

  1. İhtiyaçlar hiyerarşisiyle Coca Cola bağlantısı kurmak biraz yersiz olmuş. Aslında köklü markalara baktığınızda seçmece kampanyalardan böyle bir trend yakalamak mümkün. Son 50 yılda gelir seviyesi ve temel ihtiyaçlar karşılandıkça insanoğlunun beklentisi arttı ve maslovun piramitinde yukarı tırmadı. Haliyle markalarda o müşteriye hitap etmek zorundaydılar. Yani konu çağın insanı yani tüketici nasıl değiştirdiğiyle ilgili Coca Cola ile tamamen ilgisiz.

Bir Cevap Yazın

2017’nin En Çok Okunan İçerikleri

2017 yılı boyunca Pazarlamasyon olarak sizlerle 2000’in üzerinde içerik paylaştık. Hem Türkiye’de hem de dünyada pazarlama, reklam, teknoloji, inovasyon gibi alanlarda yaşanan önemli gelişmeleri sıcağı sıcağına sizlere aktarmaya çalıştık. Hem önemli gelişmeleri takip edebileceğiniz hem de dilediğinizde günlük haberlerden uzaklaşıp bilinen şeylerin bilinmeyen taraflarını görmenizi sağlayacak çeşitlilikte içerikler yazmaya özen gösterdik. Şimdi sizlerle bu yılın en çok okunan içeriklerini paylaşacağız, keyifli okumalar.

Çarşaf-İş’in Don Kişot Misali Madame Coco ve English Home’a Karşı Savaşı

Don Kişot ile Sanço’yu hatırlarsınız… Don Kişot yolda giderken karşısında 30 kadar yel değirmeni görür ve şöyle der; “Sanço dostum; talih bize dilediğimizden fazla gülümsüyor. Karşıdan bizim gelişimize bakan şu devler alayına bak. Onlarla savaşmak Tanrı yolunda gaza etmektir. Onların sırtlarını yere getirdiğim zaman varlarına yoklarına el koyarak zengin olacağız.

Bizim Çarşaf-İş’in hikayesi de tam olarak Don Kişot ile Sanço’yu anımsatıyor, ancak bir farkla: yel değirmenlerinin yerinde tüm Türkiye’yi yüzlerce mağaza ile kaplamış English Home ve Madame Coco var. Devamı için tıklayın.

Bir Su Satıcısından Öğrenmeniz Gereken Pazarlama Taktikleri

Ünlü perakendeci John Wannamaker’a atfedilen “Reklam bütçemin yarısının boşa gittiğini biliyorum, ama hangi yarısı, onu bilmiyorum” sözünü hatırlatarak başlamak istedim bu yazıya. Kendisi durumu tek bir cümle ile özetlemiş aslında.

Çoğu zaman milyonlarca lirayı tek bir TV kampanyasına yatırıp, gelen sonuçlarla övünmekte üzerimize yok sanırım. Peki ya, Tıpkı Wannamaker’ın da dediği gibi o milyonluk kampanya bütçelerinizin bir kısmı, hedef kitlenize doğru zamanda, doğru yerde ulaşmıyor desem? Doğru yerde doğru kişiye ulaşabilmek bizim sektörün kanayan yarası öyle değil mi? Bugün bu soruların yanıtını veren bir su satıcısı ile tanıştıracağım sizi. Devamı için tıklayın.

Elon Musk’tan Herhangi Bir Şeyi Hızlıca Öğrenebilme Sırları

Belki de son zamanlarda karşılaşabileceğimiz en zeki insanlardan birisinden bahsediyoruz bugün, Elon Musk…

Peki bu günlere nasıl gelebildi dersek, kişisel tarihinde doğuştan gelen bir armağan olarak nitelendirilecek zekası ile beraber bol bol okumasının en büyük sırrı olduğunu söyleyebiliriz. Sadece bir şey öğrenmekle kalmayıp öğrenmeyi de öğrenen birisinden neler öğrenebiliriz?

Eğer sizde Roket Biliminde master düzeyine gelip, hatta bu konuda orta düzeyde de bir kariyer yapmaya başladıysanız (tabiki bu süreç Paypal’ı ve sanayi için devrim yaratan elektrikle çalışan araba şirketini kurduktan sonra) bu süreçte mümkün olan en kısa zamanda bir sürü bilgiyi beyninize almanın bir yolunu da bulmuşsunuz demektir.

İşte Elon Musk’ın herhangi bir şeyi hızlıca öğrenebilmenin iki basit yolu: Devamı için tıklayın.

Starbucks’ta Neden Sıra Bekliyoruz?

“Müşteri deneyimi tasarlamak”“müşteri deneyimi sunmak” bunlar son zamanlarda en çok duyduğumuz cümleler arasında. Markalar başarının insanlarda marka algısı oluşturmaktan geldiğini ve sadece reklamlarla bu algıları yönetmenin neredeyse imkansız olduğunu anladığından beri müşteri deneyimi sunmanın peşine düştüler. Hele ki önümüzde Apple, Starbucks gibi başarılı temsilciler olunca müşteri deneyiminin önemini inkar etmeye kimse cesaret edemiyor.

2.dalga kahve anlayışı da denilen, kahvenin bir ürün olmaktan çıkıp bir deneyime dönüşmesini sağlayan şey Starbucks’ın doğuşu ve global arenaya çıkışıdır. Daha önce “Üçüncü Dalga Kahve Anlayışının Yansımaları” yazımızda bundan bahsetmiştik. Starbucks ürün değil deneyim satan bir marka. Starbucks aslında kahve satmıyor; sütünüzü, şurubunuzu, bardak boyunuzu seçtiğiniz, kahvenizin yapılışını izlediğiniz ve eliniz yanmasın diye geliştirilen kartonları isminizin yazılı olduğu özel tasarım karton kahve bardaklarına geçirdiğiniz bir deneyim sunuyor size. Devamı için tıklayın.

Black Friday Çılgınlığının Ardındaki Psikolojik Gerçekler

Bu Cuma, bir mağazanın kapısında izdiham yaratan öfkeli ve sabırsız bir Black Friday güruhuna katılmayı düşünür müsünüz?

Aranızda bu durumu garipseyenler olsa da adeta perakendecilerin bayramı olan Black Friday çılgınlığından, en azından zihinsel olarak kaçabilmenizin imkanı yok. Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday, şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günü. Uluslararası Perakende Federasyonumuzca raporuna göre, yalnızca 2008 yılı dışında (Mortgage Krizi) son 15 yıl içinde gerçekleşen Black Friday harcamaları, her geçen yıl katlanarak devam etmiş. Bu yıl da yaklaşık %4 büyüme ile $682 milyar harcama gerçekleşmesi öngörülüyor. Devamı için tıklayın.

Coca-Cola Kutularındaki Gizli Mesajı Görebilecek Misiniz?

Subliminal mesaj vermek denince akla ilk gelen markalardan Coca-Cola sınırlı sayıda üretilen yeni Coca-Cola kutuları satışa sunuldu. Kutuların üzerinde birbirlerine sarılan sevecen bir kutup ayısı ailesi mevcut. İlk baktığınızda her şey gayet güzel ve sevimli gözüküyor.

Fakat daha yakından ve dikkatlice baktığınızda kutulardaki kutup ayılarının gözlerinin ikonik cam Coca-Cola şişesinin kapağı olduğunu ve burunlarında da bir Coca-Cola şişesi olduğunu görebilirsiniz. Devamı için tıklayın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markalar İçin Renk Psikolojisini Rekabet Avantajı Olarak Kullanmanın 4 Yolu

Markanızı geliştirerek müşteri ağınızı genişletmek mi istiyorsunuz? O zaman renkleri kullanma şeklinizi bir kez daha gözden geçirmelisiniz.

İnsanoğlu görsel bir varlık ve insan beyni, resimsel verileri yazılı verilere oranla 60 bin kat daha hızlı işliyor. Ayrıca, beynimize giden enformasyonun %90’ı görsel verilerden oluşuyor ve bu verinin önemli bir kısmını renkler teşkil ediyor.

Renklerin insan davranışı üzerindeki etkisini inceleyen bir alan olan renk psikolojisi, oldukça tartışmalı bir konu. Renklerin insanı etkileyip etkilemediği tartışması en az renk kavramı kadar eski bir mesele. Hatta bazı çevreler, renklerin davranışa olan etkilerinin yalnızca kişisel deneyimler ve bireysel algı düzeyinde kişinin geçmiş yaşamına bağlı olduğunu savunarak renk psikolojisi kavramını tümden reddediyor.

Diğer yandan renklerin hayatlarımız üzerinde etkisi olduğu bir gerçek. Pazarlama ve branding faaliyetlerinde renkler, ‘akılda kalıcılık’ açısından oldukça önemli bir rol oynuyor. Örnek olarak Coca-Cola’ya ait kırmızıyı bir düşünün.

Markaların, tüketicide istenen algıyı uyandıracak olan renkleri belirlerken renk psikolojisini dikkate alması, rekabetin çok yüksek olduğu pazarlama dünyasında üstünlük elde etmelerine yardımcı olabilir.

Markaların renk psikolojisini kendi faydalarına kullanabilecekleri alanlardan bazılarına şöyle bir bakalım.

Görsel Kimlik Oluşturma

Daha önce de belirttiğimiz gibi, markaların renk psikolojisini iyi kullanarak rekabet avantajı sağlamalarının yollarından biri markaya ait bir görsel kimlik oluşturmaktır. Görsel kimlik, yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda rakipleri arasında markanın akılda kalıcılığını arttırır.

Peki, markalar görsel kimliklerini nasıl oluşturuyor? Bunu yapmak için atılacak ilk adım, marka kişiliğinin temel bileşenlerini belirlemektir.

Stanford Üniversitesi profesörü psikolog Jennifer Aaker, ‘Dimensions of Brand Personality’ (Marka Kişiliğinin Boyutları) isimli kitabında bir markanın kişiliğinde rol oynayan beş temel boyutu şu şekilde açıklıyor: samimiyet, coşku, güç, zerafet ve sağlamlık.

Markanızın kişiliğinin temel bileşenlerini belirledikten sonra yapmanız gereken bu özellikleri ortaya çıkaran renk şemasını ortaya çıkararak en doğru bileşeni oluşturmaktır.

Belirli Kitlelere Hitap Etme

Renk psikolojisinin en önemli taraflarından biri insanların cinsiyet, yaş ve kültürel geçmişlerine dayalı olarak renklere farklı tepkiler gösterebilmesidir.

Araştırma gösteriyor ki kadınların pembe, erkeklerinse mavi renge yönelme eğilimi var. Büyük markalar bu tip araştırmaları doğru stratejilere dönüştürmeyi iyi biliyorlar. Bunlardan biri Victoria’s Secret. Markanın hedef kitlesini düşünün ve pembe rengini kullanımına bir bakın. Kısacası hedef kitlenizin eğilimini iyi bilmek, renk seçiminde size yardımcı olacaktır.

Markanızı Belirli Bir Ruh Hali ile İlişkilendirme

Renk psikolojisine ait bir diğer önemli ipucu ise, belirli renklerin insanların ruh haline etki edebiliyor olması.

Marka stratejisti Thomson Dawson bu durumu şöyle açıklıyor: “Bütün renkler insanlar için belirli bir zihin çerçevesi yaratıyor; buna da bir ruh hali adı veriliyor. İnsanları kavrama ve algılamaya en açık ruh haline getirmek, markanızla etkileşim kurmaları için birincil şart.”

Bir başka araştırma, kırmızı renginin insanların atletik faaliyetlerde yararlı olabilecek yüksek hız ve kuvvetle ilişki kurmasına neden olduğunu gösteriyor. Ferrari ve Lamborghini gibi araba şirketleri, güçlü ve lüks arasında bir denge kurmak içinse kırmızı ve siyahı birleştiriyor.

Burada anahtar, kitlenizin bir renkle ilgili nasıl hissedeceğini anlamak ve bunu markanızın mesajına uygun hale getirmenin doğru bileşenini bulmaktır.

Geri Dönüş ve Link-Tıklama Oranlanlarını Arttırma

Renk psikolojisinin pazarlamayla özellikle alâkalı olduğu bir başka alan ise: call-to-action butonlarıdır. Call-to-action butonları için en doğru rengin seçilmesinin önemi üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların temel nedeni, pazarlamanın amacının, tüketicinin istenen hareketi gerçekleştirmesini sağlamak olmasıdır.

Örneğin, Hubspot‘un  gerçekleştirmiş olduğu kırmızıya karşı yeşil buton çalışması, yeşil olan A butonunun kırmızı olan B butonuna karşı ne kadar tercih edilip edilmediğini ortaya koymaktadır.  Yine kırmızının kazandığı araştırmada, kırmızı düğme, yeşil düğmeye karşı %21 daha iyi performans göstermiştir.

Sonuç olarak renkler güçlü birer görsel bileşendir. Renk psikolojisi yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasına değil, belirli kitlelere hitap ederek istediği geri dönüşleri almasına da yardımcı olur. Akılda tutulması gereken husus, herhangi bir marka için doğru renk kombinasyonunun ancak tutarlı adımlar ve doğru uygulamalarla belirlenebileceğidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link