2017’nin Türkiye’de En Çok Satan 10 Otomobil Markası

Her ay sonunda, Türkiye otomotiv pazarındaki o aya ait satış rakamlarını paylaşan Otomotiv Distrübütörleri Derneği, geçtiğimiz günlerde de yılın 11 aylık dönemindeki satış rakamlarını paylaştı. Otomotiv Distrübütörleri Derneği’nin paylaştığı bu satış rakamlarına göreyse Türkiye’de en çok satan otomobil markaları şu şekilde sıralanıyor.

Mercedes-Benz – 30.310

Listeye ancak son sıradan giriş yapabilen Alman otomotiv devi, otomobil sınıfında 22.659 adet satış gerçekleştirirken hafif ticari araç sınıfında ise 7.651 adet satış gerçekleştirdi. Bununla birlikte Mercedes-Benz’in en çok satan otomobil modeli 9.651 adet ile C serisi olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 4.034 adet ile Sprinter oldu.

Peugeot – 34.239

Dokuzuncu sırada yer alan Fransız otomobil üreticisi Peugeot, toplamda 25.387 adet otomobil satışı gerçekleştirirken hafif ticari araç satışında bu rakam 8.852’de kaldı. Bununla birlikte Peugeot’nun en çok satan otomobil modeli 13.141 adet ile 301 olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 6.619 adet ile Partner Tepee oldu.

Toyota – 37.749

2016 verilerine göre dünyanın en büyük otomotiv şirketi olan ve listeye sekizinci sıradan giriş yapan Japonya merkezli otomobil markası Toyota, toplamda 33.783 adet otomobil satışı ve 3.966 adet hafif ticari araç satışı gerçekleştirdi. Bununla birlikte Toyota’nın en çok satan otomobil modeli 21.582 adet ile Corolla olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 3.966 adet ile Hilux oldu.

Opel – 40.113

Kendisine ancak listenin yedinci sırasında yer bulabilen Alman otomobil üreticisi, araç satışlarının tamamını otomobil sınıfında gerçekleştirdi. Opel’in en çok satan otomobil modeli ise 17.611 adet ile Astra oldu.

Dacia – 40.921

Altıncı sırada yer alan ve Renault’nun bünyesinde bulunan Romanyalı otomobil üreticisi Dacia, 35.229 adet otomobil satarken 5.692 adet ise hafif ticari araç satışı gerçekleştirmiş. Bununla birlikte Dacia’nın en çok satan otomobil modeli 15.967 adet ile Sandero olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 5.692 adet ile Dokker oldu.

Hyundai – 45.611

Listenin beşinci sırasında yer alan Güney Kore merkezli otomotiv şirketi, toplamda 42.853 adet otomobil satışı gerçekleştirirken hafif ticari araç satışlarında bu rakam sadece 2.758’de kaldı. Bununla birlikte Hyundai’nin en çok satan otomobil modeli 16.725 adet ile i20 Troy olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 2.758 adet ile H-100 oldu.

Ford – 94.200

Dördüncü sıradaki ABD merkezli otomotiv devi, listede yer alan otomobil markaları arasında otomobil satışından daha fazla hafif ticari araç satışı gerçekleştiren tek marka olarak dikkat çekiyor. ABD’li otomobil üreticisi, toplamda 35.304 adet otomobil satışı gerçekleştirirken 58.896 adet hafif ticari araç satışı gerçekleştirdi. Ayrıca Ford, hafif ticari araç satışlarında ulaştığı bu rakamla en çok ticari araç satan marka oldu. Bununla birlikte Ford’un en çok satan otomobil modeli 19.042 adet ile Focus olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 25.108 adet ile Courier oldu.

Volkswagen – 101.188

Üçüncü sırada yer alan Alman otomobil üreticisi Volkswagen, toplamda 76.685 adet otomobil satarken 24.503 adet ise hafif ticari araç sattı. Bununla birlikte Volkswagen’in en çok satan otomobil modeli 25.113 adet ile Passat olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 8.521 adet ile Caddy oldu.

Fiat – 101.857

Satış rakamlarında çok az bir farkla Volkswagen’i geçen ve böylece listenin ikinci sırasına yerleşen Fiat’ın otomobil ve hafif ticari araç satış rakamlarının diğer markalara kıyasla birbirine oldukça yakın olduğu görülüyor. Marka, yılın ilk 11 ayında 53.016 adet otomobil satarken 48.841 adet ise hafif ticari araç satmış. Bununla birlikte Fiat’ın en çok satan otomobil modeli 36.983 adet ile Egea olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 21.601 adet ile Fiorino oldu.

Renault – 111.222

Listenin ilk sırasında yer alan Fransız otomobil markası Renault’nun toplam satış rakamının 97.214’ünü otomobil satışı oluştururken geriye kalan 14.008 adedi ise hafif ticari araçlar oluşturdu. Bununla birlikte Renault’nun en çok satan otomobil modeli 33.361 adet ile Megane olurken en çok satan hafif ticari araç modeli ise 8.903 adet ile Kangoo oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Amazon’dan Öğrenebileceğiniz Müşteri Odaklı 3 Ders

  • Bildiğiniz üzere Amazon artık Türkiye’de. 
  • Açılış tarihinin sürekli ertelendiği Amazon, 19 Eylül itibari ile açılmış oldu. Bu noktada Amazon’dan Öğrenebileceğiniz Müşteri Odaklı 3 Ders yazısını sizlerle paylaşmak istedik. 
  • İlgili Yazı: Jeff Bezos’un İşe Alım Sürecinde Dikkat Ettiği 3 Şey

E-ticaret devi Amazon, müşteri memnuniyetine en çok önem veren şirketlerin başında geliyor ve müşteri memnuniyeti, şirketin başarısının temelini oluşturan en önemli unsurlardan biri. Şirket böyle bir anlayışı benimsemesinin en büyük sebebi ise tabii ki şirketin kurucusu Jeff Bezos. Bezos’a göre, bir şirketin başarısının sırrı, müşterilerini gerçekten dinliyor ve sürekli olarak aradıkları şeyi onlara sağlamak için sınırları zorluyor olmasında saklı.

Amazon, müşteri hizmetleri modelini meydana getirmek, test etmek ve mükemmelleştirmek için uzun yıllar harcadı ve sonuç olarak da bunun ödülünü aldı. MyFeelBack isimli şirketin belirttiğine göre, Amazon, 2015 yılında müşteri memnuniyeti konusunda en iyi online perakende şirketi seçildi ve aynı zamanda ABD’deki en iyi şirket olarak gösterildi. Amazon’un müşteri odaklı iş modeli, her şirketin yararlanabileceği ve kendisine bazı dersler çıkarabileceği bir ilham kaynağı olma özelliği taşıyor. MyFeelBack şirketinin paylaştığı Amazon’dan öğrenilebilecek 3 müşteri hizmetleri dersişunlar:

Müşteri Odağı

2013 yılında Bezos, Charlie Rose’a müşterinin iş inovasyonundan önce geldiğini söyledi. Gerçekten de şirket, müşteri deneyimini geliştirmek için yeni ve daha iyi yöntemler bulma konusunda oldukça başarılı bir iş çıkarmıştır. Bu yöntemlerin bazıları şu şekildedir:

  • Hızlı ve sorunsuz bir sipariş ve teslimat olanağı
  • Kişiselleştirme için verilerden yararlanmak ve tarama ve satın alma geçmişine dayalı ürün seçimleriyle gerçek zamanlı olarak alışveriş yapanlara yardımcı olmak
  • Müşterilerin en iyi teklifi elde etmelerine yardımcı olmak için zahmete girmek

Ne yazık ki şirketler, ürün ve hizmet sağladıkları müşterilere yeterince ilgi göstermeme eğilimindedir. Şirketteki diğer işlerle o kadar çok uğraşırlar ki, bir işin en önemli yönünü gözden kaçırırlar: mutlu müşteriler.

Müşterilerin Güçlendirilmesi

Jeff Bezos, Amazon ilk kurulduğu zamanlarda, Amazon’un sadece bir şeyler satmayacağını, aynı zamanda “müşterilerin satın alma kararları almalarına yardımcı olacağını” açıklamıştı. Bu tutum, müşterilerin kitap değerlendirmeleri yayınlamalarına ve en sonunda da internet sitesinde sunulan bütün ürün yelpazesiyle ilgili değerlendirmelerin yer almasına imkan tanıyan önemli bir farklılaştırıcının ortaya çıkmasına neden oldu.

Müşteri değerlendirmeleri günümüzde her e-ticaret sitesinde yer alsa da, Amazon internet sitesinde bunlara yer veren ilk e-ticaret şirketiydi ve bu da tüketici için iki önemli avantajı olan daha şeffaf bir online perakende alanı yarattı:

  • Müşteri değerlendirmeleri öncesinde, internetten alışveriş yapan kişiler esas olarak karanlıkta alışveriş yapıyordu. Ancak Amazon sayesinde müşteriler, satın alma kararlarını vermelerine yardımcı olabilecek işe yarar bilgilere sahip oldular.
  • Üreticiler, artık müşterilerin birbirleriyle her şeyi paylaştıklarını bilerek ürünlerinin kalitesi için daha fazla sorumlu tutuldular.

İnsanlar bir karara itilmediklerini bilmekten hoşlanırlar. Daha doğrusu kendilerine tüm bilgiler sağlandığı zaman mutlu olurlar, çünkü böylece kendi kararlarını verebilirler. Ve Amazon’un yaptığı gibi bu şekilde onlara yardımcı olmak da şirketlerin işi.

Yaptıkları değerlendirmelerle ürününüzün ya da hizmetinizin imajını bozan müşterilerin var olduğu düşüncesi, ilk bakışta pek hoş karşılanmayabilir. Ama aynı zamanda bu, şeffaflık ve düşünceye yol vererek müşterilerinizi güçlendirdiğiniz ve onların size olan güvenlerini artırdığınız anlamına gelir. Onları tatmin ederseniz, sizin reklamınızı yapacaklarını da göz ardı etmeyin.

Müşteri Sadakati

Amazon, müşteri hizmetleri kalitesinin basit bir ölçüsüne odaklanır: yararlılık. Müşterilerle, kesintisiz ve kullanımı kolay olan memnuniyet anketleri aracılığıyla düzenli olarak etkileşime girer. Anketler, satış yapmak ve müşterileri sadık hayranlara dönüştürmek için etkili bir araçtır. Analiz, müşteri deneyimini anlamak için kritik bir araç işlevi gören anketlerle birlikte şirketin başarısının temelinde yer alır.

Örneğin anketlerdeki çeşitli sorular aracılığıyla müşteri alışkanlıklarını tespit etmek, son derece mantıklı bir hamledir. Mesela bu amaçla müşterilere “Akıllı telefonunuzda bir online mağazaya ne kadar sıklıkla göz atıyorsunuz?” şeklinde bir soru yöneltilebilir. Bu tarz sorular, iki önemli iş yapar:

  • Tek boyutlu bir metrik sağlar.
  • Sorunun sadeliği, Amazon’a gerekli ayarlamaları yapmak için kullanabileceği geri bildirim sağlayarak yüksek bir yanıt oranını garanti altına alır.

Amazon’daki müşteri hizmetleri, yalnızca şikayetleri ele almak ve soruları cevaplandırmak için tasarlanmamıştır, aynı zamanda şirketin müşterileriyle olan ilişkisini geliştirmesi için bir fırsat niteliğindedir. Anketleri kullanmak, müşterilerin neden mevcut yollarla etkileşime girdiklerini bilmenizi ve bilhassa anlayabilmenizi sağlayacaktır.

Toplamak istediğiniz bilgi türüne bağlı olarak bir anket oluşturmanın birçok yolu vardır. Dahası bu anketler, internet sitesinde müşterilerin ziyaret ettiği stratejik bir anda tetiklenebilirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İş Görüşmesinde Duygusal Zekanızı Göstermenin 7 Yolu

  • 2.600’den fazla işe alım yöneticisi ve insan kaynakları uzmanının katılımıyla yapılan bir ankette, katılımcıların %71’i, bir çalışanın IQ’sundan çok duygusal zekasına değer verdiklerini belirttiler.
  • World Economic Forum’un hazırladığı “İşlerin Geleceği” isimli raporda, duygusal zeka, 2020 yılı itibarıyla en iyi 10 iş becerisi arasında gösterildi.
  • Bu yazımızda, sizlerle bir iş görüşmesinde duygusal zekayı sergilemenin 7 yolundan bahsettik.
  • İlgili Yazı: İş Görüşmesinde Siz de İK Uzmanına Sorular Sorun

2.600’den fazla işe alım yöneticisi ve insan kaynakları uzmanının katılımıyla yapılan bir ankette, katılımcıların %71’i, bir çalışanın IQ’sundan çok duygusal zekasına değer verdiklerini belirttiler. Ankete katılanların %75’i ise duygusal olarak son derece zeki bir çalışanı terfi ettirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu ifade ettiler. Katılımcların % 59’u da yüksek IQ’lu, ancak düşük duygusal zekaya sahip olan bir adayı pas geçtiklerini iddia ettiler.

Sonuç olarak duygusal zeka, her geçen gün iş dünyasında daha önemli bir hale geliyor. World Economic Forum’un hazırladığı “İşlerin Geleceği” isimli raporda, duygusal zeka, 2020 yılı itibarıyla en iyi 10 iş becerisi arasında gösterildi. Pek çok şirket, yüksek duygusal zekaya sahip kişileri işe almaya önem verdiği için bir iş görüşmesinde bu yönünüzü göstermeniz size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Fast Company, geçtiğimiz ay yayımladığı bir yazıda, bir iş görüşmesinde duygusal zekayı sergilemenin 7 yolunu paylaştı.

1. Aktif Olarak Dinleyin

Sorulan bir sorunun cevabına odaklanmak yerine, tüm dikkatinizi soruya verin. Soruyu hemen cevaplamanız gerektiğine dair dürtüye teslim olmayın. Mülakatı gerçekleştiren insan kaynakları uzmanları, onlara prova yaptığınız bir cevabı verdiğizi gösteren çabuk bir cevap yerine, düşünülmüş bir cevap ararlar. İstenildiği şekilde anladığınızdan emin olmak için soruyu kendi kelimelerinizle tekrarlayın. Soruyu cevaplayıp cevaplamadığınızdan emin değilseniz, bunu size soruyu yönelten kişiye sorun.

2. Duygularınızı Gösterin

Bir iş görüşmesine katılan birçok kişi, tedirginlik nedeniyle ruhsuz gibi görünebilir ve istemsizce sıkı bir şekilde kontrol altına alınmıştır. İş görüşmesinde bazı duyguları göstermek doğru değildir, ancak doğru duyguları göstermek mülakatı yapan kişi ile sizin aranızda bir bağlantı oluşturacaktır. Gülümsemek, zoraki ve sahte görünmediği sürece her zaman iyidir. Heves ve biraz heyecan göstermek de eğer gerçekse iyidir. Mülakatı gerçekleştiren kişi ya da kişiler, eğer olduğunuzdan başka biri gibi göründüğünüzü sezerlerse, bu, onların sizden şüphe etmelerine neden olacak ve dolayısıyla işi alma şansınızı azaltacaktır.

3. Başarılarınız İçin Övgüyü Paylaşın

Profesyonel sporcuların, bir galibiyet ya da başarıdan sonra verdikleri röportajlardan ilham alın. Onlar, övgüyü kişisel olarak almak yerine, bu övgüyü takım arkadaşlarıyla paylaşırlar. Gurur duyduğunuz veya başarılı olduğunu düşündüğünüz bir proje sorulduğunda, övgüyü ekiple ve projede yer alan diğer kişilerle paylaştığınızdan emin olun. Başarıya dahil olan bir grubun üyesi olmaktan gurur duyduğunuzu açıkça belirtin. Bu, bir takım oyuncusu olduğunuz konusunda size daha fazla güvenilirlik sağlar.

4. Kendinizi Nasıl Geliştirmeye Çalıştığınızı Paylaşın

Zayıf yönünüzle ilgili bir soruya cevap vermenin tipik tavsiyesi, onu aslında bir güç olan bir şey olarak çerçevelemektir. Örneğin mükemmeliyetçi ya da işinize çok fazla dahil olduğunuzu iddia etmek, bir işveren açısından olumlu bir özellik olarak görülebilir. Mülakatı yapan kişiler, daha önemli bir şey aradıkları için bu cevaplar size bir dezavantaj sağlamaz.

Bir zayıflığı açıklarken üzerinde çalışmak için aktif olarak ne yaptığınızdan ve ilerleme sağladığınıza dair örnekler verdiğinizden emin olun. Mülakatı gerçekleştiren insan kaynakları uzmanları, hepimizin zayıf yanlarının olduğunu bilirler ve iş görüşmesinde bunları gizlemeye çalışacağımızdan şüphelenirler. Zayıf yönleriniz sizi aşırı derecede dezavantajlı bir duruma sokacak kadar kötü olmadığı sürece, dürüst, açık ve gerçek olmak onların güvenini ve saygısını kazanmaya yardımcı olacaktır.

5. Anlaşmazlık Hakkında Konuşmaktan Çekinmeyin

Güçlü yönlerinizle ilgili sorular için sadece yeterliliklerinize ya da teknik yeteneklerinize odaklanmak yerine, ekip çalışması ortamında başkalarıyla iyi çalışma yeteneğinizden bahsedin. İş arkadaşlarınızla uyumlu bir şekilde çalışma, değişiklik ve gerilemelere uyum sağlama yeteneğiniz, mutlaka bahsetmeniz gereken özelliklerdir. Bu şeylerden basitçe bahsetmek yerine, bu becerileri ne zaman kullanmanız gerektiğine dair örnekler verin. Muhtemelen ekip içerisinde anlaşmazlığın olduğu ya da sinirli bir müşteriyle uğraşmanız gereken bir durumdu. Bu gibi sıkıntılı durumların etkili bir şekilde üstesinden gelmek için yumuşak becerilerinizi nasıl kullandığınızdan söz edin.

6. Hatalarınızdan Ders Çıkardığınızı Gösterin

Mülakatı gerçekleştiren kişi, işlerin raydan çıktığı bir durumu sorduğunda, yapabileceğiniz en kötü şey bu durum için başkalarını suçlamaktır. Ne olduğundan bahsedin, ama suçlamada bulunmaktan kaçının. Bu soruyu yanıtlamadan önce, ifadeleriniz ve beden diliniz aracılığıyla bazı duyguları karşı tarafa bildirmekte fayda vardır. Bunu yapmak, mülakatı gerçekleştiren kişiye bu olayın uydurma değil, gerçek olduğu mesajını iletecektir. Bunun zor bir zaman olduğu ve mücadele ettiğiniz bilinmelidir.

Mükalatı yapan kişinin bu noktada bilmek istediği şey, duruma nasıl tepki verdiğiniz ve durumu iyileştirmek için bir şey yapıp yapmadığınızdır. Olayın sizin içinde bulunduğunuz kısmı sorulduysa, sorumluluğunuzu kabul etmeye hazırlıklı olun, ancak olaya farklı bir şekilde bakarak “neler yapabilirdiniz” sorusu üzerinden konuşun. Mülakatı gerçekleştiren kişiler, insanların hata yapmasını beklerler, ancak hatalardan bir şeyler öğrenen ve ders alan biri olup olmadıklarını bilmek isterler.

7. Şirketin Kültürü ve Değerleri Hakkında Sorular Sorun

Genel olarak bir iş görüşmesinin sonunda, herhangi bir sorunuz olup olmadığı sorulur. Bu, duygusal zekanızı göstermek için harika bir fırsattır. Bu noktada şirketin kültürü ve değerleri hakkında ve şirkette başarılı olmak için nelerin göz önünde bulundurulması gerektiğine dair sorular sorun. Bu, sadece iş ile ilgilenmediğinizi, şirkete nasıl uyum sağlayacağınızı da görmek istediğinizi gösterir. Aynı zamanda bu, kendinizi ve şirketin ihtiyaçlarıyla kendi ihtiyaçlarınızı eşleştirmenin öneminin farkında olduğunuza işaret eder. İnsan kaynakları uzmanları, bunu da değerlendirmeye çalışıyorlar ve farkındalığınız, karar vermelerinde onlara yardımcı olacaktır. Eğer işe uygun biriyseniz, bu kural, sizin lehinize işleyecektir. İşe uygun biri değilseniz de bu noktada bunu bilmeniz ve zamanınızı ve enerjinizi başka bir iş arayarak geçirmeniz daha iyidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link