Teknolojiyle İç İçe Bir Yaşam: Artırılmış İnsan

Bugün insanlık tarihi bir dönüm noktasında bulunuyor. Bilim ve teknolojideki gelişmeler neticesinde yakın gelecekte, bedenimize kısa süre önce hayal dahi edemeyeceğimiz müdahaleleri yapabilir hale geleceğiz. Biyolojik insanlarla robotik yapay zekanın entegre olmasıyla artık hem zekamızı hem de vücudumuzu sınırsız olarak dönüştürebileceğiz.

Günlük hayatta kullandığımız tüm akıllı teknolojiler, telefonlar, tabletler, giyilebilir teknolojiler bizi bir üst seviye becerilerle donatmış durumda. Cebimizdeki akıllı telefonla zamanımızı yönetiyor, yolda ilerlerken rahatlıkla yönümüzü buluyor, yüzlerce bağlantımızla online iletişim kurup sosyalleşiyoruz. Kolumuzdaki akıllı saatle ne kadar yürüdüğümüzü, kaç kalori yaktığımızı hesaplayabiliyor, sağlığımızı kontrol altında tutuyoruz. Alışveriş kararlarımıza, dinleyeceğimiz müziğe, izleyeceğimiz filme, yemek yiyeceğimiz restorana zaman zaman farkında olmasak da bizi bizden daha iyi tanımaya başlayan yapay zeka karar veriyor. Artık neredeyse 24 saat internete bağlıyız, hatta kimimiz bağımlı hale gelmiş durumdayız.

Zaman zaman aşırı teknoloji kullanımının bizi rahatsız ettiğinden, bizi yorduğundan da bahsediyoruz. Çok fazla ekrana baktım gözlerim yoruldu, telefonla fazla konuştum başım ağrıyor gibi şikayetler dile getiriyoruz.

Ancak her geçen gün teknolojiyle daha iç içe olduğumuz bir hayat yaşarken, gün geçtikçe teknoloji bizim, biz de teknolojinin parçası haline geliyoruz.

Ve bu daha başlangıç. Yakın gelecek insanlığın teknolojiyle geri dönülemez şekilde iç içe geçeceği bir dönem vadediyor.

Artırılmış insan

Bilim ve teknolojideki gelişmeler bize günlük yaşamımızda ve iş dünyasında hız, kolaylık, verimlilik gibi artı değerler sağlarken, bazı insanlar için aslında çok daha fazla anlam ifade ediyor. Sağlık sektöründe devrim yaratan bazı implant teknolojileri ve protezler, engeli veya ciddi sağlık sorunu olan pek çok insana şifa oluyor.

Örneğin Rebekah Marine. Kendi tarifiyle o bir bionik model. Doğuştan tek kolu olmayan Marine, bugün kas hareketlerine göre hareket edebilen protez koluyla çekinmeden insanların arasına çıkabiliyor, elini rahatlıkla kullanabiliyor. Hatta Rebekah Marine protez koluyla defilelerde yer alıyor, podyumlarda yürüyor.

Yüksek maliyeti sebebiyle herkese ulaşamayan protezlere, zaman zaman üç boyutlu yazıcılarla üretilen basit tasarımlar da çözüm olabiliyor. “Robotel Türkiye” ekibi de uzun yıllardır Türkiye’nin dört bir yanından ABS Sendromundan muzdarip çocuklara ürettikleri 3D baskı robot ellerle umut oluyor.

Robotik iskeletler fabrikalarda işçilerin ağır yük gerektirebilen görevleri kolaylıkla yapabilmelerini sağlıyor. Hyundai’nin geliştirdiği robotik iskelet işçilerin onlarca kiloluk yükleri rahatlıkla kaldırabilmelerini ve evlerine döndüklerinde ailelerine ayırabilecek enerjilerinin olmasını sağlıyor. Aynı teknoloji bugün felç hastalarının yeniden adım atabilmesini, yürüyebilmesini mümkün kılıyor.

Yüksek teknoloji implant işitme cihazları, işitme engellilerin dünyanın tüm cıvıltısını yeniden duyabilmelerini sağlıyor. Aşağıdaki videoda hikayesini izleyebileceğiniz doğuştan işitme engelli Sarah Churman, başarılı bir ameliyat sonrası kendi sesini ilk defa duyabiliyor.

30’lu yaşlarda görme yetisini kaybeden Larry Hester, Duke Üniversitesi Göz Merkezi‘nde gözüne yerleştirilen implant ve entegre kamera bulunan bir çeşit gözlük vasıtasıyla 33 yıl sonra ilk kez görme yetisine tekrar kavuşuyor.

ABD’de Pennsylvania ve Thomas Jefferson Üniversitelerinden araştırmacıların birlikte geliştirdiği beyin implantının insanların hafızasını %15 arttırma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. İmplantın gelecekte özellikle beyin travmaları, hafıza kaybı, Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde çok önemli bir adım olabileceği belirtiliyor.

Tüm bu ve benzeri cihazların, operasyonların maliyetleri henüz oldukça yüksek, sigortalar karşılamayabiliyor. Ancak şüphesiz zaman içinde masraflar düşecek, tedaviler yaygınlaşacak. Bu teknolojiler dünya çapında milyonlarca engelli ya da tedavi bekleyen insana umut ışığı olabilir, onlara yepyeni kapılar açabilir.

Tabi bu arada doğal olarak akla başka bir soru geliyor. Tüm bu teknolojileri kullanmanın sınırı ne?

Hayat 3.0’a doğru

Bugün aslında insanlık tarihi bir dönüm noktasında bulunuyor. Bilim ve teknolojideki gelişmeler neticesinde, yakın gelecekte bedenimize kısa süre önce hayal dahi edemeyeceğimiz müdahaleleri yapabilir hale geleceğiz.

Canlı doku basabilen üç boyutlu yazıcılar sayesinde kendi hücrelerimizden organ üretip vücudumuza nakledebileceğiz. Vücudumuza entegre olacak implant çiplerle sağlığımızı 24 saat kontrol altında tutabilecek, en ufak bir sağlık sorununu daha yolun hemen başında tespit edebileceğiz.

Yakın gelecekte beyin implantları sayesinde hafızamızı geliştirebilecek, düşünceyle komut verebilecek, bazı becerileri çok daha kolaylıkla öğrenebileceğiz. Protezler sadece engellilere deva olmakla kalmayıp, belki bedenimizi daha güçlü, daha esnek, daha aktif kılmak için hepimizin kullandığı teknolojiler halini alacak.

Akıllı gözlüklerin bir sonraki aşamasında akıllı lenslerle 24 saat online olacağız. Yakın gelecekte biyonik gözler kullanacak, çok da ileri görüş becerisine sahip olacağız. Önce robotik protezler, vücudumuza yerleştirilecek mikroçipler, daha ileri aşamada yapay organlar, nano robotlar, genetik müdahaleler gelecekte hepimizi birer arttırılmış insan yapacak.

İsveç kökenli ABD’li kozmolog ve yazar Max Tegmark “Life 3.0” adlı kitabında “hayat” kavramını 3 versiyona ayırıyor. “Hayat 1.0” yazılımı(bilgi ve becerisi) ve donanımı(bedeni) kendi kontrolü altında olmayan canlıları temsil eder. Yani her türlü basit canlının, bakterilerin, virüslerin, balıkların, sürüngenlerin, memeli hayvanların kendi varoluşları, bedensel ve tinsel varlıkları üzerinde bir farkındalıkları, müdahaleleri söz konusu değildir. Sadece yaşarlar.

“Hayat 2.0” biz insanların devreye girmesiyle ortaya çıkan 2. Versiyon canlılardır. İnsanların da tıpkı 1.versiyondaki gibi donanımları (yani bedenleri) üzerinde bir müdahaleleri mümkün değildir. Ancak yarattıkları dil, kültür, tarih, sanat, bilimle artık yazılımları üzerinde kontrolleri vardır. Gelişmeye de açıktır. Yeni jenerasyonlara bilgi aktarımı da yapabilirler.

Bugün insanlık geliştirdiği teknolojilerle “Hayat 2.1”e ulaşmıştır. Yavaş yavaş bedenine yani donanımına da müdahale edebilmeye başlamıştır. Ama işin henüz başındayız.

Yakın gelecekte ulaşacağımız “Hayat 3.0” noktası ise hem yazılım hem de donanım olarak sınırsız bir evreyi ifade etmektedir. Biyolojik insanlarla robotik yapay zekanın entegre olmasıyla artık hem zekamızı hem de vücudumuzu sınırsız olarak dönüştürebileceğiz.

Tüm bu teknolojileri hayal etmek, kabullenmek pek çok insan için kolay olmayacak. Etik tartışmalar alevlenecek. Bazı toplumlarda yasaklar konacak. Ancak insanlığın belirli bir kısmı bu teknolojilerden faydalanmaya başladıkça dönüşümü durdurmak pek mümkün olmayacak.

Kaynak: cnnturk.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CNN Türk Program Müdürü

Bir Cevap Yazın

3B Yazıcıyla Yapılmış Evler İlk Kez Birilerine Yuva Olacak

  • Bu zamana kadar üç boyutlu yazıcı kullanılarak inşa edilen evler, sadece yakın geleceğe yönelik bir konsept çalışması niteliğindeydi, ancak bu yıl içerisinde bu durum değişecek gibi görünüyor.
  • Hollanda merkezli inşaat şirketi Van Wijnen ve Hollanda’daki Eindhoven Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, “Project Milestone” isimli proje kapsamında, Hollanda’nın Eindhoven şehrinde, dünyanın ilk ticari olarak geliştirilmiş, üç boyutlu yazıcıyla basılmış evlerini inşa edecekler.
  • İlk evin inşası bu yıl içinde başlayacak ve 2019 yılı itibarıyla, beş konut kiralanmaya hazır olacak.
  • İlgili Yazı: Dünyanın İlk 3B Yazıcıyla Üretilmiş, Seri Üretim Elektrikli Arabası: LSEV

Üç boyutlu yazıcılar, son birkaç yıla damgasını vuran teknolojilerin başında geliyor. Son dönemde sürekli olarak üç boyutlu yazıcı kullanılarak üretilen otomobillerin ve evlerin haberleri gündeme taşınıyor. Hatta biz de geçtiğimiz dönemde bu tarz haberlere yer verdik. Örneğin üç boyutlu yazıcı ile 8 saatte basılan ev bunlardan biriydi.

Bu zamana kadar üç boyutlu yazıcı aracılığıyla inşa edilen evlerin birçoğu, tanıtım amacıyla yapılmıştı. Yani en azından biz öyle biliyoruz, çünkü bu evlerin yakın gelecekte birilerinin barınma ihtiyacını karşılayacağına dair herhangi bir bilgi paylaşılmamıştı. Başka bir deyişle, üç boyutlu yazıcıyla yapılan bu evler bir konsept çalışması niteliğindeydi. Şimdi bahsedeceğimiz haber ise üç boyutlu yazıcılar kullanılaran inşa edilen evlerin yakın zamanda hayatımıza gireceğine işaret ediyor.

Quartz’ın paylaştığı habere göre, Hollanda merkezli inşaat şirketi Van Wijnen ve Hollanda’daki Eindhoven Teknoloji Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar, gerçek anlamda kullanılacak olan üç boyutlu yazıcı aracılığıyla yapılmış evlerin inşası için kolları sıvadılar. Bu grubun başlattığı “Project Milestone” isimli proje kapsamında, Hollanda’nın Eindhoven şehrinde “dünyanın ilk ticari olarak geliştirilmiş, üç boyutlu yazıcıyla basılmış evleri” inşa edilecek. Proje organizatörlerinin belirttiğine göre, ilk evin inşası bu yıl içinde başlayacak ve 2019 yılı itibarıyla, beş konut kiralanmaya hazır olacak.

Projenin internet sitesinde belirtildiğine göre, üç boyutlu yazıcıyla inşa edilecek olan bu evlerin görüntülerinin paylaşıldığı ilk hafta içerisinde, 20 aile bu postmodern kapsüllere ilgi gösterdi. Proje sahipleri, bu projeyle birlikte üç boyutlu beton baskı bilimini ve teknolojisini daha geniş bir kitleye tanıtmayı umut ediyorlar ve üç boyutlu yazıcı aracılığıyla inşa edilmiş evlerin yakın gelecekte yaygın olarak benimseneceğine inanıyorlar.

Evlerin Yapımında Kullanılan Robot Kol

Bu evlerin inşasında kullanılacak olan üç boyutlu yazıcı, aslında hafif krem şanti kıvamındaki betonu şekillendirecek olan büyük bir robot kol. Bu robot kol aracılığıyla çimento, dayanıklı olması için kat kat yapılıyor. Proje geliştiricileri, bu betonun kıvamının ve yazıcı hassasiyetinin, çimentoyu karıştırmayı ve sadece gerektiği kadar çimento kullanmayı mümkün kıldığını ve bunun da onu, klasik inşa metotlarından daha ucuz ve çevre dostu hale getirdiğini ifade ediyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dünya Kupası’nı İş Yerinde Takip Etmeyi Sağlayan Akıllı Kalem

Bildiğiniz gibi bu yıl Dünya Kupası Rusya’da olacak. Maçlar saat dilimi olarak Avrupa’ya göre ileride olacağından pek çok Avrupalının canı maçlar iş saatlerine denk geleceği için sıkkın. Radio.net bu duruma kalemle yaratıcı bir çözüm buldu.

Radio.net’in geliştirdiği kalem aracılığıyla Almanlar saat farkından dolayı kaçıracağı 2018 Dünya Kupası maçlarını iş yerinde de takip edebilecekler. Nasıl olacak bu diye merak ediyorsunuz değil mi?

Kemik iletimi teknolojisine sahip kalemin ucu ısırıldığında, maça ait radyo yayını çene kemiğinden iç kulağa iletiliyor. Kulak kanalının çene ile anatomik bağlantısı, ses programını kullanıcıya özel olarak duyurabilmenizi sağlıyor. Bu sayede kalem toplantılar sırasında bile futbolseverlerin golleri kaçırmamasını sağlıyor. Ayrıca Radio.net mobil uygulamasına Bluetooth ile bağlanarak yayını başka bir teknolojik aletten de seyredebiliyorsunuz.

Toplantılarda bile futbolseverlerin maçları kaçırmaması için kalem Almanya’da Radio.net ile Havas Germany tarafından tasarlandı.

Radio.net’in Genel Müdürü Bernhard Bahners; “Futbol Kalemi” fikrini ilk duyduğumuzda şunu biliyorduk: Bir maçımız var! Şirketimiz her zaman yeni cihazlar ve radyo ve podcast’leri çeşitli şekillerde duyurabilme yolları aramaktadır.” dedi. 

Yaklaşan Dünya Kupası’nın bir parçası olarak, radio.net sınırlı sayıda üretilen “Futbol Kalemleri”nin çekilişine başlayacak. Ayrıca, kampanya Almanya ve Avrupa’da sosyal medya ve afiş reklamları aracılığıyla kapsamlı bir şekilde duyurulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link