Super Bowl’da Bu Sene Kimler Var?

Türkiye saatiyle 5 Şubat saat 02:30’da yayınlanacak olan 52. Super Bowl için markalar hazırlıklarını tamamladı. 30 saniyelik bir reklam yayınına 5 milyon dolardan fazla ücret talep edilen bu karşılaşmada yayınlanan kampanyalar, markaların imajları için yaptığı en büyük yatırımların başında geliyor. Bu sene, 3.5 hafta önceden neredeyse bütün slotların satıldığı bilgisi yayınlandıktan sonra yavaş yavaş bazı kampanyaların yayın kopyaları bazılarının ise teaserları ortaya çıkmaya başladı.

Budweiser:

Budweiser önceki senelerden farklı olarak bu sene California’daki doğal affetlerde yaptığı su yardımına odaklanıyor.

Febreze:

Groupon:

Pringles:

Doritos & Mountain Dew (Teaser)

M&M’s: (Teaser)

Hyundai: (Teaser)

Organizasyonun resmi sponsorlarından biri olan Hyundai bu yıl milyonları şaşırtacağını açıkladığı bir teaser yayınladı.

Stella Artois:

Temiz suya erişimin önemine dikkat çeken kampanyasıyla Stella Artois, bu sene Super Bowl kampanyasını ilk yayınlayan marka oldu.

Pepsi: (Teaser)

Pepsi 1992’de Cindy Crawfard’ın oynadıgı eski reklamının yenisini çekerek nostalji yaşatmaya hazırlanıyor.

Henüz birşey yayınlamamış fakat Super Bowl’a hazırlandığı bilinen diğer markalar ise Coca Cola, Kia, Bud Light,Paramount, Universal, Monster Products, Kraft, Toyota, Verizon, Hulu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Biz Kavga Ederken Onlar Uçmaya Başlıyor

Biz Türkiye’de olsun mu olmasın mı, vergi veriyor mu vermiyor mu kavgalarıyla boğuşup rekabet yaratacak bir alternatif üretmek yerine onu yasaklamaya çalışırken, yeni nesil ulaşım firması UBER dünyanın en inovatif şirketlerinden biri olarak dünyaya ilham vermeye devam ediyor.

Bir yandan sürücüsüz otomobilinin karıştığı ölümcül kaza başını ağrıtıyor, bir yandan hala kâra geçememiş olmasının sıkıntılarını hissediyor, bir yandan da bizim gibi pek çok ülkede protesto ediliyor. Ama yine de firma büyümeye devam ediyor ve yakın dönemde dev metropollerde insanları uçurmaya hazırlanıyor.

Mayıs ayı dünya devi teknoloji firmalarının düzenledikleri etkinliklerle en son ürünlerini sergiledikleri, gelecek vizyonlarıyla gövde gösterisi yaptıkları dönem olarak öne çıkıyor. Önce Facebook F8 etkinliği, ardından Google I/O, Microsoft Build ve Uber Elevate Summit’te firmalar öne çıkardıkları yeni teknolojiler ve ilham veren projeleriyle teknoloji severleri oldukça heyecanlandırıyorlar.

Uçan taksilere hazırlık

Uber Elevate Summit’te firmanın İran asıllı genç CEO’su Dara Khosrowshahi taksi çağırma modellerinin bir sonraki aşaması olarak gördüğü UberAir’le ilgili pek çok detay paylaştı. 2020 yılında Los Angeles’ta ve Dallas’ta deneme uçuşlarına başlamayı planlayan UberAir’in, yeni uçan taksi tasarımı sosyal ve geleneksel medyada oldukça ilgi gördü. Şirket sistemi önümüzdeki 5-10 yıl içinde tamamen operasyonel hale getirmek istiyor. Khosrowshahi CBS’e verdiği röportajda “bizce ulaşım anlamında şehriler diklemesine büyüyecek ve biz de bunu gerçeğe dönüştürmeye çalışıyoruz” diyor.

UBER’in paylaştığı uçan taksi prototipi uçakla-drone karışımı bir tasarım ve uzun bir piste ihtiyaç duymadan -helikopter gibi- diklemesine yükselebiliyor. UberAir taksilerinin ilk yıllarda helikopterler gibi pilotlu kullanılması bekleniyor. Dara Khosrowshahi ilk aşamada maliyetli olacağını düşündüğü sistemi 3-4 yolcunun aynı anda kullanarak paylaşacağını, böylece daha ucuza uçmanın mümkün olacağını düşünüyor. Sistem önümüzdeki yıllarda otonom teknolojilerin gelişmesi ve entegre edilmesiyle tıpkı sürücüsüz araçlar gibi otonom hale gelecek. İleri dönemde maliyetler azalacak, daha çok insan çok daha uygun fiyata bu servisi kullanabilecek.

Bence CEO Dara Khosrowshahi’nin en etkileyici söylemi onun liderlik vizyonunu da gözler önüne seriyor. Khosrowshahi “Bu sistemi kurmak için başta para kaybedeceğiz, sıkıntı çekeceğiz ama geleceğimizi inşa etmek için bu şart” diyor. Uzun soluklu düşünüyor, planlıyor, gündelik sıkıntıların projelerine engel olmasına izin vermiyor.

UBER CPO’su Jeff Holden da batarya ve otonom teknolojilerdeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde “temiz, sessiz ve güvenli” elektrikli uçan taksilerin, sık ve kolay kullanılan ulaşım araçları olmasını sağlayacağını belirtiyor.

Şehir mimarisinde fütüristik tasarımlar

Bu arada UBER geleceğin uçan taksilerinin havalanıp inebilecekleri, altı farklı mimarlık ofisi tarafından çizilen fütüristik platform tasarımlarını da paylaştı. Tasarımlar oldukça etkileyici olmakla beraber, şehirlerin tasarımlarını etkileyecek denli büyük yapılar olmaları işi biraz daha zorlaştırıyor bence. Bu denli büyük yapıları şehrin farklı bölgelerine inşa etmek oldukça zahmetli ve maliyetli olabilir.

Nitekim taksi dediğiniz aracın çok daha kolay ulaşılabilir olması gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda bir süre önce Airbus’un Audi ve Italdesign ortaklığıyla beraber tasarladığı ve duyurduğu Pop.Up Next ulaşım konsepti bana çok daha kullanışlı ve ulaşılabilir bir sistem gibi geliyor.

Şüphesiz tüm bu sistemleri hayal edip inşa ederken hala teknolojik bariyerler, yüksek maliyetler ve havacılık kuralları gibi meseleler karşımıza çıkıyor. Konsept projelerin hayata geçmesi beklenen sürede olmayabiliyor. Ancak ne olursa olsun inovatif liderler ve yönettikleri şirketlerin vizyonları önümüzdeki yıllarda hayatımızı kolaylaştıracak, alışkanlıklarımızı değiştirecek ve pek çok sektörde de yıkıcı dönüşümlere sebep olabilecek teknolojik gelişmelere yol açıyor. “Gelecek” bu dönüşümlere hazırlıklı olan ve hatta bu dönüşümlere liderlik edenlere daha iyi gelecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Şeffaf Ürünlerin Çıkmasına Neden Olan Pazarlama Akımı: Clear Craze

  • 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yılların başında birçok ürünün şeffaf versiyonlarının çıkmasına neden olan ve “clear craze” adı verilen bir pazarlama akımı vardı.
  • Clear craze ile birlikte yayılan bu şeffaf ürün anlayışı, içecek sektöründe mümkün olduğunca katkı maddesi içermeyen ürünlerle kendini gösterdi ve birçok içecek üreticisi, ürünlerinin bir de şeffaf ya da başka bir ifadeyle sağlıklı versiyonlarını piyasaya sürdü.
  • Pepsi, Coca-Cola, P&G, Gillette ve Nintendo gibi birçok marka, bu pazarlama akımı doğrultusunda yeni şeffaf ürünlerini satışa çıkardı.
  • İlgili Yazı: 2018’de Gerçekleşmesi Beklenen Dijital Pazarlama Trendleri

Şeffaf modası” olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz clear craze, 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yıllarda etkisini gösteren ve birçok ürünün şeffaf ya da başka bir deyişle renksiz versiyonlarının çıkmasına neden olan bir pazarlama akımıydı. Bu pazarlama akımı doğrultusunda birçok içeceğin, kişisel bakım ürününün, hatta elektronik cihazın şeffaf versiyonları piyasaya sürüldü. Asitli içecekler, biralar, ağız çalkalama suları, deodorantlar, tıraş kremleri, hesap makineleri, kol saatleri, televizyon setleri, video kaset kayıt cihazları ve daha fazlası… Üreticiler tarafından hepsinin şeffaf versiyonları çıkarıldı.

Clear craze ile birlikte yayılan bu şeffaf ürün anlayışı, içecek sektöründe mümkün olduğunca katkı maddesi içermeyen ürünlerle kendini gösterdi ve birçok içecek üreticisi, ürünlerinin bir de şeffaf ya da başka bir ifadeyle sağlıklı versiyonlarını piyasaya sürdü. Katherine Reinhard’ın 15 Şubat 1993 tarihinde The Morning Call isimli gazetede yayımlanan yazısına göre ise o zamanlar bu akımı takip eden kişiler, clear craze’in açık bir şekilde bir pazarlama taktiği olduğunu iddia ettiler. Yani onlara göre, piyasaya sürülen şeffaf ürünler, eski versiyonlarına göre daha saf ya da daha güvenli değildi.

Reinhard’ın yazısında belirttiğine göre, New York’ta yer alan Trends Research Institute‘nün (Trendleri Araştırma Enstitüsü) müdürü olan ve Fortune 500 şirketleri için trendleri takip eden Gerald Celente, bu konuyla ilgili olarak şu şekilde bir açıklamada bulundu:

Bu, pazarlamacıların mevcut ürün gruplarından daha fazla satış elde etme girişimi. Yaptıkları şey, şeffafın saflık anlamına geldiği inancı altında ürünlerin yeniden formüle edilmesidir. Bu çok sığ bir görüş.”

Bununla birlikte Gerald Celente, halkın renksiz ürünler talep ettiğini düşünmediğini ifade etti. Ancak buna rağmen Celente, insanların şeffaf ürünlerden uzak duracağını da düşünmüyordu. Celente bu görüşüyle ilgili olarak “Bu başarılı olacak. Onların ürünlerini destekleyecek.” dedi.

Gerald Celente’nin söylediği gibi ürünlerdeki bu şeffaflık anlayışının ne kadar başarılı olduğu tartışmaya açık bir konu, ancak pek çok marka bu trendi takip ederek ürünlerinin şeffaf versiyonlarını piyasaya sürdü ve bu trend uzun bir süre devam etti.

Crystal Pepsi

Pepsi, clear craze döneminde yaptığı pazar araştırması sayesinde tüketicilerin daha hafif ve daha az tatlı olan, koruyucu madde içermeyen ve de kafeinsiz olan hafif içecekler aradığını keşfetti. Bunun üzerine Pepsi, 1992 yılının ortalarında Crystal Pepsi adında şeffaf bir içecek piyasaya sürdü.

O zamanki Pepsi Halkla İlişkiler Müdürü Gary Hemphill, piyasaya sürülen Crystal Pepsi’nin kafein ya da koruyucu madde içermediğini açıkladı. Buna rağmen Gary Hemphill, normal Pepsi’nin de koruyucu madde içermediğini ve kafeinsiz Pepsi’nin zaten piyasada bulunduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Ayrıca Pepsi Halkla İlişkiler Müdürü, bu tatta karar kılana kadar 3000 farklı formülü denediklerini de sözlerine ekledi.

Sonuç olarak Crystal Pepsi beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve Pepsi’nin fiyasko ürünlerinden biri olarak tarihe geçti. Crystal Pepsi’nin neden başarısız bir ürün olduğuyla ilgili olarak geçtiğimiz aylarda paylaştığımız yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tab Clear

Pepsi’nin şeffaf içeceği Crystal Pepsi, satışa sunulduğu ilk zamanlarda oldukça iyi bir ivme yakaladı. Öyle ki, içecek piyasaya sürüldüğü ilk yıl içerisinde ABD’deki soft içecek pazarının %1’ini eline geçirdi. Coca-Cola da en büyük rakibinin bu başarılı ürününe karşılık olarak fazla gecikmeden Tab Clear isimli benzer bir içecek piyasaya sürdü. 14 Aralık 1992 tarihinde ABD’de, Ocak 1993’te Birleşik Krallık’ta ve Mart 1993’te Japonya’da piyasaya sürülen Tab Clear, diğer soft ve şeffaf içeceklerin aksine kafein içeriyordu ve şirketin belirttiğine göre, normal kola tadına sahipti.

Başlangıçta tüketicilerden olumlu tepkiler alan Tab Clear ile ilgili olarak Mart 1993’te paylaşılan bir yazıda, soft içeceğin sadece teneke kutularda satılacağı belirtiliyordu. Ki bu karar oldukça garipti, çünkü o dönemde piyasaya sürülen renksiz içeceklerin hepsi şeffaf şişelerle satışa sunuluyordu. Zira bundaki amaç, ürünün şeffaflığını ön plana çıkartmaktı. İlk piyasaya sürüldüğü zaman olumlu eleştiriler almasına rağmen, Tab Clear kısa süre içerisinde dibe çakıldı. 1994 yılında içeceğin üretimine son verildi ve o da rakibi Crystal Pepsi gibi başarısız bir ürün olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.

Ivory Clear

Clear craze döneminde, bu akıma uygun olarak bir ürün piyasaya süren markalardan biri de geniş yelpazede tüketim ürünleri üreten Procter & Gamble ya da kısa ismiyle P&G idi. Şirket, 1993 yılında Ivory Liquid isimli bulaşık deterjanının şeffaf versiyonu olan Ivory Clear’ı piyasaya sürdü. P&G, yeni bulaşık deterjanının eski versiyona göre daha saf olduğuna yönelik açıklamalar yapmaktan kaçındı.

P&G şirketi adına açıklama yapan Lynn Hailey, Ivory bulaşık deterjanının artık şeffaf bir şişede şeffaf bir ürün olarak satıldığını ve bu sayede müşterilerin, ürünün yeniden formüle edildiğini anlayabildiklerini ifade etti. Hailey, ilk olarak 1957 yılında piyasaya sürülen Ivory Liquid ürününün formülünün önceki yıla (1992 yılı) kadar kadar hiç değiştirilmediğini, bir önceki yıl ise ürünün yağ sökme gücünün artırıldığını ifade etti. Hailey, ürünün formülünde yapılan bu değişimle ilgili olarak “Bu değişikliği vurgulamamız gerekiyordu. Bunu yapmamızın yollarından biri, şeffaf bir ürüne ve şeffaf bir şişeye sahip olmaktı.” dedi.

Gillette Series

Erkeklere yönelik kişisel bakım ürünleri çıkartan Gillette de clear craze’e kayıtsız kalmayan markalardan biriydi. Gillette, o dönem Gilette Series adı altında deodorant, anti-perspirant (roll-on), tıraş köpüğü, tıraş sonrası kremi gibi şeffaf renkli erkek bakım ürünlerini piyasaya sürdü. Ancak o dönem piyasaya sürülen diğer şeffaf ürünlerin birçoğunun aksine, Gillette’in bu şeffaf ürünleri günümüzde hala satılıyor.

Gillette o dönem, bu şeffaf ürünlerin, renkli versiyonlarına göre belirgin avantajları olduğunu düşünüyordu. Hatta dönemin Gillette İletişim Müdürü Michelle Szynal, bu konuyla ilgili olarak “Birçok erkek deodorantların ve anti-perspirantların bıraktıkları beyaz pul pul kalıntılardan gerçekten nefret ediyor. Bu yeni şeffaf jel ürünlerle pul pul kalıntı derdi kalmıyor.” şeklinde bir açıklama da yaptı. Buna rağmen Szynal, yeni şeffaf ürünlerin, Gillette’in bir diğer ürünü olan Right Guard‘dan daha saf ve daha etkili olmadığını da ifade etti ve “Saf bir ürün iddiasında bulunmuyoruz.” dedi.

Zima

Coors Brewing Company isimli bira üreticisi tarafından üretilen ve ilk olarak 1993 yılında piyasaya sürülen Zima, şeffaf ve hafif gazlı bir alkollü içecekti. Bu malt içeceği, o zamanlar biraya bir alternatif olarak pazarlandı. Coors Brewing Company, Zima’nın piyasaya sürüldüğü ilk yıl içerisinde pazarlama kampanyaları için toplamda 50 milyon dolar harcadı ve bunun sonucunda ABD’de alkollü içecek tüketen insanların yaklaşık olarak yarısını Zima’yı denemeleri için ikna etti. Brandweek isimli dergi, Zima’nın zirve yaptığı 1994 yılında, içeceğin piyasaya sürüldüğü tarihten o zamana kadar toplamda 1,2 milyon varil sattığını bildirdi.

2000’li yılların sonlarına doğru Zima’nın turunçgil, mandalina, ananas – turunçgil, böğürtlen ve yeşil elma olmak üzere beş farklı çeşidi piyasaya sürüldü. 20 Ekim 2008 tarihinde ise MillerCoors, alkollü içeceğin ABD’deki üretiminin sonlandırıldığını duyurdu. Buna rağmen Zima, Japonya’da satılmaya devam etti. Geçtiğimiz yıl ise MillerCoors, Zima’yı sınırlı bir süre için ABD’de tekrar satışa sundu. Hatta Zima’nın geri dönüşüne özel olarak bir reklam filmi bile yayımlandı.

Nintendo Game Boy “Play It Loud” Series Clear Edition

Japon oyun konsolu ve video oyunu üreticisi Nintendo, ilk olarak 21 Nisan 1989 tarihinde Japonya’da piyasaya sürdüğü ve dünyanın gelmiş geçmiş en çok satan oyun konsollarından biri olan Nintendo Game Boy’un “Play It Loud! Series” ismindeki renkli kasalara sahip yeni modellerini 20 Mart 1995 tarihinde piyasaya sürdü. Orijinal Nintendo Game Boy ile aynı teknik özelliklere sahip olan bu yeni Nintendo Game Boy Play It Loud! modellerinden biri de şeffaf kasaya sahip olandı. Bu model, Birleşik Krallık’ta zaman zaman X-Ray olarak da isimlendiriliyordu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link