Hedeflerinize Ulaşmak için Gerçekleştirmeniz Gereken 5 Tavsiye

Prof.Dr. Richard Wiseman’ın yaptığı geniş kapsamlı bir araştırmada farklı ülkelerden 5.000’e yakın farklı hedeflere erişmeye çalışan katılımcılar bir yıla yakın bir süre takip edilmiş. Proje sonunda katılımcıların bu süreçte hedefleriyle ilgili yaptıkları ve tutumları değerlendirilmiş.

Bu çalışmanın sonuçlarını paylaşmadan önce S.M.A.R.T Hedef kavramından biraz bahsetmek istiyorum.

Koçluk çalışmalarında hedeflerin mutlaka olumlu ifade edilmesi ve S.M.A.R.T olması istenir. Bu iş dünyasının çok sevdiği kelime oyunlarıyla belirli kavramların akılda kalmasını sağlama örneklerinden biridir. (akrostij). Smart bildiğiniz gibi ingilizcede zeki, akıllı demektir.

S.M.A.R.T “Specific Measurable Achievable Realistic Timely“ (Belirli, Ölçülebilir, Ulaşılabilir, Gerçekçi, Zamanlı) sözcüklerinin baş harflerinden türetilmiştir.

 

smart goals

Specifik (Belirli, Özel): Hedeflerimizi belirlerken genel ifadeler yerine daha belirli ve net ifadelerle belirlemeliyiz. Hedefler açıkça belirlenmiş ve detayları tanımlanmış olmalıdır. Hedefler belirtirken çok net ve herkes tarafından anlaşılır ifadeler kullanılmalıdır. Örneğin: Daha çok müşteri ziyareti yapamam lazım yerine haftalık ziyaret sayımı 5 den 8 e yükselteceğim. vb.

Measurable (Ölçülebilir): Hedefimize doğru giderken hem ara noktalarda hem de hedefimize ulaştığımızı nasıl ölçeceğimizi belirlememiz gerekiyor.  Kilo vereceğim gibi bir hedeftense ayda 2 kilo vereceğim şekilde spesifik bir hedef belirlemişsek buradaki 2 kiloyu ölçebilmemiz mümkündür. Bunun için ara hedefler belirlemişsek “15 günde 1 kilo vermek” gibi, ara hedeflerinde ölçülebilir olması bize doğru yönde ilerleyip ilerlemediğimizi kontrol etme şansı verecektir.

Achievable (Ulaşılabilir): Burada kastedilen kolay hedefler değil aşırı uçuk ve ulaşılmaz hedefler belirlememektir. Haftada 5 ziyaret yapan birinin, haftada 20 ziyaret yapacağım gibi bir hedef belirlemesi onu hayal kırıklığına uğratacaktır. Hedeflerin biraz zorlayıcı olması bizi motive ederken aşırı zor hedeflerse kısa sürede hedeflerimizden uzaklaşmamıza neden olurlar. Hiç hareket etmemektense minik adımlarla da olsa hareket etmeye başlamak daha iyidir.

Realistic (Gerçekçi): Hedeflerimizi hem bizi zorlayıcı hem de gerçekçi belirlemek başarımızı arttıracaktır. Birçok çalışma zorlayıcı hedeflerin kolay hedeflere göre kişilerin motivasyonunu ve azmini arttırdığını ortaya koymuştur. Buradaki kritik nokta zorlayıcı ile olanaksız hedef arasındaki ince çizgidir.

Timely (Zaman Sınırlı): Hedeflerimizin ucu açık bir zaman dilimi içermesi kararlılığımızı zayıflatacaktır. Hedeflerle ilgili sürenin belirlenmesi gerekir.

Hem işle ilgili hem de kişisel hedeflerimizi bu 5 başlığa göre değerlendirerek ne kadar akıllıca.! bir hedef belirlediğimizi sorgulayabiliriz.

adimlar

Girişte bahsettiğimiz Prof. Wiseman‘ın 5.000 kişiyi kapsayan araştırmasının sonucunda hedeflerine ulaşan kişilerin kullandıkları yöntemleri 5 başlıkta kategorize etmiş.

1- Alt Hedeflere Bölün

İlk olarak hedeflerine ulaşmada başarılı olanlar, hedeflerini alt hedeflere bölerek adım adım ilerleyecekleri bir yol yaratmışlardır. Alt hedefler ne kadar S.M.A.R.T ise o denli başarılı olmuşlardır.

2- Paylaşın

İkincisi, başarılı katılımcılar hedeflerini aileleri ve yakınlarıyla sözlü olarak daha çok paylaşmışlar. Bu hem vaadinizin bağlayıcılığını arttırarak kolayca vazgeçmenizi engellerken hem de zor zamanlarda sevdiklerinizin size destek olmasını sağlıyor. Ayrıca Psikoloji alanındaki bir çok çalışma hedeflerini toplumla paylaşan kişilerin hedefe ulaşmak konusundaki şevklerinin de arttığını göstermiştir.

3- Olumlu Değişimleri Düşünün

Üçüncüsü, başarılı katılımcılar, hedeflerine erişmiş oldukları o mükemmel anı hayal etmekten çok hedeflerine ulaşmaları halinde yaşamların da ne gibi olumlu değişimler olacağını detaylıca düşünmüşlerdir. Başarısız olan kişilerde bu durum tam tersi işlemiş. Başarısız kişiler, hedeflerine ulaşamazlarsa yaşamlarında ne gibi olumsuz kötü durumlar oluşacağını çokça düşünmüşler.

dostluk

4- Kendinizi Ödüllendirin

Dördüncüsü, hedeflerine ulaşmakta daha başarılı olan kişiler her bir alt hedeflerine ulaştıklarında kendilerini ödüllendirmişlerdir.

5- Yazılı Hale Getirin

Beşincisi, hayatlarında kalıcı değişiklikler elde edip bunu korumayı da başaran kişiler, planlarını, alt hedeflerini, ilerleme durumlarını, hedefe ulaşırlarsa yaşamlarında olacak değişimleri yazılı hale getirerek somutlaştırmışlardır.

writingBu kapsamlı çalışmanın sonuçlarına göre, bu 5 yöntemin her biri insanların hedeflerine ulaşmalarını anlamlı şekilde arttırmıştır.

Kendi yaşamımızla ilgili hedeflerimiz, bizi “yuvarlanıp gidiyoruz işte..”duygusundan kurtarır ve eylemlerimize “anlam” yükleyerek yaşamdan alacağımız lezzeti arttırırlar.

Kişi bir şeye kendini tamamen adadığında,
Tanrı da onun için harekete geçer.
Goethe

Yazımızı bitirmeden son olarak 3 dk. ayırmanızı ve daha önce izlemediyseniz “Richard St. John’dan başarının 8 sırrı” adlı TED konuşmasını izlemenizi öneririm.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İ.Ü. SBF İşletme Mezunu olan Ercan Kalit, Hizmet ve Bilişim sektörlerinde uzun yıllar Satış, Şube Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü ve Ülke Satış Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Yaşamına, Yazar, Danışman ve Eğitmen olarak devam eden Ercan Kalit, Yedi Adım ve ADS Consulting Group bünyesinde Müşteri Deneyimi Yönetimi, Değişim Yönetimi, Satış Yönetimi, Performans ve Motivasyon Yönetimi alanlarında eğitim ve danışmanlık vermektedir. İnsana dair merakının peşinde uzun yıllardır Felsefe, Psikoloji ve Kadim Bilgelik öğretileri alanında disiplinler arası araştırmalar yapan Ercan Kalit, ICF Onaylı Professional Solution Focused Coach ve Executive & Team Coach , IAC onaylı NLP Practitioner sertifikaları sahibidir.

Bir Cevap Yazın

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Biz Kavga Ederken Onlar Uçmaya Başlıyor

Biz Türkiye’de olsun mu olmasın mı, vergi veriyor mu vermiyor mu kavgalarıyla boğuşup rekabet yaratacak bir alternatif üretmek yerine onu yasaklamaya çalışırken, yeni nesil ulaşım firması UBER dünyanın en inovatif şirketlerinden biri olarak dünyaya ilham vermeye devam ediyor.

Bir yandan sürücüsüz otomobilinin karıştığı ölümcül kaza başını ağrıtıyor, bir yandan hala kâra geçememiş olmasının sıkıntılarını hissediyor, bir yandan da bizim gibi pek çok ülkede protesto ediliyor. Ama yine de firma büyümeye devam ediyor ve yakın dönemde dev metropollerde insanları uçurmaya hazırlanıyor.

Mayıs ayı dünya devi teknoloji firmalarının düzenledikleri etkinliklerle en son ürünlerini sergiledikleri, gelecek vizyonlarıyla gövde gösterisi yaptıkları dönem olarak öne çıkıyor. Önce Facebook F8 etkinliği, ardından Google I/O, Microsoft Build ve Uber Elevate Summit’te firmalar öne çıkardıkları yeni teknolojiler ve ilham veren projeleriyle teknoloji severleri oldukça heyecanlandırıyorlar.

Uçan taksilere hazırlık

Uber Elevate Summit’te firmanın İran asıllı genç CEO’su Dara Khosrowshahi taksi çağırma modellerinin bir sonraki aşaması olarak gördüğü UberAir’le ilgili pek çok detay paylaştı. 2020 yılında Los Angeles’ta ve Dallas’ta deneme uçuşlarına başlamayı planlayan UberAir’in, yeni uçan taksi tasarımı sosyal ve geleneksel medyada oldukça ilgi gördü. Şirket sistemi önümüzdeki 5-10 yıl içinde tamamen operasyonel hale getirmek istiyor. Khosrowshahi CBS’e verdiği röportajda “bizce ulaşım anlamında şehriler diklemesine büyüyecek ve biz de bunu gerçeğe dönüştürmeye çalışıyoruz” diyor.

UBER’in paylaştığı uçan taksi prototipi uçakla-drone karışımı bir tasarım ve uzun bir piste ihtiyaç duymadan -helikopter gibi- diklemesine yükselebiliyor. UberAir taksilerinin ilk yıllarda helikopterler gibi pilotlu kullanılması bekleniyor. Dara Khosrowshahi ilk aşamada maliyetli olacağını düşündüğü sistemi 3-4 yolcunun aynı anda kullanarak paylaşacağını, böylece daha ucuza uçmanın mümkün olacağını düşünüyor. Sistem önümüzdeki yıllarda otonom teknolojilerin gelişmesi ve entegre edilmesiyle tıpkı sürücüsüz araçlar gibi otonom hale gelecek. İleri dönemde maliyetler azalacak, daha çok insan çok daha uygun fiyata bu servisi kullanabilecek.

Bence CEO Dara Khosrowshahi’nin en etkileyici söylemi onun liderlik vizyonunu da gözler önüne seriyor. Khosrowshahi “Bu sistemi kurmak için başta para kaybedeceğiz, sıkıntı çekeceğiz ama geleceğimizi inşa etmek için bu şart” diyor. Uzun soluklu düşünüyor, planlıyor, gündelik sıkıntıların projelerine engel olmasına izin vermiyor.

UBER CPO’su Jeff Holden da batarya ve otonom teknolojilerdeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde “temiz, sessiz ve güvenli” elektrikli uçan taksilerin, sık ve kolay kullanılan ulaşım araçları olmasını sağlayacağını belirtiyor.

Şehir mimarisinde fütüristik tasarımlar

Bu arada UBER geleceğin uçan taksilerinin havalanıp inebilecekleri, altı farklı mimarlık ofisi tarafından çizilen fütüristik platform tasarımlarını da paylaştı. Tasarımlar oldukça etkileyici olmakla beraber, şehirlerin tasarımlarını etkileyecek denli büyük yapılar olmaları işi biraz daha zorlaştırıyor bence. Bu denli büyük yapıları şehrin farklı bölgelerine inşa etmek oldukça zahmetli ve maliyetli olabilir.

Nitekim taksi dediğiniz aracın çok daha kolay ulaşılabilir olması gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda bir süre önce Airbus’un Audi ve Italdesign ortaklığıyla beraber tasarladığı ve duyurduğu Pop.Up Next ulaşım konsepti bana çok daha kullanışlı ve ulaşılabilir bir sistem gibi geliyor.

Şüphesiz tüm bu sistemleri hayal edip inşa ederken hala teknolojik bariyerler, yüksek maliyetler ve havacılık kuralları gibi meseleler karşımıza çıkıyor. Konsept projelerin hayata geçmesi beklenen sürede olmayabiliyor. Ancak ne olursa olsun inovatif liderler ve yönettikleri şirketlerin vizyonları önümüzdeki yıllarda hayatımızı kolaylaştıracak, alışkanlıklarımızı değiştirecek ve pek çok sektörde de yıkıcı dönüşümlere sebep olabilecek teknolojik gelişmelere yol açıyor. “Gelecek” bu dönüşümlere hazırlıklı olan ve hatta bu dönüşümlere liderlik edenlere daha iyi gelecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link