Google Analytics’de Özel Rapor (Custom Report) Oluşturma 0

Google Analytics hali hazırda bizlere sağladığı bir çok hazır raporla dijital pazarlama faaliyetlerimizin ölçümlenmesinde kilit bir rol oynuyor. Fakat bazı durumlarda bu hazır raporlar yeterli gelmeyebiliyor. Bu noktada ise Analytics’in özel rapor oluşturma bölümünden ihtiyaç duyduğumuz verileri içerecek özelleştirilmiş raporları hazırlayarak çözüm üretebiliriz.

Google Analytics ile daha önceden fazla haşır neşir olmamış arkadaşlar için özel raporları nasıl oluşturabilirizin cevabını temel unsurlardan kısaca bahsettikten sonra maddeler halinde vereceğim;

Google Analytics’de iki temel bileşen var. Bunlar “Metrik ve Boyut”

Metrik, ziyaretçilerin sitemizle nasıl etkileşime geçtiğinin nitel bir ölçümüdür. Raporumuzdaki sütunları temsil eder.

Boyutlar ise metriklerimizi düzenlemek için kullanabileceğimiz, bir ziyaretçi veya sayfaya ait karakteristiktir. Raporumuzdaki satırları temsil eder. Her raporda en fazla beş boyut yer alabilir, bunlardan biri ölçmek istediğimiz ana boyut, diğerleri ise daha derine inmek için kullanabileceğimiz dört alt boyuttur.

Özel raporumuzu oluşturmaya başlamadan önce raporumuzun neler içermesini istediğimize dair bir taslak hazırlamamız işimizi kolaylaştıracaktır. Unutmamanız gereken metrikleri ve boyutları bir araya getirirken bazı kısıtlamalar bulunduğudur. Geçerli boyut-metrik kombinasyonlarına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Şimdi birlikte örnek bir rapor hazırlayalım;

Örnek olarak AdWords reklamlarımda yer alan “long tail” kelimelerin performansını takip edebildiğim özel bir rapor oluşturmak istiyorum;

Adım 1- Öncelikle üst navigasyondan “Özelleştirme” seçeneğine tıklayın. Burada tüm raporlarınızın kayıtlı olduğu genel bakış sayfasına yönlendirileceksiniz. Yeni rapor oluşturmak için “+ Yeni Özel Rapor” düğmesine tıklayın.

ekran-resmi-2016-10-22-23-00-57

ekran-resmi-2016-10-22-22-37-18

Adım 2- İkinci adım olarak oluşturacağınız özel rapora bir isim verin. Ben oluşturacağım bu rapora “AdWords Long Tail Keyword Performance” adını veriyorum. Gittikçe fazla özel raporunuz olacağı için raporunuza basit ve anlaşılır bir isim vermeye gayret edin.

ekran-resmi-2016-10-22-23-00-32

Adım 3- Filtrenizi oluşturun. Oluşturacağımız özel raporu tüm veriler üzerinden oluşturmak zorunda değiliz. Rapora özel filtreler kullanabiliriz. Filtre kutusunun içindeki açılır oka tıkladığınızda tüm boyutları içeren bir liste açılacaktır. Buradan raporunuzda yer almasını istediğiniz verileri seçebilirsiniz.

ekran-resmi-2016-10-22-22-56-04

Ben AdWords özelinde bir rapor oluşturacağım için filtre bölümünde Kaynak / Araç > tam eşleşme, google / cpc şeklinde bir filtre oluşturuyorum. Ayrıca ikiden fazla kelime öbeğinden oluşan kelimelerin performansını takip etmek istediğim için regex kullanıyorum. (regex konusuna detaylarıyla birlikte başka bir yazıda değineceğim). Filtre olarak Anahtar Kelime > regex ^[^.\s-]+([.\s-]+[^.\s-]+){3}$ şeklinde bir filtre oluşturuyorum.

ekran-resmi-2016-10-22-23-00-16

Adım 4- Özel bir rapor oluştururken Gezgin (explorer), Düz Tablo (flat table), Harita Yerleşimi ya da Dönüşüm Hunisi rapor türlerinden birini seçiyoruz. Gezgin rapor türünde metriklerimizi seçip, seçtiğimiz boyut ile ilgili metrikler üzerinden detaya inebiliriz.

Düz tablo raporu ise bize iki boyutu yan yana analiz etme imkanı sunar. Ayrıca 25’e kadar farklı metrik seçip raporumuza ekleyebiliriz. Buradaki fark diğer boyutu görebilmek için bir boyutun detayına inmemize gerek olmamasıdır. Örneğin, kaynak tarafından bir anahtar kelime performansını karşılaştırmak isteseydik, kaynak performansını görebilmek için anahtar kelimeye tıklamamız gerekecekti. Fakat düz tablo raporu ile her anahtar kelimeye ait performans verilerini her kaynak için tek bir sayfa üzerinde görebiliriz.

Ben sadece tek boyuta bakacağım için gezgin rapor türünü tercih ediyorum.

Adım 5- Boyutları seçmek. Boyutları seçmek için tek yapmamız gereken “+boyut ekle” (+add dimension) kutusuna tıklamaktır.

Açılır kutu açılacak ve liste halinde boyutlar arasında gezinerek seçim yapabilecek veya istediğiniz boyutu arama kutusuna yazarak bulabileceğiz. Benim ihtiyacım olan tek boyut Anahtar Kelime.

ekran-resmi-2016-10-22-23-19-47

Adım 6- Metrikleri seçmek. Düz tablo raporunda en fazla 25 metrik ekleyebiliyoruz. Google Analytics, açılan listede seçmiş olduğumuz boyutlar için geçersiz metrik çiftlerini otomatik olarak ayıklayacaktır. Bu sayede tekrar tekrar Google Help sayfasındaki geçerli çiftler tablosuna göz atmamız gerekmeyecektir. Benim raporum için, ben long tail AdWords kelimelerimin performansını analiz için İşlem sayısı, miktar, ürün geliri, oturum, ort. oturum süresi ve hemen çıkma oranı metriklerini takip etmek istiyorum.

ekran-resmi-2016-10-22-23-23-47

Adım 7- Rapor görünürlüğünü ayarlamak. Aynı giriş bilgilerine ait birden çok hesabımız var ise, raporumuzu bu profiller için de görünür kılmak gibi seçeneklerimiz var. Varsayılan olarak, oluşturduğumuz rapor sadece onu oluşturduğumuz profil üzerinden görünecektir. Bu ayarı değiştirmek için diğer profiller düğmesine tıklayıp ve raporun görünmesini istediğimiz hesapları seçmeliyiz.

ekran-resmi-2016-10-22-23-25-52

Adım 8- Raporu oluşturmak. Raporumuz için gerekli tüm seçimleri yaptıysak Kaydet (Save) düğmesine basabiliriz.

Adım 9- Raporu yönetmek. Raporumuzu oluşturduktan sonra genel bakış sayfasındaki listede kaydedilmiş olacaktır. Buradan raporumuza geri dönebilir ve istediğimiz zaman raporumuzu düzenleyebiliriz. Eğer bir müşteri adına bir hesap yönetiyorsak buradan rapora ait bir bağlantıyı müşterimizle paylaşabilir, veya raporu tümden silebilirsiniz.

ekran-resmi-2016-10-22-23-29-59

Oluşturduğunuz özel bir raporu paylaşırken unutmamanız gereken, paylaşım bağlantısının raporun ilk oluşturulduğu halini yansıtacak olduğudur. Yani daha sonradan rapor üzerinde bir değişiklik yaparsanız bu değişiklik bağlantıyı paylaştığınız tarafa yansımayacaktır.

Açıkcası özel raporlarla yapabileceklerinizin hayal gücünüzle sınırlı olduğunu söyleyebilirim. İhtiyacınıza yönelik birçok veriyi istediğiniz şekilde özelleştirerek oluşturabilirsiniz. Özel raporlar kısmını istediğiniz gibi kurcalayın ve ellerinizi kirletin, analytics üzerinde kalıcı bir zarar vermezsiniz :) Analytics tarafında yapabileceklerinizi görmeniz açısından da oldukça faydalı olacaktır. Unutmayın bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu o işi aktif olarak icra etmektir!

 

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Bir Elmanın İki Yarısı: Çalışan Deneyimi ve Müşteri Deneyimi 0

Müşterilerin gönlüne dokunmadan unutulmaz bir müşteri deneyimi yaşatamayız,

“..gönle dokunacak olansa ancak bir başka gönüldür..”

Profesyonel dünyanın biçimsel nesneleriyle, jargonlarıyla ne kadar maskelemeye çalışsak da insanın aradığı önce insandır.

Müşteri deneyimi üzerine yapılan bir çok araştırmada deneyimi oluşturan unsurlar içinde “çalışanların müşterilere davranış ve tutumları” oldukça önemli bir ağırlığa sahiptir. Yine bir çok araştırmada müşterilerin şirketleri terk etmesinin birinci nedeni olarak yaşadıkları ürün/hizmetle ilgili aksaklıklardan öte şirket çalışanlarının onlara karşı yaklaşım ve tutumları olduğunu bize göstermiştir.

Çalışanların tutum ve davranışlarını belirleyen en güçlü etmen ise o şirketteki “çalışan deneyimi”dir.

Müşterilerine unutulmaz deneyimler yaşatacak olanlar, şirketin çalışanları olduğu için, şirketin de çalışanlarına unutulmaz bir “çalışan deneyimi” yaşatması gerekir. Bir şirketteki çalışma deneyimi müşterilere yaşatılacak olan deneyime hem dolaylı hem de doğrudan bir etki yapacaktır. Aslında giderek -özellikle hizmet sektöründe- müşteri deneyiminin çalışan deneyiminin bir yansıması olduğunu dahi söyleyebiliriz. Adeta bir elmanın iki yarısı gibi.

Bir şirketin, müşterilerinin gönlünde taht kurması için öncelikle çalışanlarının gönlünde taht kurmaları gerekir.

Müşteri deneyimi yönetimindeki örnek uygulamaları ile tüm sektörlere ilham veren Zappos‘un kurucusu Tony Hsieh‘e kulak verelim:

“Başarımızın sırrı çalışanlarımıza değer vermekten ve 7/24 kesintisiz canlı hizmet veren müşteri servisimizden geliyor. Sunduğunuz ürün ne kadar mükemmel olursa olsun, eğer kaliteli bir müşteri hizmeti sunmuyorsanız, hedeflerinize ulaşamazsınız. Başarılı bir müşteri hizmeti için ise, mutlu çalışanlara ihtiyacınız var. Kısaca başarının sırrı çok basit: Çalışanlarına değer ver ve iç dinamiklerini ortaya çıkart!”

Zappos-1

Nasıl ki müşteri deneyimi sadece pazarlama ve satışın değil tüm şirketin bütünsel olarak yaratacağı ve sunacağı bir ilişkiler bütünüyse, “çalışan deneyimi” de sadece IK’nın değil şirketin bütününü kapsayan bir ilişki ve deneyimler bütünüdür.

Çalışan deneyimi: Fiziksel çalışma koşulları, İş yapma biçimleri, Performans Sistemleri, Organizasyon yapısı, Şirkete hakim olan yönetsel iklim, Şirket içi iletişim kültürü, Kararlara katılım, Yaratıcılığın ve gelişimin desteklenmesi, Bireylerin kendini ifade edebilmesi, Şirket içi sosyal yapılar, Güven, Dürüstlük, Adalet, Sevgi, Saygı ve Yardımlaşma gibi evrensel insani değerlerin gözetilmesi ve yaşatılması vb. bir çok boyutu olan bir süreçtir.

Güven, dürüstlük, yardımlaşma gibi kavramlar hepimize öylesine tanıdıktır ki hepimizin insan olarak doğalında sahip olduğumuz bir değer olduğunu düşünürüz. Sadece iş dünyasına değil insanın yaşamının her boyutuna yer etmiş bu türden kavramlara o kadar alışırız ki sahip oldukları derin gücü hafife alma eğilimindeyizdir. Çoğunlukla profesyonel dünyanın kavramsal dünyasında kendilerine yer bulamazlar, bulsalar bile küçümsenerek karşılanırlar.Oysa tüm bu türetilmiş kavramların merkezinde güven, sevgi, saygı ve yardımlaşma vardır.

caliandeneyimi3İnsana hangi profesyonel elbiseyi giydirmeye çalışırsak çalışalım o elbisenin altındaki “ruhu” asla şirketin dışında tutamayız. Ruhsuz ve zekayı yücelten bir çalışan anlayışının egemenliği, sergilediği başarısızlıktan sonra nihayet terk edilmeye başlandı. Değerler hiç bir dönemde bugünkü kadar iş dünyasında tartışılmamıştı. Nihayet hem müşterilerin hem de çalışanların “insan” oldukları idrak edilmeye başlandı.

Sosyal sermayenin kalbini oluşturan “güvenin” tesisi için hem çalışanların bir birine hem de şirketin yönetim kadrosuna güvenmelerini sağlamalıyız. Çalışanlar, şirketlerin çalışanlara dönük uygulamaları ve davranışları aracılığıyla o şirketin niyeti hakkında fikir sahibi olurlar. Özellikle bencilce sadece şirket çıkarlarını koruyan uygulamalar, tek yanlı performans sistemleri çalışanların güvenini tüketen en önemli unsurdur.

Çıkar birliğinin sağlanması gerekir. Bu ise tam bir açıklık politikasını gerektirir. Şirketin hedefleri ve niyetleri konusunda çalışanlarıyla açık bir iletişim içinde olması gerekir. İnsanlar bindikleri otobüsün nereye gittiğini bilmek isterler. Şirket olarak siz bir belirsizlik yaratırsanız o belirsizlik bir şekilde çalışanlar tarafından yüklenecek anlamlarla ortadan kaldırılacaktır. Çoğunlukla gerçeklerle değil dedikodularla.

calisandeneyimi7Açık iletişim sadece tek yönlü bir bilgilendirmenin ötesine geçerek çalışanların da sürece katkı sağlamasına ortam sağlamalıdır. Bu konuda yöneticilerin ön ayak ve cesaretlendirici bir tutum sergilemeleri gerekir. Yöneticiler, farklı görüşleri (çoğunlukla zannedildiği gibi) otoritelerini zayıflatacak bir tehlike gibi görmeyip takımlarının yaratıcı zenginliği olarak görmelidir.

Özellikle yeni çalışanlar bu konuda oldukça hevesli ve cesaretli olarak işe başlarlar. Bir çok yönetici ise yarattığı korku ve kontrol kültürünün tehdit edildiğini düşünüp bu hevesi öldürmek için elinden geleni yapar. Yeni çalışan, bir kaç denemeden sonra şirketin kültürüne yenik düşerek hevesini kaybeder. Bu şekilde yöneticiler yeni çalışanın sadece işine odaklanmasını sağlamış olur. Düşünmeyen, sorgulamayan, katkı sağlamayan çalışan ordusuna bir kişi daha eklenir. Daha sonra da şirketin neden yaratıcı olamadığı, istenilen başarının neden gelmediği, çalışanların neden motivasyonlarının düşük olduğu sorgulanır.

supermanmanegerYöneticinin anlaması gereken, günümüz dünyasında tek başına ne kadar yetenekli bir ‘Süpermen’ olduğunun bir öneminin kalmadığıdır. Bir yöneticinin gücü birlikte çalıştığı insanların güçlerinin ortalaması kadardır. Çalışanların gücünü arkasına almanın yolu, pozisyonun sağladığı biçimsel otoritenin sonucu olan boyun eğmeden ziyade çalışanların sevgi ve saygısına dayanan bağlılıktan geçmektedir. Çalışanlara samimiyetle saygı göstermeden onların içtenlikli saygısını kazanamazsınız. Bu ise her şeyden önce insani bir ilişkiyle başlar. Onlara bir çalışan olmalarından önce insan gibi davranarak.

Açık iletişim “anlaşılmaya” da odaklanmalıdır. Bir şeylerin çalışanlara yazılı ya da sözlü aktarılmış olması onun anlaşıldığı ve benimsendiği anlamına gelmez. Bu otorite düşüncesine ters gelebilir, çalışanlara düşen üstlerinin onlardan istediklerini benimseyerek yerine getirmelidir diye düşünebiliriz. Yöneticinin “anlaşılmak” üzerine çaba göstermesi zayıflık belirtisi olarak görülebilinir. Ancak çalışanların sürece katılması, onların düşüncelerinin alınması, yapılması istenilen şeyin gerekçelerinin ve şirkete olan katkısının anlaşılmasını sağlamak ve olası itirazların dikkate alınmasının bir çok kritik faydası vardır.

Öncelikle hiç bir yönetici tüm çalışanların toplamından daha zeki değildir. Çalışanlardan gelen katkılarla bazı düşünceleriniz daha da zenginleşecek ve uygulamanın kalitesini arttıracaktır. Yönetici olarak gözden kaçırabileceğiniz detayların ortaya çıkmasına imkan verecektir. Çalışanlar tarafından sürece dahil oldukları uygulamaların sahiplenilmesi ve korunması sağlanmış olur. Çalışanları bunun için kontrol etme ihtiyacınız azalır. Takım içindeki çalışanlar ortak karardan dolayı kararın uygulanmasında birbirlerini hem motive ederler hem de iç kontrolü sağlarlar.

calisandeneyimi2En önemli faydalarından biri ise “istemli körlüğün” oluşmasını engellemeye yardım eder. Çalışanların düşüncelerine değer verildiğini bizzat görmeleri ve yaşamaları onların şirketi sahiplenmesi ve gelişimine katkı sağlamak için düşüncelerini paylaşma konusunda cesaretlendirir.

Çalışanların şirketlerinin gözünde kendilerini “değerli” hissetmeleri güven ortamının bir diğer bileşenidir. Bu “değer” her şeyden önce yukarıdaki gibi onları karar süreçlerine dahil ederek sürekli beslenir. Bu değerin oluşması ise daha işe alım sürecinde ve oryantasyon aşamasında başlar ve şirkette geçirilen ilk aylarda iyice yerleşir. Çalışanların kendi yeteneklerinin ve ihtiyaçlarının keşfi ve geliştirilmesi konusunda, şirketinin ortaya koyduğu çaba ve özen bunun ilk işaretleridir.

Daha sonraki zamanlarda şirketin sürekli olarak çalışanın gelişimine yaptığı eğitim yatırımları, şirkete sağlayacağı bir çok fayda kadar çalışanın kendisini değerli hissetmesini de sağlar. Değer görme anında karşılığını yaratır, çalışan da şirketine, yöneticisine değer vermeye başlar. Ve şirkette bir güven kültürünün oluşmasına katkı sağlar.

Açıklık, güven için bir diğer kritik unsur olan “dürüstlüğü” de gerektirir. Çalışanlara karşı dürüst olmak hem onlara karşı şeffaf olmayı hem de verdiğiniz sözleri tutmanızı gerektirir. Yöneticilerin sıkıntılarından birisi de çalışanların bahaneleridir. Açıklık ve dürüstlüğün olmadığı ortamlarda bahaneler oldukça popülerdir. Gerek korku gerekse anlaşılamama endişesi ile çalışanlar gerçekleri paylaşmaktan kaçınırlar.

Onlara karşı dürüst olmak çalışanlarından yöneticilerine karşı dürüst olmasının yolunu açar. Çalışanlarına bir takım sözler verdiyseniz ve bunun çoğunu yerine getiremediyseniz aranızdaki güven hızla kaybolacaktır. Güven en çok yaptığınızı söyleyerek ve söylediğinizi yapmakla kurulur.

calisandeneyimi6

Bir çok şirkette manevi atmosferin ağırlıklı olarak korku ve kontrol kültürüyle şekillendiğini görürüz. Korku kültürü, deneyimin en güçlü düşmanlarından biridir. Korkmuş ve istemli körlüğe teslim olmuş çalışanlar, açıkça konuşmaya ve fikirlerini paylaşmaya isteksizdirler.

Korku, inisiyatif alma cesaretini ortadan kaldırır. Çalışanların görev tanımlarına sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece kendilerinden istenileni yapmanın dışına çıkmalarına engel olur. Yaratıcılık, işi zenginleştirme ve kişisel katkı ortadan kaybolur. Çalışanların kendileri olmalarını engeller ve deneyimin kilit unsurlarından biri olan içtenliği ve kalpten gelen coşkuyu ortadan kaldırır.

Geride elinize belki mükemmel tasarlanmış iş süreçlerine harfiyen uyan ama ruhsuz bir çalışan ordusu kalır.

Ürün ve hizmet sunmaktan deneyimin dünyasına geçiş yapacak olan her şirketin, oyuncularını hazırlarken, doğru oyuncuları seçmek ve eğitimlerle onların yeteneklerini geliştirmek kadar oyuncuların içinde yaşadığı manevi atmosfere de özen ve ilgi göstermesi gerekir. Müşteri odaklı, hatta her şeyden önce insan odaklı bir şirketin güven, dürüstlük, karşılıklı saygı ve yardımlaşma üzerine kurulu bir atmosferi yaratması için, odağına koyduğu “insana” hak ettiği değeri göstermesi yeterlidir.

calisandeneyimi4

İnsan odaklılık “niyetle” başlasa da en çok şirket içi uygulamalarımızda sergilediğimiz davranış ve tutumlarımızla hayat bulur. “Şirketinizi sevin” diyerek çalışanlardan isteyebileceğimiz bir şey değildir sevgi. Sevgi daha çok bir sonuçtur. Şirket olarak bu sevgi ve bağlılığı yaratacak olansa güven ve adaleti tartışmasız ve istisnasız olarak tüm şirket çalışanlarına sağlamak ve onlara insanın hak ettiği değeri ve saygıyı her koşulda göstermektir.

Tüm bunlar şirket olarak, çalışanların içinde yaşamaktan mutlu oldukları bir manevi atmosfere kavuşmamızın anahtarlarıdır. Bir çok bilimsel araştırmada da ortaya çıkarıldığı gibi, çalışanların şirketlerinden en çok bekledikleri de budur.

Şirketler çalışanlarına nasıl davranırlarsa çalışanlar da işlerine ve müşterilerine aynı doğrultuda davranacaklardır. Belli sınırları kontrol edebiliriz, işlerin yapılış şeklini ve standartlarını denetleyebiliriz. Ancak işin niteliğini çoğunlukla belirleyecek olan yeteneğin ve kişisel katkının, iş süreçlerine tümüyle dahil olmasını ancak çalışanların tutku ve coşkusuyla sağlayabiliriz. Tutku ve coşkunun hayat bulması ve şirketin çekirdek ideolojisine tam bir adanmışlık içinse çalışanların ruhlarını harekete geçiren bir çalışan deneyimine ihtiyacımız var.

Hayranlık uyandıran bir müşteri deneyimi yolculuğunu sağlayacak olan en çok da böylesine bir “çalışan deneyimi”nin yaratacağı adanmış ve tutkulu çalışanlardır.

Bu yazı Ercan Kalit tarafından kaleme alınmıştır.

Yuvako Yeni Hizmeti Alıcı Danışmanlığını Hayata Geçirdi 0

Gayrimenkul sektörünün dijitalleşmesinde lokomotif görevi gören Yuvako büyümesini ve yatırımlarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. 2016 yılının Ekim ayında kurulan Yuvako çok kısa bir sürede büyük bir ivme yakalayarak gayrimenkul sektörünün önemli isimlerinden biri olmayı başaran Yuvako her ay 4 milyon kişiye ulaşma başarısını yakalamış durumda.

Yuvako’ya dair diğer önemli veriler ise şu şekilde;

-Yuvako’nun portföyünde 1000’in üzerinde ev bulunuyor.

-Yuvako’ya İstanbul’da 6binin üzerinde kişi ev alım, satım ve kiralama talebiyle başvuru da bulundu. Bu veri teknoloji, verimlilik ve start up zihniyeti sayesinde şimdiden yaklaşık 150 emlakçının yaptığı işi küçük bir ekip ile Yuvako’nun yapabildiği anlamına geliyor.

-Yuvako’nun evleri 160 bin defa 3D ortamda gezildi.

-İstanbul’un dışında yurt dışında ev almak isteyen kişiler için Miami ve Kıbrıs’ta ev satışına başladı.

-Projelerini daha hızlı satmak isteyen 15 adet inşaat firmasına da hizmet vermeye de başladı.

Tüm bu gelişmelerin ardından Yuvako sektörde yine adını duyuracağı bir yeniliğe imza atarak sadece Yuvako’da bulunan ‘Alıcı Danışmanlığı’ hizmetini müşterilerinin kullanımına sundu.

Peki nedir bu Alıcı Danışmanlığı?

Alıcı Danışmanı hizmet almak isteyen kişiye objektif olarak danışmanlık yapan bir sistem. Klasik olarak tabir ettiğimiz emlakçıların daha çok ev sahibinin yanında olarak elindeki evi bir şekilde müşteriye satma çabasının müşterinin zararına olarak sonuçlandığı iç görüsü ile ortaya çıkmış bir hizmet aslında. Yuvako da müşterilerinin zarara uğramaması adına bu sistemi geliştirmiş durumda.

Yuvako Alıcı Danışmanları: 

  • Odaklarına alıcının ihtiyaçlarını ve isteklerini koyar.
  • Onları hayal ettikleri yuvaya ulaştırmak için Yuvako teknolojisi ile tüm piyasayı anlık şekilde takip eder. Hiç bir ev sahibine bağlı olmadan, uygun fırsatları sizin için yakalar.
  • Beğendiklerinizi evinizin rahatlığında 3D şekilde gezmenizi sağlar.
  • İstediğiniz evi en iyi fiyata alabilmeniz için bağımsız değerleme raporlarını kullanır, profesyonelce pazarlık eder.
  • Baştan sona tüm süreçte, siz arzu ettiğiniz evi en iyi şartlarda satın alana dek yanınızda olur. En önemlisi, bu hizmet için cebinizden hiç bir ek masraf çıkmaz.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link