Google Analytics’de Düzenli İfadeler (Regular Expression) Nasıl Kullanılır?

yazaraykutalcelikGoogle Analytics’de en az bilinen konulardan birisi de düzenli ifadelerdir. Düzenli ifadeler kavramı kulağınıza pek tanıdık gelmemiş olabilir. Bunları daha çok orjinal isminde biliyoruz, konumuz RegEx yani Regular Expression. Bu konu oldukça karışık gibi görünse de aslında o kadar da zor değildir. Semboller özellikle de matematik sevmeyenlere her zaman kafa karıştırıcı gelmiştir. Ama bu yazımızdan sonra bu konuyu hemen herkes için çözmüş olacağımızı düşünüyorum. En azından elinizin altında bir rehber olarak tutup, sıkıştığınız zamanlarda yardım alabilirsiniz.

Regex’ler özellikle kapsamlı filtrelemeler yapmak ve karmaşık sayfaları takip etme de oldukça işinize yarayacak.

advancedsearch

1) .(nokta) karakteri herhangi tek bir karakter için kullandığımız semboldür. Ali. ifadesi Ali1, Ali2, Ali3 vs ile eşleşir fakat Ali20 ile eşleşmez. Çünkü 20 iki karakterden oluşmaktadır. Ne demiştik? Nokta karakteri sadece tek bir karakter için kullandığımız semboldür.

Ali.. ifadesi ise Ali10, Ali20, Ali30 vs ile eşleşir. Ali300 ile ise eşleşmez. Çünkü her bir nokta tek bir karakteri temsil eder. 300 ise üç karakterden oluşmaktadır. Eğer noktayı sembol yerine nokta olarak kullanmak isterseniz de noktadan önce ters eğik çizgi kullanmanız gerekir. Örneğin analytics hesabınızda şirket içi trafiği filtrelemek istiyorsanız I.P. adreslerini hariç tutmanız gerekir. Bu durumda da noktayı, nokta olarak kullanmanız gerekecektir. Bunun yolu da nokta ifadesinden önce ters eğik çizgi \ kullanmaktır.

171.216.181.444 gibi.

exclude-ips

2) ? (soru işareti) kendinden bir önceki elemanı yok sayar ya da kendinden önceki elemanlarla eşleşir. (Yukarıdaki örnektede bahsettiğimiz gibi soru işaretini, soru işareti olarak kullanmak istiyorsak, karakterin öncesinde ters eğik çizgi \ kullanmanız gerekir. (karışık bir cümle olduğunun farkındayım :) )

12? İfadesi 1 ile ve 12 ile eşleşir.

AB? İfadesi A ile ve AB ile eşleşir.

3) {} ifadesi önceki elemanın sayısını ölçer. 85{2} ifadesi sadece 855 ile eşleşir (burada 2, önceki elemandan, yani 5’ten, iki tane olduğu anlamına gelir)

85{1-3} ifadesi 85, 855, 8555 ile eşleşir ama 85555 ile eşleşmez.

4) [] Kapalı parantez, bir karakter kümesindeki bir eleman ile eşleşir. [1-9] ifadesi 1 ve 9 arasındaki herhangi bir rakam ile eşleşir. ^ kümeyi olumsuzlar yani ters küme yapar. ^[1-9] ifadesi 1 ve 9 arasındaki herhangi bir rakam ile eşleşmeyecektir.

5) * (yıldız) ifadesi, kendinden önceki karakteri yok sayar ya da kendinden önceki karakterin tekrarlarıyla eşleşebilir.

98* ifadesi, 9, 98, 988, 9888, 98888 vs ile eşleşir.

AB* ifadesi A, AB, ABB, ABBB, ABBBB vs ile eşleşir.

screen-shot-2015-02-19-at-2-36-11-pm

6) () ifadesi içerikleri bir eleman olarak gruplamanızı sağlar, | ise gruplanmış elemanları birbirinden ayırır.

(A.B.|AB| a.b.|ab) ifadesi A.B., AB, a.b., veya ab ile eşleşir.

7) Seriye başlamak için ^ ve dizginin sonunu işaretlemek için $ kullanarak bir karakter dizgisini eşleştirebilirsiniz.

^Ali ifadesi ‘Ali koş’ ile eşleşir fakat ‘Koş Ali’ ile eşleşmez, çünkü ‘Ali’ ile başlamaz.

Koş$, ‘Ali Koş’ ile eşleşir fakat ‘Koş Ali’ ile eşleşmez, çünkü ‘Koş’ ile sona ermez.

^Ali Koş$ sadece Ali Koş ile eşleşir

8) + (artı) Kendinden önceki bir veya daha fazla önceki karakter ile eşleşir.

98+ ifadesi 98, 988, 9888, 98888 vs. ile eşleşir.

AB+ ifadesi AB, ABB, ABBB, ABBBB vs. ile eşleşir.

9)| (düz çizgi) ifadesi en basit tabirle veya anlamına gelmektedir.

Örneğin; elektronik|buzdolabı ifadesi içerisinde elektronik, buzdolabı veya her ikisinin de geçtiği her şey ile eşleşir.

Elektronikbuzdolabı

Elektronikceptelefonu

Siemensbuzdolabı

Sadece okuduğunuz zaman bu semboller ve kullanımları karışık gelmiş olabilir, fakat bunlarla ilgili bazı örnekler yapmaya başlayıp sonuçları inceledikçe daha anlamlı gelmeye başladığını göreceksiniz. Hadi biraz elleri kirletelim! :)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Neyin Nesi: Vidyou ile Ürünleriniz için saniyeler içinde video hazırlayın

Pazarlamada altın kurallardan biri kullanıcının gözüne hitap etmektir. Kullanıcı ürünün özelliklerini uzun uzun okumaktansa resim veya video üzerinden alacağı kıyafeti, evi yada her hangi bir ürünü görsel olarak incelemek istiyor. Hatta günümüzdeki satışların %64’ü video reklamını izledikten sonra direkt satın alma ile sonuçlandırılıyor.

Zaten vakti olmayan, işini hızlıca halletmek isteyenlerin tercihidir online pazaryeri. Bu platformlarda zaman kaybetmek, uzun uzadıya ürünü metinler ile incelemek hem alıcının ilgisini hem de satıcının satış oranını düşürür.

Bu sebepten de web sitelerinde her ürün için ayrı ayrı video yapma derdini ortadan kaldıran, otomatik bir video pazarlama sistemi sunan bir platform var; vidyou

Tek cümleyle nedir vidyou ?
Online olarak satış yapan her şirketin ve pazarlama ekibinin video pazarlamasını hızlı ve kolayca yapan bir sistem.

 

Nasıl kullanılır?

Sisteme kayıt olduktan sonra önce ürün teması seçiliyor, bu temalar üzerine müzik eklenip renkleriyle oynanabiliyor. Daha sonra ürün bilgilerini vidyou sistemi ile eşleyebiliyoruz yada API ile tercihe göre XML veya Excel ile de yükleme yapılabiliyor. Ardından vidyou nun oluşturduğu videoyu aynı anda Facebook, İnstagram ve türlü sosyal medya platformlarında yayına alabiliyoruz.

En  güzeli kullanıcılara kendini özel hisettiren, oluşturulan videolara müşterilerin isimlerinin yüklenebilmesi. Bu sayede daha kişiselleştirilmiş video-mailing oluşturulmuş oluyor.

vidyou’nun avantajları nelerdir ?

 vidyou insight özelliği ile kullanıcılar videolarının kimleri tarafından izlendiğini ve performansını ölçebiliyorlar. Üstelik videoyu izleyenlerin lokasyonuna cihaz bilgisine ve birçok bilgisine ulaşıp, hedef kitlenin alışkanlıkları doğrultusunda pazarlama stratejileri geliştirmek vidyou ile çok basit.

Ayrıca ürünlerin stok durumu, fiyatları ve daha bir çok özelliği güncellendiği zaman, tek tek girip videoları düzenlemek gibi bir derdiniz de olmuyor çünkü vidyou hepsini otomatik yeniliyor.

E-ticaret, gezi/otel/havayolu, gayrimenkul,oyun, finanas, medya ve daha bir çok online satış/pazarlama yapan sektör için videolar ile müşteriye ürünün pazarlamasını yapmak vidyou ile artık sadece saniyeler içerisinde ve teknolojik bir yatırım gerektirmeden oldukça kolay.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yalancı Çoban Hikayesine Dönen Anti-Bildirim Çağı

Teknoloji henüz bu kadar hayatımızın içine yerleşmemişken, onu kullanıp kullanmama ya da maruz kalma süremiz hakkında kendimizi, inisiyatif sahibi olarak görebilirdik. Ancak kabul edelim ki artık, günde yüzlerce mesaja maruz kalmamızı sağlayan bildirimler sayesinde onu ne kadar kullanacağımız ve etkileşimde bulunacağımız konusunda kararı tamamen teknolojinin kendisi veriyor.

Elbette bu noktada teknolojiyi suçlamak çok kolay, ancak sorunun kalbinde salt teknolojinin olmadığını da bilmemiz ve kabul etmemiz gerekiyor. Aslında teknoloji, ne iyidir ne de kötü. Çünkü o, tamamen sizin kullanımınıza göre şekillenir. Fakat şu an görünen o ki durum, kontrolümüzden tamamen çıkmış gibi duruyor. Bu feci gürültü yığını dünyayı konuşmadan önce, dilerseniz bu evrimi nasıl gerçekleştirdiğimize göz atalım.

1971’de, Massachusettsli bir bilgisayar programcısı olan Raymond Tomlinson, günümüz dijital kültürünün kritik bir köşe taşı haline gelebilecek büyük bir görevi geliştirmekle yükümlüydü. ABD hükümeti tarafından desteklenen internetin ilk versiyonu olan ARPANET üzerinde çalışırken, Tomlinson’un kullanıcıların birbirlerine mesaj göndermesine izin vermenin bir yolunu bulması gerekiyordu. Buluşundan önce, mesajlar yalnızca hesapları aynı bilgisayarda olan kullanıcılara gönderilebiliyordu. İşte bu durum, Tomlinson’un şimdi hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan “@” sembolünü keşfettiğinde tamamen değişti. Bu akıllıca ekleme, kullanıcıların alıcıların adlarını kullandıkları makinenin adından ayırmasına izin verdi.

E-posta talebinin artması, kısa bir süre sonra, e-postaların gönderilmesi ve alınması için küresel standart haline gelen basit posta aktarım protokolünün (SMTP) oluşturulmasına yol açtı. İlk zamanlar, yaygın bir şekilde kullanılmadı çünkü o zamanlar çok az sayıda kullanıcı sürekli olarak internet erişimine sahipti. Bu devrim aslında, ilk internet özellikli telefonlar yani akıllı telefonlar, pazara ulaştığında tam anlamıyla “start” verdi.

Zamanla, bu bildirimlerin ardındaki zil simgesi hızla basit bir fikrin temsilcisi haline geldi: “Senin için yeni bir şey var. Sen. Sen. Sen.”

2003 yılında Research In Motion (RIM), son kullanıcı ürününde push bildirimini başarılı bir şekilde ticarileştiren ilk şirket oldu. Onların amiral gemisi telefonu olan BlackBerry, yeni bir e-posta aldığında kullanıcıları hemen haberdar etme yeteneğine sahip ilk akıllı telefon olma özelliği taşıyordu. Bu sadece kullanışlı bir özellik değildi aynı zamanda BlackBerry’nin iş dünyasında kitlesel kabulü için kritik bir neden ve markaların uyanışının da başlangıcı oldu.

Rakiplerin bildirimlerin yarattığı itici etkiye sahip potansiyeli fark etmeleri uzun sürmedi. 2008 yılında, geliştirici topluluğuna olan ilginin artmasından sonra Apple, Apple Push Notification Service (APNS) adı altında kullanıma açtı. Bu, iPhone’un kendisinden bu yana mobil işletim sistemlerinde yaptığı en önemli değişikliklerden biriydi.

Zaman içinde bildirimler, sadece akıllı telefonların önemli bir parçası haline gelmedi. Bildirimler artık hayatımızın her alanına nüfus etti: işletim sistemlerinden, uygulamalara ve sonuç olarak web sitelerinin kendilerine kadar sanal dünyada varlığını sürdüren her şey bildirimlerle adeta “ben de buradayım” demenin yollarını buldular. Zamanla, bildirim simgesinin anlamı çok basit ve hayatımızı tamamen ele geçiren bu formun ana fikrine evrildi: Senin için yeni bir şey var.Sen. Sen. Sen.

“Sen” “yeni” kavramı ile birleştiğinde, teknoloji tarihinin en güçlü dopamin kokteyllerinden birini yarattı. Bizler de yalnızca bizim için sunulan bu yeni kokteylleri bayılarak yudumladık. Bu kişisel sistem dikkat ekonomisinde radikal bir değişimin de mimarı oldu: son derece kişiselleştirilmiş içeriği anında sunmak.

O andan itibaren her marka bilgi akışımızda bulunmak istedi. Ardından sahneye yeni bir bildirim türü de dahil oldu. Dikkat yarışması gittikçe daha şiddetli hale geldikçe, büyük oyuncular platformlarına katılımı artırmak için yeni taktikler kullanmaya başladılar. En çok kullandığımız sosyal medya platformlarında, belki de yıllardır görüşmediğimiz arkadaşlarımızın avokado tost resimlerini beğendiklerinden dahi haberdar olmaya başladık. İşte bu yeni bildirim türü, bugüne kadar gördüklerimizden çok daha farklı. Onlara aslında “anti-bildirim” adı veriliyor.

Anti-bildirim olmalarının nedeni, artık gerçekten önemli olan bir şeyi haber vermenin çok ötesine geçmelerinden kaynaklanıyor. Bu bildirimler, o kadar çok hale geldi ve sıradanlaştı ki gerçekten önemli olan ve dikkatimizi çekecek mesajlara bile duyarsız hale geldik. Bu yeni anti-bildirim’lerin tek amacı, “sen” değil. Bu yeni bildirimler herkes için çalışıyor. Dahası önceleri yalnızca bizim ilgimizi çekmek için kullanılan bildirimler, şimdilerde hepimizi sürekli bağlı tutma amacını taşıyor. Bugün, web sitesini kazara ziyaret ettiğiniz marka bile, sizi içerikle bombalamak için izin istiyor. Gelinen noktada bunca mesaj yükünü artık kimse taşıyamıyor dahası taşımak da istemiyor. Yine de bildirimleri üreten markalara ve sosyal medya platformlarına hayır deme aşamasını çoktan geçmiş bulunuyoruz.

Ancak belli ki görünürde bunun da bir sonu bulunuyor. Giderek daha fazla mesaj gürültüsünü kaldıramayacağımızı hissettiğimiz noktada, anti-bildirimler de etkilerini kaybetmeye başlayacaklar. Çünkü anti-bildirimler, Aesop masalındaki yalancı çobanın, her gün kurdun koyunlara saldırdığını söyleyerek köy halkını kandırması hikayesine dönüşmüş durumda. Kurt gerçekten koyunlara saldırdığında çoban köylüyü uyaracak ama sonuçta kimse onu dinlemeyecek!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link