Endonezya’daki Uber Maceram

Geçen hafta Endonezya’nın sevilen tatil adası Bali’deydim. Gitmeden önce havaalanından otele nasıl gideceğimizi araştırırken Uber geldi aklıma. Uber ile havaalanı-otel arasını hesapladığımda 25-30 km’lik yola 35 TL civarı bir tutar çıktı karşıma. Benzinin litresinin Endonezya’da 3-3,5 TL’ye geldiğini bildiğim için buna ihtimal verdim ama yine de pek emin olamadığım için bir taksicinin numarasını alarak Whatsapp’tan yazdım. Fakat o da nedir? Taksici Uber uygulamasının sunduğu tutarı hiç beğenmedi. “O kadar yolu, o kadar para için gidemem.” dedi. Bu da beni bayağı şaşırttı.

Bali’ye vardığımda Uber çağırdım ve yine aynı diyalog ile bu sefer yüz yüze karşılaştım. Uber taksicisi 300.000 rupi istedi. O zaman, “Neden uygulamada 125.500 rupi görünüyor ve siz neden bunu bile bile geliyorsunuz?” diye sordum, cevap alamadım. Hakikaten, uygulama ile yaklaşık tutarı görerek bir taksi çağırıyorsunuz, gelen taksici tutarı beğenmiyor ve “Uber’i kapatalım, bu tutara götüremem. 300.000 rupi istiyorum.” diyor.

O zaman neden Uber ile çalışıyorlar veya Uber neden tutarları taksicilerin de kabul edebileceği şekilde güncellemiyor, hiç anlam veremedim. Türkiye’de herhangi bir girişim bu şekilde çalışıyor olsa tutunması çok çok zor olurdu. Sıkıntılı durumlar var belli ki, çünkü Bali’de sık sık aşağıda yer alan resimdeki gibi uyarılarla karşılaştım. Uber’e ve ona benzer bir diğer girişim olan Grab’e karşı bir tutum var.

Uber, bu şekilde var ile yok arasında bir konumda kalınca, stabil olmayan bir hizmet vermeye çalışınca eminim ülkeye gelip Uber kullanmaya çalışanların gözünde doğru bir konumlandırmada da olamıyor. Elbette bu da kendi ülkelerindeki Uber kullanımını olumsuz etkileyebilir. “Uber’i kullanmayın” tabelaları neden asılıyor Bali’de? Çünkü asıl mesleği taksicilik olan insanlar muhtemelen işlerini yapamıyorlar.

Bu durumda Uber ne yapabilir? Yetkililerle ve taksicilerle bir araya gelip belki onları da sisteme dahil ederek ortak bir çözüm bulabilirler. Çünkü, dördüncü sanayi devriminin etkisini en hızlı hissettirdiği konulardan olan paylaşım ekonomisi gelecekte birçok alanda etkili olacak, şahsi araç satın almak bile paylaşım ekonomisine orta vadede yenik düşecek. Şimdiden bu girişimleri kullanmayın diye uyarmaya çalışmak, aslında geleceğe karşı ayak diremekten öte değil. O yüzden değişimi kabul ederek uzlaşı içinde ortak çözüm üretebilmek en iyisi.

Paylaş
Eren Caner 1985 yılında Ankara’da doğdu. 1 seneden fazla bir süredir Doğan TV’nin sosyal medya odaklı dijital iletişim yöneticisi olarak çalışıyor ve CNN TÜRK’te yazılar yazıyor.

Bir Cevap Yazın