Cost Per Action (CPA) Değerini Nasıl Düşürürüz?

yazaraykutalcelikDijital Pazarlamanın geleneksel pazarlamaya göre en belirgin avantajlarından birisi de kampanyaların performanslarının tam anlamı ile ölçülebilir olmasıdır. Ne aldık ve ne verdik noktasında net sonuçları görmek mümkündür. Dijital kampanyalardaki genel performans ölçütleri CTR (tıklanma oranı), CPC (tıklama başına maliyet), ROI (yatırım getirisi) ve CPA (edinme başına maliyet) gibi değerlerdir.

Dijital performans pazarlamacıları olarak bu değerleri optimize etmek için yoğun mesai harcarız. Bu yazımızda CPA çalışmaları için neler yapabiliriz, incelemeye çalışacağım. CPA değeri azaltmamız gereken bir değerdir. CPA değeri ne kadar az ise, dönüşüm olarak belirlediğimiz unsuru o kadar düşük maliyetle elde etmiş oluruz. Bu da karlılığımızı arttırmak adına önemli bir hamledir. CPA’yi düşürürken dikkat etmemiz gereken en önemli noktalardan biri, dönüşüm hacmini yitirmemektir. Yani 3 TL maliyetle 100 dönüşüm elde ederken bu maliyeti 1 TL’ye düşürüp 10 dönüşüm elde ediyorsanız çokta doğru bir optimizasyon yapmıyorsunuz demektir. Hacmi çok küçülttüğünüzde dönüşüm maliyetlerinizin azalması ve dönüşüm oranlarınızın yükselmesi bir optimizasyonun sonucu değildir. Matematiksel olarak doğal bir sonuçtur.

Şimdi CPA değerini azaltmak için neler yapabiliriz inceleyelim;

CPA değerinizi azaltmak için şehir özelinde hedeflemeler yapabilirsiniz. Örneğin İstanbul ve İzmir’de CPA değeriniz 5 TL iken Bursa ve Aydın’da 15 TL ise, bu şehirlerdeki bütçenizi kısıp (bu şehirler özelinde değişik promosyonlar düzenlemekte denenebilir) CPA değerinizin daha düşük olduğu şehirlere aktarıp oralardaki hacminizi arttırmayı deneyebilirsiniz. Bu hamle dip toplamdaki CPA değerlerinizi de düşürecektir.

Gün içerisinde saat dilimlerine ve günlere göre performansınızı mutlaka analiz etmelisiniz. Pazar günleri CPA değerinizin çok yükseldiğini tespit ettiyseniz, bu güne özel promosyonlar deneyebilirsiniz. Örneğin Pazar günü yapılan alışverişlerde kargo bedava kampanyası ya da aynı gün kurye ile teslimat gibi o güne özel aksiyonlar dönüşümlerinizi yükseltip CPA değerinizi azaltabilir.

Promosyonların işe yaramadığı ya da size maliyetinin getirisinden fazla olduğu durumlarda (sonuç olarak promosyonlarda dönüşüm maliyetinize eklenecektir) o güne ait reklam harcamalarınızı diğer günlere dağıtmayı deneyebilirsiniz. Aynı aksiyonları günün belirli saatleri için de alabilirsiniz.

Örneğin saat 18:00-20:00 arasında CPA değerlerinizin çok yüksek olduğunu tespit edebilirsiniz. Bu saat aralığında insanlar genellikle mesailerini bitirmiş ve yolda olacaklardır ya da akşam yemeği öncesinde olacaklardır. Bu zaman aralığında kullanıcılar özellikle mobil cihazlardan aramalarına ve site ziyaretlerine devam edecek fakat bunlar satışa dönüşmeyecektir. Bu saat aralığında mobil cihaz hedeflemelerinizi kaldırabilir, desktopta da özellikle AdWords tekliflerinizi düşürebilirsiniz.

AdWords-schedule-bid-adjustments

Hacim bizim için oldukça önemlidir kaldı ki, gerek hafta sonu gerekse de CPA değerlerinin yüksek olduğu saat dilimleri sonraki gün ve zaman dilimlerine destek sağlıyor olabilir. Bu sebeplerle özellikle desktop için reklam çalışmalarınızı tamamen kapatmak yerine AdWords, Facebook vb kanallarda tekliflerinizi kademeli olarak düşürmenizi öneriririm. Özellikle CPM çalıştığınız display mecralar için ise yayın kesme düşünülebilir.

Açılış sayfalarınızı da doğru seçmeniz ve optimize etmeniz de CPA değerleriniz üzerinde doğrudan etkili olacaktır. Ücretli trafiğinizi yanlış bir sayfaya yönlendirirseniz, kullanıcının aradığına ulaşması zorlaşacak bu da CPA değerinizi yükseltecektir.

landing-page-optimization-checklist

Alınabilecek bazı aksiyonlarla örneklendirmek isterim;

AdWords search özelinde Arçelik Buzdolabı araması yapan bir kullanıcıyı ana sayfa ya da tüm markalara ait buzdolaplarının sergilendiği listeleme sayfasına yönlendirmemelisiniz. Arçelik 2470 Nex buzdolabı araması yapan kullanıcıları da bütün Arçelik buzdolabı modellerinin listelendiği bir sayfaya kesinlikle düşürmemelisiniz.

Kullanıcı yaptığı arama ile birebir eşleşen sayfaya yönlendirilmelidir. Reklamınıza tıkladıktan sonra gittiği sayfada ürünü sepete ekleme dışında başka bir hamleye ihtiyaç duymamalıdır. Daha jenerik aramalar için de aksiyonlar alabilirsiniz. Örneğin en ucuz buzdolabı aramasını kampanyalı ya da indirimdeki buzdolaplarının olduğu bir sayfaya yönlendirebilirsiniz. Sitenizde gerekli filtreleme özellikleri mevcutsa, ürünleri ucuzdan pahalıya listeletip bu sayfaya da yönlendirme yapabilirsiniz.

Ekran Resmi 2016-09-05 00.46.05

Sattığınız buzdolaplarının bazılarında kampanya yaptığınızı bunun için de özel bir sayfa hazırladığınızı düşünelim. Facebook ve bazı display mecralarda da bütün trafiğinizi bu sayfaya düşürdüğünüzü. Bu yanlış bir hamle olabilir, bazı ürünlerinizde kampanya olması diğer ürünlere duyulabilecek ilgiyi ortadan kaldırmayacaktır.

Kampanya sayfanızdaki ürünlere talep düşündüğünüz kadar yüksek olmayabilir. Bu durumda tüm yazılarımda da vurguladığım gibi test sürecine girmelisiniz. Kullanıcıların %50’sini kampanya sayfasına %50’sini de tüm ürünlerin listelendiği sayfaya düşürmelisiniz. Tüm ürünleri listelediğiniz sayfaya da bir kampanya duyurusu ve yönlendirmesini mutlaka eklemenizi öneriririm. Yeterli veriyi elde ettikten sonra da trafiği hangi sayfaya yönlendireceğinize karar verebilirsiniz.

Belki genel sayfada çok fazla ilgi gören bir ürünü tespit edebilir bunu da kampanya sayfanıza ekleyerek dönüşümlerinizi arttırıp CPA değerinizi düşürebilirsiniz. Unutmayın sürekli test süreçlerine girmeli ve en doğru veriyi elde edene kadar çok keskin aksiyonlar almamalısınız.

Mobil cihazlardan gelen trafik son yıllarda katlanarak arttı. Fakat dönüşüm oranları için aynı şeyi söyleyemeyiz. Yapılan analizlerde desktop ve mobil arasındaki paslaşmaların etkisi kayda değer görünüyor. Yani bir kullanıcı Google aramasını mobil üzerinden yapıp, satın alma işlemini desktop üzerinden tamamlayabiliyor. Daha nadir de olsa tersi durumda gerçekleşebiliyor. Fakat bunun gerçekleşmesi için gerçekten iyi bir mobil siteniz olması gerekli.

İyi bir mobil siteniz yoksa, mobili sadece Google search için kullanmanızı bunu yaparkende tekliflerinizi olabildiğince düşük tutmanızı öneririm. Mobil sitesine güvenenler de desktop için bütçe sıkıntısı yaşamadıkları durumda mobili kullanmalı burada da tekliflerini kontrol altında tutmalıdır. Tabii ki tüm bu söylediklerim CPA değerlerinizi azaltmak üzerine stratejiler. Yoksa mobilin etkisi günden güne artmakta ve bu mecralara da yatırım yapmak gerekmektedir. Sadece mobil cihazları kullanan bir kitlenin de var olduğunu ve bunlarında değerli kullanıcılar olduğunu unutmamak gerek.

mobile-ads-best-practices-settings

Örneğin İOS kullanıcılarının sepet ortalamasının genellikle yüksek çıktığını söyleyebilirim. CPA değeri yüksek olmasına rağmen ROI anlamında çok daha pozitif olabilir bu kullanıcılar. Bu yüzden bu müşterileri de tamamen kaybetmemeliyiz.

Sonuç olarak, CPA değerlerinizi düşürmek için bol bol test ve analiz yapmanızı, tüm ekip üyelerinin fikirlerinden faydalanmanızı (herkesin her zaman için gözden kaçırdığı şeyler mutlaka olabilir), aldığınız aksiyon ve sonuçlarını mecra özelinde değerlendirmenizi öneriririm.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

2 Comments

  1. Çok verimli bir yazı,

    Mobil saatlerinde yani iş çıkışında mesela ben özel kampanya yapıp reklam bütçemi burada kullanıyorum ve işe yarıyor. Burada verdiğim/sunduğum bir kupon kodu varsa da bunu mutlaka kullanıyorlar.

    Saat bazlı çalışmada ben daha ilginç bir şey denedim dönüşüm oranının en yüksek olduğu saat aralığını aldım ve tamda burada kargo bedava kampanyası yaptım CR 6 katına çıktı.

    Oturum ve CR’nin en düşük olduğu zaman aralıklarında da denedim tabi ki yani gece kampanyaları gibi, gelen trafik bakıp gidiyordu bende bu trafiği alışverişe yönlendirmeye çalıştım.

    Şehir bazlıyı direk deneyeceğim bakalım ne dönüş olacak. Benzeri çalışmalar yapmıştım ama ben sepet ort. yüksek olan şehirlere pahalı ürün kampanyaları sunmuştum.

  2. Hakan Selam,

    Kusura bakma yorumu yeni gördüm. Değerli yorum ve katkıların için çok teşekkürler. Çok güzel ve denenebilecek örnekler bunlar, yazının okuyucuları kaçırmamıştır umarım.

Bir Cevap Yazın

Sadakat Programlarında Geçmişten Günümüze Türkiye

Türkiye’ de Sadakat Programlarının temeli, Interlink Şirketler Grubu tarafından 1991 yılında atılmış bulunmakta. 1987 yılında %100 yerli sermaye olarak kurulan Interlink, ilk senelerinde Direkt Pazarlama yöntemiyle çoğunluğu elektronik olan ürünler satmaktaydı. Bu süreçte de Takse, TV Satış Kanalı, Kredi Kartı Taksitlendirme gibi Türkiye’ nin birçok kayda değer ilkini gerçekleştirdi. Bu ilklerden en önemlisi ise Sadakat Programları oldu. O zamanların büyük bankalarından olan Pamuk Bank’ ın Pamuk Para projesi, banka ve Interlink ortak çalışmasıyla hayata geçti. Şimdiki dijital sistemlerin aksine, o günün teknolojisiyle bütün imkanlar kullanılarak yapılan bu projede müşteriler, kredi kartı ekstrelerinin ekinde o ay yapmış oldukları harcamalarından kazandıkları puan miktarlarını görmekteydiler. Kendilerine dağıtılan basılı hediye kataloglarında da hangi hediyenin kaç puan olduğunu görüp, puanları istedikleri hediyenin puanına ulaştığında siparişlerini vermekteydiler. Bu siparişleri katalogların arkasında bulunan Hediye Talep Formlarını doldurup göndererek yapmaktaydılar. Hediyelerin seçilip kataloglara yerleştirilmesinden katalogların oluşturulup basılmasına, hediyelerin tedarik edilip gönderilmesinden ürün veya kargoda çıkan herhangi bir problemle ilgilenmeye kadar Pamuk Para projesinin tamamı Pamuk Bank – Interlink ortak çalışmasıyla yönetilmekteydi. 

Pamuk Para projesinin katkılarını gören diğer bankalar da hemen bu işe girmek istediler. O yıllarda aynı işleyiş içlerinde Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Akbank’ ın da olduğu 22 bankaya daha uygulandı ve Türkiye’ de Sadakat Programları gerçek anlamda ilk bankalar kanalıyla başlamış oldu. Takip eden yıllarda ise farklı sektörlerden firmaların, Puan Sisteminin bankalara yarattığı katma değeri görmesi çok uzun sürmedi. Bankalar kanalıyla onlar da bu sistemi uygulamak istediler ve Puan Sistemi onlara da açıldı. İşte o zaman, Türkiye’ de Sadakat Programları çığ gibi büyüdü. Puan Sistemi her sektörden çeşit çeşit firmaya uyarlandı ve gerek B2B, gerek B2C birçok markanın müşterisi (Bakkallar, Sigorta Acenteleri, Lastik Bayileri, Satış Temsilcileri, Son Tüketiciler, Boya Ustaları vb….) ilgili markalardan yaptıkları alımlar karşılığında puanlarını kazanıp hediyelerini sipariş etmeye başladılar ve bu müşterilerin marka sadakatleri arttı. 

Günümüzde büyük bir marka olmanın ilk kurallarından biri bir Sadakat Programı yürütüyor olmak. Bir marka ne kadar uzun yıllar bir Sadakat Programı yürütüyorsa o kadar fazla ve sağlıklı veriye sahip oluyor. Bu veriler Know – How ve Big Data konularında büyük avantajlar sağlamakta. Günümüzde markalar, hem kendi verilerinden yararlanarak, hem de ilgili kuruluşlardan yardımlar alarak yeni bir programa veya kampanyaya başlamadan onun başarılı olup olmayacağını görebilmekte. Tabii bunun için en başında iyi analizlerle bir yerden başlanması, sonrasında alınacak aksiyonlarda ise bu başlangıçtan yola çıkılması gerekmekte. İlk kampanyanızın başarılı olması tabii önemli ama başarısız olsa bile bir sonraki kurguyu ona göre değiştirmek önemli. 

Peki günümüzde Sadakat Programlarının geldiği son nokta nedir? Aslında Sadakat Programları temelinde bir oyundur. Belli kriterleri yerine getirir ve sondaki havuca ulaşırsınız. Bu havuca ulaşmak için aslında yıllarca kullanılmış tek kriter satın alma işlemiydi. Satın almanı gerçekleştir, puanını kazan ve hediyeni sipariş et. Daha sonralarda teknolojinin de gelişmesiyle araya başka kriterler girdi; İzle Kazan, Oyna Kazan, Kendini Göster Kazan vb. Bu aksiyonların hepsinin de genel adına “Gamificition (Oyunlaştırma) dendi. Oyunlaştırma, şu anda Sadakat Programlarının geldiği son nokta diyebiliriz. Burada kafalar biraz şöyle karışabilir; zaten Sadakat Programlarına temelde bir oyun demiştik, şimdi içindeki modüllere de mi oyun diyoruz? Ben buna aslında Sadakat Programları özünü buldu demek istiyorum. Artık firmalar diledikleri her kritere puan verebilir konumdalar. Buna en iyi örneklerden biri sigara içmeyi bırakan çalışanlarına puan kazandıran Vodafone diyebiliriz. Günümüzde sadece birkaç firma bu bahsettiğim teknolojilerin hepsine sahip, Oyunlaştırmalarla donatılmış portalları oluşturabilmekte. Dilerim ki zamanla eğitim videoları izletip, sorular çözdürüp, anketler doldurup, sosyal medyada paylaşımlar yaptırıp, oyunlar oynatıp puan dağıtılmasını sağlayabilen firma sayısı daha da artar ve Sadakat Programları sektörü artan rekabet sayesinde daha da büyür. Bunu ekonomi mezunu biri olarak gönülden söylediğimden emin olabilirsiniz.  

 

 

 

 

 

 

Bu kadar yaygın olması sebebiyle Türkiye’ de başarılı ticaretin altın kurallarından birinin Sadakat Programı uygulamak olduğunu söyleyebiliriz. Siz de firmanızda bir yenilik yapmak, varsa mevcut sisteminizi iyileştirmek veya son teknolojileri kullanarak Oyunlaştırma Dünyasına girmek istiyorsanız hemen doğru bir partnerle Sadakat Programı uygulamanızı başlatın derim. 

Bu yazı konuk yazarımız Can Taşçıoğlu tarafından yazılmıştır.

Can Taşçıoğlu hakkında:

1992 yılında doğan Can Taşcıoğlu eğitim hayatına Hisar Eğitim Vakfı’ yla başlayıp İstek Atanur Oğuz İlköğretim Okulu ve Lisesi ile devam etti. Lisede bir yaz Londra’ da bulunan Dulwich College’ da dil eğitimine katıldı. Üniversitede Koç’ un Ekonomi bölümünü %25 bursla kazandı. Üniversite yıllarında Koç Üniversitesi’ nin aktif kulüplerinden Pazarlama ve İşletme Kulübü gibi kulüplerinin köklü etkinliklerinde pek çok kez hem görev aldı, hem de katılımcı oldu ve kendini Pazarlama alanında geliştirdi. Gene Üniversite yıllarında Los Angeles’ da UCLA – Koç iş birliğiyle UCLA’ de seçmeli dersler aldı. Okuduğu dönemde MNG Kargo ve INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nda staj yaptı. Üniversiteden hemen sonra 1 yıllığına New York’ a yerleşti ve Manhattan Institute of Management’ ta Pazarlama alanında Setifika Programına katıldı. Aynı zamanda Venture X Yatırım Danışmanlığı firmasında staj yaptı. 

Türkiye’ ye döndükten sonra Sadakat Programlarında lider firma olan INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nun satış ekibinde Sistem Koordinatörlüğüne başladı. Günümüzde portföyünde AKBANK’ tan UNILEVER’ e, LUFTHANSA’ dan VODAFONE’ a birçok yerli ve çok uluslu firmanın farklı kanallarda Sadakat Programlarını yönetmekte. 

INTERLINK’ in Dijital Hediye Katalogu olan “Kurumsal B2C” ye eklettiği Sosyal Sorumluluk kategorisi sayesinde INTERLINK’ e Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği’ nden 12. Birleşmiş Milletler Global Hedefi olan “Sorumlu Tüketim ve Üretim” dalında ödül aldırdı. Sonrasında ise Loyalty Magazine Awards’ da aynı projeyle bireysel olarak “Sadakat Programlarında Kırk Yaşın Altında Otuz Kişi” den biri seçildi ve son derece prestijli olan bu etkinlikte Tower of London’ da ödülünü aldı. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Avrupa Dijital Reklam Yatırımları 5 Yılda 2 Katına Çıktı

  • Türkiye dijital reklam yatırımları, 2016 yılına göre yüzde 15,5 oranında artarak Avrupa’nın en hızlı gelişen ilk 10 pazarının içinde yer aldı.
  • Mobil display yüzde 40’dan fazla büyüyerek toplam display pazarının yüzde 42’sini oluştururken, video bunun dörtte birinden fazlasını oluşturdu.
  • Dijital reklam yatırımlarında en büyük pazar 15,6 milyar Euro ile İngiltere’de. 
  • İlgili yazı; ABD’de dijital reklam yatırımları, Türkiye’nin toplam reklamlarının 40 katı

Her yıl Interact konferansında açıklanan IAB Avrupa AdExbenchmark raporuna göre dijital reklam yatırımları 2017 yılında yüzde 13,2 oranında artarak 48 milyar Euro’ya yükseldi. 

Geçmişten Günümüze dijital reklam yatırımları

pastedGraphic.png

Toplam yirmi pazar çift haneli büyürken, çalışmaya katılan 27 ülkede Mobil çift haneli büyüme ile dikkat çekti. Mobil display yüzde 40’dan fazla büyüyerek toplam display’inpazarının yüzde 42’sini oluştururken, video bunun dörtte birinden fazlasını oluşturdu. Yüzde 38 büyüyen Sosyal medya,display’deki payını artırırken 4 kat büyüyen videonun yanında non-video display yüzde 35 büyüdü. Videodaki büyüme, yüzde 73,4’lük artış ile out-stream’den gelirken, in-stream’de yüzde 6,9 büyüme yaşandığı görüldü.  

Türkiye dijital reklam yatırımları, 2016 yılına göre yüzde 15,5 oranında artarak Avrupa’nın en hızlı gelişen ilk 10 pazarının içinde yer aldı.

2017 Avrupa Dijital Reklam Yatırımları

Dijital reklam yatırımlarında yüzde14,9’luk bir büyümeyle arama motoru ve ilan sayfaları çok yüksek bir performans gösterdi ve19,3 milyar Euro’ya ulaştı.

Arama motoru reklam yatırımları yüzde 14,4’lük bir büyüme oranıyla yılı 21,9 milyar Euro ile tamamladı ve böylece en büyük online reklam formatı olma özelliğini devam ettirdi.

IAB Avrupa CEO’su TownsendFeehand sonuçları şu sözlerle değerlendirdi:Dijital reklam yatırımları, bu yıl da Avrupa’da içeriğin ve tüketici deneyimlerinin önemini ispatlayarak çift haneli büyüme yaşadı. 3 gün sonra yürürlüğe girecek GDPR sektörümüz için bir dönüm noktası olacak. Kullanıcı deneyimlerini geliştirmeye devam ederek djital reklamcılığın Avrupa ekonomisine sağladığı katkıyı sürdürmeliyiz”.

IHS Technology Reklam Araştırmaları Direktörü Daniel Knapp ise görüşlerini şu cümlelerle paylaştı: “2017’de Sosyal medya, mobil, video ve arama motorureklamcılığı Avrupa online reklam yatırımlarının büyümesinde ana oyuncular oldu.Bağlantı,konum, duygu ve satın alma yolunun gücü dijital reklamları günümüzün markaları için çok yönlü ve vazgeçilmez kılıyor”.

2017’de CEE (Merkez ve Doğu Avrupa) bölgesinde en yüksek büyüme oranı yakalayan 3 ülke:

  1. Belarus – Yüzde 33,9
  2. Sırbistan – Yüzde 23,7
  3. Rusya – Yüzde 21.9

2017’de olgun pazarlarda da büyümenin devam etmesi (Avrupa ortalamasıyla orantılı veya üstünde) pazar doygunluğunun yenilik ve büyümeyi engellemediğini gösterdi. İngiltere (Yüzde 4,3), Norveç (Yüzde16,6), İsveç (Yüzde 18,4), İsviçre (Yüzde 12,5) ve Danimarka (Yüzde 9,7)’da çift haneli büyümeler gerçekleşti.

Dijital reklam yatırımları bakımından en büyük 10 Pazar:

  1. İngiltere – 15,6  milyar Euro
  2. Almanya – 6,6 milyar Euro
  3. Fransa – 5,1 milyar Euro 
  4. Rusya – 3,3 milyar Euro 
  5. İtalya– 2,6 milyar Euro 
  6. İsveç– 1,8 milyar Euro 
  7. Hollanda – 1,8 milyar Euro 
  8. İsviçre – 1,8 milyar Euro 
  9. İspanya – 1,8 milyar Euro 
  10. Belçika – 1 milyar Euro 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link