Arama Ağı Kampanyalarında ROI Yükseltme Önerileri 0

Herkese Merhaba! Bu yazımda Arama ağı kampanyalarında ROI’lerimizi yükseltirken ilk olarak nelere bakmalı ve ne tür çalışmalar yapmalıyızla ilgili sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Öncelikli olarak önerim hesabınızındaki ROI’si yüksek olan kelimeleri tespit etmeniz. Sonra bu kelimeleri türetmeye çalışıp tekrar hedeflemeniz. Anahtar kelimelerimiz arama ağı kampanyalarımızın temelini oluşturur. Bu yüzden çok önemli. Ayrıca roi’si yüksek kelimelerinizin arama terimleri raporundan tetiklemiş olduğu, ilgili kelimeleri de reklam grubuna ekleyin ya da onları özel reklam grupları altına alarak doğrudan hedefleyin. (farklı bir düşüş sayfası kullanabilecek ya da metni özelleştirebilecekseniz mutlaka ayrı gruplara alın)

Bazı kelimeler dönüşüm getirmiyor olsa bile, dönüşüm patikatısında geçiyor ve dönüşüm getiren başka kelimeleri asiste ediyor olabilir. Aşağıdaki örnekte dönüşüm sadece n11’e yazılır. Eğer harley davidson bot kelimesinin katkısını göz ardı edersek yanlış bir optimizasyon yapmış oluruz. Bu tür bir değerlendirme ile yapılan optimizasyonlar  uzun vadede n11 aramalarından gelen dönüşümlerin azalmasına yol açacaktır.

Sütunları özelleştir kısmından desteklenen dönüşümler ve desteklenen dönüşüm değerleri verilerini hesabınıza ekleyin. Yeteri kadar tıklama almış kelimelerden hiç dönüşüm getirmemiş ve dönüşüm desteklememiş kelimeleri durdurun.

Dönüşüm oranlarından ve ROI’sinden memnun olduğunuz kelimelerin görünürlüğünü arttırmak için gerekliyse tekliflerini kademe kademe yükseltin ve reklam pozisyonunuzu iyileştirin. ROI’niz kabul edilebilir seviyede olduğu sürece bütçeden ve sıralamadan dolayı gösterim kaybınızı minimize edene kadar tekliflerinizi arttırın.

Reklam gruplarınızda en az iki farklı reklam metni varyasyonu kullanın. Yeterli tıklamayı aldıktan sonra düşük performanslı reklam metnini durdurun. Aşağıdaki örnekte kullanıcıların, ücretsiz kargoya mı, indirimli fiyata mı yoksa peşin fiyatına taksit imkanına mı daha çok ilgi gösterdiklerini test ettik. Reklam metni varyasyonlarında tamamen farklı yapılar türetmektense tek bir şeyi değiştirerek kullanıcıların neye tepki gösterdiğini keşfetmeye çalışın.

Son 30 ya da son 60 gün için arama terimleri raporunu çekin. Önceliği en çok harcayan kampanyanıza verin. İlgisiz kelimelerin temalarını keşfedin ve bunları geniş eşleme olarak negatifleyin.

Örneğin buzdolabı satışı yaptığınız bir reklam grubu tamir hizmeti sunmamanıza ragmen, buzdolabı tamiri gibi bir kelimeyi tetiklemişse, bu kelimeyi tam eşleme olarak negatiflemek yerine, tamir kelimesini geniş eşleme olarak negatifleyin. Böylece daha sonradan gelebilecek başka ilgisiz aramaları da önlemiş olursunuz. Daha az gereksiz maliyet daha yüksek ROI olarak bize geri dönecektir.

Ayarlar ve Yer adımlarını izleyerek reklamlarınızın tetiklendiği coğrafi yerleri inceleyin. Böylece hangi şehirden ne kadar tıklama aldığınızı görebileceksiniz. Maliyetleri yüksek olan ama size dönüşüm getirmeyen illeri hariç tutabilir ya da tekliflerini düşürebilirsiniz. Benzer şekilde iyi dönüşüm getiren iller içinde özel teklif ayarlamaları yaparak buradaki potansiyelinizi arttırmaya çalışabilirsiniz.

 

İnceleme uzantılarını kullanmaya çalışın. Almış olduğunuz ödüller ya da göstermiş olduğunuz başarılar ile ilgili 3.taraf görüşleri tıklanma oranlarınızı önemli ölçüde arttıracaktır. Bu da size yüksek kalite puanı ve düşük tıklama başı maliyetler olarak geri dönüş yapacaktır.

Kullanıcıların üçüncü taraf görüşlerine önem vermelerinin dışında bir inceleme uzantısı ek bir satır olarak arama ağı sonuçlarında daha fazla yer kaplamanıza yol açacaktır. Bu da daha fazla dikkat çekeceğiniz anlamına gelir.

İyi performans gösteren reklam metinlerinizi inceleyin ve bu metinlerin ana temalarını performansı düşük metinlerinize de entegre etmeye çalışın. Sunmuş olduğunuz avantaj ya da harekete geçirici ifadeler gibi.

Tam işlevli tarayıcılara sahip mobil cihazların göstermiş olduğu performansı bilgisayar ve tabletlere göre karşılaştırın. Sonuçlara göre mobil tekliflerinizi mutlaka optimize edin.

Uyarı alarmları oluşturun. Örneğin ROI’sinden memnun olduğunuz bir anahtar kelimenin ortalama reklam konumunun 2.5 olduğunu varsayalım. Google’a bu reklam konumu 2.5’un üstüne çıktığında size bilgilendiren bir mail göndermesini söyleyebilirsiniz. Böylece performans kaybı yaşamadan hemen müdahale edebilirsiniz. İlgili anahtar kelime ya da kelimelerinizi seçtikten sonra izlemeniz gereken adımlar;

Otomatik > E posta göndermek için zaman koşulu > Gereksinimler > Performans > Ort. Konum > Şundan daha kötü > 2.5

Sistemin ortalama konumu kontrol etmesi ve size bilgilendirmesi için zaman seçmeniz gerekli. Günlük, haftalık, aylık ya da bir kerelik yaptırabilirsiniz. Örneğimiz özelinde günlük olması en ideali. Yine müdahale edebileceğiniz bir zaman dilimine göre saat de seçmeniz gerekli.

 

Eğer hesabınızda çok sayıda anahtar kelime hedefli ise ilk sayfa teklifinin altında kalıp gösterim alamayan kelimeleriniz olabilir. Bunları gözden kaçırıyor olabilirsiniz.

Anahtar kelimeler > Otomatik > Tekliflerin ilk sayfa TBM’sine yükseltileceği durumlar > Durum > İlk sayfa teklifinin altında

Yine sistemin kontrol etmesi ve aksiyon alması için bir zaman sıklığı belirtmeniz lazım. Bu işlemi günlük olarak seçeceğiniz saat’e göre aynı günün verisine ya da bir gün öncenin verisine göre yaptırmanız ideal olandır. Kabul edebileceğiniz üst sınır bir cpc sınırı koymanız da mümkün. Ayrıca alınan aksiyonla ilgili size bir bilgilendirme maili gelmesini de sağlayabilirsiniz.

Yapılabilecek çok daha kompleks analiz ve optimizasyon teknikleri mevcut tabii ki. Ama bir çok hesaba uyarlayabileceğimiz en genel optimizasyon teknikleri arasında bunlar yer almaktadır. Bu çalışmaları doğru bir şekilde gerçekleştirdiğinizde bütçenizi daha verimli kullanmış olacağınızı düşünüyorum.

Sonrasında farklı analiz ve optimizasyonlara da giriş yapabilirsiniz. Umarım yazı faydalı olmuştur!

 

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Müşteri Deneyiminin Geleceği “İnsansız” Deneyimler mi? 0

Bilişim dünyasındaki gelişmeler artık takip etmekte zorlandığımız bir hıza ulaştı. Teknoloji her geçen gün biraz daha iş dünyasındaki yerini genişletiyor.  Teknolojiye ulaşmanın gittikçe ucuzlaması da bu genişlemeyi hızlandıran faktörlerden biri oldu. Şirketler cephesinde verimlilik, maliyetlerin düşmesi vb. gibi bir çok olumlu nedenden dolayı kendine yer bulurken, Müşteriler cephesinde ise kolaylık, hız vb. nedenlerle çabuk kabul görüyor.

Bir dönemin teknolojiye adapte olmakta zorlanan ve geleneksel yollarda ısrar eden kuşakların yerini bu teknolojik zenginliğin içine doğmuş yeni nesil X-Y-Z kuşaklar aldı. Eski kuşaklarda çoktan bu dünyaya adapte oldular. Torunuyla görüntülü konuşma yapan bir dede artık bizleri şaşırtmıyor.

Bilişim dünyasının bizlere sunduğu bir çok araçla müşterilere sunduğumuz deneyimi iyileştirme şansına kavuştuk. Başta mobil dünyadaki gelişmeler, Nesnelerin interneti (Iot) ve Yapay zekadaki (AI) gelişmeler:

  • Müşterinin sesini anlamak için verilere daha hızlı ulaşmak ve analiz etmek,
  • Hizmetlerimizi kişiselleştirmek
  • Süreçlerimizi basitleştirmek ve kolaylaştırmak
  • Yer zaman bağımsız erişilebilirliğimizi arttırmak

vb.gibi bir çok konuda müşteri deneyimini zenginleştirmemiz için fırsatlar yarattı. 2017 Müşteri deneyimi trendleri yazımda da Teknolojiyi müşteri odaklı kullanmanın şirketler için öncelikli gelecek hedeflerinden biri olduğunu vurgulamıştım.

Forrester’ın yayınladığı bir araştırmaya göre 2025 yılına kadar bilişsel teknolojiler Amerika’daki iş hayatının %16’sını ele geçirecekmiş. Etkilenecek alanların başında da müşteri hizmetleri geliyor. Bu gidişatın ayak izlerini çoktan görmeye başladık bile.

Amazon, Amazon Prime Air adını verdiği hizmeti ile Drone kullanarak ilk insansız teslimatını gerçekleştirdi. Amazon bir adım daha ileri giderek, insansız mağazacılık konsepti Amazon Go’nun testlerine çoktan başladı. Öyle bir mağaza düşünün ki içeride hiçbir çalışan yok. Cep telefonunuza indirdiğiniz Amazon Go uygulaması ile mağazaya giriş yapabiliyor, dilediğiniz ürünleri alıyorsunuz. Uygulama sizin için herşeyi takip ediyor, sepetinizi oluşturuyor, mağazadan çıktığınız an ise ödemeyi yine uygulama kredi kartınızdan tahsil ediyor.

McDonalds bazı restoranlarında bir çalışana ihtiyaç duymadan sipariş verebilmenizi sağlayan sistemleri test ediyor. Big Mac ATM’ye ne demeli? Otomattan kola alır gibi Big Mac siparişi veriyorsunuz, makine sizin için hazırlıyor, afiyet olsun! Örnekler çoğaltılabilir, özellikle insan-teknoloji karma sistemlerle ilgili bir çok gelişme var. Ama gittikçe “insansız” çözümlerle ilgili örnekleri de sık duymaya başlıyoruz.

Bu örneklerin yaygınlaşması müşteri deneyimi dünyasında şu soruyu tartışmaya açtı:

Müşteri deneyiminden insanı tamamen çıkarmak mümkün mü?

Bir bakış açısı bunun mümkün olduğunu söylüyor. Dijital deneyimdeki gelişmelere, müşterilerin dijital kanalları kullanma istekliliklerinde ki artış bu bakış açısının dayanak noktalarından. Hatta “insansız” deneyimin uzun vadede şirketlere sağladığı maliyet avantajını düşünerek kapitalizm için bu gidişatı zorunlu görenlerde var.

Bunun mümkün olmadığını düşünenlerden bir grup, bu mümkün olsa bile buna izin verilmemesi gerektiği noktasından hareket ediyor. Yaratacağı işsizlikten başlayan tartışmalar robotlar dünyayı ele geçirecek.! noktasına kadar uzanabiliyor. Bu tartışmalar kendi özelinde önemli olsa da yazının kapsamını aşıyor. Yaratacağı işsizlik başka alanlarda yaratacağı istihdamla açıklanmaya çalışabilir. Ancak müşteri deneyimi bağlamında bizi ilgilendiren boyutları daha farklı.

Ben müşteri deneyiminden “insanı” tamamen çıkarmanın mümkün olmadığını düşüncesine biraz daha yakın duruyorum. Bu sıcakkanlı ve insani etkileşime önem veren bir toplum olmamızla sınırlı değil, daha çok Müşteri deneyiminin “duygu” boyutu ile ilgili. Duyguların müşterilerin seçim ve karar süreçlerine olan güçlü etkisi ve müşteri sadakatinde taşıdığı kritik rolü daha önceki yazılarımda sıkça ele almıştım.

Duygu müşteri deneyimi için bu kadar kilit bir roldeyken “insansız” bir müşteri deneyimi için sorulması gereken asıl soru:

insansız etkileşimler duygu yaratabilir mi?

Sıkı bir Westworld hayranı olarak teknoloji en uç noktada bunu yaratabilir diye düşünebilirim. (izlemeyenler için şiddetle öneririm, özellikle müşteri deneyimi ile ilgilenenler o gözle tekrar izlesinler). Ancak dikkatinizi çekmek istediğim nokta Westworld dizisinde müşteriler için yaratılan deneyimin ana oyuncusu olan robotlar “insan” gibi. Teknoloji ile Uzayın derinliklerinde dolaşıyoruz ve en çok cevabını aradığımız şey “başka canlılar var mı?” yani yine insanı arıyoruz. Robotları bile “insan” şeklinde yapmaya çalışmamıza ne demeli.

insanın aradığı yine bir insan.

İnsansız bir müşteri deneyiminin duygu yaratabilmesi için teknolojinin insanlaşması gerekiyor. Tuhaf bir cümle oldu farkındayım ama benim sorgulamamda gelebildiğim nokta şimdilik burası.

Teknoloji hayatımıza getirdiği kolaylıklar ve zenginliklerle kendine hızla yer buldu. Hayatımızdaki yeri her geçen gün genişliyor ve bu genişlemenin nereye kadar devam edeceğini şimdilik ön göremiyoruz. Bir gün markete gittiğimizde hiçbir çalışanın olmayacağı düşüncesi belki bizi kasa kuyruklarından kurtaracağı ve bu kolaylık bize cazip gelecektir. Ancak kasadaki görevlinin içten bir gülümsemesinin eşlik ettiği “hoşgeldiniz”in yarattığı duyguyu ve bu duygunun benim her zaman o markete gitmemin temel nedenlerinden biri olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Belki teknoloji zamanla buna da bir çözüm bulacaktır.

Dijital deneyiminin güçlü oyuncularından olan e-ticaret şirketi Zappos’u ele alalım. Zappos’un sahip olduğu web sitesinin ve ürün çeşitliliğinin çok daha iyisine sahip markalar varken Zappos’un müşterilerinin gönlünde taht kurmasına sebep olan sadece ürün çeşitliliği ve teslimat başarısı değildi. Bizzat kurucusunun ifadesine göre bunun en önemli sebebi çağrı merkezi çalışanları aracılığıyla verdiği olağanüstü müşteri hizmetleridir.

Teknoloji dünyasının güçlü oyuncularından biri olan Apple bir yanıyla dijital deneyimlerini zenginleştiriken diğer taraftan mağazalarını müşterileriyle daha fazla insan insan etkileşim yaratabilmek için yeniden kurguluyor. Apple Müşteri Deneyimini Yeniden Kurguluyor yazımda belirttiğim gibi:

Angela Ahrendts, herşeyden önce meseleyi teknoloji odağından çıkarıp iletişim odağına yerleştiriyor. Teknolojiyi ise iletişim için bir sahne haline getiriyor.  Kendi deyimiyle “Toplumumuz teknolojik açıdan ilerledikçe, insan iletişiminin temel unsurlarına geri dönmeliyiz.”

Angela Ahrendts’in uyarısını dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum.

İnsan dokunuşu hafife alınmayacak sihirli bir güçtür. Teknoloji insana hizmet ettiği sürece deneyimin kilit unsurlarından biri olacaktır. Ancak insanın yerini almaya başladığı an çok dikkatli düşünmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Daha önceki bir yazımda dediğim gibi:

Hayranlık uyandıran bir müşteri deneyimi için müşterilerimizin gönlüne dokunmamız gerekir.

Bir gönüle dokunacak olansa ancak başka bir gönüldür.

Bu yazı Ercan Kalit tarafından kaleme alınmıştır.

Marketing Meetup serimizin dördüncü buluşmasında “Intelligence” yani zekâyı konuşacağız. Sizlerde 15 Ekim‘e kadar devam eden Super Early Bird bilet fırsatı ile bu etkinlikte yer almak istiyorsanız buradan kaydolabilirsiniz.

Dijital Strateji Kullanılarak Bilişsel(Kognitif) Bir Kuruluş Nasıl Oluşturulur? 0

IBM Türk Kognitif Çözümler Ülke Lideri Nick Anderson dijital strateji kullanılarak kognitif bir kuruluş nasıl oluşturulur sorusunun cevabını veriyor.

Günümüzde dünya genelinde yöneticilerin artık yapay zekâ ve kognitif bilişim kavramlarını benimsediklerini söylemek mümkün. Pek çok yönetici; müşterileriyle, ortaklarıyla ve diğer paydaşlarıyla etkileşim kurma yöntemlerini yeniden tanımlarken, iş operasyonlarını iyileştirmek için halihazırda kognitif teknolojileri kullanıyor.

Yakın zamanda yapılan bir IDC harcama kılavuzuna göre, kognitif platformlara ilişkin küresel harcamaların 2019 yılına kadar 31 milyar ABD Dolarını aşması bekleniyor.

IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün yeni bir araştırmasına göre ise yöneticiler, dijital istihbarat yatırımlarını önceliklendirmek için bir yönteme ihtiyaç duyuyorlar. İş Değerleri Enstitüsü’nün Oxford Economics ile işbirliği içinde, devlet birimleri ve eğitim kurumlarının liderleri de dahil olmak üzere dünya genelinde 18 sektörde 6.000’den fazla üst düzey yönetici ile yaptığı ankette kuruluşların; geleneksel iş olanaklarını, ürünlerini, hizmetlerini ve süreçlerini, ister arka ofis sistemlerinde ister orta ofis yeteneklerinde veya ön ofis işlevlerinde olsun, kognitif bilişimi kullanarak yeniden tanımlayabilecekleri öne sürülüyor.

Geleneksel analitik, veri tabanlı öngörüler sunarken, kognitif bilişim ise bu öngörüleri önerilere dönüştürüyor. Kognitif bilişim; kitaplarda, e-postalarda, tweet’lerde, web günlüklerinde, resimlerde, ses ve video dosyalarında yer alan görüntüler, doğal dil ve sesler gibi yapılandırılmamış bilgileri anlayabiliyor. Kognitif sistemler, anlamı ortaya çıkarmak, daha bilgiye dayalı eylemler gerçekleştirmek için tekrarlayarak öğrenmek ve insanlar ile makineler arasındaki engelleri ortadan kaldıran yöntemlerle etkileşim kurmak için verilerden akıl yürütebiliyor.

Bu doğrultuda İş Değerleri Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği araştırma aşağıda belirtilenleri saptıyor:

  • Dünya çapındaki CEO’ların yüzde 73’ü; kognitif bilişimin, kuruluşlarının geleceğinde önemli bir rol oynayacağını belirtiyorlar.
  • Ankete katılan dünya çapındaki CEO’ların yüzde 50’si, kognitif bilişimi 2019 yılına kadar kullanmayı planladıklarını belirtiyorlar.
  • Yöneticiler, kognitif girişimlerinden yüzde 15’lik bir yatırım getirisi öngördüklerini ifade ediyorlar.

Bu bilgiler ışığında; İş Değerleri Enstitüsü, kurumların kognitif destekli bir dijital strateji oluşturmak için üç aşamalı bir yaklaşımı kullanmalarını öneriyor.

1) Geleceğin öngörülmesi: İş liderleri, kuruluşları için hem iş hem de teknoloji özelliklerini içeren bir stratejiyi uygulamak üzere kognitif yeteneklerden yararlanmalı. Liderler, sınırlı nitelikte bir dizi girişimle, 18-24 aylık bir dijital stratejiyi kullanmayı düşünmek isteyebilirler. Bu girişimler, sınırlı hedefler ve zaman dilimleri ile daha küçük, daha keşfedilebilir yatırımlar olabilir. Bu gibi girişimlerde; farklı işlevsel ekipler, beceri grupları ve iş ortağı ekosistemlerinden elde edilen kaynaklardan yararlanılabilir.

2) Pazarın ve kullanıcıların değerlendirilmesi: Kuruluşlar; kognitif bir stratejiyi uygulamaya koyduktan sonra, tanımlanmış bir yatırım profili ve girişimler sayesinde, pazara ve hedef kullanıcılara yönelik kapsamlı ve periyodik değerlendirmelere odaklanmalı. Böyle bir kullanıcı odaklı yaklaşım, Mükemmellik Merkezlerinden yararlanılarak oluşturulabilir.

Kuruluşlar, bir Mükemmellik Merkezi’nden yararlanarak, büyük miktarda veri kullanımı ve analizi için doğal dil işleme veya makine öğrenimi gibi yeni kognitif yetenekler bulmak için deney yapabilirler. Bu yaklaşım, ortak kullanım senaryoları ve uygulamaları oluşturur. Temel standartlar ve mimari hususlar, tek bir kuruluş için uyarlanabilir.

3) Hızlı bir şekilde genişleme: İşletmeler, bir kuruluşun planlama ve tasarımdan yürütmeye geçişi sırasında, kuruluşun kognitif projeleri ölçülebilir iş hedefleriyle uyumlu hale getirmesine olanak tanıyacak yeni girişimleri hızla keşfetmeli ve bunlara ilişkin ön ürün oluşturmalıdır. Bununla birlikte, bu tür pilot çalışmalar, mevcut müşteriler ve operasyonlar için sınırlı bir riskle tasarlanmalıdır.

Kognitif yetenekler olgunlaştıkça, işletmeler başarılı programları kuruluşlarının diğer bölümlerinde yeniden kullanmalıdır. Ayrıca, yeni kognitif bölümler, kaynaklar ve beceriler geliştirmelidir. İşletmeler, pazar başarısı hakkında sürekli geri bildirim sağlayarak, kognitif girişimleri sona erdirme veya ölçekleme konusunda kararlar almak için bu girdileri kullanmalıdır. Kuruluşlar, kognitif bilişimin, gelir fırsatlarını genişleten tamamen yeni inovasyon biçimlerine de imkân sağlayabileceğini öğrenmekten memnuniyet duyabilir.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link