Alışveriş Kampanyaları Optimizasyon Süreçleri 0

yazaraykutalcelikArama ağı reklamlarının bir çoğunun tüm sürecini AdWords paneli üzerinden yürütebiliriz. Fakat alışveriş reklamları için sadece AdWords paneli yeterli değildir. Başlıklar, ürün resimleri ve ürün açıklamaları için Google Merchant Center’ı kullanmak zorundayız.

Alışveriş reklamlarında teklifleri, kampanya yapısını ya da ürün gruplarını oluşturmayı yine AdWords arayüzünden yapabiliyoruz fakat reklamlarımızın farklı anahtar kelimeler tarafından tetiklenmesini istiyorsanız ürün feed’i üzerinde çalışmamız gerekecektir.

Küçük boyutlu ürün feed’leri için Google E-tablolar kullanılabilir. Bu feed’leri Merchant Center üzerindeki bir bağlantıyı kullanarak görüntüleyebilir ve düzenleyebiliriz. Öncesinde e-tablolarınızı görüntülemek ve yönetmek için Merchant Center’a yönelik izinler vermeniz gerekir. İçerik doğrudan e-tabloda sağlanan bilgilerden yüklendiği için güncelleme yapmak kolaydır. Yalnız büyük hacimli veriler içi e-tabloları kullanamazsınız. Google e-tablolar 20 MB’dan daha büyük veriler için kullanılamaz.

E-Tablolarda sunduğunuz bilgilerin mutlaka feed’in hedeflendiği ülkeye özgü dilde olması gerektiğini gözden kaçırmayın.

shop3

Büyük feed’ler için ise işler biraz daha karmaşıktır. Örneğin n11.com gibi milyonlarca ürünü içeren feed’leriniz varsa otomatik oluşturulacak ve güncellenecek (Content API) bir XML feed oluşturmanız gerekir.

Alışveriş reklamlarında en sık yaşanan sorunların başında oluşturulan kampanyaların çok az gösterim alması ya da hiç gösterim almaması gelir. Bunun en temel sebebi google’un sizin aksinize ürünlerinizin arama sorgusu ile eşleşmediğini düşünüyor olmasıdır. Bu durumda google sizi açık arttırmaya almaz. Sorun bununla ilgili değilse diğer bir ihtimalde gösterim almak için tekliflerinizin çok düşük kalmasıdır.

Google’un arama sorguları ile ürünlerinizi eşleştirebilmesi için yapabileceğiniz bazı özel çalışmalar tabii ki var. Ürün başlığı, ürün açıklamaları, SKU ve google ürün kategorisi bizim için en önemli kilit özellikler. Bu bilgileri doğru ve eksiksiz bir biçimde sağlayamazsak google ürünlerimizi arama sorguları ile eşleştiremeyecektir ya da eşleştirse bile ilgisiz aramalarda reklamlarımızın gösterilmesine yol açabilecektir.

Peki bu kritik bilgileri sağlarken nelere dikkat etmeliyiz?

Özellikle ürün başlık ve açıklama kısımlarında sizinle ilgili olduğunu düşündüğünüz anahtar kelimeleri (arama sorgularında görünmek istediğiniz kelimeleri) vurgulamaya çalışın.

Marka ya da ideal olarak GTIN (benzersiz ürün tanımlayıcısı) gibi ürün kategorisi ile benzersiz ürün tanımlayıcıları; anahtar kelimelerin feed’inizdeki ürünlerle eşleşmesini sağlayacaktır.

Bu çalışmaları yapmanıza rağmen reklamlarınızın hala yeteri kadar görünmediğini düşünüyorsanız, sıralamanız çok düşük olabilir. Neyse ki Google her ürün grubunun teklif ya da uygunluk gibi sıralama faktörlerini bizlerle paylaşıyor. Karşılaştırmalı CTR ve karşılaştırmalı ortalama CPC gibi verileri alışveriş kampanyalarınız için yeni sütun olarak ekleyip takip edebilirsiniz.

shop1

Ürün başlıkları anahtar kelime bakımından zengin, açıklayıcı ve 70 karakterin altında olmalıdır. Örneğin giyim ürünlerinde marka, cinsiyet ve tür bilgileri mutlaka yer almalıdır. “Jack&Jones Erkek Deri Ceket” bizim için iyi bir örnek teşkil ediyor.

Aşırı derecede açıklayıcı editoryal bir dil kullanmaktan kaçının. Basit ve ürün odaklı bir dil kullanmak, ürününüzü ön plana çıkartmak için en iyisidir.

Ürün açıklamaları da bizim için kilit unsurlardandır. En uygun açıklama uzunluğu 500 karakterdir. Kullanabileceğimiz alan boyutu bundan çok daha kısadır. Ürün başlığı gibi ürün açıklamaları da anahtar kelimeler bakımından zengin olmalı ve ürünün detaylarını içermelidir.

Çok fazla değişken içeren ürünler için (giysilerin farklı renklerinin olması ya da cep telefonlarının 32 gb ve 16 gb gibi farklı kapasite özelliklerinin olması) detayları bir arada listelemekten mutlaka kaçının. Bu yanlış ürünün görüntülenmesini önlemek için alınabilecek en temel önlemlerdendir.

Örneğin bir yüzük için altın ve gümüşün mevcut olduğunu söylerseniz google gümüş yüzük arayan bir kullanıcıya altın yüzüğü de gösterebilir. Doğru olan altın yüzük için ürün açıklamasında gümüş seçeneğinden bahsetmemenizdir.

Ürün başlıklarında olduğu gibi, ürün açıklamalarında da kısaltılabilecek editoryal bir dilden ve kritik olmayan detaylara yer vermekten kaçınmalısınız.

Benzersiz ürün tanıtıcıları (UPIs) feed’inizdeki en önemli özelliktir diyebiliriz. Üç tip UPI vardır: GTN, MPN ve Brand. Bir çok ürün için bu üç UPI’den ikisini sunmanız gerekir.

Alışveriş reklamları için data feed’inizde doğru UPIs değerleri göndermeniz çok önemlidir. Bu değerler evrenseldir ve tüm ürünlerde standarttır. Google, ürünleri birlikteymiş gibi gruplandırarak kullanabilir.

Tanımlayıcı özelliği yalnızca size özel yapılmış ürünler için kullanmalısınız. Eğer ürünler size özel değilse ürünün üreticisinden uygun UPI’yi almalısınız. Google yakında bu özelliği yanlış kullanan ürünleri onaylamamaya başlayacağı için bu konuya özen göstermelisiniz.

Google Ürün Sınıflandırmasını indirerek gönderdiğiniz her ürün için en spesifik ürün kategorisinin kullanıldığından emin olun.

Google ürün sınıflandırmayı her üç ayda bir günceller. Bunları takip ederek Google’un ürünleriniz için daha uyumlu yeni bir kategori ekleyip eklemediğini mutlaka teyit edin.

Alışveriş Reklamları için Kalite Puanı

Ürün kimliklerini ilk kez paylaştıktan sonra değiştirmemeniz gerekir. Çünkü kalite puanı, feed’inizde yer alan her ürünün reklamlarıyla ilgili performans geçmişini elde etmek için ürün kimliğinizi kullanır.

Ürün kimliğini değiştirerek kalite puanı geçmişinizi sıfırlamış olursunuz. Ürününüz yüksek bir CTR’a sahipse, bu çok kötü sonuçlar doğurabilir ve tıklama başına maliyetleriniz artabilir. Fakat ürününüz oldukça düşük bir CTR’a sahipse ve siz ürün başlığı ve açıklamaları gibi verileri düzelttiğinizde ya da daha dikkat çekici bir ürün görseli kullandığınızda daha iyi sonuçlar elde edeceğinizi düşünüyorsanız bu riski almaya değer.

Alışveriş Reklamları için Arama Terimleri

Çok fazla gösterim alan ve tıklanma oranı çok düşük olan kelimeleri tespit edip negatif anahtar kelime olarak ekleyebilirsiniz. Bu aramalar muhtemelen ürününüzle ilgili değildir. Ayrıca bu kelimeleri feed’inizde ürün başlık ve açıklamalarında aratarak da silebilirsiniz.

shop2

Alışveriş kampanyalarınızda az gösterime sahip olan ya da hiç gösterim almayan fakat alışveriş dışındaki arama kampanyalarınızda yüksek performansa sahip olan anahtar kelimeleri tespit ederek kaçırılan fırsatları yakalayabilirsiniz. Bu kelimelerle ilgili ürünleriniz varsa, bu ürünlerin feed’deki başlık ve açıklamalarının söz konusu anahtar kelimeleri içerip içermediğini kontrol edin ve gerekli düzenlemeleri yaparak reklamlarınızın tetiklenmesini sağlayın.

Jenerik aramalarda ideal olan ürün yerine başka ürünlerin gösterildiğini tespit edebilirsiniz. Google daha pahalı ya da daha az tercih edilebilecek bir ürünü jenerik aramalarda ön plana çıkartabilir. Bu da tıklanma oranınızın ve kalite puanınızın düşük olmasına yol açar. Bu tür sorguları tespit ederseniz görünmesini istediğiniz ürünleri içeren bir kampanya oluşturup  önceliklendirebilirsiniz. Google ayarlar kısmında düşük, orta ve yüksek olmak üzere reklam göstermek için alışveriş kampanyalarımıza bir öncelik hiyerarşisi kurmamıza imkan sağlıyor. Bunu kullanarak daha etkin alışveriş kampanyaları oluşturmanız mümkün.

 

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Bir Elmanın İki Yarısı: Çalışan Deneyimi ve Müşteri Deneyimi 0

Müşterilerin gönlüne dokunmadan unutulmaz bir müşteri deneyimi yaşatamayız,

“..gönle dokunacak olansa ancak bir başka gönüldür..”

Profesyonel dünyanın biçimsel nesneleriyle, jargonlarıyla ne kadar maskelemeye çalışsak da insanın aradığı önce insandır.

Müşteri deneyimi üzerine yapılan bir çok araştırmada deneyimi oluşturan unsurlar içinde “çalışanların müşterilere davranış ve tutumları” oldukça önemli bir ağırlığa sahiptir. Yine bir çok araştırmada müşterilerin şirketleri terk etmesinin birinci nedeni olarak yaşadıkları ürün/hizmetle ilgili aksaklıklardan öte şirket çalışanlarının onlara karşı yaklaşım ve tutumları olduğunu bize göstermiştir.

Çalışanların tutum ve davranışlarını belirleyen en güçlü etmen ise o şirketteki “çalışan deneyimi”dir.

Müşterilerine unutulmaz deneyimler yaşatacak olanlar, şirketin çalışanları olduğu için, şirketin de çalışanlarına unutulmaz bir “çalışan deneyimi” yaşatması gerekir. Bir şirketteki çalışma deneyimi müşterilere yaşatılacak olan deneyime hem dolaylı hem de doğrudan bir etki yapacaktır. Aslında giderek -özellikle hizmet sektöründe- müşteri deneyiminin çalışan deneyiminin bir yansıması olduğunu dahi söyleyebiliriz. Adeta bir elmanın iki yarısı gibi.

Bir şirketin, müşterilerinin gönlünde taht kurması için öncelikle çalışanlarının gönlünde taht kurmaları gerekir.

Müşteri deneyimi yönetimindeki örnek uygulamaları ile tüm sektörlere ilham veren Zappos‘un kurucusu Tony Hsieh‘e kulak verelim:

“Başarımızın sırrı çalışanlarımıza değer vermekten ve 7/24 kesintisiz canlı hizmet veren müşteri servisimizden geliyor. Sunduğunuz ürün ne kadar mükemmel olursa olsun, eğer kaliteli bir müşteri hizmeti sunmuyorsanız, hedeflerinize ulaşamazsınız. Başarılı bir müşteri hizmeti için ise, mutlu çalışanlara ihtiyacınız var. Kısaca başarının sırrı çok basit: Çalışanlarına değer ver ve iç dinamiklerini ortaya çıkart!”

Zappos-1

Nasıl ki müşteri deneyimi sadece pazarlama ve satışın değil tüm şirketin bütünsel olarak yaratacağı ve sunacağı bir ilişkiler bütünüyse, “çalışan deneyimi” de sadece IK’nın değil şirketin bütününü kapsayan bir ilişki ve deneyimler bütünüdür.

Çalışan deneyimi: Fiziksel çalışma koşulları, İş yapma biçimleri, Performans Sistemleri, Organizasyon yapısı, Şirkete hakim olan yönetsel iklim, Şirket içi iletişim kültürü, Kararlara katılım, Yaratıcılığın ve gelişimin desteklenmesi, Bireylerin kendini ifade edebilmesi, Şirket içi sosyal yapılar, Güven, Dürüstlük, Adalet, Sevgi, Saygı ve Yardımlaşma gibi evrensel insani değerlerin gözetilmesi ve yaşatılması vb. bir çok boyutu olan bir süreçtir.

Güven, dürüstlük, yardımlaşma gibi kavramlar hepimize öylesine tanıdıktır ki hepimizin insan olarak doğalında sahip olduğumuz bir değer olduğunu düşünürüz. Sadece iş dünyasına değil insanın yaşamının her boyutuna yer etmiş bu türden kavramlara o kadar alışırız ki sahip oldukları derin gücü hafife alma eğilimindeyizdir. Çoğunlukla profesyonel dünyanın kavramsal dünyasında kendilerine yer bulamazlar, bulsalar bile küçümsenerek karşılanırlar.Oysa tüm bu türetilmiş kavramların merkezinde güven, sevgi, saygı ve yardımlaşma vardır.

caliandeneyimi3İnsana hangi profesyonel elbiseyi giydirmeye çalışırsak çalışalım o elbisenin altındaki “ruhu” asla şirketin dışında tutamayız. Ruhsuz ve zekayı yücelten bir çalışan anlayışının egemenliği, sergilediği başarısızlıktan sonra nihayet terk edilmeye başlandı. Değerler hiç bir dönemde bugünkü kadar iş dünyasında tartışılmamıştı. Nihayet hem müşterilerin hem de çalışanların “insan” oldukları idrak edilmeye başlandı.

Sosyal sermayenin kalbini oluşturan “güvenin” tesisi için hem çalışanların bir birine hem de şirketin yönetim kadrosuna güvenmelerini sağlamalıyız. Çalışanlar, şirketlerin çalışanlara dönük uygulamaları ve davranışları aracılığıyla o şirketin niyeti hakkında fikir sahibi olurlar. Özellikle bencilce sadece şirket çıkarlarını koruyan uygulamalar, tek yanlı performans sistemleri çalışanların güvenini tüketen en önemli unsurdur.

Çıkar birliğinin sağlanması gerekir. Bu ise tam bir açıklık politikasını gerektirir. Şirketin hedefleri ve niyetleri konusunda çalışanlarıyla açık bir iletişim içinde olması gerekir. İnsanlar bindikleri otobüsün nereye gittiğini bilmek isterler. Şirket olarak siz bir belirsizlik yaratırsanız o belirsizlik bir şekilde çalışanlar tarafından yüklenecek anlamlarla ortadan kaldırılacaktır. Çoğunlukla gerçeklerle değil dedikodularla.

calisandeneyimi7Açık iletişim sadece tek yönlü bir bilgilendirmenin ötesine geçerek çalışanların da sürece katkı sağlamasına ortam sağlamalıdır. Bu konuda yöneticilerin ön ayak ve cesaretlendirici bir tutum sergilemeleri gerekir. Yöneticiler, farklı görüşleri (çoğunlukla zannedildiği gibi) otoritelerini zayıflatacak bir tehlike gibi görmeyip takımlarının yaratıcı zenginliği olarak görmelidir.

Özellikle yeni çalışanlar bu konuda oldukça hevesli ve cesaretli olarak işe başlarlar. Bir çok yönetici ise yarattığı korku ve kontrol kültürünün tehdit edildiğini düşünüp bu hevesi öldürmek için elinden geleni yapar. Yeni çalışan, bir kaç denemeden sonra şirketin kültürüne yenik düşerek hevesini kaybeder. Bu şekilde yöneticiler yeni çalışanın sadece işine odaklanmasını sağlamış olur. Düşünmeyen, sorgulamayan, katkı sağlamayan çalışan ordusuna bir kişi daha eklenir. Daha sonra da şirketin neden yaratıcı olamadığı, istenilen başarının neden gelmediği, çalışanların neden motivasyonlarının düşük olduğu sorgulanır.

supermanmanegerYöneticinin anlaması gereken, günümüz dünyasında tek başına ne kadar yetenekli bir ‘Süpermen’ olduğunun bir öneminin kalmadığıdır. Bir yöneticinin gücü birlikte çalıştığı insanların güçlerinin ortalaması kadardır. Çalışanların gücünü arkasına almanın yolu, pozisyonun sağladığı biçimsel otoritenin sonucu olan boyun eğmeden ziyade çalışanların sevgi ve saygısına dayanan bağlılıktan geçmektedir. Çalışanlara samimiyetle saygı göstermeden onların içtenlikli saygısını kazanamazsınız. Bu ise her şeyden önce insani bir ilişkiyle başlar. Onlara bir çalışan olmalarından önce insan gibi davranarak.

Açık iletişim “anlaşılmaya” da odaklanmalıdır. Bir şeylerin çalışanlara yazılı ya da sözlü aktarılmış olması onun anlaşıldığı ve benimsendiği anlamına gelmez. Bu otorite düşüncesine ters gelebilir, çalışanlara düşen üstlerinin onlardan istediklerini benimseyerek yerine getirmelidir diye düşünebiliriz. Yöneticinin “anlaşılmak” üzerine çaba göstermesi zayıflık belirtisi olarak görülebilinir. Ancak çalışanların sürece katılması, onların düşüncelerinin alınması, yapılması istenilen şeyin gerekçelerinin ve şirkete olan katkısının anlaşılmasını sağlamak ve olası itirazların dikkate alınmasının bir çok kritik faydası vardır.

Öncelikle hiç bir yönetici tüm çalışanların toplamından daha zeki değildir. Çalışanlardan gelen katkılarla bazı düşünceleriniz daha da zenginleşecek ve uygulamanın kalitesini arttıracaktır. Yönetici olarak gözden kaçırabileceğiniz detayların ortaya çıkmasına imkan verecektir. Çalışanlar tarafından sürece dahil oldukları uygulamaların sahiplenilmesi ve korunması sağlanmış olur. Çalışanları bunun için kontrol etme ihtiyacınız azalır. Takım içindeki çalışanlar ortak karardan dolayı kararın uygulanmasında birbirlerini hem motive ederler hem de iç kontrolü sağlarlar.

calisandeneyimi2En önemli faydalarından biri ise “istemli körlüğün” oluşmasını engellemeye yardım eder. Çalışanların düşüncelerine değer verildiğini bizzat görmeleri ve yaşamaları onların şirketi sahiplenmesi ve gelişimine katkı sağlamak için düşüncelerini paylaşma konusunda cesaretlendirir.

Çalışanların şirketlerinin gözünde kendilerini “değerli” hissetmeleri güven ortamının bir diğer bileşenidir. Bu “değer” her şeyden önce yukarıdaki gibi onları karar süreçlerine dahil ederek sürekli beslenir. Bu değerin oluşması ise daha işe alım sürecinde ve oryantasyon aşamasında başlar ve şirkette geçirilen ilk aylarda iyice yerleşir. Çalışanların kendi yeteneklerinin ve ihtiyaçlarının keşfi ve geliştirilmesi konusunda, şirketinin ortaya koyduğu çaba ve özen bunun ilk işaretleridir.

Daha sonraki zamanlarda şirketin sürekli olarak çalışanın gelişimine yaptığı eğitim yatırımları, şirkete sağlayacağı bir çok fayda kadar çalışanın kendisini değerli hissetmesini de sağlar. Değer görme anında karşılığını yaratır, çalışan da şirketine, yöneticisine değer vermeye başlar. Ve şirkette bir güven kültürünün oluşmasına katkı sağlar.

Açıklık, güven için bir diğer kritik unsur olan “dürüstlüğü” de gerektirir. Çalışanlara karşı dürüst olmak hem onlara karşı şeffaf olmayı hem de verdiğiniz sözleri tutmanızı gerektirir. Yöneticilerin sıkıntılarından birisi de çalışanların bahaneleridir. Açıklık ve dürüstlüğün olmadığı ortamlarda bahaneler oldukça popülerdir. Gerek korku gerekse anlaşılamama endişesi ile çalışanlar gerçekleri paylaşmaktan kaçınırlar.

Onlara karşı dürüst olmak çalışanlarından yöneticilerine karşı dürüst olmasının yolunu açar. Çalışanlarına bir takım sözler verdiyseniz ve bunun çoğunu yerine getiremediyseniz aranızdaki güven hızla kaybolacaktır. Güven en çok yaptığınızı söyleyerek ve söylediğinizi yapmakla kurulur.

calisandeneyimi6

Bir çok şirkette manevi atmosferin ağırlıklı olarak korku ve kontrol kültürüyle şekillendiğini görürüz. Korku kültürü, deneyimin en güçlü düşmanlarından biridir. Korkmuş ve istemli körlüğe teslim olmuş çalışanlar, açıkça konuşmaya ve fikirlerini paylaşmaya isteksizdirler.

Korku, inisiyatif alma cesaretini ortadan kaldırır. Çalışanların görev tanımlarına sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece kendilerinden istenileni yapmanın dışına çıkmalarına engel olur. Yaratıcılık, işi zenginleştirme ve kişisel katkı ortadan kaybolur. Çalışanların kendileri olmalarını engeller ve deneyimin kilit unsurlarından biri olan içtenliği ve kalpten gelen coşkuyu ortadan kaldırır.

Geride elinize belki mükemmel tasarlanmış iş süreçlerine harfiyen uyan ama ruhsuz bir çalışan ordusu kalır.

Ürün ve hizmet sunmaktan deneyimin dünyasına geçiş yapacak olan her şirketin, oyuncularını hazırlarken, doğru oyuncuları seçmek ve eğitimlerle onların yeteneklerini geliştirmek kadar oyuncuların içinde yaşadığı manevi atmosfere de özen ve ilgi göstermesi gerekir. Müşteri odaklı, hatta her şeyden önce insan odaklı bir şirketin güven, dürüstlük, karşılıklı saygı ve yardımlaşma üzerine kurulu bir atmosferi yaratması için, odağına koyduğu “insana” hak ettiği değeri göstermesi yeterlidir.

calisandeneyimi4

İnsan odaklılık “niyetle” başlasa da en çok şirket içi uygulamalarımızda sergilediğimiz davranış ve tutumlarımızla hayat bulur. “Şirketinizi sevin” diyerek çalışanlardan isteyebileceğimiz bir şey değildir sevgi. Sevgi daha çok bir sonuçtur. Şirket olarak bu sevgi ve bağlılığı yaratacak olansa güven ve adaleti tartışmasız ve istisnasız olarak tüm şirket çalışanlarına sağlamak ve onlara insanın hak ettiği değeri ve saygıyı her koşulda göstermektir.

Tüm bunlar şirket olarak, çalışanların içinde yaşamaktan mutlu oldukları bir manevi atmosfere kavuşmamızın anahtarlarıdır. Bir çok bilimsel araştırmada da ortaya çıkarıldığı gibi, çalışanların şirketlerinden en çok bekledikleri de budur.

Şirketler çalışanlarına nasıl davranırlarsa çalışanlar da işlerine ve müşterilerine aynı doğrultuda davranacaklardır. Belli sınırları kontrol edebiliriz, işlerin yapılış şeklini ve standartlarını denetleyebiliriz. Ancak işin niteliğini çoğunlukla belirleyecek olan yeteneğin ve kişisel katkının, iş süreçlerine tümüyle dahil olmasını ancak çalışanların tutku ve coşkusuyla sağlayabiliriz. Tutku ve coşkunun hayat bulması ve şirketin çekirdek ideolojisine tam bir adanmışlık içinse çalışanların ruhlarını harekete geçiren bir çalışan deneyimine ihtiyacımız var.

Hayranlık uyandıran bir müşteri deneyimi yolculuğunu sağlayacak olan en çok da böylesine bir “çalışan deneyimi”nin yaratacağı adanmış ve tutkulu çalışanlardır.

Bu yazı Ercan Kalit tarafından kaleme alınmıştır.

Yuvako Yeni Hizmeti Alıcı Danışmanlığını Hayata Geçirdi 0

Gayrimenkul sektörünün dijitalleşmesinde lokomotif görevi gören Yuvako büyümesini ve yatırımlarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. 2016 yılının Ekim ayında kurulan Yuvako çok kısa bir sürede büyük bir ivme yakalayarak gayrimenkul sektörünün önemli isimlerinden biri olmayı başaran Yuvako her ay 4 milyon kişiye ulaşma başarısını yakalamış durumda.

Yuvako’ya dair diğer önemli veriler ise şu şekilde;

-Yuvako’nun portföyünde 1000’in üzerinde ev bulunuyor.

-Yuvako’ya İstanbul’da 6binin üzerinde kişi ev alım, satım ve kiralama talebiyle başvuru da bulundu. Bu veri teknoloji, verimlilik ve start up zihniyeti sayesinde şimdiden yaklaşık 150 emlakçının yaptığı işi küçük bir ekip ile Yuvako’nun yapabildiği anlamına geliyor.

-Yuvako’nun evleri 160 bin defa 3D ortamda gezildi.

-İstanbul’un dışında yurt dışında ev almak isteyen kişiler için Miami ve Kıbrıs’ta ev satışına başladı.

-Projelerini daha hızlı satmak isteyen 15 adet inşaat firmasına da hizmet vermeye de başladı.

Tüm bu gelişmelerin ardından Yuvako sektörde yine adını duyuracağı bir yeniliğe imza atarak sadece Yuvako’da bulunan ‘Alıcı Danışmanlığı’ hizmetini müşterilerinin kullanımına sundu.

Peki nedir bu Alıcı Danışmanlığı?

Alıcı Danışmanı hizmet almak isteyen kişiye objektif olarak danışmanlık yapan bir sistem. Klasik olarak tabir ettiğimiz emlakçıların daha çok ev sahibinin yanında olarak elindeki evi bir şekilde müşteriye satma çabasının müşterinin zararına olarak sonuçlandığı iç görüsü ile ortaya çıkmış bir hizmet aslında. Yuvako da müşterilerinin zarara uğramaması adına bu sistemi geliştirmiş durumda.

Yuvako Alıcı Danışmanları: 

  • Odaklarına alıcının ihtiyaçlarını ve isteklerini koyar.
  • Onları hayal ettikleri yuvaya ulaştırmak için Yuvako teknolojisi ile tüm piyasayı anlık şekilde takip eder. Hiç bir ev sahibine bağlı olmadan, uygun fırsatları sizin için yakalar.
  • Beğendiklerinizi evinizin rahatlığında 3D şekilde gezmenizi sağlar.
  • İstediğiniz evi en iyi fiyata alabilmeniz için bağımsız değerleme raporlarını kullanır, profesyonelce pazarlık eder.
  • Baştan sona tüm süreçte, siz arzu ettiğiniz evi en iyi şartlarda satın alana dek yanınızda olur. En önemlisi, bu hizmet için cebinizden hiç bir ek masraf çıkmaz.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link