AdWords Kalite Puanı Nedir? Kalite Puanını Nasıl Yükseltiriz?

AdWords hesabı yönetmeye yeni başlayanların en çok merak ettiği konuların başında Kalite Puanı geliyor. Açıkcası bunda pek haksız da sayılmazlar, kalite puanımızı yükseltebildiğimiz sürece, tıklama başı maliyetlerimizi de düşürebiliriz. Bu sebeple yönettiğimiz hesabın başarılı olabilmesi için, kalite puanlarımızı yükseltmemiz kritik bir önem taşıyor.

Adwords kalite puanı nedir?

Adwords Kalite puanı, Google’un hedeflediğimiz anahtar kelimeler için, reklamlarımızın kalite ve alaka düzeyine göre yaptığı bir değerlemedir. Kelimelerimiz için 1 ile 10 arasında bir kalite puanı alırız. Bu kalite puanı esasında küsüratlı bir değer de olabilir, ama AdWords arayüzünde 1 ile 10 arasında değişen tam sayı değerleri görürüz.

Reklam sıralamamız belirlenirken, açık arttırmaya girdiğimiz maksimum tıklama başı teklif ile birlikte kalite puanı en önemli unsurlardandır. Google bu iki değeri çarparak bir puan oluşturur ve buna göre bizi diğer reklam verenlerle birlikte sıralamaya sokar.

Adwords kalite puanı nasıl arttırılır?

Kalite puanını arttırmak için yapabileceğimiz çok sayıda çalışma var. Kalite puanını belirleyen ise temelde 3 farklı unsur var. Bunlar; Beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimidir. Yani sadece tıklama öncesi yaptığımız çalışmalar değil, tıklama sonrası için yaptığımız çalışmalar da kalite puanımız üzerinde etkilidir.

Tıklanma oranınızı arttırmak için gerçekte sitenizde var olmayan %90’a varan indirim gibi bir indirim vurgusu kalite puanınızı arttırmak için yeterli olmayacaktır, tıklama sonrası böyle bir indirim olmadığını gören kullanıcılar sitenizi hemen terkedecek, bu da size düşük bir kalite puanı olarak olumsuz yansıyacaktır. Ya da reklamınız tıklandıktan sonra sayfanız yeteri kadar hızlı açılmıyorsa, Google amcanın sizi yine düşük bir kalite puanı ile cezalandırabileceğini unutmayın.

Verdiğim eğitimlerde yeni yeni AdWords hesabı yönetmeye başlayan kullanıcıların tek bir reklam grubu içerisine 15-20 arasında değişen ve hatta bazen daha da üzerine çıkan sayıda anahtar kelimeyi eklediğini görüyorum. Bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Kalite puanımızı etkileyen temel unsurlardan ikisinin reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi olduğundan bahsetmiştik. Eğer çok sayıda anahtar kelimeyi tek bir grup altında toplarsanız, bu anahtar kelimelere özel bir reklam metni yazmanız ya da düşüş sayfası belirlemeniz mümkün olmaz.

Eğer özel bir reklam metni hazırlayabilecekseniz ya da düşüş sayfasını özelleştirebilecekseniz tek bir kelime için bile ayrı bir reklam grubu oluşturmaktan kaçınmayın.

Örneğin;

iphone 8
en ucuz iphone 8
kırmızı iphone 8
indirimli iphone 8

gibi kelimelerden oluşan tek bir reklam grubu oluşturursanız, bu kelimelerin hepsine ayrı ayrı özel bir metin hazırlayamazsınız. Bildiğiniz gibi reklam metinlerini reklam grupları düzeyinde atayabiliyoruz. İyi bir açılış sayfası deneyimi için de bu kelimelerin düşüş sayfalarını mutlaka aramaya özel belirlemeliyiz.

Eğer kullanıcı Google’da “en ucuz iphone 8” şeklinde bir arama yaptıysa reklam alaka düzeyi açısından metinde bunu görmelidir. Açılış sayfası deneyimi için de iphone 8‘lerin ucuzdan pahalıya sıralandığı bir sayfaya düşmelidir.

“kırmızı iphone 8” şeklinde bir arama için de aynı şeyler geçerlidir. Kullanıcı reklama tıkladıktan sonra, sadece kırmızı iphone 8‘lerin olduğu bir sayfaya yönlenmelidir.

Reklam metnini özelleştirmek ya da düşüş sayfasını farklılaştırmak gibi unsurlardan sadece birini bile gerçekleştirebilecekseniz, o kelimeye özel bir reklam grubu oluşturmalısınız.

Reklamınızın tıklanma oranı, belki de kalite puanını etkileyen en önemli unsurdur. Tıklanma oranını yüksek tutmak için mutlaka iyi bir negatif kelime çalışmamız olmak zorundadır. İyi bir negatif anahtar kelime çalışması için de sattığımız ürün ya da hizmeti çok iyi tanımamız, özelliklerine vakıf olmamız gerekmektedir. Bundan sonrasında da Google Anahtar Kelime Aracı ile birlikte diğer araçları da kullanmak durumundayız.

Google arama barı, ubersuggest, keywordtool.io, kwfinder ve keyword.center gibi araçlar negatif anahtar kelimeleri tespit etmenizde size oldukça yardımcı olacaktır. Bunlara ek olarakta doğru anahtar kelime eşleşme seçeneğini kullanmak, düzenli olarak arama terimlerini analiz etmek, ilgili kelimelere özel reklam grupları oluşturmak ve ilgisiz tetiklemeleri negatiflemek tıklanma oranınızı yükseltecek en önemli çalışmalar arasındadır.

Açılış sayfası deneyimini üst düzeye taşımak için de Google’un araçlarıyla sayfalarınızı mutlaka kontrol etmelisiniz. Açılış hızı kontrolü için PageSpeed Insights, sayfanızın mobile olan uyumunu kontrol etmek için de Mobile-Friendly Test‘i kullanabilirsiniz. Bu araçlar ile yapacağınız analizler, açılış sayfanızda ne tür geliştirmeler yapmanız gerektiği konusunda size ışık tutacaktır.

Son olarakta yine bir kampanya kırılımından bahsetmek isterim. Mobil cihazlar ve desktop’taki aranma hacimleri ve tıklanma oranları oldukça farklılık gösterebilmektedir. Bu sebeple aynı hedeflemere sahip iki kampanya oluşturup mobil ve dekstop için ayrı ayrı hedeflemenizi öneririm. Ayrı bir mobil kampanyaya sahip olduğunuzda, arama uzantısı kullanmak ya da metinlerde mobil cihazlara özel bir iletişim dili kullanmak gibi tıklanma oranlarını arttıracak aksiyonlar alabilirsiniz.

Pek tabii ki kalite puanını arttırmak için yapabileceğiniz tüm çalışmalar bunlarla sınır değil, ama bu değişiklikler puanlarınızı yükseltmeye başlamak için iyi bir ilk adım olacaktır. Sizler de deneyimlerinize dayanan püf noktaları yorum olarak paylaşırsanız çok mutlu olurum.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Doğuş Grubu ve Güney Kore'li SK Grubun birlikte hayata geçirdiği pazar yeri girişimi n11.com'da Kıdemli Dijital Kanallar Yöneticisi olarak çalışan Aykut, daha önceden de Doğan Online bünyesindeki hepsiburada.com, yenicarsim.com, daybuyday.com ve altincicadde.com gibi sitelerin dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Google AdWords, Google Analytics ve Facebook kalifikasyon sertifikalarına sahip olan Aykut, SEM Akademi bünyesinde AdWords eğitimleri vermekte ve sektörel yazılar yazmaktadır.

2 Comments

  1. Yazınızı çok faydalı buldum. Kalite puanını etkileyen bir diğer faktöründe reklam hesabınızın geçmiş performansı olduğu yazılıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

  2. gercekten supersiniz cok guzel herseyi guzel aciklamis ve anlatmissiniz emeginize saglik.tesekkurler,iyi bir yol haritasi oldu bana

Bir Cevap Yazın

Yapay Zekanın Pazarlamada Kullanılacağı 5 Alan

Facebook, AT&T ve IBM gibi önemli markalar yapay zekanın uygulama alanlarını genişletmek için yoğun mesai harcıyor. Son yıllarda pazarlamaya yönelik uygulamaların geliştirilmesine oldukça önem veriliyor. Yapay zekanın pazarlamada kullanılan alanlarını açıklarken, çalışmaların geçmişleri ile ilgili kısa bilgiler vermeye de çalışacağım:

1. Arama Motorlarında Geliştirme

Elektronik ticaret alanındaki çalışmalar 2000’li yılların başına kadar gidiyor. Web sitelerinin artmaya başladığı bu dönemde internet kullanıcıları internet sitelerinde ve arama motorlarında “anahtar sözcük” kullanarak aramalar yapmaya başlamıştı. Çağın teknolojisi istenen anahtar sözcüğe yönelik sonuçları kullanıcıya sunmakta günden güne iyileşme sağladı. Öyle ki 2010’lu yılların bitimine az kala arama motorlarında aradığımız anahtar sözcükle ilgili istediğimiz sonuçları ilk sayfada bulabilir hale geldik. “Elasticsearch” tipi yazılımlar büyüklük derecesi ne olursa olsun, internet sitelerinin arama motorlarından daha fazla verim almasına yardımcı oluyor. Yaptığımız yazım hatalarını düzelten ve “bunu mu demek istediniz?” şeklinde aslında yapmaya çalıştığımız aramayı ekrana getiren uygulamalar, yaptığımız araştırmaya uygun öneriler sunan yazılımlar arama motorlarının kendini geliştirdiği önemli alanlar olarak bizlere yansıyor.

2. Kullanıcıya Öneriler Sunan Yazılımlar

Kullanıcıya öneriler sunan yazılımlar, internette araştırmalar yapan, ürün arayan veya yeni şeyler keşfetmek isteyen kullanıcılara önemli bir hizmet sağlıyor. Spotify’da bir şarkıyı dinledikten sonra aynı “genre”deki diğer müzisyenleri öneren, internetten kitap alırken benzer türdeki kitapları öneren, internetten ayakkabı satın aldığınızda çorap, ayakkabı boyası gibi tamamlayıcı ürünleri öneren yazılımlar bu alanda değerlendiriliyor.

3. Programlanabilir Reklamlar

İnternette bir ürünü inceledikten sonra o ürünü başka siteleri gezerken bir anda ekranda mı gördünüz? İşte programlanabilir reklamlardan biriyle karşılaştınız. İnternet kullanıcıları ve işletmeler programlanabilir reklam sayesinde temaslarını sürdürebiliyor. Bu temasın temelinde internet kullanıcısının internetteki hareketlerinin etkisi var. Girilen sayfalar, incelenen içerikler, satın alınan veya satılan ürünler, kısacası yapılan tıklamaların önemli bir bölümü işletmelere bilgi sağlıyor. İşletmeler bu bilgiler doğrultusunda pazarlama çalışmalarını etkin hale getirebiliyorlar. Algoritmalar, programlanabilir reklamların ana parçalarından birini oluşturuyor. Bu aşamada kullanıcıdan gelen “data” verimli bir şekilde yönetilerek hem işletmelere hem de üçüncü parti işletmelere önemli bir iş kolu yaratıyor. “Cookie” toplamasına izin verdiğimiz her site programlanabilir reklam uygulamaları için değerli veriler toplama şansını elde ediyor.

4. Pazarlama Tahminleri

İnternet kullanıcılarının hareketlerinden, satın alımlarından ve incelemelerinden yola çıkarak gelecekteki pazarlama akımlarının neler olabileceğine veya nelerin gelecekte talep edilebileceğine dair tahminler, pazarlamada yapay zekanın kullanımı ile daha olası hale gelebilecek. Pazarlamayla ilgili toplanan data, işletmelere “insight” (içgörü) sağlayarak işletmenin ve pazarlamanın geleceğine yönelik tahminlerde bulunmasına yardımcı olabilecek. Gelecekte başarılı olabilecek bir pazarlama kampanyası nasıl hazırlanır, hangi içeriklerle kullanıcının dikkati ve ilgisi çekilebilir? gibi sorular yapay zekanın kullanımı ile birlikte daha verimli cevaplanabilir.

5. Sesli ve Yazılı İçeriğin Algılanması

“Konuşma tabanlı ticaret” olarak tanımlanabilecek bu alan, kullanıcının sesini algılayarak veya yazdığı içeriği yorumlayarak tüketicinin internetten alışveriş yapabilmesine olanak sağlıyor. 2016 gibi çok yakın bir geçmişte başlayan çalışmalarla, bazı uygulamalar sözlü komutlarla tüketicilere alışveriş imkanı sunuyor. ABD’de Facebook Messenger uygulaması ile çiçek sipariş edebilme, Amazon Echo programı ile Dominos Pizza’dan pizza veya Uber’den araç çağırma gibi hizmetler küresel boyutta yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

Gelecekte Pazarlama ve Yapay Zeka Ortaklığı

Tüketicinin sadece kelimelerle değil, fotoğraflarla arama yapmasına olanak verecek uygulamalar, tüketicilerin internetteki hareketlerinden yola çıkarak geliştirilecek paylaşım içerikleri ve bu doğrultuda tüketicilerin kategorilere ayrılması, sanal makineler tarafından yazılabilecek köşe yazıları ve içerikleri gelecekte görebiliriz. Gelişen bu dünyada “insanlar” pazarlamanın neresinde yer alacak? Sanırım bu başka bir konu başlığı olarak değerlendirilmeli.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital Flört Bağımlılığı

Sosyal Medya’nın [SM] ve dijitalin eski arkadaşları biraraya getirmekten tutun, kurumsal pazarlama stratejilerine kadar çeşitli şekillerde hayatımızı kolaylaştıran etkileri var.

Birçok Freudyen, biyolojik ve nörolojik araştırma, karşı cinsten etkilenme sebeplerimiz üzerine çalışmalar yapsa da; türümüzün gerçek iletişim kanalları ile çeşitli amaçlarla aradığı çeşitli karşı cinsi, şimdi kendinden haberdar etmesi için SM yeni bir mecra olarak da evriliyor.

Hala Sahada

Önceki jenerasyonlarda ayrılık / boşanma sonrası karşı cinsin ilgisini yüz yüze tanışmalarda hissetmek, kişiye kendini ‘hâlâ sahada / canlanmış’ hissettirirdi; şimdi bu ilgi, ilişki sırasında SM aracılığıyla takip istekleri, mesaj talepleri vs. şekillerde ortaya çıkıyor.

İlk bakışta basit bir SM olayı gibi gelse de; üçüncü şahıs ilgisinin telefonlarda canlanması, farkında bile olmadan çiftin ‘sürekli sahada’ hissetmelerine sebep oluyor. Böylelikle sorunları ‘tamir etmek’ten çok ‘yenisine geçerim’ rahatlığı yaratıyor. Y-Z kuşaklarının tüketim alışkanlıklarının tamamında rastladığınız çizginin aynısı.

Kişiye ilginin yüksek oluşu ve bunun sürekli hissedilmesi, ortalama ilişki / evlilik sürelerinde ciddi dengesizliklere sebep olmakla birlikte, tartışma / boşanma sebepleri arasında da yeni başlıklar oluşturuyor.

Kıskançlık

Temelsiz kıskandırma taktiklerinin bile nasıl format değiştirdiğine bir bakın. ‘Bana çiçek geldi ama kimden olduğunu yazmam [çünkü asıl dikkatini çekmek istediği kişi gönderen değil], ‘beni çok gezdiriyorlar [kim olduğu belli değil]’, ‘inanılmaz ilgileniliyorum’, ‘canım pide çekti, Samsun’dan getirdiler’ gibi paylaşımlara sıkça rastlıyoruz.

Paylaşan kişi farkında olsun olmasın örneklerdeki paylaşım türü; ilgisi istenmeyen kişiden, istenilen kişiye kaydırılma çabası olmaktan veya ilgi bağımlılığından öteye gidemiyor. Yakında, ‘DM’den Yürümek’ çalışmamda bunlara değineceğim.

Güzellik Kavramı

Paylaşımlar yoluyla ‘meta’laşma [objeleşme], ilgi bağımlılığı gibi konuları önceki çalışmalarda ele almıştık. Dijitalin metalaştırıcı etkisini uzun süre daha inceleyecek olsak da hatırlatmakta fayda var; güzel görünmek başka, onu insanların gözüne sokarak objeleşmek başka.

İç güzellikten bahsedildiğinde dikkatinizi çekmiştir; ‘ama kimin iç güzelliği olduğuna ilk önce dış görünüşe bakıp karar veriyoruz’ denir sıklıkla. Güzellik, soyut arka planı olan bir kavram olduğundan; ilk cümlede kastedilen eli-yüzü düzgün kişidir.

Dekolte / vücut konseptli aşırı istek uyandıran paylaşımların, yalnız dürtü temelinde ilgi yarattığı düşünüldüğünde, birilerinin çıkıp ‘aklımla neden ilgilenmiyorlar’, ‘beni yalnız meta olarak görüyorlar’ diye yakınması oldukça yersiz.

Yani aynadan kaslarının, lüks aracının fotoğrafını çeken erkek, eteğim-popom şöyle daha ateşli çıkıyor diyen kadın, güzelliğe değil, kısa süreli dürtülere yönelik ilgi zemini yaratıyor.

Kadında da erkekte de kişinin bütün donanımı ve birikimi vücudundan ibaretmiş gibi davranır ve onun arzulanması üzerine içerik oluşturulursa; o yüzlerce / binlerce beğeninin sanatla, modayla, seyahatle açıklanması mümkün olmaz. Olmadığı gibi de, kadının toplumdaki yerini aşağı çekmeye, fikrî donanımını geri plana mahkûm etmeye, onu basitleştirmeye yardımcı olmakla aynı şeydir.

SM’nin bizlerde yaratığı sosyal değişimleri herkesin gözlemlemesi, tahmin etmesi, araştırmalar yapması mükün olmasa da; onu kısa süreli heyecanlarda kullanmak, beden aldı bozukluğu, özgüven sorunları, ilgi bağımlılığı, insan ilişkilerinin zarar görmesi gibi narsisistik bozukluklara sürükleyebiliyor. Bu doğrultuda SM’den gelen ilgi sizi esir aldığı anda normalde vermeyeceğiniz cevapları ve tepkileri vermenizin kapısını aralanıyor.

SM, selfie, ilgi bağımlılıkları ve psikiyatrik alt yapıları hakkında daha fazla bilgi için İlgi Bağımlılığı Ekseninde Sosyal Medya yazımı inceleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?