Youtube Küçük İşletmelere ‘Kendin Yap’ Reklam Olanağı Sunuyor

Youtube yepyeni bir reklam platformu fikri ile geliyor:  küçük ve orta ölçekli işletmeler için içerisinde DIY “kendin yap” olasılığı barındıran bir video reklam platformu.

Geçtiğimiz günlerde Google, KOBİ’lerin Youtube için kendi video reklamlarını oluşturabilmeleri için 3 yol açıkladı ve işin en iyi kısmı bu yolların büyük bir kısmının ücretsiz olması. Youtube Director adı verilen yeni bir uygulama sayesinde işletmelere yardım ederek, onların pazarlama bütçelerini olabildiğinde en aza indirmek hatta sıfırlamak için kendi reklamlarını kendilerinin yapmasının önünü açan bir yol sunuyor. Bu uygulama içinde bulunan şablonlar, müzikler ve videoyu düzenlemek amacıyla kullanılan araçlar kullanıma ücretsiz.

Google’ın ürün yönetimi departmanı da küçük işletmelerin yaşadığı en büyük sorun Youtube’ta yer alan videolarının kalite eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyor.

youtube-better-ads-hed-2016

Ürün yönetimi departmanının başındaki isim Diya Jolly bir röportajında “Bizim bu işe girişmemizin nedeni aslında işletmelerin videolarının internette artık gün geçtikçe öneminin daha da fazla arttığına inanmamızdan ileri geliyor. Ve bugün artık birçok büyük markanın da reklamlarını yapmak adına videolara yöneldiklerini görmekteyiz. Çünkü bu markalar video kampanyalarını yapabilecek kaynaklara sahipler, fakat KOBİ’ler de ise yaptıkları videoların kalitesi de oldukça düşük.” Diyerek bu durumu tersine çevirecek önlemleri hayata geçirmeye çalışıyor.

Bu yeni araçlar Los Angeles’ta bulunan bir berber dükkanı tarafından  AdWords kampanyası ile kullanıyor. Google’a göre işletme görülmesini yüzde 73 oranında, marka bilinirliliğini de yüzde 56 oranında artırmayı başarmış.

Uygulama ile birlikte Youtube kendi videosunu yapmakla uğraşmak istemeyenlere de iki seçenek sunuyor. Bu servis ile de kullanıcıların kendi videolarını yapmak mümkün hale geliyor.

Youtube ayrıca film yapanlarla da son derece ucuz spotlar yapabilmeleri adına bir bağlantı kurabilmek adına çalışıyor. Youtube Director uygulamasının yerinde hizmeti sayesinde, işletmeler 150 dolar ödeyeceklerini tahahhüt ederek Youtube’un onayını almış film yapıcılıları bu kişilerin işletmelerini ziyaret edecekler ve onlara yardım edecekler. Fakat bu uygulama şuan için Amerika’nın 6 şehrinde yürütülüyor.  Bunlar ise Atlanta, Boston, Chicago, Los Angeles, Washington D.C. ve San Francisco. Fakat Jolly bu şehirlere yenilerinin ekleneceğini de belirtmiş durumda.

Kısa zamanda ülkemizde de küçük işletmelerin kendi yaptıkları reklamları görebiliriz belki ne dersiniz?

h/t Adweek

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Yörsan Gıda’dan da Konkordato Başvurusu

Süt ve süt ürünleri sektöründe yarım asrı geride bırakan Yörsan Gıda konkordato istedi. Konkordato başvurusu önceki gün Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesine yapıldı.

Dava başvurusunda, şirketin mali güçlük içinde olduğu kaydedildi. Dava dilekçesine göre, ekonomide yaşanan genel sıkıntıların şirketin mali yapısını olumsuz etkilediği belirtildi. Konuya yakın bir kaynak, zincir marketlere satılan ürünlerin kâr marjındaki düşüş, akaryakıt nedeni ile artan lojistik giderleri ve kredi maliyetlerindeki yükselişin, şirketin mali dengesini bozduğunu kaydetti.

Dinçer Gökçe’nin Hürriyet’te yer alan haberine göre, konkordato talep eden Yörsan Gıda’ya yönelik bazı alacaklıların ise icra takibine geçtiği öğrenildi. Şirkete süt veren bir alacaklı 400 bin liralık alacağı nedeni ile Yörsan’a yönelik ihtiyati haciz kararı aldı. Konuya ilişkin, şirket yetkililerinden ise herhangi bir dönüş olmadı.

İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı en büyük 500 sanayi kuruluşu listesine de giren Yörsan’ın temeli 1964 yılında Yörükler Gıda Limited Şirketi olarak atıldı. 1984 yılında Türkiye’nin ilk beyaz peynir fabrikasını kuran Yörsan 4 yıl önce özel sermaye fonu Dubai merkezli Abraaj Group’a satıldı. Ocak 2018 tarihli ticaret sicil gazetesine göre Yörsan’ın yüzde 96 hissesi Abraaj Grubu’nun kontrolündeki Dairy Fresh Süt Ürünleri Ve Gıda Yatırımları San. Ve Tic. AŞ’ye, kalan hisse ise Yörsan’ın üç kurucu kurucusundan biri olan Şerafettin Yörük’e ait. Şerafettin Yörük ile Abraaj’ın davalık oldukları gündeme gelmişti. Bloomberg’in 3 ay önceki haberine göre Yörük, ‘adil olmayan sermaye artırımlarıyla şirketteki hisselerinin yüzde 20’den yüzde 3’e inmesine neden olunduğu’ gerekçesi ile yargı yoluna gitmişti.

Kaynak: Haberturk

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

22 Yaşındaki İki Genç, 1,5 Yılda Nasıl Milyar Dolarlık Bir Şirket Kurdu?

  • 22 yaşındaki Brezilyalı iki genç girişimci Henrique Dubugras ve Pedro Franceschi’nin sahibi olduğu Brex isimli ödeme şirketi, yaklaşık olarak 1,5 yılda 1,1 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı.
  • Henrique Dubugras, ilk girişimini 14 yaşında kurdu ve Brex, onun beşinci girişimi.
  • Dubugras ve Franceschi, Brex’ten önce de Pagar.me isimli ödeme girişimini kurdular. Daha sonra ikili, bir sonraki girişimlerini kurmak adına, 30 milyon dolar yatırım elde eden ve 100 kişilik bir ekibe sahip olan bu şirketi sattı.
  • İlgili Yazı: Müşterilerinin Spotify Listelerine Göre Kıyafet Öneren Girişim

Brezilyalı Henrique Dubugras ve Pedro Franceschi, 16 yaşında bir araya geldiklerinde, tutkularını anlamayan katı annelerinin yanı sıra, kodlama aşkı ve ortak hayal kırıklıklarıyla birbirlerine bağlanmışlardı. İki gencin evlerine patent ihlali bildirimleri gönderildikten sonra, onların hack alışkanlıklarından dolayı annelerinin korkuları daha da artmıştı. Franceschi, iPhone’a ilk jailbreak’i yaptıktan sonra, Apple’dan gelen yasal bir tehdit bunun için yeterli olmuştu.

Bunun üzerine ebeveynleri iki gençten hack işlerini ve sanal alemde amaçsızca takılmayı bırakmalarını istediler. Ancak şu anda 22 yaşında olan bu iki genç, bu istekleri görmezden geldi ve kısa bir süre önce Brex adındaki şirketleri için 1,1 milyar dolar değerleme ile 125 milyon dolarlık bir C serisi fonlamayı duyurdular. Greenoaks Capital, DST Global ve IVP’nin liderlik ettiği turda, şirket bugüne kadar yaklaşık olarak 200 milyon dolar yatırım elde etti.

San Francisco merkezli Brex şirketi, girişim kurucularının kişisel bir teminat ya da mevduat olmaksızın kurumsal kredi kartlarına erişim imkanı sağlıyor. Aynı zamanda şirket, PayPal’ın kurucularından olan Peter Thiel ve Max Levchin, Visa’nın eski CEO’su Carl Pascarella ve bir avuç önde gelen risk sermayesi şirketi tarafından da destekleniyor. Bu yatırım, onları tarihin en genç unicorn (1 milyar dolar ve üzeri değerlemeye sahip özel girişimlere verilen isim) kurucularından biri haline getiriyor ve onları, bu kadar hızlı bir şekilde unicorn bölgesine açılan nadir bir girişim sınıfına sokuyor. 2017 yılının bahar aylarında kurulan Brex, aradan geçen yaklaşık 1,5 yılın ardından geçtiğimiz haziran ayında halka açıldı.

Brex, herhangi bir kişisel teminat ya da teminat bedeli gerektirmiyor ve üçüncü taraf eski bir teknolojiyi kullanmıyor. Ayrıca şirketin yazılım platformu sıfırdan inşa edildi. Brex, şirketlere harcamalarına yönelik olarak birleştirilmiş bir bakış sunarak kurumsal giderlerin pek çok sıkıntı verici kısmını basitleştiriyor. Örneğin bir CEO, her ayın sonunda, şirketin tümünün Uber’de ne kadar para harcadığını kolay bir şekilde görebiliyor. Bununla birlikte Brex, girişimcilere başka bir yerden aldıklarından 10 kat daha yüksek bir kredi limiti verebiliyor ve online başvurunun tamamlanmasından hemen sonra, en azından sanal kartlar teslim edilebiliyor.

Bunu Nasıl Başardılar?

14 yaşında olan çoğu gencin tek derdi okuludur. Ancak Dubugras, 14 yaşındayken bir sonraki iş girişiminin ne olacağını düşünüyordu. Zaten başarılı bir online oyun yapmıştı, ancak bu patent ihlali bildirimlerini aldıktan sonra bu işi sonlandırmaya zorlandı.

Bunun üzerine Dubugras, yeni bir girişim kurmak için oyundan kazandığı parayı kullandı. Edtech isimli bu girişim, Brezilyalı öğrencilerin Amerikan okullarına başvurmalarına yardımcı olmayı amaçlıyordu. Kendisi Stanford’a girmeyi umuyordu ve Brezilyalı öğrencilerin ABD’deki üniversite başvuru süreci hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduklarını çabucak öğrenmişti. Bazı açılardan bu girişim başarılıydı. Dubugras, yeni girişimi için 800 bin kullanıcı toplamayı başardı, ancak hiç para kazanamadı. Onun küçük serveti, bu işi büyütmek için yeterli değildi. Dubugras, bu durumla ilgili olarak “Brezilya’da 15 yaşındakilere yatırım yapmaya istekli çok sayıda risk sermayesi yok.” şeklinde bir açıklama yaptı.

İsveç’in Nasıl Bu Kadar Çok Başarılı Girişimi Var?

Edtech girişimini kapattıktan kısa bir süre sonra, Dubugras, onun inovasyona olan iştahını anlayan ve tıpkı onun gibi başarıya aç, Rio’da yaşayan bir Brezilyalı genç olan Franceschi ile tanıştı. Daha sonra iki genç konuştu ve Franceschi’nin ödemelere olan ilgisinden dolayı Pagar.me isimli girişimi başlattılar. Pagar.me 30 milyon dolar yatırım elde etti ve 100 kişilik bir ekip meydana getirdi. Şirket satıldığında, 1,5 milyar dolar kadar işlem yapıyordu.

Dubugras daha sonraki hamleleriyle ilgili olarak “Bir şeyler inşa etmek için Silikon Vadisi’ne gelmek istedik, çünkü buradaki her şey çok büyük ve çok havalı görünüyordu.” dedi. Ve ikili sonunda bunu başardı. 2016 sonbaharında, Dubugras ve Franceschi Stanford Üniversitesi’ne kaydoldular. Bundan kısa bir süre sonra da Beyond adında bir sanal gerçeklik girişimiyle Y Combinator’a girdiler. Dubugras, son derece kısa süren bu girişim macerasını şu şekilde özetliyor:

“Sanırım pes etmemiz üç hafta sürdü. Bu işi başlatmak için doğru kurucular olmadığımızın farkına vardık.”

Buna rağmen Dubugras, Y Combinator’ın neyde iyi olduklarını anlamalarına yardımcı olduğunu ifade ediyor. Kendileri de birer girişimci oldukları için Dubugras ve Franceschi, girişimcilerin karşılaştıkları son derece büyük bir problemin fazlasıyla farkındalardı: banka hesabındaki paraya erişim. Büyük bankalar, küçük işletmeleri almak istemedikleri birer risk olarak görürler ve bu yüzden şirket kurucuları, genellikle bir çıkmazda bırakılırlar.

Dubugras ve Franceschi, sadece Rolodex’te büyük bir girişimci ağına sahip değildiler. Aynı zamanda şirket kurucuları için özel olarak tasarlanmış bir kredi kartı işi oluşturmak için gereken fintech zekasına da sahiptiler. Bu yüzden ikili, Beyond girişimine son verdi ve Nisan 2017’de Brex’i kurdu. Brex kısa bir süre içinde hızlı bir şekilde yükselişe geçti. Öyle ki, iki genç girişimci Stanford’dan ayrılmaya ve işi tam zamanlı olarak sürdürmeye karar verdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?