Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri

Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerine Avrupa ve dünyaya açılma fırsatı sunan Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye 2016 Programı’nın sonuçları, Deloitte Values House’da düzenlenen ödül töreniyle açıklandı.

Türkiye’de on birinci yılını tamamlayan programın bu yılki birincisi, 2009 yılında Ankara’da faaliyetlerine başlayan ve son dört yılda %16014’lük büyüme kaydeden Bilgikent Bilişim A.Ş oldu. SNI Teknoloji Hizmetleri A.Ş. %6354’lik büyüme ile ikinci olurken, Hype %4894’lük büyüme oranı ile üçüncülük ödülünün sahibi oldu.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin kıyasıya yarıştığı programda Cardtek Teknoloji Özel Ödülü’nün sahibi olurken, Büyükler Ligi olarak anılan ve 2015 mali yılı süresince gelirleri 50 milyon Euro ve üzeri olan teknoloji şirketlerinin, son dört yıldaki büyüme hızlarına göre kendi aralarında değerlendirildiği ‘Big Stars’ kategorisinde ise Aselsan, BilgiKent, Bimsa, TurkNet ve Innova yer aldı. Innova Bilişim Çözümleri A.Ş. ayrıca programın başladığı 2006 yılından bu yana Fast 50 listesine girebilme başarısı gösteren tek şirket olma özelliği taşıyor.

2016 Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda ilk 10’a giren şirketler

Sıra Şirket Adı Büyüme Oranı Faaliyet Alanı
1 Bilgikent Bilişim A.Ş 16015% Donanım
2 SNI Teknoloji Hizmetleri A.Ş. 6355% Yazılım
3 Hype 4894% Medya
4 ARD GRUP BİLİŞİM MEDİKAL DANIŞMANLIK TİC. LTD. ŞTİ. 3829% Yazılım
5 ANT YAZILIM VE BİLGİSAYAR SAN.TİC.LTD.ŞTİ. (Anttech) 1629% Yazılım
6 Robotistan Elektronik Ticaret A.Ş. 1177% Donanım
7 KARTNET BİLGİSAYAR SAN. VE TİC A.Ş (Cardtek) 534% Donanım
8 P.I. Works TR Bilişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. 465% Yazılım
9 BNTPRO Bilgi ve İletişim Hizmetleri 432% Yazılım
10 Logsign 384% Yazılım

Fast 50 CEO Anketi Sonuçları:

– Geçtiğimiz yıl CEO’ların %37’si 12 ay içinde ekonominin büyüyeceğine inancını paylaşırken bu oran yeni araştırmada %42’ye yükseldi. Aynı şekilde bir önceki araştırmada ekonominin küçüleceğini ya da durağan kalacağını savunan CEO oranı %63 iken bu yıl gerçekleştirilen araştırmada %57’ye düştü.

– CEO’ların %61’i önümüzdeki 12 ay içinde işgücü büyümesinde maksimum %25 gelişim beklerken, sadece %9’u %50’den fazla büyüme beklediğini paylaştı. Geçtiğimiz yıl aynı oranlar sırasıyla %58 ve %5 olarak raporda yer almıştı.

– CEO’ların çoğunun önümüzdeki 12 ayda organik büyümenin sağlanacağını belirtmesine ve büyümenin ana kaynağı olarak göstermesine rağmen 2015 yılında %74 olan bu oran %70’e düştü.

– Teknoloji şirketlerinin büyümesini sağlayan önemli faktörler %27’lik oranları ile ‘nitelikli çalışanlar’ ve ‘özel / niş ürünler’ oluştururken, ‘güçlü liderlik’ %15’le üçüncü sırada yerini aldı.

– CEO’lar şirketlerinin hızlı büyümesinin yönetilmesi karşısındaki en büyük operasyonel zorluğu geçtiğimiz yıl %55 ile kalifiye işgücünün bulunması, işe alınması ve elde tutulması olarak ifade ederken %64’e yükselen bu oran durumun daha da zorlaştığını ortaya çıkardı.

– ‘Büyüyen satışlar’ %45 ile geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine CEO’ların karşılaştığı mali zorlukların ilk sırasında yerini aldı.

– ‘Liderlerin yetiştirilmesi ve sorumluluğun delege edilmesi’ CEO’lar için en büyük kişisel zorluk olarak ilk sıradaki yerini koruyor.

– Teknoloji sektörünün gelecek 12 aydaki gelişiminin önündeki en büyük engeller ise ‘bölgedeki jeopolitik istikrarsızlık’ ve ‘yetenek kullanılabilirliği’ olarak vurgulandı.

– CEO’lar tarafından gelecek 12 ayda büyümeyi teşvik edecek faktörler ise şu şekilde sıralandı; ‘AR-GE ve inovasyon yatırımları’, ‘düşük kurumsal ve bireysel vergi’ ve ‘eğitim – öğretim’.

– CEO’ların yorumlarına göre önümüzdeki üç yıl içinde teknoloji yatırımlarının en önemli etkenleri arasında ‘dijitalleşme ve mobilite’, ’analitik verilerin daha iyi kullanılması’ ve ‘e-ticaretin büyümesi ve çok kanallı entegrasyon ihtiyacı’ olarak belirlendi.

– Araştırma kapsamında CEO’lara gelecek 12 ayda yatırım yapmayı planladıkları ülkeler de soruldu. CEO’ların gündeminde %27 ile Amerika ilk sırada yer alırken, %24 ile Türkiye ikinci, %21 ile İran ve İngiltere üçüncü oldu.

Deloitte’un ‘Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye: Kazananlar ve CEO Araştırması 2016’ raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link