Türk Tekstili AB Pazarında Dünyayı Solladı

Tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar ihracat yapıyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, tekstilin Türkiye’ye en büyük katma değeri sağlayan ve cari açığı kapatan sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “En önemli hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 kesintisiz ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı” dedi.

İsmail Gülle: “Türk tekstil sektörü, AB ülkelerinin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi. Ev tekstili, örme, dokuma kumaş ve teknik tekstilde 3,5 milyar doları aşan dış ticaret fazlası verdik. AB ülkelerine AB’nin ithalat ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyoruz. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro iken; Türkiye’den ithalatında bu fiyat 4,5 Euro. Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro iken; Türkiye’den ithalatında 5,5 Euro.”

Türkiye’de katma değer yaratan en önemli sektörlerden biri olan tekstil sektörü, 2017 yılını Avrupa Birliği’nin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi olma konumunu koruyarak 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı. Türkiye’de sektörün en büyük birliği olan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), düzenlenen basın toplantısında tekstilin 2017 yılı performansı ile 2018 yılı hedeflerini ve hayata geçirilecek projeleri paylaştı.

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılındaki en önemli projelerinin “dış ticaret fazlası veren bir Türkiye” olduğunu vurgulayarak “Misyonumuzu 7 gün 24 saat kesintisiz ihracat olarak belirledik. Bu misyonun tüm ihracatımıza da şamil olacağına inanıyoruz. Hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı. Düşünün ki 7/24 kesintisiz ihracat yapan bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirsek Türkiye’nin ihracat rakamını nerelere çıkartırız” diye konuştu.

Tekstilde kg birim fiyatı, AB’nin ithalat ortalamasını aştı

Türkiye’nin geçen yıl da ihracatla yükseldiğini, kendilerinin de ihracat için üretim ve yatırım yapıp, istihdam yarattığının altını çizen Gülle “Geçen yıllardan farklı olarak küresel krizden sonraki en zor yılı, en güzel, en performanslı bir yıl olarak geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti’ne kastedilmesinden terör saldırılarına ve ABD ile yaşanılan gerginliklere kadar pek çok olumsuzluk yaşadık. Bu zorlukların üstesinden başarıyla gelmemiz, Türkiye ihracatı ve özellikle tekstil sektörünün ustalık dönemini yaşadığının bir kanıtı” dedi.

Tekstil sektörünün yarattığı katma değeri rakamlarla ortaya koyan İsmail Gülle, “ABD gibi zor bir pazara yarım milyar doların üzerinde, üstelik kg başına 5 dolar gibi yüksek bir birim fiyatla, moda markalarının anavatanı olan İtalya’ya da kg başına 5 dolar birim fiyatla 866 milyon dolar ve dünyanın bir diğer ucu olan Sri Lanka’ya kg başı 10 dolar değerinde yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirdik. Bir zamanlar katma değer üretmiyor diye iddia edilen tekstil sektörümüzün, bugün Türkiye’ye en büyük katma değer sağlayan sektörlerden biri olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Türk tekstil sektörü AB ülkelerine AB’nin ithalatta ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyor. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro. AB’nin Türkiye’den ithalatında ortalama birim fiyatı ise 4,5 Euro. AB’nin en büyük ülkesi Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro. Almanya’nın Türkiye’den tekstil ithalatında birim fiyatı 5,5 Euro” bilgilerini paylaştı.

Tekstil sektörü cari açığı kapatıyor

Tekstil sektörünün, Türkiye ekonomisinin en büyük sorunlarından cari açığı kapatan sektörlerden olduğunu da yine rakamlarla ifade eden Gülle, “Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye’nin cari açığını kapatan sektörlerden bir tanesiyiz. 2017 yılında Ev tekstilinde 1,6 milyar dolar, örme kumaşta 1 milyar dolar, dokuma kumaşta 850 milyon dolar, teknik tekstilde 120 milyon dolar dış ticaret fazlası verdik. Türk Tekstil ve Hazır giyim sektörleri son 20 yılda toplamda 200 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi” dedi.

Afrika’ya ihracat 1 milyar dolar, bu yıl daha da artacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın altını çizdiği gibi, Türkiye’nin yeni pazarının Afrika olduğunu hatırlatan Gülle, “Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Afrika’ya gerçekleştirilen ticaret heyetlerine katıldık. Olumlu temasların meyvelerini yakın zamanda toplayacağız. Kendilerine müteşekkiriz. Bugün, Afrika’nın Dünya’dan ithalatı 470 milyar dolar. Türkiye’nin Afrika’ya toplam ihracatı ise 11 milyar dolar. Tekstil sektörü olarak, bu ihracatın 1 milyar dolarını biz gerçekleştiriyoruz. 2018 yılında Afrika pazarındaki payımızı artıracağız” dedi.

Bu yıl prestijli fuarlara katılmaya devam

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılında yapılacak çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: “Dünyanın en prestijli fuarları olan The London Textile, Munich Fabric Start, Premiere Vision Paris, Heimtextil, Premiere Vision İstanbul, Techtextile Frankfurt, Techtextile North America fuarlarına bu yıl da milli katılım gerçekleştireceğiz. Altı kıtada 190 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, yeni pazar arayışlarına ticaret ve alım heyetleri düzenleyerek hız kesmeden devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ekonomi Bakanımızın teşrifleri ile gerçekleşen ticaret heyetlerine de ihracatçılarımızla birlikte katılım gerçekleştireceğiz. İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışmamızın bu yıl 13.sü ile geleceğin tasarımcılarını sektörümüze kazandırdık ve kazandırmaya devam edeceğiz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Tudors Çalışanlarıyla Birlikte Kimsesiz Sokak Hayvanlarına Sahip Çıkıyor

Sokakta yaşayan hayvanlar için kış ayları çok zor olduğu gibi yaz ayları da zor geçebiliyor. Hava çok sıcak ve su tüketimi ihtiyacı insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da artıyor. Tudors bunu düşünerek 26 cadde mağazasının önüne sokak hayvanları için su kabı bırakarak çalışanlarıyla birlikte sokak havanlarına yardım ediyor.

Tudors daha önceden de bazı sosyal sorumluluk projelerine imza atmıştı. Özellikle kadına şiddet konusunda hassas olan marka “Çalışan kadına fazladan izin” gibi uygulamalarla da gündeme gelmişti. Tudors sosyal sorumluluğa önem veriyor ve başka markalara da bu anlamda örnek omak istiyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Tudors CEO’su Yaşar Ayayadın “Tudors bir halk markası. Biz halkın yüreğini temsil ediyoruz. Bir marka olmanın en büyük sorumluluğu örnek olmak, farkında olmak ve duyarlı olmaktır. Sokak hayvanları için başlattığımız bu çaba dilerim  pek çok markaya  örnek olur “ dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Trafik Sıkışıklığının Ekonomiye Etkisi Nedir?

  • Büyük şehirlerdeki trafik sıkışıklığı, sadece zaman kaybına değil, aynı zamanda ekonomik bir kayba da neden oluyor.
  • 2013 yılında, ABD’deki trafik sıkışıklığının doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu maddi kayıp 124 milyar dolardı.
  • Mısır’ın başkenti Kahire’nin 2010 yılındaki trafik problemi, yaklaşık olarak 50 milyar Mısır pound’u tutarında bir maliyete neden oldu. Bu rakam, Mısır’ın gayrisafi yurt içi hasılasının %4’üne eşit.
  • Matthias Sweet isimli araştırmacı, daha yüksek düzeydeki trafik tıkanıklıklarının başlangıçta daha hızlı ekonomik büyüme ile ilişkili olduğunu keşfetti. Yani trafik sıkışıklığı yaşamayan şehirler için biraz trafik sıkışıklığı, bu şehirlerin ekonomileri için yararlı olabilir.
  • Trafik tıkanıklığı, kişi başına yılda 35 ila 37 saatlik -ya da tek yön yolculuk başına yaklaşık olarak 4,5 dakika- bir gecikmeden daha kötü olduğu zaman, iş büyümesinin yavaşladığı görülüyor.
  • İlgili Yazı: Dünya Kupası’na Ev Sahipliği Yapmak, Ekonomik Açıdan Mantıklı mı?

İstanbul’da yaşayanların günlük hayatının bir parçasıdır trafik sıkışıklığı. Her ne kadar metro ve metrobüs hatları bu sorunu biraz olsun azaltsa da, bu ulaşım araçlarının sadece belirli güzergahlar arasında yer alması, birçoğumuzun İstanbul’daki trafik sıkışıklığına maruz kalmasına neden oluyor. Üstelik trafik sıkışıklığı, sadece bizim vakit kaybetmemize neden olmuyor. Aynı zamanda ekonomik anlamda da büyük bir kayba neden oluyor.

Bağlantılı otomobil hizmetleri ve ulaşım analizi konusunda uzmanlığı bulunan INRIX isimli Amerikalı şirket ve “Ekonomi ve İş Araştırması Merkezi” isimli kuruluşun birlikte hazırladığı Ekim 2014 tarihli rapora göre; nüfus artışı, gayrisafi yurt içi hasılanın büyümesi, akaryakıt fiyatlarındaki düşüş ve araba sahipliğindeki artış nedeniyle ABD’deki trafik sıkışıklığının doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu maddi kayıp, 2030 yılı itibarıyla 186 milyar dolara ulaşacak. 2013 yılında ise bu rakam 124 milyar dolardı. Yani ABD’deki trafik sıkışıklığı maliyetlerinde, 17 yılda tam olarak %50 oranında bir artış olması bekleniyor. Tabii ki, o zamanki şartların ilerleyen yıllarda da devam ettiği varsayılarak bu tahminde bulunulmuş.

Forbes’un bu raporla ilgili olarak paylaştığı yazıya göre, bu raporda yer alan, tıkanıklıkların neden olduğu gecikmeler hakkındaki veriler, INRIX indeksine dayanıyordu. Ekonomi ve İş Araştırması Merkezi de en yoğun trafik sıkışıklığı nedeniyle haneler üzerine yüklenen yükü belirlemek için bu verileri kullandı ve şu üç unsuru göz önünde bulundurdu: sıkışmış trafikte boşa harcanan zaman, harcanan yakıt ve trafik tıkanıklığının çevre üzerindeki etkisi. Aynı zamanda trafik sıkışıklığı olan şehirlerde, malların taşınması ya da toplantılara katılmanın daha pahalı ve zaman alıcı eylemler olması da göz önünde tutularak dolaylı maliyetler de hesaba katıldı.

Araştırma kapsamında, 2013 yılında, trafikte harcanan yakıt ve zamandan kaynaklı maliyetlerin yaklaşık olarak 78 milyar doları ve işletmelerin ABD’li tüketicilere yansıttığı dolaylı maliyetlerin toplamının ise yaklaşık olarak 45 milyar doları bulduğu sonucuna ulaşıldı. Üstelik trafik sıkışıklığının ekonomi üzerindeki olumsuz etkisini yansıtan tek araştırma da bu değil.

Kahire Trafiğinden Bir Görüntü

Dünya Bankası’nın yaptığı bir araştırmaya göre, Mısır’ın başkenti Kahire’nin 2010 yılındaki trafik problemi, yaklaşık olarak 50 milyar Mısır pound’u tutarında bir maliyete neden oldu. Bu rakam, Mısır’ın gayrisafi yurt içi hasılasının %4’üne eşit. Mısır başkenti kadar yoğun nüfuslu ve trafiği ile ünlü olan Endonezya’nın başkenti Jakarta söz konusu olduğunda ise, bu şehrin trafik maliyeti, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının sadece %0,6’sına eşit.

Biraz Trafik Sıkışıklığı İyidir

Trafik sıkışıklığıyla ilgili olarak söylediğimiz tüm bu şeylere rağmen, bir şehirde hiç trafik olmaması pek de olumlu bir durum değil. Zira bir araştırmaya göre, belirli bir noktaya kadar trafik sıkışıklığıyla ekonomik büyüme arasında bir doğru orantı mevcut. ABD’li eski siyasetçi John Norquist, trafik sıkışıklığıyla ilgili olarak şu dikkat çekici ifadeleri kullanıyor:

Trafik sıkışıklığı, biraz kolestrol gibidir. Eğer hiç yoksa, ölürsün. Ve kolestrol gibi, bir iyi türü ve bir kötü türü vardır.

Virgin’in internet sitesinde trafik sıkışıklığının ekonomik etkisiyle ilgili olarak yayımlanan yazıya göre, Matthias Sweet isimli bir araştırmacı bu konuda yaptığı bir araştırma sonucunda, daha yüksek düzeydeki trafik tıkanıklıklarının başlangıçta daha hızlı ekonomik büyüme ile ilişkili olduğunu keşfetmiş. Ancak belirli bir eşiğin üzerindeki trafik sıkışıklığı, büyümenin önünde bir engel olmaya başlıyor. Trafik tıkanıklığı, kişi başına yılda 35 ila 37 saatlik -ya da tek yön yolculuk başına yaklaşık olarak 4,5 dakika- bir gecikmeden daha kötü olduğu zaman, iş büyümesinin yavaşladığı görülüyor.

Yani başka bir deyişle, Matthias Sweet’in araştırmasına göre, trafik sıkışıklığı yaşamayan şehirler için biraz trafik sıkışıklığı, bu şehirlerin ekonomileri için yararlı olabilir. Çünkü bazen trafik sıkışıklığını azaltmanın maliyeti, trafik sıkışıklığının neden olduğu maliyetten daha yüksektir. Ancak belirli bir eşiğin üzerindeki trafik sıkışıklığı, şehir sakinlerinin yaşam kalitesini düşüreceği için ekonomiye olumsuz olarak etki eder.

Trafik Sıkışıklığı Nasıl Önlenebilir?

Trafik sıkışıklığı yarattığı zaman kaybı nedeniyle iş verimliliğinin düşmesine neden olurken bir yandan da trafik sıkışıklığının sebep olduğu doğrudan ve dolaylı maliyetler, işletmelerin giderlerinin artmasına sebep oluyor. Sonuç olarak tüm bunlar da sunulan ürün ya da hizmetin fiyatının artmasına ve dolayısıyla biz tüketicilerin cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. Ancak tabii ki, trafik sıkışıklığının neden olduğu bu ekonomik kaybı önlemek için birtakım önlemler almak mümkün.

Toplu Ulaşım Ağları

Trafik sıkışıklığının neden olduğu maddi kaybın önüne geçmek için başvurulabilecek önlemlerden ilki, tabii ki toplu taşıma ağını genişletmektir. Bu noktada da metro ve metrobüs gibi bağımsız güzergahlara sahip ulaşım ağları ön plana çıkıyor. Ancak toplu ulaşım ağlarının kapsamını genişletmek, hem söylendiği kadar kolay değil hem de bu sorunu tek başına çözmek için yeterli değil.

Uber ve Lyft Gibi Ulaşım Hizmetleri

Bazı insanlar ne olursa olsun, özel araçla seyahat etmenin konforunu hiçbir şeye değişmezler. İşte Uber ve Lyft gibi özel araçlarla ulaşım hizmeti sunan platformlar burada devreye giriyorlar. Bu tarz ulaşım hizmetleri, yoğun nüfusa sahip şehir merkezlerindeki araç sayılarının azalmasına yardımcı olabilirler.

Sürücüsüz Otomobiller

Tesla ve diğer birçok otomobil üreticisi firmanın üzerinde çalıştığı sürücüsüz otomobiller de trafiksiz bir geleceğin mimarları arasında yer alabilirler. Şu anda büyük otomobil üreticileri, tamamen otonom olarak çalışabilen, yani başka bir deyişle insan bir sürücünün denetimine ihtiyaç duymadan sorunsuz bir şekilde seyahat edebilen otomobilleri gerçeğe dönüştürmek için çalışıyorlar.

Tam anlamıyla sürücüsüz olarak trafiğe çıkabilen araçlar ne zaman gerçeğe dönüşür ve ne zaman yaygınlaşır bilinmez, ancak bu araçlar bünyelerinde barındırdıkları sensörler sayesinde, trafikteki diğer araçlarla sürekli olarak iletişim halinde olacaklar ve bu da daha istikrarlı ve akıcı bir trafik akışının olmasını sağlayacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link