Türk Şirketleri, Global Arenada Nasıl Başarılı Olabilirler?

Türkiye, önemli markalara ev sahipliği yapan bir ülke. Öne çıkan Türk markaları arasında dünyanın en büyük üçüncü bisküvi üreticisi ve dünyanın en büyük yedinci beyaz eşya üreticisi yer alıyor. Bununla birlikte dünyanın fındık ihtiyacının %60’sından fazlası Türkiye tarafından sağlanıyor. Ayrıca Türkiye, dünyanın en çok tekstil ürünü ve mücevher ihraç eden 10 ülkesi arasında yer alıyor.

Tüm bunlarla birlikteTürkiye, yaklaşık olarak 80 milyonluk nüfusu ve 857 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılası ile dünyanın en büyük 17. ekonomisi konumunda bulunuyor. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası yılda ortalama olarak %5 oranında arttı. Sadece bu yılın ilk yarısında ise gayrisafi yurt içi hasıla, %5’ten daha fazla arttı ve bu artış, Türkiye’yi G-20’deki en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline getirdi.

Dinamik popülasyonu ve şirketler için düşük maliyetler, Türkiye’nin özellikle yiyecek ve içecek, ev ve kişisel bakım ürünleri, dayanıklı tüketim malları ve tekstil endüstrisinde önemli markalara sahip bir ülke olmasına yardımcı oldu. Hatta çeşitli Türk şirketleri, özellikle son yıllarda yaptıkları atılımlarla birden çok ülkede söz sahibi olmayı başardılar. Bu Türk şirketlerinin yurt dışında başarılı olmasında üç nitelik önemli rol oynadı.

1. Girişimci Ruh ve Mülkiyet Zihniyeti

Türkiye’deki büyük şirketlerin çoğu, hırslı bir kurucunun önderlik ettiği bir aile şirketi olarak ortaya çıktı ve bu kurucunun girişimci dürtüsü, şirketin büyümesinde anahtar bir role sahip oldu. Uluslararası ölçekte faaliyet gösteren Türkiye merkezli en büyük 13 şirketin her biri, tamamen ya da kısmen bir ailenin mülkiyetinde bulunuyor. Başarılı Türk şirketlerinde mülkiyet zihniyetiyle hareket eden hissedarlar şirketin vizyonunu formüle ediyor, büyüme isteğini tanımlıyor ve gündemi belirliyorlar.

2. Büyüme Fırsatlarını Yakalamak İçin Hızlı Karar Verme

Yeni gelişen pazarlarda büyüyen şirketler, gelişmiş pazarlardaki emsallerine göre daha hızlı bir şekilde büyümeye meyillidirler ve daha fazla bir risk toleransına sahiptirler. Türk şirketleri küçük ve tedbirli adımlar atmak yerine, hızlı bir başlagıç yapıyorlar ve başlangıçta karşılarına çıkan engellere karşı dirençli ve ısrarcı olmayı öğreniyorlar.

Örneğin, d.ream olarak da bilinen Doğuş Restaurant Entertainment and Management sadece 5 yıl önce kurulan bir Türk şirketi ve şimdiden ABD, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Uzakdoğu’da faaliyet gösteriyor. Şirketin kendisinin oluşturduğu ya da zamanla bünyesine kattığı 51 farklı restoran markası ve toplamda 180 tane restoranı bulunuyor.

Türkiye en büyük perakendecisi olan BİM de uluslararası faaliyetlerini hızlı bir şekilde genişletti. BİM, ilk yurt dışı atılımını Fas’ta gerçekleştirdi ve 2009 yılında Fas’ın yoğun nüfusa sahip olan şehirlerinde ilk mağazalarını hizmete açtı. Şirket doğrudan Türk yapımı ürünleri Fas’a getirmek yerine, Fas’ın yerel kültürünü, damak zevkini ve tüketici davranışlarını anlamaya çalıştı ve daha sonrasında kendi özel markalı ürünlerini üretmek için yerel tedarikçilerle anlaştı. Şu anda BİM’in Fas’ta 300’den fazla mağazası bulunuyor. Ayrıca şirket, 2013 yılında Mısır’a açıldı ve bu ülkede şimdiye kadar 200’den fazla mağaza açtı.

3. Karmaşıklık Yönetme Yeteneği

Türk şirketleri, piyasa sinyallerine hızlı bir şekilde tepki verebiliyorlar ve pazardaki karmaşıklığı yönetebiliyorlar. Hızlı adaptasyon, inovatif problem çözümü, yalın karar verme ve çevik organizasyon; ithal edilen ürünlerle rekabet etmek zorunda olan Türk şirketlerinin, bu rekabette ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsurlar.

Arçelik’in, Türkiye’nin lider beyaz eşya üreticisi ve Avrupa’nın en büyük dayanıklı tüketim ürünleri üreticilerinden biri olmasına yardımcı olan özelliklerin başında “karmaşıklık yönetimi yeteneği” geliyor. Hızlı bir şekilde yeni pazarlara giriş yapan markanın toplam gelirinin yaklaşık olarak %60’ını yurt dışı gelirleri oluşturuyor. Şirketin gelişmiş teknolojilere yaptığı yatırımlar, dünya çapında yetenekleri bünyesine katması ve tüketici ihtiyaçları üzerine devamlı odaklanması; karmaşıklık yönetimi yeteneğinin bu kadar iyi olmasında önemli bir rol oynuyor.

Global Türk Şirketleri Nasıl Gelişmeye Devam Edebilirler?

Türk şirketleri, büyümelerini hızlandırmak ve son derece rekabetçi olan yabancı pazarlarda varlığını sürdürebilmek için şu alanlarda sürekli olarak yeteneklerini geliştirmelidirler:

Performans Odaklı Kültürü Teşvik Etme: Türk şirketleri; yetenek çekiciliği, katılım ve müşteriyi elde tutma konusunda en iyi seviyeye gelmek istiyorlarsa arzuladıkları global kültürün ana elementlerini daha açık bir şekilde dile getirmeliler ve performans yönetimini güçlendirmeliler. Ayrıca uzun vadeli global amaçlar, şirketlerin sadece mevcut finansal performaslarına değil, organizasyonel sağlıklarına da dikkat etmelerini gerektirir. Bununla birlikte global olarak tutarlı çalışma yolları belirlemek de kritik bir öneme sahip.

Sayısallaştırma Aracılığıyla Sıçrama: Yeni teknolojiler, global tüketici endüstrisini dönüştürmeye devam ettiği sürece, şirketler sayısallaştırmanın getirdiği tehditler ve fırsatlar konusunda net bir anlayış geliştirmek zorundalar. Türk şirketleri, özellikle sayısallaştırmanın gelişmiş pazar rakiplerini geride bırakmalarına yardımcı olabilecek alanlarda, gelişmiş dijital ve analitik yeteneklerini geliştirme konusunda yatırım yapmalılar.

Bir İnovasyon Motoru Kurma: Bugüne kadar çok az sayıda Türk firması dünyanın birçok ülkesinde tanınan ve saygı duyulan güçlü markalar oluşturmayı başardı. Turkish Airlines ve Arçelik’in sahibi olduğu Beko, bu markalara örnek olarak gösterilebilir. Global markalar oluşturmak ve global arenada varlığını sürdürmek, sürekli olarak inovatif olmayı gerektirir. Şirketler, sürekli olarak en iyi fikirleri üretmek, önceliklendirmek ve geliştirmek için sistem ve kaynakların yanı sıra, orta ve uzun vadeli inovasyon amacı meydana getirmeliler.

Tasarım Odaklı Düşünme Zihniyeti Oluşturma: Tasarım odaklı düşünmeyi benimseyen şirketler; müşteri ihtiyaçlarını tam olarak anlamaya, organizasyona müşteri odaklı bir empati aşılamaya, görevler arası düşünsel süreçlere dahil olmaya, bir ürünü pazara çıkarmak için hızlı bir şekilde hareket etmeye ve onu müşteri geri bildirimlerine göre düzeltmeye çalışıyorlar. Şirketler, tasarım odaklı düşünme sayesinde müşteri memnuniyetini ve marka sadakatini artırabilir ve bunun sonucunda da daha fazla satış yapabilir ve daha fazla kar sağlayabilirler.

Türk şirketleri ülke sınırları dışına doğru genişlemeye çalışırken diğer şirketlerin uluslararasılaşma maceralarından bir şeyler öğrenebilirler. Global arenada başarıya ulaşmak için girişimci bir vizyon, hızlı karar alma ve karmaşıklık yönetimi yeteneği hayati öneme sahip niteliklerin başında geliyor. Ancak sadece bunlara sahip olmak, yurt dışındaki pazarlarda güçlü bir yer edinmek için yeterli değil. Türk şirketleri, uluslararası şirketler haline gelmek ve bu şekilde varlıklarını sürdürmek istiyorlarsa şirket kültürlerini ve yeteneklerini takviye etme konusunda büyük adımlar atmalılar.

Kaynak: https://www.mckinsey.com/industries/retail/our-insights/how-turkish-companies-can-become-global-successes

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

İK Uzmanı Olarak Adaylarla İş Görüşmesi Yapan Volvo

Araçlarının dayanıklı olmasıyla tanınan İsveçli otomobil üreticisi Volvo, 12-21 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen Brüksel Otomobil Fuarı‘nda S90 model aracını tanıtmak için son derece sıra dışı bir yola başvurdu. Brüksel merkezli ve FamousGrey isimli yaratıcı ajans tarafından oluşturulan “Volvo HR90” isimli reklam kampanyası kapsamında, Volvo S90 yapay zeka ile donatıldı ve aynı bir insan kaynakları uzmanı gibi teknisyen adaylarıyla iş görüşmesi yapması sağlandı.

Her ne kadar bir reklam kampanyası kapsamında yapılıyor olsa da, bu iş görüşmeleri gerçekti ve Belçika’nın Gent şehrinde yer alan Volvo fabrikasında ve Volvo’nun bölge bayilerinde görevlendirilecek olan 50 kişinin tamamı ya da bir kısmı yapay zekaya sahip olan Volvo S90’nın gerçekleştirdiği bu iş görüşmelerine katılan adayların arasından seçilecekti.

Volvo S90, öncelikle görüşmeye gelen adaylardan iş başvurularını bu kampanya için için özel olarak hazırlanmış olan bir internet sitesi üzerinden göndermelerini istedi. Daha sonra araç; adayların bilgisi, motivasyonu ve sosyal yetenekleri hakkında bir değerlendirme yapabilmek için görüntü tanıma, önceden ayarlanmış parametrelerin haritalandırması ve analizi ve de adayın yüz ifadelerinin ve kelime kullanımının analiz edilmesi aracılığıyla adaylara çeşitli sorular sordu.

Bu iş görüşmesinin sonunda, aracın yapay zekası tarafından adayların verdikleri cevaplar baz alınarak birer değerlendirme belgesi oluşturuldu ve bu belgeler, Volvo’nun insan kaynakları departmanına gönderildi. Sonraki aşamada e-posta aracılığıyla adaylardan kendileri hakkında daha fazla bilgi sağlamaları istendi. Daha sonra ise gerçek bir insan kaynakları uzmanı tarafından gerçekleştirilecek olan bir görüşme için profilleri Volvo’nun taleplerine uyan adaylar ile irtibata geçildi.

Bununla birlikte kampanya, mümkün olduğu kadar çok kişisel hizmet teknisyenine ulaşması amacıyla LinkedIn başta olmak üzere çeşitli sosyal medya kanalları aracılığıyla da duyuruldu. Ayrıca Volvo HR90 kampanyasının çeşitli iş fuarları, okullar ve Volvo satış bayilerinde bir süre daha devam edeceği ifade ediliyor.

Bu arada Volvo’nun bu ilginç iş görüşmesi yönteminden bahsetmişken bir başka büyük otomobil üreticisi olan Mercedes-Benz’in gerçekleştirdiği ilginç iş görüşmelerinden bahsetmemek olmaz. Alman otomobil üreticisi, geçtiğimiz kasım ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen Web Zirvesi boyunca 100’den fazla web geliştiricisiyle iş görüşmesi yaptı. Ancak bu iş görüşmeleri, zorlu bir parkurda tam gaz giden Mercedes-Benz C63 AMG model bir araçta gerçekleştirildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türk Tekstili AB Pazarında Dünyayı Solladı

Tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar ihracat yapıyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, tekstilin Türkiye’ye en büyük katma değeri sağlayan ve cari açığı kapatan sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “En önemli hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 kesintisiz ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı” dedi.

İsmail Gülle: “Türk tekstil sektörü, AB ülkelerinin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi. Ev tekstili, örme, dokuma kumaş ve teknik tekstilde 3,5 milyar doları aşan dış ticaret fazlası verdik. AB ülkelerine AB’nin ithalat ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyoruz. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro iken; Türkiye’den ithalatında bu fiyat 4,5 Euro. Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro iken; Türkiye’den ithalatında 5,5 Euro.”

Türkiye’de katma değer yaratan en önemli sektörlerden biri olan tekstil sektörü, 2017 yılını Avrupa Birliği’nin en büyük 2., dünyanın 7.büyük tedarikçisi olma konumunu koruyarak 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı. Türkiye’de sektörün en büyük birliği olan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), düzenlenen basın toplantısında tekstilin 2017 yılı performansı ile 2018 yılı hedeflerini ve hayata geçirilecek projeleri paylaştı.

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılındaki en önemli projelerinin “dış ticaret fazlası veren bir Türkiye” olduğunu vurgulayarak “Misyonumuzu 7 gün 24 saat kesintisiz ihracat olarak belirledik. Bu misyonun tüm ihracatımıza da şamil olacağına inanıyoruz. Hedefimiz; daha fazla refah, kalkınma, istihdam, üretim ve yatırım için 7/24 ihracatla dış ticaret fazlası veren bir Türkiye. Türkiye tekstil sektörü dakikada 74 bin dolar değerinde ihracat yaptı. Düşünün ki 7/24 kesintisiz ihracat yapan bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirsek Türkiye’nin ihracat rakamını nerelere çıkartırız” diye konuştu.

Tekstilde kg birim fiyatı, AB’nin ithalat ortalamasını aştı

Türkiye’nin geçen yıl da ihracatla yükseldiğini, kendilerinin de ihracat için üretim ve yatırım yapıp, istihdam yarattığının altını çizen Gülle “Geçen yıllardan farklı olarak küresel krizden sonraki en zor yılı, en güzel, en performanslı bir yıl olarak geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti’ne kastedilmesinden terör saldırılarına ve ABD ile yaşanılan gerginliklere kadar pek çok olumsuzluk yaşadık. Bu zorlukların üstesinden başarıyla gelmemiz, Türkiye ihracatı ve özellikle tekstil sektörünün ustalık dönemini yaşadığının bir kanıtı” dedi.

Tekstil sektörünün yarattığı katma değeri rakamlarla ortaya koyan İsmail Gülle, “ABD gibi zor bir pazara yarım milyar doların üzerinde, üstelik kg başına 5 dolar gibi yüksek bir birim fiyatla, moda markalarının anavatanı olan İtalya’ya da kg başına 5 dolar birim fiyatla 866 milyon dolar ve dünyanın bir diğer ucu olan Sri Lanka’ya kg başı 10 dolar değerinde yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirdik. Bir zamanlar katma değer üretmiyor diye iddia edilen tekstil sektörümüzün, bugün Türkiye’ye en büyük katma değer sağlayan sektörlerden biri olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Türk tekstil sektörü AB ülkelerine AB’nin ithalatta ortalama birim fiyatlarının üzerinde bir değerle ihracat yapıyor. AB’nin tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,2 Euro. AB’nin Türkiye’den ithalatında ortalama birim fiyatı ise 4,5 Euro. AB’nin en büyük ülkesi Almanya’nın tekstil ithalatında ortalama birim fiyatı 4,9 Euro. Almanya’nın Türkiye’den tekstil ithalatında birim fiyatı 5,5 Euro” bilgilerini paylaştı.

Tekstil sektörü cari açığı kapatıyor

Tekstil sektörünün, Türkiye ekonomisinin en büyük sorunlarından cari açığı kapatan sektörlerden olduğunu da yine rakamlarla ifade eden Gülle, “Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye’nin cari açığını kapatan sektörlerden bir tanesiyiz. 2017 yılında Ev tekstilinde 1,6 milyar dolar, örme kumaşta 1 milyar dolar, dokuma kumaşta 850 milyon dolar, teknik tekstilde 120 milyon dolar dış ticaret fazlası verdik. Türk Tekstil ve Hazır giyim sektörleri son 20 yılda toplamda 200 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi” dedi.

Afrika’ya ihracat 1 milyar dolar, bu yıl daha da artacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın altını çizdiği gibi, Türkiye’nin yeni pazarının Afrika olduğunu hatırlatan Gülle, “Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Afrika’ya gerçekleştirilen ticaret heyetlerine katıldık. Olumlu temasların meyvelerini yakın zamanda toplayacağız. Kendilerine müteşekkiriz. Bugün, Afrika’nın Dünya’dan ithalatı 470 milyar dolar. Türkiye’nin Afrika’ya toplam ihracatı ise 11 milyar dolar. Tekstil sektörü olarak, bu ihracatın 1 milyar dolarını biz gerçekleştiriyoruz. 2018 yılında Afrika pazarındaki payımızı artıracağız” dedi.

Bu yıl prestijli fuarlara katılmaya devam

İTHİB Başkanı İsmail Gülle, 2018 yılında yapılacak çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: “Dünyanın en prestijli fuarları olan The London Textile, Munich Fabric Start, Premiere Vision Paris, Heimtextil, Premiere Vision İstanbul, Techtextile Frankfurt, Techtextile North America fuarlarına bu yıl da milli katılım gerçekleştireceğiz. Altı kıtada 190 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, yeni pazar arayışlarına ticaret ve alım heyetleri düzenleyerek hız kesmeden devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ekonomi Bakanımızın teşrifleri ile gerçekleşen ticaret heyetlerine de ihracatçılarımızla birlikte katılım gerçekleştireceğiz. İstanbul Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışmamızın bu yıl 13.sü ile geleceğin tasarımcılarını sektörümüze kazandırdık ve kazandırmaya devam edeceğiz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link